Biyoçeşitliliği Korumak İçin Dört Yılımız Var

Avrupalı ve Kafkasyalı çevreciler, doğa çeşitliliği açısından dünyanın en zengin 25 bölgesinden biri olan Kafkasyayı korumak için uluslararası bir konferans düzenledi. Amaç, 2010 yılına kadar bu bölgede canlı türlerin yok olmasını durdurmak.

Tiflis - BİA Haber Merkezi
18 Mayıs 2006, Perşembe
Çevreciler, doğa çeşitliliği açısından dünyanın en zengin 25 bölgesinden biri olan Kafkasya'yı korumak için "Countdown 2010 in the Caucasus: From Commitment to Action" (Kafkasya'da Geriye Sayım 2010 : Taahhütlerden Eyleme) başlıklı üç günlük uluslararası bir konferans düzenlediler.

Rusya, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan gibi ülkeleri içine alan Kafkasya Bölgesi'nde canlı türlerinin korunması amacıyla gerçekleştirilen konferansta, Avrupa Birliği ve bölge hükümetlerinin de destek vermeye taahhüt ettikleri koruma faaliyetlerinin nasıl uygulamaya sokulacağı tartışıldı.

Kafkasya'da biyoçeşitlilik konuşuldu

Dünyayı Koruma Birliği (İUCN), Gürcistan Doğa Yaşamı Koruma Merkezi (GCCW) ve Norveç Dışişleri Bakanlığı'nın işbirliğiyle gerçekleştirilen konferans, Gürcistan'ın başkent Tiflis'in 100 km kuzeyindeki Gudauri kayak merkezinde yapıldı.

"Biyolojik Çeşitliliğin İzlenmesi", "Koruma Altındaki Bölgeler ve Ekolojik Ağlar" ve "Doğal Kaynakların Kullanımı (tarım, ormancılık ve madencilik vs)" başlığıyla yürütülen atölye çalışmalarına Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) Avrupa Birimi temsilcisi Ivonne Higuero, WWF Avrupa ve Ortadoğu Programı Başkanı Magnus Sylven, IUCN temsilcisi Tim Christophersen, GCCW müdürü Ramaz Gokhelashvili ve Birdlife Europe örgütünden Umberto Gallo Orsi gibi Avrupa ve Kafkasya'da birçok çevreci örgüt temsilcileri katıldı.

Papuashvili: Yasadışı ağaç kesimi sorun

Konferansın 15 Mayıs'taki açılışını yapan ve bir basın toplantısı da düzenleyen Gürcistan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Georgey Papuashvili, 2010'da belirlenen hedeflere ulaşmak için ivedi olarak, çevreci örgütlerine altyapı sağlamak ve çalışmanın kamuoyuna tanıtarak katkı yapmak istediklerini açıkladı.

Ekonomik sorunlar ve yoksulluğun yanında çevrenin ön plana alınmasının zorluklarına işaret eden Çevre Bakanı, ekonomi ve çevre konularının birbirinin ayrılmaz bir parça olduğunu kaydetti ve Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattından söz ederek, bunun hem ekonomik işbirliği hem de çevre endişelerini barındırdığını söyledi.

Yabancıların Gürcistan'da mülk sahibi olabildiklerini söyleyen ve imar izni verilirken çevrenin de gözetmek istediklerini açıklayan Çevre Bakanı, ülkedeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle artan yasadışı ağaç kesimine önlem aldıklarını, yakında Ormancılık Kanunu'nu çıkaracaklarını ifade etti.

"Çevreci örgütler muhabir yetiştirsin"

Konferansa paralel olarak bu ülkelerin yanı sıra Türkiye ve Bulgaristan'dan davet edilen 10 gazeteci, uzun yıllar Reuters Ajansı'nda çalıştıktan sonra Reuters Vakfı'nda görevini sürdüren gazeteci Colin Mcİntyre yönetiminde, çevre haberciliğiyle ilgili bir atölye çalışmasına katıldı. bianet editörlerinden Erol Önderoğlu'nun da içinde yer aldığı gazeteciler, konferansa bir bildiri sundu.

Dünyada gitgide ticarileşen medya sektöründe çevre haberciliğin büyük zorlukla istenen ölçü ve nitelikte gerçekleştirilebildiğini açıklayan gazeteciler, bildirilerinde, çevre sorunları ve bunun dünyadaki biyolojik çeşitliliğine etkilerine dair haberciliğin etkin şekilde yapılabilmesi için bu mücadele içine, "çevre muhabirleri" yetiştirilmesinin de dahil edilmesinin önemine işaret ettiler.

Kafkasya'da bir canlı tür tehdit altında

İklim değişiklikleri yanı sıra aşırı tüketime bağlı olarak doğal kaynakların gereksiz ve sürdürülebilir kalkınmayı engelleyecek şekilde tüketilmesinden endişe duyan Avrupa Birliği'nin (AB) Devlet Başkanları, 2001'deki Gothenburg Zirvesi'nde, 2010'a kadar biyoçeşitlilik kaybının sonlandırılması için taahhütte bulundular. AB dışındaki Avrupalı liderler, aynı yönde bir kararı 2003'te Kiev'de aldılar.

İUCN'in taslak raporuna göre, 5 milyon nüfusluk Gürcistan'da ormanlar ülkenin yüzde 37'sini oluşturuyor. Gürcistan'da dünyanın başka bölgelerinde bulunmayan türden hayvan ve bitki türleri tehdit altında. Aynı durum Kafkasya'nın Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya'ya dair bölgelerinde de gözleniyor. (EÖ/KÖ)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN