Zirve Yayınevi Katliamında Yakınlarını Kaybedenler Devlete Dava Açtı

Malatya'da Zirve Yayınevi'nde öldürülen protestanlar Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in yakınları Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'na karşı tazminat davası açtı. Şikayet dilekçesinde, hoşgörüsüzlük, güvenlik hakkı ve hedef gösterme suçlaması öne çıktı.

Malatya-Ankara - BİA Haber Merkezi
17 Eylül 2008, Çarşamba

Malatya Zirve Yayınevi'nde geçen yıl işlenen katliamda "misyonerlik" yaptıkları iddiasıyla öldürülen Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in yakınları Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) aleyhinde dava açtı.

Necati Aydın'ın eşi Şemse Aydın ve çocuklarıyla Uğur Yüksel'in annesi Hadice Yüksel ile babası İbrahim Yüksel, "ağır hizmet kusuru gösterdikleri gerekçesiyle" üç kurumdan toplam 650 bin YTL tutarında tazminat talep ettiler.

"Milli Eğitim, MİT ve Genelkurmay sorumlu"

Davacılar, avukatları Orhan Kemal Cengiz ve Mehmet Ali Koç aracılığıyla Ankara İdare Mahkemesi Başkanlığı'na başvurdular.

Başvuruda, MEB'in cinayetlerle doğrudan ilgisinin bulunmadığı ancak ilk ve orta dereceli okullardaki eğitim müfredatı açısından hizmet kusuru olduğu iddia edildi.

Şikayette Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında 8-9 yaşındaki öğrencilere sadece Sünni İslam'ın anlatıldığı, ahlak örneklerinin referanslarının hemen hepsinin din kaynaklı olduğu belirtildi.

Dilekçede Başbakanlığa yönelik suçlamalara yer verilen bölümünde, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) sekiz ay süren hazırlık döneminde katliamı önleyememesi ve misyonerlik ile farklı inanç gruplarının faaliyetleri hakkında hazırlanan raporları basın ve kamuoyuna sızdırması, Genelkurmay Başkanlığı'nın da istihbari raporlara dayanarak bu inanç gruplarını "iç tehdit, tehlike ve düşman olarak göstermesi" gibi suçlamalar da yer alıyor.

"İçişleri istihbarat topladı ama korumadı"

İçişleri Bakanlığı'nın "koruma talep etmediler" yanıtına tepki gösterilen dilekçede, "Durum bunun tam tersidir. Bakanlık, Türkiye'deki Protestan ve misyoner gruplarını yakından izliyor ve rapor ediyor" denildi.

Bakanlığın görevinin vatandaşları korumak olduğuna vurgu yapan başvuruda, Türkiye'de farklı inançlara yönelik suçların demokratik ülkelerdeki gibi "nefret suçu" (hate crime) olarak değerlendirilmediği, Ceza Yasası'nın (TCK) 216. maddesinin de Protestan ve diğer azınlıklara yönelik nefret ve şiddete karşı uygulanmadığı kaydedildi.

Cinayet davası 10 Ekim'de sürecek

18 Nisan 2007'de yayınevine düzenlenen baskında Almanya uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel öldürülmüştü.

Cinayetlerle ilgili Emre Günaydın, Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım isimli beş sanık Malatya E Tipi Cezaevi'nde bulunuyor. İki sanık da tutuksuz yargılanıyor. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davaya 10 Ekim'de devam edilecek. (EÖ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN