ÖLÜM CEZASINA NEDEN KARŞI ÇIKIYORUM - 2

Ya Masumsa

Ölüm cezasının yeniden yürürlüğe sokulduğu 1976’dan beri ABD’de 139 ölüm cezası mahkumu aklandı. Yalan tanıklık, önyargı, baskıyla alınan ifadeler ve ırkçılık masumları öldürebilir.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
08 Ekim 2011, Cumartesi

"Bir masumun mağdur olmasındansa 10 suçlunun kaçmasını tercih ederim."
Hakim William Blackstone, İngiltere

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 1976'dan bugüne aklanan 139 ölüm mahkûmunun 71’i siyah, 53’ü beyaz, 12’si hispanik ve iki mahkum ise diğer ırklardan.

Bazıları bir yıl içinde ölüm hücresinden kurtulmuş olsa da, 15-20 yıl boyunca masum olduğunu haykırmasına rağmen sesini duyuramayanlar çoğunlukta. Rekor ise 33 yılını hapishanede geçirmiş olan Peter Limone’de.

Yetkililerin görevi suiistimali öldürebilir

Peter Limone Massachusetts’de 1968 yılında daha önce tanımadığı diğer üç kişiyle (Salvati, Tamelo ve Greco) birlikte gangster Edward Deegan’ı öldürmekten suçlu bulundu.

Limone elektrikli sandalyeyle ölüme mahkum edildi. Ancak Massachusetts 1974 yılında ölüm cezasını anayasaya aykırı bularak iptal ettiği için Limone’un cezası ağırlaştırılmış hapis cezasına indirildi.

Bu arada Salvati, vali cezasını indirdiği için 1997’de serbest bırakıldı. Ama Tamelo ve Greco hapishanede öldü. Ücretsiz çalışan avukat Cavicchi 2000 yılında davayı ele aldı ve Boston FBI görevlilerinin cinayeti bu dört kişinin üzerine bilerek yıktığını FBI raporlarıyla kanıtladı. Limone 2001’de, 33 yıl sonra serbest bırakıldı.

Eksik hukuki temsil öldürebilir

Troy Lee Jones 1982 yılında Carolyn Grayson’u öldürmekten suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı. 14 yıl ölüm hücresinde öldürülmeyi bekleyen Jones’un kaderi, 1996 yılında California Yüksek Mahkemesi’nin yeniden yargılanması yönündeki kararıyla değişti.

Mahkeme ilk yargılanma sırasında savunma avukatının görevini yapmadığını söyledi. Mahkemeye göre avukat duruşma öncesi araştırma yapmamış, olası görgü tanıklarını araştırmamış, gerekli polis raporlarını istememiş ve araştırma için fon talebinde bile bulunmamıştı.

Mahkeme yalnızca ölüm cezasını iptal etmekle yetinmeyerek, yeterli delil olmadığı gerekçesiyle Jones’a isnat edilen tüm suçları da geri çekti.

Polis baskısı, önyargı öldürebilir

Ronald Jones sekiz yıl Illinois’in ölüm hücresinde kaldıktan sonra 49 yaşında aleyhindeki tüm suçlardan aklandı. 1985 yılında Debra Smith’e tecavüz ederek öldürmek suçuyla 1989'da  ölüme mahkum edildi.

Jones’un suçlu bulunmasındaki kanıtlardan biri de kendi itirafıydı. Oysa mahkemedeki ifadesinde polisten yediği dayak yüzünden suçu üstlendiğini söylemişti.

Savcıların “asla gün yüzü görmemesi gereken soğuk kanlı vahşi tecavüzcü” olarak tanımladığı Jones sokaklarda yaşıyordu ve IQ’su 80’di.

1994 yılında temyiz avukatı DNA testi istemesine rağmen reddedildi. Ancak uzun uğraşlar sonucu 1997’de yapılan test kurbandan alınan spermin Jones’a ait olmadığını ortaya koydu. Yeniden yargılanan Jones 1999'da temize çıktı ve serbest bırakıldı.

Masumlar öldürülür

Cameron Todd Willingham 1991’de Teksas’ta ailesiyle birlikte yaşadığı evini yakarak üç kızını öldürmek suçuyla yargılandı ve Ekim 1992’de ölüme mahkum edildi.

Savcı bilirkişi raporuna dayanarak Cameron’un evi kasten yaktığını iddia etti. Bir hapishane muhbiri de Cameron’un suçunu itiraf ettiğini söyledi.

13 yıl sonra, infaz günü yaklaşırken Cameron’un avukatları mahkemeye kundaklama analizi konusunda ülke çapında tanınan, saygın bir uzmanın hazırladığı raporu göndererek yeniden yargılama yapılmasını istedi.

Raporda ilk yangın raporunun hatalı olduğu yazılıydı. Ancak yıllar sonra rapor ellerine geçmesine rağmen yetkililerin hiçbir şey yapmadığı ortaya çıktı.

Hakimin suçunu itiraf etmesi karşılığında cezasını ağırlaştırılmış müebbete çevirme teklifini reddeden Willingham 17 Şubat 2004’te zehirli iğneyle öldürüldü. Son sözleri şöyleydi: "Tek söylemek istediğim işlemediği suçtan mahkum edilmiş masum biri olduğumdur".

Aylar sonra Chicago Tribune’de yayınlanan ve adli tıbbın raporunun kusurlu olduğunu sorgulayan haberin ardından The Innocence Project davayı ele aldı. Ve hazırladığı raporu Teksas Adli Tıp Komisyonu’na teslim ederek, davanın yeniden ele alınmasını istedi. 2009 yılında Teksas Eyalet davanın yeniden ele alınmasına hükmetti. İnceleme halen devam ediyor. (ÖD/HK)

* Bugüne dek aklanmış ölüm cezası mahkumlarının tam listesi için tıklayın.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN