HRW Raporu: Ergenekon Davası, Türkiye İçin Eşsiz Olanak

İnsan Hakları İzleme Örgütü yıllık raporunda yargının bağımsızlığına dair şüpheler olsa da, davanın "ordu ve devletin bazı unsurlarının siyasetteki olumsuz rolleriyle mücadele için fırsat" olduğunu yazdı. Raporda polis şiddeti ve cezasızlığı önemli yer tutuyor.

New york - BİA Haber Merkezi
14 Ocak 2009, Çarşamba

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) 2008'i değerlendirdiği 2009 raporunun Türkiye bölümü, AKP'ye kapatma davasının merkezinde olduğu siyasi kriz edeniyle, insan hakları reformlarının kesintiye uğradığını, işkence ve kötü muamelenin arttığını söylüyor.

"Hak savunucuları ve gazeteciler seslerini yükseltmekten vazgeçmiyor"

AKP'nin yeni anayasa için tartışmaları başlatma taahhüdünü yerine getirmediğine dikkat çeken örgüt, insan haklarının durumu kötüleşirken, kovuşturmaya uğramalarına karşın hak savunucuları ve gazetecilerin seslerini yükseltmekten vazgeçmediğini yazdı.

"Ergenekon olanağı"

HRW, "cezasızlık" başlığı altında güvenlik güçlerine aşırı hoşgörüden, hayata dönüş operasyonu davalarından, Şemdinli davasında ceza alan sanıkların daha sonra serbest kalmasından söz ettikten sonra, 20 Ekim'de başlayan Ergenekon davasını da ele alıyor ve şöyle diyor:

"Ceza yargı sisteminin bu davanın etkin bir şekilde görülmesini sağlayacak yetki ve bağımsızlığa sahip olup olmadığına dair şüpheler olsa da bu dava, ordu ve devletin bazı unsurlarının siyasi hayattaki olumsuz rolleriyle mücadele etmek için Türkiye'ye eşsiz bir olanak sunuyor."

Polis şiddeti ve cezasızlığı kaygı verici

Daha önce Türkiye'de polis şiddetine dair özel bir rapor da hazırlayan HRW, polis şiddetinin arttığını, özellikle kitlesel gösterilerde aşırı kuvvet kullanımının ve sivillerin polisin silah kullanması sonucu ölmelerinin kaygı verici boyutlara ulaştığını saptıyor. Örgüt, polisin ve diğer güvenlik güçlerinin ihlallerinin cezasız kalmasının yaygınlığına da dikkat çekiyor. Raporda Newroz gösterileri ve 1 Mayıs'taki polis şiddetine de ayrıca yer veriliyor.

Parti kapatma davaları

Raporda AKP'ye, DTP'ye açılan parti kapatma davalarına değinen HRW, Haklar ve Özgürlükler Partisi'nin kapatılmaması yönündeki Anayasa Mahkemesi kararını anımsatarak "Karar bir emsal teşkil ediyor: Kürt sorunuyla ilgili açıklamalar ifade özgürlüğü sınırları içindedir" dedi.

Rapordan diğer bazı saptamalar şöyle.

Dink cinayeti: Cinayetin arkasındaki komployu ortaya çıkaracak bir gelişme henüz gerçekleşmedi. Meclis Komisyonu raporu, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu, devlet görevlilerinin Dink'in öldürülmesiyle ilgili gelen istihbarat bilgilerini değerlendirme konusunda çok sayıda ihmaline işaret etmekte ve Dink ailesi avukatlarının Trabzon ve İstanbul polisi hakkında adli soruşturma taleplerinin haklı olduğunu göstermektedir.

301. madde: Hükümet Türk Ceza Kanunu'nun "Türklüğü alenen aşağılamak"la ilgili 301. maddesinde kozmetik denebilecek bir değişiklik yaptı. Bakanlık birçok dava için izin verdi.

Hak savunucuları: İHD Adana şube başkanı Ethem Açıkalın ocakta yasal bir siyasi örgütün düzenlediği basın toplantısına katıldıktan sonra gözaltına alındı ve duruşma öncesi altı ay tutuklu kaldı. İHD Bingöl şubesi eski başkanı Rıdvan Kızgın ise hala beş köylünün 2003 yılında faili meçhul öldürülmesiyle ilgili "delilleri saklamak" suçuyla aldığı 2,5 yıllık cezasını yatıyor. "Yasadışı örgüte yardım ve yataklık" suçlamasıyla aldığı beş yıllık hapis cezası ise halen temyiz aşamasında.

LGBTT'ler için düşmanca ortam: Mahkemenin Lambda İstanbul'un kapatılması yönünde verdiği karar, Türkiye'de LGBTT topluluğun, içinde yaşadığı düşmanca ortamla ilgili bir fikir veriyor.

AİHM kararları: AİHM, belediye çalışanlarının sendikalaşma hakkına müdahale edilmesinin ve toplu sözleşme anlaşmasının iptalinin, örgütlenme ve toplanma özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğine hükmetti. Bu karar Türkiye ve Avrupa çapında işçi haklarının geliştirilmesi ile ilgili çok büyük öneme sahip.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, "ihlallerden sorumlu olduğu iddia edilen güvenlik gücü mensupları hakkında etkin soruşturma yürütülmesini sağlaması" için Türkiye'ye çağrıda bulundu. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN