Kokpitte Kadın Olmak

Türkiyede büyük yolcu uçağı kullanan ilk kadın unvanına sahip Alev Hottin, İlk günlerde kokpitte pilot değil misafirmişim gibi davrandılar diyor. Erkek kabin görevlilerinin varlığından memnun, Erkekler de kadınların yaptıklarını yapabiliyor diyor.

Antalya - Uçan süpürge
19 Mayıs 2004, Çarşamba
Türkiye'de büyük yolcu uçağı kullanan ilk kadın unvanına sahip Alev Hottin, Türkiye'nin az sayıdaki kadın pilotlarından. 33 yaşında, 11 senedir pilotluk yapıyor; sırasıyla İstanbul Havayolları, Pegasus Havayolları, Sun Expres Havayolları'nda çalışmış.

Halen Sun Express Havayolları'ndaki görevini sürdürüyor. Kaptan pilot olabilmek için gerekli uçuş limitlerini tamamlamış, ancak havayollarında işe giriş sırasına göre açılan kadrodan kaptan pilot olunduğu için şimdilik ikinci pilot olarak devam ediyor mesleğine.

"Kendimi farklı hissetmedim"

1989'da Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Pilotaj bölümüne girdiğinde hazırlık sınıfında okuyan iki kadın pilot arkadaşı varmış, ama onlar sınavlarda başarılı olamayıp başka bölümlere geçmişler. 1993'te Alev Hottin, Pilotaj bölümünün ilk kadın mezunu olmuş.

Pilotaj bölümünde okurken kendini diğer erkek arkadaşlarından farklı hissetmediğini söylüyor Hottin ve ekliyor: "Herkes benim için 'ilk kadın mezun' diyordu ama ben bunun farkında değildim. Bana özel davranılmadı ya da herhangi bir ayrım yapılmadı."

Pilotaj bölümüne girmeden önce bir dizi sınav yapıldığını anlatıyor Alev Hottin: "4 bin 300 kişi başvurmuştu bölüme. İlk imtihanlara 400 kişi başladık. Psiko-motor testlerinden geçtik. İkinci günün sonunda 200 kişi elenmişti."

Havacılığa nasıl merak sardığı sorusuna ise şöyle yanıt veriyor: "1985'te Ankara'da model uçak kursuyla başladım havacılığa. Havacılığa çok meraklıydım, ama bunun nedenini, bu merakın nereden geldiğini bilmiyorum. 1987'de paraşüt kursuna başladım. Sekiz yaşımdan kalan Türk Kuşu Dergileri annemim evinde, kimse benim bunları nasıl almaya başladığımı bilmiyor."

Ailesinin kendisine destek olduğunu ama bazı tereddütler de yaşadıklarını anlatıyor Hottin: "Yapabilir miyim, devam edebilir miyim, diye düşünüyorlardı, şimdi o endişeleri yok artık."

Kokpitte bir misafir

Hottin, kendisinden önce uçan Türk kadın pilotların da olduğunu hatırlatarak kendisinin, büyük uçaklarda uçan ilk kadın pilot olduğunu vurguluyor.

"1993'te mezun olduğumda ilk olarak İstanbul Havayolları'nda işe başladığımda, kokpitte sanki orada pilot değilmişim de misafirmişim gibi davrandılar; ama bu çok kısa sürdü, sonra herkes alıştı" diyor.

İşe başladığı ilk yıllarda Türk yolcuların kendisini yadırgadığından ve hatta "Bu uçakta mı uçacağız" diye sorduklarından söz ediyor Hottin: "Ama senelerdir öyle bir problem yaşamıyorum. Yabancı hava yollarında uçan birçok kadın pilot var zaten. Hiç uçağa binmemiş yolcular öyle ters ters bakıyor, yadırgıyorlar ama sonra yumuşuyorlar, elleri mahkum" diyor.

Hottin, "İstanbul havayollarına ilk işime başladığımda sadece kadın kabin görevlileri vardı. Sonradan erkek kabin görevlileriyle de çalıştım. Bence onların uçakta olması çok faydalı. Kas güçlerine ihtiyacımız var. Aynı zamanda hosteslerden hiçbir farkları yok bence" diye konuşuyor.

"Eşim her zaman destek oldu"

Alev Hottin, sohbetimiz sırasında başımızın üstünden geçen bir uçağa bakarak, "Aaa, iş yerim geçti" diye gülümsüyor.

Alev Hottin, işinin evliliğinde sorun yaratıp yaratmadığı sorusunu, bir kadın pilot arkadaşının daha olduğunu söyleyerek yanıtlıyor. "Onun durumu daha zor, çünkü bir de çocuğu var" diyor ve ekliyor:

"Bu işi yapanlar sevdikleri için yaparlar. Para ikinci planda kalıyor. Çok fedakarlık gerektiren bir iş, sabah dokuz akşam altı mesaisi değil. Günün herhangi bir saati uçuşa gidebiliyoruz. Buna dayanabilmek içinde çok iyi bir aile yaşantımızın olması gerekiyor. Evli bir kadınsanız, eşinizin destek vermesi gerekir. Mesela uçuşa gidiyordum bir hafta gelmiyordum. Bu anlamda eşim her zaman destek olmuştur."

Son olarak uçaktaki anılarından hiç unutamadığı bir tanesini paylaşıyor bizimle Alev Hottin:

"İstanbul Havayolları'ndayken Trabzon seferi yapıyorduk. 90 yaşlarında bir amca kokpitin önünde öyle dalgın dalgın bakıyordu, bende dışarı çıktım. 'Amca sen uçabilecek misin bu halinle?' diye sordum. 'Bana toprağıma gidene kadar bir şey olmaz. Ben memleketimde ölmeye gidiyorum' dedi. Öptü beni, uçuşun ardından Trabzon'a indik. Yaşlı amca merdivenlerden iniyordu, 'Ben ölüyorum' dedi ve öldü. Adam memleketine gerçekten ölmek için gidiyormuş." (BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN