Özer Aydoğan çocukluğunun geçtiği, Didim'i "Yoran'dan Didim'e" adlı kitapta anlatıyor. Aydoğan çocukluğundan kalma lakaplardan yola çıkıp Didim'in çok kültürlülğünden mübadele yıllarına kadar uzanıyor.
Meandros Festivali açılışında Didimli müzik öğretmeni Özer Aydoğan çocukluğunun geçtiği, elli yıl önce elektriği suyu olmayan Didim’le ilgili anılarını yazdığı, Didim Belediyesinin desteğiyle çıkan “Yoran’dan Didim’e" adlı anı kitabını kitapseverlere imzaladı.
Aydoğan, köyünün isminin yaşlılara göre Yoran, bazılarına göre Didim resmiyette ise Yenihisar olduğunu yazıyor.
Köyün ilginç tiplerini, o günlerdeki yaşamı aktardığı kitabında, soyadıyla söyleseniz kimsenin tanımayacağı ama lakaplarıyla tanınan insanları yöre şivesiyle yazmış.
Bunlardan bazıları: Hoca Amet, İnek Amet, Milyonluk Amet, Marem Yusuf, Kıtıktı Yusuf, Kukumavcuk Yusuf, Kayranlı, İstanbullu, Bozuk Musa, Koreli Kazım, Gıcı, Kır Bayram, Horoz Ayşe, Cabak Mirem, Tahtalı, Çakal, Solak, Çeyrek Mustafa, Zumbam Yaşar, Çakal Anfe, Lenger Bayram...
520 Haneli köyde, Romanyalı Salih, Arnavut Mazlum, Pomak Nine isimlerini çocuk aklıyla merak edip nedenini araştırdığında, onların 1924’teki mübadele sonucu Yunanistan, Romanya, Arnavutluk ve Yugoslavya’dan geldiklerini ve o zamanki adıyla Yoran’ a yerleştirildiklerini, 1936’da Bulgaristan’dan ikinci bir göç daha aldıklarını öğrenmiş.
Ayrıca Selanik’ten Romanlar da gelince "Macır Malesi (Muhacir mahallesi)–"Çingen Malesi" diye ayrıldıklarını ancak farklı zamanlarda farklı yerlerden göç eden bu insanların yaşamları, ağızları (bölgeler arası söyleyiş farklılıkları) yemekleri, kültürleri, biri diğerine pek uymasa da zaman içinde çok iyi kaynaştıklarını, kavga gürültü ,sorun çıkmadığını yazıyor.
Anılarından birinde, öğretmenlerinin ertesi gün okula cam bardakla gelip altına da etiket yapıştırmalarını istediğini yazan Aydoğan, ertesi gün okula gittiklerinde, kocaman bir kazanda süt kaynadığını, ara ara bir çuvaldan toz gibi bir şey alıp , kazanın içine atıldığını ve sürekli karıştırıldığını anlatıyor.
O, toz dediği şey, meğer süttozuymuş. "ABD'den gelmiş. Hemen her evinde inek beslenen köy çocuklarını ABD süttozuyla besliyor. Bir akıllı büyük de çıkıp 'Ne yapıyorsunuz? Bunlar evlerinde zaten süt içiyor. Bu da neyin nesi' diye soramıyor" diyor."
Kaynarken dibi tutan, yanık sütün kokusunun hâlâ burnunda olduğunu söyleyen Aydoğan, anılarını sorgulayıcı ve akıcı bir dille anlatmış. (LŞ/EZÖ)
* Özer AYDOĞAN, Yoran'dan Didim'e, Meandros Kitaplığı No:1, Yayınevi: KLASİKA, ISBN 978-605-4078-00-4, Fiyatı: Ücretsiz, Didim Belediyesi’nin kültür hizmeti.
**Latife Şencan, sosyolog

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN