İstanbul Belediye başkanı adayları Topbaş ve Kılıçdaroğlu tartışırken halkın katılımı ve bütünlüklü bir planlamadan bahsedilmiyor. ÇMO, ŞPO ve Mimarlar Odası yetkilileri deprem, su ve ulaşım sorunlarının ayrıcalıksız herkes için çözülmesini istedi.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent şube başkanı Eyüp Muhçu "Topbaş'ın yaptıklarını anlatarak İstanbul'un yönetimine talip olduğunu açıklaması İstanbullunun geleceğini karartmayı planlaması anlamına gelir. Kılıçdaroğlu'nun işaret ettiği yolsuzluğun üzerine gitmek. Ama bu bir vaat değil olması gereken. Kentin bütününe dair plan olmaksızın temiz toplum yaklaşımı eksik kalır."
29 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere AKP Kadir Topbaş'la CHP de Kemal Kılıçdaroğlu'yla girecek. 72 milyon nüfuslu ülkede her altı kişiden bir İstanbul'da yaşıyor. Kentle ilgili uzmanlıkları bulunan Mimarlar Odası'nın yanı sıra Çevre Mühendisler Odası (ÇMO) ve Şehir Plancıları Odası (ŞPO) yetkilileri bütünlüklü bir planlama olmadan tüm vatandaşlara kaliteli yerel hizmet vermeninnmümkün olmadığını vurguladı.
ÇMO İstanbul Şube Başkanı Eylem Tuncaelli "İstanbul'da suya ulaşamayan mahalleler var. İstanbul halkı sağlıklı, içilebilir suya erişmeyi talep etmeli" dedi.
Tuncaelli, Topbaş döneminde suya beş kez zam yapıldığını hatırlattı: "Su meta olmamalı. Topbaş suya zam yapma nedenini su tasarrufu olarak açıklamışsa da evsel tüketimle sanayi tüketimi aynı kademeden zam uygulamıştı. Bu adil değil."
ŞPO Başkanı Erhan Demirdizen geçen beş yılda Topbaş'ın en büyük yatırımı ulaşıma yaptığını söylemesi üzerine "Doğru, ancak plansız yatırım yapıldı" dedi.
Buna göre, İstanbul'un dört bir yanında inşaatların sürmesi bir gelişmenin göstergesi değil: "3. köprüden uzak durulmalı. Özel ulaşım anlayışı terk edilmedikçe İstanbul'un ulaşım sorunu ortadan kalkmaz. Halkın talebi toplu özellikle raylı ulaşıma yatırım yapılması olmalı."
Mimarlar Odası'na göre tek başına binaların depreme karşı dayanıklı olması anlamlı değil: "Benzin istasyonunun yanında depreme güvenli binanın olması ne anlam ifade eder?"
Muhçu, "Kentsel dönüşüm projeleri deprem riski gözönüne alınarak hazılanmıyor. Topbaş bu projelere devam edecek mi?" diye sordu. "Depreme hazırlık için yapılan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı doğa ve kent alanlarının ranta dönüştürmesine hizmet ediyor; toplum yararına ve bilimsel değil."
Muhçu, yerel politikalar belirlenirken halkın katılımının önemine dikkat çekti. "Sadece imkanı olanlar kendini kurtarıyor. Kentin bütünü depreme karşı güvenli hale getirilmeli, yani kent bir bütün olarak planlanmalı."(EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN