Ramazan Geldi, Siyaset Tatile Girdi

Ben size söyleyeyim ne olduğunu Ergenekon davasına, Deniz Feneri davasına... İkisi de uzun bir süre için Ramazana tatiline girdiler. Bir süre görünmeyecekler ortalıklarda, ta ki insanlar normale dönene kadar. Ama korkmayın sonra yine bulunur bir bahane, yine unutulur hepsi bir süreliğine..

İstanbul - BİA Haber Merkezi
04 Eylül 2009, Cuma

Ramazan geldi, ama gelen sadece ramazan olmadı. Ramazanla birlikte her nasılsa bütün insanların üzerine bir iyilik hali, herkese bir bonkörlük geldi. Sadece bununla kalsa iyi. Ama tüm televizyonlar ilahiyatçılar, hocalarla doldu.

İnsanların tüm düşündüğü sahur ve iftar zamanlarında televizyona geçip demeçler veren hocalara bir telefonla bağlanabilmek ve acaba "öpüşmek orucu bozar mı" diye sormak. Ya da iğne olursa kusarsa ya da her han gibi böyle bir durumda orucunun bozulup bozulmayacağı.

Hali vakti yerinde olan Müslümanların bir başka düşündüğü şey ise sahurda ne yersem sabah midemi yakar, ne yersem aç kalırım, ne yersem susarım. Buna keza iftarda da çok yememek lazım değil mi malum yoksa kilo alırız. Memleketimin ekmek parası bile bulamayan halkında ise başka bir sorun var. Acaba bana yardım kolisi gelecek mi? Hani beni on bir ay boyunca unutan komşum ya da belediyem insafa gelip de bana  iftariyelik bir şeyler verecek mi?

Herkeste bir yardım bir sevgi bir mütevazılık var. Tüm haberler diyetisyen ve ya doktor çıkartıp "ne yememeliyi" konuşuyor. Sonrasında Mekke'den görüntüler ve kapanış. Herkes hiç ziyaret etmediği kadar yatırları erenleri evliyaları dolaşıyor. Hatta kim olduğunu bilmediği mezarların başında bir sürü şey diliyorlar.

Kimse çıkıp sormuyor ne oldu Ergenekon davası? Ne oldu Deniz feneri davası? Tabii bunlar ne gerekli insanlarımıza onlar konuşsunlar sadece ne yemeleri gerektiğini. İzlesinler ramazanda umreye gidenleri. On bir ay yatıp on ikinci ay yardıma başlasınlar, düşünmedikleri bir anda din korkusuyla gelsin akıllarına, unuttukları insani duygular bu ay gelsin hatırlarına ama unutsunlar memleket meselelerini unutsunlar kimlerin kendilerini sömürdüğünü.

Unutsunlar krizin kimi teğet geçtiğini. Bir süre sonra bayram telaşı başlar, sonra yılbaşı... Yani hep bir bahane hep bir unutturma çabası ama ben size söyleyeyim ne olduğunu Ergenekon davasına, Deniz Feneri davasına... İkisi de uzun bir süre için Ramazana tatiline girdiler. Bir süre görünmeyecekler ortalıklarda, ta ki insanlar normale dönene kadar. Ama korkmayın sonra yine bulunur bir bahane, yine unutulur hepsi bir süreliğine...(DT/EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN