Yaşadığı hak ihlalleri ve cezaevi idaresinden gördüğü baskıları protesto eden adli tutuklu Misbah Aktaş süresiz açlık grevine başladı. ÇHD İzmir şubesi, Aktaş'ın üzerindeki taciz ve tehdit son bulursa açlık grevini bırakacağını açıkladı.
İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan Misbah Aktaş, "maruz kaldığı uygulamalar ve yaşadığı hak ihlallerinin sona erdirilmesi ve insanca bir yaşam sürdürebilmek için" süresiz açlık grevine başladı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir şubesinin yaptığı açıklamada cezaevlerinde hak ihlallerinin yoğunlaşarak sürdüğünü, bu ihlallerin İzmir F Tipi Cezaevi’nde sıklıkla yaşandığını söyledi.
ÇHD İzmir şubesinin açıklamasında, Aktaş’ın bir süredir "kendisine ve cezaevinde tutuklu olan diğer yakınlarına yönelik olarak başta cezaevi müdürü olmak üzere tüm cezaevi idaresi tarafından baskı yapıldığını, çeşitli hak ihlallerine uğradığını ve bu nedenle son çare olarak süresiz açlık grevine başlamak zorunda kaldığını" ifade ediliyor.
Aktaş’ın açıklamasında bulunan ifadeleri şöyle:
“Hukuka aykırı olarak 15 günlük hücre cezası aldım. Tuuklu olan diğer kardeşlerim ve akrabalarıma çeşitli gerekçelerle disiplin cezaları uygulandı. Aynı cezaevinde kaldığım Aydın Aktaş, Adil Aktaş ve Selahattin Seyyar 5 Eylül 2008 tarihinde idare tarafından, hasımlarının bulunduğu 2 No’lu F Tipi cezaevine sevk edildi.”
1 No’lu F Tipinde kalan Tahsim Aktaş, Ziya Direkçi, İrfan Tali ve kendisinin 9 Eylül tarihinde bulundukları yerden zorla alınarak Tahsin Aktaş ve Direkçi ile birlikte tekil hücrelere konulduklarını belirten Aktaş o günden beri Tali’den hiçbir haber alamadıklarını söyledi.
“Tek hücreye konulduktan sonra burada infaz memurları tarafından dövüldük. 16 Eylül’de hücrelerimize yaklaşık 50 robocop kıyafetli infaz memurları tarafından saldırıya uğradık. Bu saldırılardan kurtulabilmek için kendimizi jiletle kesmek zorunda kaldık. Vücudumda ve boynumda ciddi kesikler oluşmasına ve kan kaybına rağmen hâlen revire çıkartılmış değilim.”
Cezaevi idaresine karşı açtığı davaların devam ettiğini ifade eden Aktaş, kendisine hukuka aykırı taleplerde bulunulduğunu ve idare tarafından açıkça bir ayrımcılığa maruz kaldığını sözlerine ekledi.
“Can güvenliğimden endişe ediyorum. Bu nedenle hastane ya da devam eden duruşmalara gidemiyorum. Yapmış olduğum açlık grevi nedeniyle idareden talep ettiğim B-1 vitamini temin edebilmiş değilim.”
Aktaş, 2 No’lu Cezaevine gönderilen kardeşlerinin geri getirilmesi, üzerlerindeki tehdit, taciz ve baskıların son bulması halinde sürdürdüğü açlık grevini bitireceğini söyledi.(BÇ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN