EMRAH ZIRAMAN'DAN

Karabulut Cinayeti ve Medyanın Homofobisi

Medya, pornografik bir biçimde ve her türlü etik ilkeyi bir kenara bırakarak takip ettiği cinayet olayında, zanlı çocuğun yakalanmasıyla birlikte homofobiyi de işin içine soktu.

İzmir - BİA Haber Merkezi
26 Eylül 2009, Cumartesi

Münevver Karabulut'un katil zanlısı C.G.'ye dair haber sunumu bianet'te hak ihlalleri olarak yer aldı. Münevver Karabulut'un öldürülmesi olayı ne kadar vahşiyse, C.G'nin yakalanması sonrası bizzat medyanın elinden çıkan hak ihlalleri de o kadar vahşi.

C.G'ye yapılanın hak ihlali olduğunu göstermek, onun masum olduğunu iddia etmek demek değil. Ancak medya böyle düşünmediği için neredeyse akına her geleni yazabilme fütursuzluğunu sergiliyor.

Medya haber kaynaklarından elde ettikleri bilgileri, görmüş, duymuş şahit olmuş  gibi, Yrd. Doç. Esra Asan'ın tabiri ile "roman dönüştürerek" sunmaya devam ediyor.

Volta arkadaşı eşcinsel...

Hak ihlali C.G'den başladı ama onunla sınırlı kalmadı. C.G.'nin teslim olma anından itibaren mahkemeye gelişinden cevzaevine gidişine kadar her anını canlı  yayınla veren medya, C.G'nin cezaevindeki yaşantısına da aynı pervasızlıkla bakmaya başladı.

Son olarak Milliyet ve Hürriyet gazeteleri 19 Eylül 2009 günkü internet sayfalarında C.G.'nin cezaevindeki "volta arkadaşının" eşcinsel olduğunu manşete taşıdı.

Kaynakları belli olmayan bu haberde bir taşla iki kuş vuruluyor. Birincisi eşcinsellik bir suç olarak ayan beyan tanımlanıyor. Öyle bir suçtur ki eşcinsellik, C.G. gibi bir cinayet sanığının yeri ancak bir eşcinselin yanı olabilir.

Homofobik düşünce tarzı C.G ile ilgili haberi fırsat bilip pervasız biçimde kendisini göstermekten geri durmamakta.

Bu haber(ler)in gösterdikleri

Münevver Karabulut'u öldüren C.G'nin teslim olma sürecinde medyanın ortaya çıkardığı pratik iki noktada netleşmek gerektiğini gözler önüne seriyor.

Genele bakıldığında medyanın etik sorumluluk bilincine sahip olmaması bir yana olmaktan itinayla kaçındığı görülüyor. Bunun yanı sıra Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC'nin) medya etiği konusunda kurumsal olarak etkisinin hiç olduğu da ortada.

Yazıya konu olan "homofobi" noktasından bakıldığında ise, homofobik olmayan, olmayı da reddeden heteroseksüellerin, eşcinsellere (ve transeksüellere) yapılan her türlü ve çaptaki nefrete dayalı yaklaşımlara karşı sesini daha gür duyurmasının vakti çoktan gelmiştir.
(EZ/EÜ)

 

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN