Nükleer santral ihalesi ilan edildi. Mersin Nükleer Karşıtı Platform'dan Gülbeyaz: "Mersinli santral istemiyor. Santral turizme, çevreye zarar verir. 32 yıl önce alınan yer lisansı güncel değil. Ne Akkuyu'da ne de Türkiye'de nükleer istiyoruz."
Nükleer santral ihalesinin başlamasının Resmi Gazetede duyurulmasıyla adres kesinleşti. Mersin, Akkuyu. İhalede teklifler için son tarih 24 Eylül.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler nükleer santrali "dev bir ekonomik yatırım" olarak görüyor, "Maliyeti tamamıyla özel sektöre yıkacağız" diyor. Artan petrol ve doğal gaz fiyatları ile küresel ısınmanın etkilerine karşı dünyanın nükleer enerjiye yöneldiğini iddia edip Türkiye’nin nükleer teknolojisine sahip olmak zorunda olduğunu savunuyor.
Güler bir açıklama daha yapıyor: "Akkuyu’da nükleer santrale karşı bir tepki yok, olursa da halkla ilişkiler çalışmaları ile yaklaşacağız."
bianet Mersin Nükleer Karşıtı Platform sözcüsü Kamer Gülbeyaz'a sordu. Gülbeyaz, "Bakan yalan söylüyor. Ondan başka nükleer santral isteyen yok" dedi.
Aralarında meslek odaları, emek örgütlerinin de bulunduğu 45 kurumdan oluşan platform adına Gülbeyaz'ın verdiği bilgiye göre platform 10 gün önce devlet bakanı Mersin milletvekili Kürşat Tüzmen'le görüşüp Akkuyu'da santral istemediklerine dair bakana topladıkları imzaları verdiler.
Gerek Akkuyu gerek Ankara'da da eylem yapan platform son gelişmeden sonra tekrar meclise gitmeye kararlı.
Gülbeyaz Mersin'de ya da Türkiye'de santral kurulmasına karşı olduklarını şöyle anlatıyor:
"Gelişmiş ülkeler nükleer santralden vazgeçerken dışa bağımlı nükleer santralle geri dönüşümü olmayan atığı oraya bırakamazsınız. Santralin ömrü 40-50 yıl. Atığıyla atığıyla denizi toprağı kirletiyorsunuz. 'Nükleer santralsiz karanlıkta kalacağız' masallarıyla uyuttular. Halbuki rüzgar, güneş gibi yenilenebilir, doğal kaynaklar açısından zengin bir ülkeyiz. Niye o yönde yatırım yapılmıyor? Pahalı, kirli ve riskli yatırıma değer mi?"
Aynı zamanda Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şube Başkanı Gülbeyaz Mersinlilerin neden nükleer santral istemedikleriniyse şöyle aktarıyor:
Gülbeyaz ekliyor: "32 yıl önce lisans için rapora imza atan Prof. Dr. Tolga Yarman bugün nükleer santral istemiyor. Yarman'ın imzasının geri çekilmesi ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun yeniden hazırlanması için hukuki başvuruda bulunmaya hazırlanıyor. İddia ediyoruz ki yeniden hazırlandığında rapor olumlu olmayacaktır." (EZÖ/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN