Çocuklar her ne kadar büyümek istese de hoplamak, zıplamak ayrıcalıklarından memnunlar. Daha çok oyun oynamak, lunaparka gitmek, dondurma yemek ve bulaşık yıkamamak istiyorlar.
Tarlabaşı Toplum Merkezi öğrencileri çocuk olmanın ne anlama geldiğini yazdı.
Sevda Ekingen (12)
Çocukların dışarıda oyun oynamalarına izin veriyorlar ama büyüklerin dışarıda oyun oynamaları için izin almalarına gerek yoktur.
Büyükler biz çocuğuz diye bizden para almazlar, ama ağlamayalım diye bize para veriyorlar.
Ben çocukluğumu severim. Bazı günler bulaşık yıkıyorum, ama bunu yapmayı istemiyorum.
Annem teyzemle konuşurken onları dinliyorum. Annem diyor, sen anlamazsın. Büyükler her şeyi konuşur ama sen anlamazsın. Büyüklerin işine karışma, derler.
Gülşen Güçlüer (9)
Küçükler büyüklerin yaptıkları şeyleri yapamazlar. Mesela yüksek olan şeylere yetişemeyiz, çünkü yetişkinlere göre çocukların boyu kısadır.
Nergis Budak (9)
Çocuk olmak çok zevkli, hep oyun oynuyoruz, hiç kimse kızmıyor. Okula gidip okuma yazma öğreniyoruz.
Sonra büyüyüp meslek sahibi oluyoruz. Ama ben daha lunaparka gitmedim, vapura bindim, trene bindim ama uçağa binmedim; o yüzden şu an büyümek istemiyorum.
Büyükler bizim gibi sokakta sek sek oynayamaz, çünkü utanırlar. Galiba bazıları hiç utanmıyor, çünkü büyük olsa da oyun oynuyorlar.
Zuhal Arslan (9)
Benim adım Zuhal, yedi yaşındayım. Yani daha çocuğum. Ben büyüklerimden beni dövmemelerini ve dondurma almalarını istiyorum.
Benim ablam 19 yaşında, annem ona kızmıyor. Peki, bana neden kızıyor? Bence biz 15 yaşına kadar çocuk gözükürüz.
Ben çocukluktan çok sıkıldım. Çünkü ben çocuğum diye bazı oyunları oynayamıyorum. Ama bazen de çocuk olmak beni mutlu ediyor.
Çünkü ben dışarıda hoplayıp zıplayabilirim, ama büyükler ise zıplayamaz. Çünkü onlar büyük.
Aslında çocuk olmak güzel ama bazı şikâyetlerimiz vardır. Ben bu dünyadan eğlenmeyi, oyun oynamayı istiyorum.
Her çocuk zaten en çok bunu ister. Biz çocuğuz.
Sedat Oktan (10)
Pazar günlerini hiç sevmiyorum, çünkü oyun oynayamıyorum. Pazar günleri bizim buranın pazarı.
Annem pazara gidiyor ben de onunla ona yardım etmeye...
Mizgin Cebe (8)
Annem bir yere gidip beni evde bırakırsa çok sıkılırım. Öğretmenim derse gelmezse çok sıkılırım.
Dışarıya çıktığımda kimse benimle oynamazsa çok sıkılırım. Büyükler benimle dalga geçerse çok üzülürüm. (NV/EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN