BM Bali zirvesi Kyoto'nun yerine somut hedefler getirmezken sorun 2009 Kopenhag zirvesine ertelendi. ÖDP milletvekili Uras, hükümetin neden zirveye ilgi göstermediğini sordu.
Kyoto Protokolü'nün yerini alacak anlaşmanın tartışıldığı
Bali'deki Birleşmiş Milletler (BM) zirvesinde kalkınmakta olan ülkelerden daha
fazla yükümlülük altına girmelerini isteyen Amerika Birleşik Devletleri'nin
(ABD) tavrını değiştirmesiyle tartışmanın sürmesi üzerinde uzlaşıldı.
Öte yandan çevreci gruplar sera gazı salımlarıyla ilgili kesin indirim hedefleri içermemesi nedeniyle anlaşmayı eleştirdi.
Sonuç olarak, ülkeler arasında sera gazı salımları hedeflerini belirlemek üzere iki yıl sürecek bir tartışma ve pazarlık üzerinde anlaşıldı.
3-14 Aralık arasında süren zirvede Avrupa Birliği (AB) endüstrileşmiş ülkelerin sera gazı salımlarını 2020'ye kadar yüzde 25-40 oranında azaltmalarını talep etti. ABD, Kanada ve Japonya'nın oluşturduğu bir grup bu tasarıya muhalefet etti.
Sonuçta çıkan metinde belirgin salım azaltma hedefleri bulunmazken iklim değişikliğine referans yapılarak "hedefe ulaşmak için küresel salımlarda ciddi indirime gidilmesi zorunluluğu bulunuyor" denildi.
Metin ayrıca "salımların indirilmesinde yaşanacak gecikmelerin iklim krizini daha olası hale getireceği"ni de söylüyor. Buna göre, kalkınmakta olan ülkelere yeni teknoloji transferi, iklim değişikliğinden etkilenecek fakir ülkelere yardımlar yapılacak ve buzulların çözülmesiyle mücadele edilecek.
"Yol haritası" 2009'da Danimarka'da yapılacak zirvede kesinleştirilecek anlaşmaya kadar yapılacak tartışmaların önünü açacak.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ülke delegasyonlarının "gösterdiği esneklikten memnun olduğunu" ve "ülkeler arasında ciddi ayrımlar bulunduğunu" belirtti.
Varılan anlaşmayı eleştiren Friends of the Earth grubundan Tony Juniper "Bu karar ciddi bir hayal kırıklığı. Bir yol haritasına ihtiyacımız olduğunu söylemiştik ama bu metin bize varacağımız yeri göstermiyor" dedi.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) milletvekili Ufuk Uras da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cevaplaması istemiyle bir soru önergesi vererek Çevre ve Orman Bakanının neden Bali'deki konferansa katılmadığı sordu.
Uras önergede Nükleer Yasası'nda termik santrallere neden izin verildiğini ve küresel ısınma üzerine kurulan Meclis komisyonunun raporunun ne zaman genel kurula geleceğini de sordu.
Şu an iklim değişikliğiyle ilgili en kapsamlı sözleşme olan Kyoto Protokolünü hedef ülkeler arasında imzalamamış olan sadece ABD ve Türkiye var. Geçen hafta sonu dünyanun birçok yeriyle birlikte İstanbul'da da iklim değişikliğine karşı küresel eylem gününde aktivistler sokaktaydı. (EÜ/TK)
* Bu haberde BBC'den yararlandık.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN