<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version='2.0' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/'><channel><title>bianet</title><link>https://bianet.org/</link><description>Son Haberler</description><language>tr-TR</language><ttl>300</ttl><lastBuildDate>Thu, 28 May 2026 17:17:41 +0300</lastBuildDate><image><title>bianet</title><url>https://static.bianet.org/logos/bianet-logo.svg</url><link>https://bianet.org/</link></image><atom:link rel='self' type='application/rss+xml' href='https://bianet.org/rss/bianet'/><item><title><![CDATA[Pervin Buldan: Bir sefere mahsus çerçeve yasa çıkacak]]></title><link>https://bianet.org/haber/pervin-buldan-bir-sefere-mahsus-cerceve-yasa-cikacak-320004</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/pervin-buldan-bir-sefere-mahsus-cerceve-yasa-cikacak.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/pervin-buldan-bir-sefere-mahsus-cerceve-yasa-cikacak-320004</guid><description><![CDATA[“Taslağın ve yasanın çıkması için bir an önce temaslarımızı bitirip tekrardan hızlı bir şekilde Sayın Öcalan’a gidip bu taslağı kendisine sunmayı planlıyoruz.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van il örgütleri Kurban Bayramı dolayısıyla bayramlaşma etkinliği düzenledi.</p>
<p>DEM Parti İl Örgütü’nde gerçekleşen etkinliğe İmralı Heyeti üyesi ve Meclis Başkanvekili Pervin Buldan ile çok sayıda partilinin yanı sıra kentte bulunan demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.</p>
<p><em>Mezopotamya Ajansı</em>’nın haberine göre, programda konuşan Pervin Buldan, 24 Mayıs’ta Abdullah Öcalan’la yaptıkları görüşmeye dair bilgi paylaşımında bulundu.</p>
<p>İki ay aradan sonra İmralı Adası’na gittiklerini ve üç saatlik bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Pervin Buldan, Öcalan’ın görüşmede, çıkarılması beklenen yasanın çerçevesinin nasıl olması gerektiğine dair uzun bir değerlendirme yaptığını aktardı.</p>
<a href='/haber/abdullah-ocalan-beklenti-halini-surdurmek-sadece-risk-uretir-319926' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/abdullah-ocalan-surecte-israr-ve-acele-ediyoruz-1.jpg' alt='Abdullah Öcalan: Beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Abdullah Öcalan: Beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Yasa çıkarsa çark hızlı dönebilir”</h3>
<p>Buldan’ın konuşması şöyle:</p>
<p><em>“Öncelikle şunu ifade edeyim; Sayın Öcalan’ın sağlık durumu ve morali iyi, bu sürece olan inancı yerinde ve sürecin ilerleyebilmesi için yoğun bir çalışma temposu içerisinde. Yaptığımız görüşme ağırlıklı olarak çıkacak olan yasa ile ilgiliydi. Yasanın çerçevesini nasıl olması gerektiğine dair uzun bir değerlendirme yaptı. </em></p>
<p><em>“Bu yasanın bir kök yasa olması gerektiğini, bu yasa çıktıktan sonra demokrasi çarkının hızlıca dönebileceğini özelikle ifade etti. Ama bu yasanın çıkması için de bu süreç içerisinde kendisine taslak olarak iletilecek olan yasa üzerinde bir mutabakat sağlanmasının önemli olduğunu söyledi. </em></p>
<p><em>“Yaklaşık 7 veya 8 maddeden oluşacak olan bu çerçeve yasa bir sefere mahsus olmak üzere çıkacak. Örgüt mensupları belli bir süre içerisinde belli bir zaman diliminde bu yasadan yararlanıp Türkiye’ye ya da istedikleri başka bir yere gelebilecekler, gidebilecekler. </em></p>
<h3>“Taslağı, Sayın Öcalan’a sunacağız”</h3>
<p><em>“Bayramdan sonra yapacağımız bütün temaslarda bu taslağın çıkması için çabalarımızı yürüteceğiz. Hızlı bir şekilde bir buçuk aylık süreç içerisinde yani Meclis kapanmadan, bu yasanın çıkması için görüşmelerimizi yapacağız, temaslarımızı sürdüreceğiz. Çünkü bu süreç beklenmeyecek kadar zamana yayılmayacak kadar acil ve bir an önce çıkması gereken bir yasadır. </em></p>
<p><em>“İçerisine zaman girdikçe, zaman yayıldıkça riskleri büyük olan bir sürecin içerisindeyiz. O yüzden Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği gibi hiç zamana yaymadan, hiç beklemeden bu temasları yoğunlaştırarak, bu taslağın ve yasanın çıkması için bir an önce temaslarımızı bitirip tekrardan hızlı bir şekilde Sayın Öcalan’a gidip bu taslağı kendisine sunmayı planlıyoruz.”</em></p>
<h3>“Demokratikleşme ve reform paketleri çıkacak”</h3>
<p><em>“Taslak çıktıktan sonra demokratikleşme paketleri ve reform paketleri çıkacak. Türkiye hakkettiği demokratik sürece girecek. Cezaevlerinde olan arkadaşlarımızın, yine farklı bir şekilde bu yasadan beklentileri olan bütün halkımızın gözü, kulağı bu yasanın üzerinde olduğunu biliyoruz. </em></p>
<p><em>“Elimizden geldiği kadar çabuk ve hızlı bir şekilde bu yasanın çıkması için biz de çalışmalarımızı yürüteceğiz. Biliyoruz ki Ortadoğu’daki gelişmeler konjonktür her şeye gebedir. Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, Kürt halkı üzerinde yaşanan gelişmeler ve CHP üzerinde yaşanan gelişmeler elbette ki kabul edilir gelişmeler değildir. Bu konjonktür içerisinde hepimizin beklentisi barış ve demokrasi sürecinin ilerleyebilmesidir ve yasal zemine kavuşabilmesidir.”</em></p>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 17:10:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’ndan CHP’li vekillere: Ben belirlemeden grup toplantısı yapılmayacak]]></title><link>https://bianet.org/haber/kilicdaroglundan-chpli-vekillere-ben-belirlemeden-grup-toplantisi-yapilmayacak-320003</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/kilicdaroglundan-chpli-vekillere-ben-belirlemeden-grup-toplantisi-yapilmayacak.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kilicdaroglundan-chpli-vekillere-ben-belirlemeden-grup-toplantisi-yapilmayacak-320003</guid><description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekillerine CHP TBMM Grup Toplantısı'yla ilgili bilgilendirme yazısı gönderdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın tarihi, gündemi ve yerine dair bilgilendirmeler kendisince yapılmadan, toplantının düzenlenmeyeceğini bildirdi.</p>
<div class="box-13"><em>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin 'mutlak butlan' kararı vererek Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kılıçdaroğlu ile eski yönetimin ise görevi devralmasına hükmetmişti.</em></div>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nın aktardığına göre, yazıda, TBMM CHP Grup Genel Kurulu’nun hangi tarihte yapılacağı konusunda, Grup üyeleri arasında sorular yöneltildiğini ve tereddütler olduğunun anlaşıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:</p>
<p><em>"O nedenle bilmenizi isterim ki TBMM CHP Grup Genel Kurul toplantı tarihi, henüz tarafımdan belirlenmemiştir. Toplantı tarihi, toplantı gündemi ve toplantının gerçekleştirileceği yer tarafımdan belirlenir belirlenmez gerekli bilgilendirmeler tarafınıza yapılacaktır. Bu konularda gerekli bilgilendirmeler talimatım gereği yapılmadığı sürece TBMM CHP Grup Genel Kurulu yapılmayacaktır."</em></p>
<a href='/haber/chp-parti-meclisi-1-haziran-da-toplanamayacak-320000' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/28/chp-parti-meclisi-1-haziran-da-toplanamayacak.png' alt='CHP Parti Meclisi 1 Haziran&#39;da toplanamayacak' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP Parti Meclisi 1 Haziran'da toplanamayacak</h5>
<div class='date'>Bugün  15:00</div>
</div>
</a>

<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 16:45:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Berlin’de İsrail’e karşı “akademik boykot” talebiyle eylem]]></title><link>https://bianet.org/haber/berlinde-israile-karsi-akademik-boykot-talebiyle-eylem-320002</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/berlinde-israile-karsi-akademik-boykot-talebiyle-eylem.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/berlinde-israile-karsi-akademik-boykot-talebiyle-eylem-320002</guid><description><![CDATA[Almanya’nın başkenti Berlin’de Filistin destekçisi öğrenciler, İsrail’e karşı “akademik boykot” talebiyle eylem düzenledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Berlin Özgür Üniversitesi’nin (FU Berlin) Sosyal ve Kültür Antropoloji Enstitüsü önünde toplanan çok sayıda öğrenci, üniversitenin İsrail ile akademik ilişkilerini kesmesini istedi.</p>
<p>Eylemciler, “Soykırıma karşı öğrenciler-Suç ortaklığını durdurun”, “Antropoloji öğrencileri akademik boykot çağrısında bulunuyor” ve “Apartheid üniversitelerini boykot edin” yazılı pankartlar açtı.</p>
<p>İsrail’in Gazze’de soykırım işlediğini kaydeden öğrenciler, “Soykırımı durdurun”, “Boykot İsrail”, “Berlin’den Gazze’ye İntifada” ve “Filistin’e özgürlük” sloganları attı.</p>
<p>Eylemde yapılan konuşmalarda FU Berlin’in İsrail’in eğitim kurumlarıyla işbirliğini sonlandırması ve akademik ilişkilerini kesmesi istendi.</p>
<a href='/haber/akli-karisanlar-icin-israil-boykotu-hangi-sirket-nicin-boykot-ediliyor-287878' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2023/11/14/akli-karisanlar-icin-israil-boykotu-kimi-nicin-boykot-etmeli.jpg' alt='Aklı karışanlar için İsrail boykotu: Hangi şirket, niçin boykot ediliyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Aklı karışanlar için İsrail boykotu: Hangi şirket, niçin boykot ediliyor?</h5>
<div class='date'>14 Kasım 2023</div>
</div>
</a>

<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 16:30:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İzmir’de TOMA’ya çıkan yurttaş tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/izmirde-tomaya-cikan-yurttas-tutuklandi-gorevden-uzaklastirildi-320001</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/izmirde-tomaya-cikan-yurttas-tutuklandi-gorevden-uzaklastirildi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/izmirde-tomaya-cikan-yurttas-tutuklandi-gorevden-uzaklastirildi-320001</guid><description><![CDATA[İzmir Barosu’ndan Nesil Kör, gözaltına alındığı sırada darp edilerek burnu kırılan D.Y.’ye, kafa travması riskine rağmen “gözaltında kalamaz” raporu verilmediğini açıklamıştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda yapmak istediği miting öncesi yaşanan polis müdahalesi sırasında TOMA’nın üzerine çıkan D.Y. adlı yurttaş, dün (27 Mayıs) tutuklandı.</p>
<p><em>BirGün’den Meral Danyıldız</em>’ın haberine göre, “2911 sayılı Kanun’a muhalefet”, “kamu malına zarar verme” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamalarıyla mahkemeye sevk edilen D.Y. hakkında, “kaçma şüphesi bulunduğu” iddiasıyla tutuklama kararı verildi.</p>
<h3>Okul müdür yardımcılığı görevinden uzaklaştırıldı</h3>
<p>İstanbul Valiliği, D.Y.’nin Fatih ilçesindeki bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ve görevden uzaklaştırıldığını açıkladı.</p>
<p>Açıklamada, “Şahıs, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 140. maddesi gereğince görevden uzaklaştırılırken konu ile ilgili idari yönden soruşturma süreci başlatılmıştır” ifadeleri kullanıldı.</p>
<div class="box-13"><em><strong>Madde 140 </strong>– Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.</em></div>
<div class="box-1">
<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısının ardından 26 Mayıs’ta Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kitleye polis tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti.</p>
<a href='/haber/chp-nin-izmir-bulusmasina-toma-ve-biber-gazli-mudahale-ozel-binlerce-kisiyle-yurudu-319956' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/26/izmir-de-ozgur-ozel-in-mitingi-oncesi-polis-mudahalesi.png' alt='CHP&#39;nin İzmir buluşmasına TOMA ve biber gazlı müdahale: Özel binlerce kişiyle yürüdü' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP'nin İzmir buluşmasına TOMA ve biber gazlı müdahale: Özel binlerce kişiyle yürüdü</h5>
<div class='date'>26 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Müdahale sırasında TOMA’ya çıkan D.Y., polisin müdahalesiyle aşağı indirildi ve darp edilerek gözaltına alındı. </p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">⚖️ İzmir’de TOMA’ya çıkan yurttaş tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı <br><br>👉 Gözaltına alındığı sırada darp edilerek burnu kırılan D.Y., İstanbul’daki bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yapıyordu.<a href="https://t.co/nYz7lXAsGM" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://t.co/nYz7lXAsGM</a> <a href="https://t.co/KeLx2GzgtA" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/KeLx2GzgtA</a></p>
— bianet (@bianet_org) <a href="https://x.com/bianet_org/status/2059986094897213791?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">May 28, 2026</a></blockquote>
<p><em>Sendika.Org</em>’a konuşan İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Nesil Kör, D.Y.’nin gözaltına alındığı sırada polisler tarafından darp edildiğini ve burnunun kırıldığını belirterek, “Kafa travması riskinden ötürü yalnız kalmaması gerekirken ‘gözaltında kalamaz’ şeklinde rapor verilmedi” dedi.</p>
<p>Aynı eylem sırasında gözaltına alınan bir diğer yurttaş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>
</div>
<p>(VC)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 16:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[CHP Parti Meclisi 1 Haziran'da toplanamayacak]]></title><link>https://bianet.org/haber/chp-parti-meclisi-1-haziran-da-toplanamayacak-320000</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/chp-parti-meclisi-1-haziran-da-toplanamayacak.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/chp-parti-meclisi-1-haziran-da-toplanamayacak-320000</guid><description><![CDATA[CHP Genel Merkezi: “Parti Meclisi üyelerinin görevlendirilmelerine ilişkin yazıyı henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alamamış olmaları nedeniyle Parti Meclisinin toplanma tarihi belirlenememiştir.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirilmesinin ardından 1 Haziran’da yapılacağı açıklanan CHP Parti Meclisi toplantısı, belirsiz bir tarihe ertelendi.</p>
<p>CHP’den yapılan açıklama şöyle:</p>
<p><em>“Parti Meclisi üyelerinin görevlendirilmelerine ilişkin yazıyı henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alamamış olmaları nedeniyle Parti Meclisinin toplanma tarihi belirlenememiştir. Değinilen tebliğ sürecinin tamamlanması sonrasında Genel Başkan tarafından belirlenecek Parti Meclisi toplantı tarihi ayrıca duyurulacaktır.”</em></p>
<a href='/haber/kemal-kilicdaroglu-ilk-pm-ve-ydk-toplantisini-1-haziran-da-yapacak-319957' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/26/kemal-kilicdaroglu-ilk-pm-ve-ydk-toplantisini-1-haziran-da-yapacak.jpg' alt='Kemal Kılıçdaroğlu, ilk PM ve YDK toplantısını 1 Haziran&#39;da yapacak' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kemal Kılıçdaroğlu, ilk PM ve YDK toplantısını 1 Haziran'da yapacak</h5>
<div class='date'>26 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<div class="box-1">
<h3>CHP Parti Meclisi’nde kimler var?      </h3>
<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin 'mutlak butlan' kararı vererek Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kılıçdaroğlu ile eski yönetimin ise görevi devralmasına hükmetmişti.</p>
<a href='/haber/chp-icin-mutlak-butlan-karari-cikti-319818' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/chp-icin-mutlak-butlan-karari-cikti.webp' alt='CHP için &#39;mutlak butlan&#39; kararı çıktı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP için 'mutlak butlan' kararı çıktı</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Anadolu Ajansı’nın 26 Mayıs’ta geçtiği habere göre, CHP Genel Merkezi tarafından Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’na gönderilen yazıda, Parti Meclisi'nde yer alması beklenen isimler bildirildi.</p>
<p>Mevcut listede, CHP’nin 37. Olağan Kurultayı’nın ardından oluşan Parti Meclisi listesinde olan bazı isimler, belediye başkanlığı, TBMM Başkanvekilliği ve Grup Başkanvekilliği, istifa ve vefat gibi sebepler nedeniyle bu listede yer almadı.</p>
<p>Boşalan koltuklar, yedek üyelerle tamamlanmak istendi ancak dört üye eksik kaldı. Parti Meclisi’nin 56 kişiyle toplanması bekleniyor.</p>
<a href='/haber/chp-de-39-olagan-kurultay-sureci-pm-ve-ydk-uyelerinin-secimleriyle-tamamlandi-314009' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/11/30/chpde-pm-ve-ydk-uyeligi-secimi-icin-oy-kullanma-islemi-basladi.jpg' alt='CHP&#39;de 39. Olağan Kurultay süreci PM ve YDK üyelerinin seçimleriyle tamamlandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP'de 39. Olağan Kurultay süreci PM ve YDK üyelerinin seçimleriyle tamamlandı</h5>
<div class='date'>30 Kasım 2025</div>
</div>
</a>

<p>CHP'den yapılan bildirime göre, mevcut PM üyeleri şu isimlerden oluştu:</p>
<p>"Fethi Açıkel, Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Gamze Akkuş İlgezdi, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Ednan Arslan, Erbil Aydınlık, Turan Aydoğan, Aysu Bankoğlu, Nevaf Bilek, Cemal Canpolat, Devrim Barış Çelik, Ayşe Eser Danışoğlu, Deniz Demir, Adnan Demirci, Semra Dinçer, Zeynel Emre, Yunus Emre, Alirıza Erbay, Gürsel Erol, Gökçe Gökçen, Mehmet Akif Hamzaçebi, Neslihan Hancıoğlu, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Yıldırım Kaya, Sevgi Kılıç, Bülent Kuşoğlu, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Suha Okay, Faik Öztrak, Ali Öztunç, Oğuz Kaan Salıcı, Necdet Saraç, Müslim Sarı, Orhan Sarıbal, Selin Sayek Böke, Yaşar Seyman, Burhan Şenatalar, Berhan Şimşek, Sezgin Tanrıkulu, Tahsin Tarhan, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Erdoğan Toprak, Seyit Torun, Mehmet Tüm, Ahmet Hakan Uyanık, Hasan Efe Uyar, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Hüseyin Yaşar, Emre Yılmaz, Gökan Zeybek."</p>
<p>CHP’nin yaptığı bildirimde Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de isimleri belirlendi.</p>
<p>15 kişilik YDK'nin üyelerinin şunlar olması bekleniyor:</p>
<p>"Uğur Bayraktutan, Ahmet Ersen Özsoy, Sezgin Kaya, Süleyman Bülbül, Gülsüm Filorinalı, Mahir Polat, Cem Artantaş, Saniye Barut, Garip Erdoğan, Doğuşcan Aydın Aygün, Mustafa Serdar Soydan, Bülent Maraklı, Gülşah Deniz Atalar, Ebru Okay, Gonca Yelda Orhan."</p>
</div>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 15:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği: Biber gazı kimyasal silah haline geldi]]></title><link>https://bianet.org/haber/turk-tabipleri-birligi-biber-gazi-kimyasal-silah-haline-geldi-319999</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/turk-tabipleri-birligi-biber-gazi-kimyasal-silah-haline-geldi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/turk-tabipleri-birligi-biber-gazi-kimyasal-silah-haline-geldi-319999</guid><description><![CDATA[“Gezi'den bugüne toplumsal eylemlerde ve son olarak CHP Genel Merkezi’nde pervasızca kullanılan yoğun biber gazı/gösteri kontrol ajanları bu baskının en somut kanıtıdır.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB), 28 Mayıs 2013’te İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’na iş makinelerinin girmesiyle başlayan ve 31 Mayıs’ta Türkiye tarihinin en büyük kitlesel hareketlerinden birine dönüşen Gezi Direnişi’nin 13. yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.</p>
<p>Gezi’den bugüne toplumsal muhalefet üzerindeki baskı ve sindirme politikalarının katlanarak arttığını belirten TTB, “Demokratik hak arayışlarının engellenmesinden seçilmiş siyasetçilerin hapsedilmesine, muhalefetin yargı eliyle susturulmasına kadar uzanan otoriter uygulamalar yaşamın her alanını kuşatmıştır” ifadelerini kullandı.</p>
<a href='/haber/zaman-tuneliyle-gezi-direnisi-155558' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/155/558/original/510.jpg' alt='Zaman Tüneliyle Gezi Direnişi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Zaman Tüneliyle Gezi Direnişi</h5>
<div class='date'>27 Mayıs 2014</div>
</div>
</a>

<p>TTB, açıklamasında toplumsal eylemlerde kullanılan biber gazı ve gösteri kontrol ajanlarına da dikkat çekerek şunları kaydetti:</p>
<p><em>“Gezi’den bugüne toplumsal eylemlerde ve son olarak CHP Genel Merkezi’nde pervasızca kullanılan yoğun biber gazı/gösteri kontrol ajanları bu baskının en somut kanıtıdır. Türkiye’nin de imzası bulunan Kimyasal Silahlar Konvansiyonu’na göre bu ajanların kapalı mekânlarda, yakın mesafeden veya yoğun olarak kullanılması, onları bir gösteri kontrol aracı olmaktan çıkarıp yasaklanması gereken kimyasal silah hâline getirmektedir.”</em></p>
<a href='/haber/chp-genel-merkezine-polis-mudahalesi-ozel-ve-partililer-binadan-ayrildi-319901' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-genel-merkezinde-tahliye-gerginligi-2.png' alt='CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>BİANET, ANKARA'DAN BİLDİRİYOR</h6>
<h5 class='headline'>CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Umut bitmez, iyi hekimlik susmaz”</h3>
<p>Baskı politikalarına karşı toplumsal mücadelenin sürdüreceklerini vurgulayan TTB, “Bugün Türkiye ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında savaşın karşısında barışı; baskının, şiddetin ve kutuplaşmanın karşısında ise laik, demokratik ve barış içinde bir geleceği savunmaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p>TTB, açıklamasını “Umut bitmez, iyi hekimlik susmaz. Karanlık gider, Gezi kalır!” sözleriyle sonlandırdı ve 2025 yılında yayımladığı “<a href="https://www.ttb.org.tr/yayin_goster.php?Guid=8bf35f8c-1d1c-11f0-8171-f10f721307ea" target="_blank" rel="nofollow noopener">Gösteri Kontrol Ajanlarının Sağlığa Etkileri ve Hak İhlalleri: Mart 2025 Dönemine İlişkin Bir Değerlendirme</a>” başlıklı kitapçığı paylaştı.</p>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 14:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[#COP31’e hazırlanan Türkiye’nin ulaşım emisyonları alarm veriyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/cop31e-hazirlanan-turkiyenin-ulasim-emisyonlari-alarm-veriyor-319997</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/cop31e-hazirlanan-turkiyenin-ulasim-emisyonlari-alarm-veriyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cop31e-hazirlanan-turkiyenin-ulasim-emisyonlari-alarm-veriyor-319997</guid><description><![CDATA[Türkiye’de ulaşım sektörü toplam emisyonların yaklaşık yüzde 25’inden sorumlu ve emisyonlarda enerjiden sonra ikinci sırada yer alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>2053 net sıfır hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin, emisyonlarının yaklaşık yüzde 25’inden sorumlu olan ulaşım sektöründe de kapsamlı bir dönüşüm sağlaması gerekiyor. Ancak Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) Prof. Dr. Hediye Tüydeş Yaman’ın ve Dr. Gülçin Dalkıç Melek’in çalışması, düşük karbonlu ulaşım politikalarının önündeki engellerin yalnızca teknik nedenlerden kaynaklanmadığını ortaya koyuyor. Hızlı kentleşme, artan özel araç sahipliği, karayolu odaklı altyapı ve toplu taşımaya yönelik olumsuz algı gibi çeşitli faktörler, bu dönüşümü zorlaştırıyor.</p>
<p>Journal of Transport Geography adlı hakemli derginin “Place-based Decarbonization” özel sayısında yayımlanan araştırmaya <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0966692324001121?via%3Dihub" target="_blank" rel="nofollow noopener">göre</a> ekonomik büyüme ve kentleşmeyle birlikte Türkiye’de ulaşım talebi hızla artarken, bu büyüme büyük ölçüde özel araç kullanımına dayanıyor. Toplu taşıma sistemlerinin konfor, güvenlik ve erişilebilirlik açısından yetersiz görülmesi, bu yönelimi güçlendiriyor. Çalışma ayrıca, havayolu taşımacılığına sağlanan teşviklerin ve yıllardır süren karayolu ağırlıklı ulaşım politikalarının, demiryolu ve denizyolu gibi düşük karbonlu alternatiflerin gelişimini sınırladığına dikkat çekiyor. </p>
<p>Araştırma, Türkiye’nin düşük karbonlu ulaşım dönüşümü için önemli fırsatlara da sahip olduğunu vurguluyor. Genç nüfusun teknolojiye yatkınlığı, akıllı ulaşım sistemleri ve elektrikli araç yatırımları, dönüşüm açısından potansiyel sunuyor. Ancak kalıcı çözüm için yalnızca teknik yenilikler yeterli değil. Çalışmaya göre ulaşımda gerçek dönüşüm; toplu taşımanın güçlendirilmesi, yaya ve bisiklet odaklı ulaşımın yaygınlaştırılması ve şehirlerin yerel koşullarına uygun politikalar geliştirilmesiyle mümkün olabilir. Bu dönüşümü başarmak yalnızca iklim hedeflerine ulaşmak için değil; daha yaşanabilir, erişilebilir ve sürdürülebilir şehirler inşa etmek için de kritik önemde. </p>
<h3>Emisyonlarda enerjiden sonra ikinci sırada</h3>
<p>İklim değişikliğiyle mücadelede en kritik alanlardan biri olan ulaşım sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının <a href="https://www.statista.com/statistics/241756/proportion-of-energy-in-global-greenhouse-gas-emissions/" target="_blank" rel="noopener">yaklaşık yüzde 25’inden</a> sorumlu. Ancak bu sektördeki dönüşüm, yalnızca teknolojik yeniliklerle çözülebilecek bir mesele değil. Ulaşım, doğrudan ekonomik büyüme, kentleşme ve toplumsal tercihlerle şekillenen bir sistem olduğu için, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik politikalar da bu çok katmanlı yapıyı dikkate almak zorunda.</p>
<p>Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bu denge daha da hassas. Ekonomik büyüme, artan gelir düzeyi ve kentleşme, ulaşım talebini hızla artırıyor. Bu artış, bir yandan hareketliliği ve ekonomik canlılığı desteklerken, diğer yandan enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını yukarı çekiyor. Bu nedenle temel soru hâlâ geçerliliğini koruyor: Artan ulaşım talebi karşılanırken emisyonlar nasıl azaltılabilir?</p>
<div class="box-15">
<h3>Özel araç sahipliği artıyor</h3>
<p>Çalışma, Türkiye’de özel araç kullanımının giderek arttığını ortaya koyuyor. Ekonomik büyüme, gelir düzeyindeki artış ve otomobilin yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda sosyal statü göstergesi olarak görülmesi bu eğilimi güçlendiriyor. </p>
<p>Toplum taşıma hizmetlerinin kalitesine yönelik olumsuz algı ise önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Özellikle kent içi toplu taşıma sistemlerinin yeterince konforlu, güvenli ve erişilebilir bulunmaması, özel araçlara talebi artırıyor. </p>
<p>Bu durum, kentlerde ulaşım açısından bir kısır döngü yaratıyor: Özel araç sahipliği arttıkça toplu taşımaya olan talep ve yatırım baskısı zayıflayabiliyor; toplu taşımanın cazibesi azaldıkça ise özel araç kullanımı daha da yaygınlaşıyor. </p>
</div>
<h3>Ulaşım altyapısı hızlı kentleşmeye yetişemiyor</h3>
<p>Son yıllarda yaşanan hızlı kentleşme süreci de düşük karbonlu ulaşımın önündeki en önemli engellerden biri. Kırsaldan kente göçle birlikte şehir nüfuslarının hızla artması ve kentlerin yatay genişlemesi, ulaşım mesafelerini uzatıyor. Bu durum hem toplu taşıma sistemlerinin etkin planlanmasını zorlaştırıyor hem de özel araç kullanımını daha ‘‘zorunlu’’ hâle getiriyor. </p>
<p>Özellikle plansız büyüyen kentlerde, toplu taşıma altyapısının bu büyümeye ayak uyduramaması, emisyon artışını tetikleyen temel faktörlerden biri. </p>
<h3>Karayolu odaklı ulaşım altyapısı dönüşümü sınırlıyor</h3>
<p>Türkiye’de ulaşım altyapısı uzun yıllar boyunca büyük ölçüde karayolu odaklı gelişti. Demiryolu ve denizyolu gibi daha düşük karbonlu alternatiflerin gelişimini sınırlayan bu durum nedeniyle hem yolcu hem de yük taşımacılığında emisyonlar yüksek seyrediyor. </p>
<p>Geçmişte demiryolu altyapısının ihmal edilmesi, özellikle yük taşımacılığında karayoluna bağımlılığı artırıyor. Limanlar, lojistik merkezler ve demiryolu bağlantıları arasındaki eksiklikler ise daha sürdürülebilir taşımacılık seçeneklerinin yaygınlaşmasını zorlaştırıyor. </p>
<p>Ancak sorun yalnızca fiziksel altyapı ile sınırlı değil. Kurumsal yapı ve politika tasarımı da süreçte belirleyici rol oynuyor. Çalışma, politika belgelerinde ölçülebilir hedeflerin, somut göstergelerin ve izleme mekanizmalarının çoğu zaman eksik olduğunu ortaya koyuyor. <br><br>Ayrıca kurumlar arası koordinasyon sorunları ve veri toplama-yönetim sistemlerinin yetersizliği, etkili politikalar üretmeyi zorlaştırıyor. Özellikle ulaşım kaynaklı emisyonlara ilişkin güvenilir ve bütüncül veri eksikliği söz konusu. Bu da hem durumun doğru analiz edilmesini hem de politika etkilerinin ölçümünü güçleştiriyor. </p>
<div class="box-1">
<h3>Yerel koşullara uygun çözümler geliştirilmeli</h3>
<p>Türkiye’nin ulaşım sektöründe ihtiyaç duyduğu dönüşüm; toplu taşıma sistemlerinin güçlendirilmesi, demiryolu ve intermodal taşımacılığın geliştirilmesi ve ölçülebilir politika hedefleri belirlenmesi gibi başlıkları kapsıyor. Ancak belki de en kritik nokta, bu politikaların tek tip olmaması gerekliliği.</p>
<p>Türkiye’de şehirler; ekonomik, mekânsal ve sosyal açıdan oldukça farklı özellikler taşıyor. Bu nedenle düşük karbonlu ulaşım politikalarının da yerel koşullara duyarlı olması ve yer-bazlı yaklaşımlarla geliştirilmesi gerekiyor.  </p>
</div>
<div class="box-16"><strong><em>İklim Masası tarafından hazırlanan bu haber, kısaltılarak bianet ve <a href="https://bianet.org/etiket/iklim-masasi-114140" target="_blank" rel="noopener">İklim Masası</a> işbirliği ile yayımlanmıştır. İklim Masası, iklim kriziyle ilgili güvenilir bilgileri kamuoyunda yaygınlaştırmayı hedefleyen bir haber servisidir. Yazarları, haberleştirdikleri konularda uzmanlığı bulunan bilim insanlarından oluşur.</em></strong> (TY)</div>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 13:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu: ABD hava üssünü vurduk]]></title><link>https://bianet.org/haber/iran-devrim-muhafizlari-ordusu-abd-hava-ussunu-vurduk-319995</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/iran-devrim-muhafizlari-ordusu-abd-hava-ussunu-vurduk.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/iran-devrim-muhafizlari-ordusu-abd-hava-ussunu-vurduk-319995</guid><description><![CDATA[“Saldırının sonuçlarının sorumluluğu saldırgana aittir.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (İDMO, IRGC), yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin bugün şafak vakti Bender Abbas havaalanının çevresindeki bir noktaya yaptığı hava saldırısının ardından, saldırının kaynağı olan ABD hava üssünün vurulduğunu bildirdi.</p>
<p>Açıklamada, “<em>Bu yanıt, düşmanın saldırganlığının cevapsız kalmayacağını bilmesi için ciddi bir uyarıdır ve tekrarı halinde yanıtımız daha kararlı olacaktır. Saldırının sonuçlarının sorumluluğu saldırgana aittir</em>,” dedi.</p>
<div class="box-13"><em>ABD ordusu, bölgedeki ABD güçleri ve ticari deniz trafiği için tehdit oluşturduğu iddiasıyla İran’ın güneyindeki askeri bir bölgeye hava saldırısı düzenlediğini duyurmuştu.</em></div>
<p>Hedef alınan ABD hava üssünün hangi ülkede olduğu belirtilmezken bölgede ABD’nin hava üssüne ev sahipliği yapan ülkelerden <strong>Kuveyt</strong>, füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla karşı karşıya kaldığını açıkladı.</p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, Kuveyt ordusu tarafından yapılan açıklamada, hedef alınan yerin neresi olduğuna dair bilgi verilmedi. </p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="en">‼️‼️🚨🇮🇷🇺🇸 BREAKING | Reports are emerging of loud explosions near an American military facility close to Bandar Abbas.<br><br>Initial information suggests the area was targeted in a major strike, with heavy smoke and multiple blasts being reported.<br><br>According to early claims, Iranian… <a href="https://t.co/b5cYCfHi2P" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/b5cYCfHi2P</a></p>
— IRGC NEWS (@IRGC_IRAN_News) <a href="https://x.com/IRGC_IRAN_News/status/2059791372325146829?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">May 28, 2026</a></blockquote>
<div class="box-1">
<h3>Brent petrolün varili 94,72 dolardan işlem görüyor</h3>
<p>Öte yandan, son yaşanan gelişmeler ışığında, ABD’nin İran’a ait Hürmüz Boğazı geçişlerini düzenleyen “Fars Körfezi Su Yolu İdaresi”ne (PGSA) yaptırım uygulaması, küresel petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak fiyatlarda yükselişe neden oldu.</p>
<p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.50 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 2,67 artarak 94,72 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 90,99 dolardan alıcı buldu.</p>
<p>ABD Hazine Bakanlığı, PGSA’nın İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle yaptırım listesine alındığını ve kuruluşa ödeme yapan veya anlaşma yapan gemi sahiplerinin de yaptırımlardan etkileneceğini açıkladı. </p>
<p>Karar, İran ile Umman arasında boğaz trafiğine ilişkin taslak bir anlaşma iddialarının reddedilmesinin ardından geldi. (TY)</p>
</div><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 12:13:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Bayramın ilk gününde hayvanları öldürmeye çalışan 13 bin kişi yaralandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/bayramin-ilk-gununde-hayvanlari-oldurmeye-calisan-13-bin-kisi-yaralandi-319992</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/bayramin-ilk-gununde-hayvanlari-oldurmeye-calisan-13-bin-kisi-yaralandi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bayramin-ilk-gununde-hayvanlari-oldurmeye-calisan-13-bin-kisi-yaralandi-319992</guid><description><![CDATA[İlahiyatçı İhsan Eliaçık: “Kurban kesmek Allah’ın emri değildir. Kan akıtarak ibadet olmaz. İbadet sevmek, yardım etmek, bir acıyı dindirmektir.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı’nın ilk gününde büyük ve küçükbaş hayvanların yaşamına son verme girişimi sırasında veya hayvanları öldürdükten sonra derilerini yüzerken yaşanan yaralanmalar nedeniyle 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu bildirdi. </p>
<p>Hayatta kalmak isteyen hayvanların darbeleriyle ya da kesici aletlerle yaralananlar, yakınları tarafından veya ambulansla hastanelere getirildi.</p>
<a href='/haber/kurbanlar-direniyor-erkekler-kendilerini-kesiyor-264342' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/264/342/original/kurban.jpg' alt='Kurbanlar direniyor, erkekler kendilerini kesiyor ' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>KURBAN BAYRAMI</h6>
<h5 class='headline'>Kurbanlar direniyor, erkekler kendilerini kesiyor </h5>
<div class='date'>9 Temmuz 2022</div>
</div>
</a>

<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, Memişoğlu, açıklamasında şöyle dedi:</p>
<p><em>“Kurban Bayramı’nın ilk gününde, kurban kesimi esnasında yaşanan yaralanmalar nedeniyle sağlık tesislerimize toplam 13 bin 513 kişi başvurmuştur. Süreç boyunca vatandaşlarımızı daha dikkatli olmaya davet ediyor, yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Bayram mesaisinde fedakarca görev yapan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”</em></p>
<p><em><img src="https://static.bianet.org/2026/05/aa-20260527-41508603-41508592-ankarada-kurban-pazarlari-ve-kesimhanelerde-yogunluk-yasaniyor.jpg" alt=""></em></p>
<h3>Bayramda hayvan öldürmek</h3>
<p>Din İşleri Yüksek Kurulu’nun aktardığına <a href="https://kurul.diyanet.gov.tr/Cevap-Ara/657/kurban-ibadetinin-mahiyeti-ve-hukmu-nedir" target="_blank" rel="nofollow noopener">göre</a>, “<em>İslâm mezheplerinin çoğunda ibadet gereğince kurbanı kesmek sünnettir</em> (İbn Rüşd, Bidâye, I, 429).” Yani, dinen zorunlu olmamakla birlikte Muhammed Peygamber’in söz ve davranışlarının yorumuyla yapılan uygulamalardır. </p>
<p><strong>İlahiyatçı İhsan Eliaçık</strong>’a göre ise bayramda hayvan öldürmek Allah’ın emri değil: “<em>Kan akıtarak ibadet olmaz. İbadet sevmek, yardım etmek, bir acıyı dindirmektir. İslam aleminin kahir ekseriyetine (Hanefi, Şafi, Maliki, Hanbeli, Caferi, Zeydi, İbahi vb.) göre Kurban farz (delaleti ve subutu kat'i emir) değildir. Kurban kesmeyen günaha girmez, hiçbir şey olmaz</em>.”</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kurban kesmek Allah'ın emri değildir. Kan akıtarak ibadet olmaz. İbadet sevmek, yardım etmek, bir acıyı dindirmektir. <a href="https://x.com/hashtag/BayramaEvetHayvanKesmeyeHay%C4%B1r?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#BayramaEvetHayvanKesmeyeHayır</a></p>
— R. İhsan Eliaçık (@rihsaneliacik) <a href="https://x.com/rihsaneliacik/status/1031976621610283008?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">August 21, 2018</a></blockquote>
<p>(TY)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 11:10:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Araçlardan biri Kılıçdaroğlu döneminde alındı ve makam aracı olarak kullanıldı"]]></title><link>https://bianet.org/haber/araclardan-biri-kilicdaroglu-doneminde-alindi-ve-makam-araci-olarak-kullanildi-319991</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/araclardan-birini-kilicdaroglu-aldi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/araclardan-biri-kilicdaroglu-doneminde-alindi-ve-makam-araci-olarak-kullanildi-319991</guid><description><![CDATA[CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, CHP Genel Merkezi tarafından kullanılan iki VIP aracın bina önünde sergilenmesine tepki gösterdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, CHP Genel Merkezi önünde sergilenen iki aracın parti parasıyla satın alındığını belirtti. Karabat, araçlardan birinin Kemal Kılıçdaroğlu döneminde alındığını ve makam aracı olarak kullanıldığını söyledi.</p>
<p>Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, araçlarla ilgili öne sürülen iddiaları reddetti. Genel Merkez bahçesinde sergilenen iki aracın da CHP’nin kendi kaynaklarıyla satın alındığını belirten Karabat, araçlara ilişkin faturaların mevcut olduğunu söyledi.</p>
<p>Karabat, araçlardan birinin 2022’de, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde satın alındığını ve Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanıldığını ifade etti. Diğer aracın ise bu yıl parti tarafından alındığını belirtti.</p>
<h3>"Kılıçdaroğlu, Aktaş'ın aracını kullanmıştı"</h3>
<p>Karabat açıklamasında, sergilenen araçların Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ya da iş insanı Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi olmadığını savundu.</p>
<p>Karabat, Kılıçdaroğlu’na yönelik Çubuk’taki saldırının ardından CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın Aziz İhsan Aktaş’tan zırhlı bir araç aldığını ve bu aracın Kılıçdaroğlu’nun kullanımına sunulduğunu öne sürdü.</p>
<p>Karabat şunları söyledi:</p>
<p>“Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımına sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.”</p>
<p>Karabat, CHP Genel Merkezi önünde sergilenen araçların bu araçlar olmadığını belirterek, “O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur” dedi.</p>
<h3>'Partimize zarar verilmiştir'</h3>
<p>Karabat, mahkeme kararıyla CHP yönetimine atanan isimlerin Genel Merkez önünde sergilediği tutumun partiye zarar verdiğini söyledi.</p>
<p>Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.”</p>
<p>Karabat, açıklamasını “Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın” sözleriyle tamamladı.</p>
<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>21 Mayıs Perşembe günü istinaf kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel döneminde Genel Merkez tarafından kullanılan iki aracın satışa çıkarılmasını istemişti.</p>
<p>Araçlar CHP Genel Merkezi önünde sergilenmiş, ön camlarına “Müteahhit Aziz’den satılık haram araç” ve “Havlucu belediye başkanından satılık haram araç” yazıları asılmıştı.</p>
<p>Araçların plakaları ise “Ö. Yalım” ve “A.İ. Aktaş” yazılı kâğıtlarla kapatılmıştı.</p>
<p>Araçlardan birinin iç dizaynının tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım tarafından yaptırıldığı, diğerinin ise Aziz İhsan Aktaş tarafından satın alındığı öne sürülmüştü.</p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 10:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Avustralya’dan ABD merkezli kimya şirketine milyar dolarlık çevre davası]]></title><link>https://bianet.org/haber/avustralyadan-abd-merkezli-kimya-sirketine-milyar-dolarlik-cevre-davasi-319989</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/avustralyadan-abd-merkezli-sirkete-milyar-dolarlik-cevre-davasi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/avustralyadan-abd-merkezli-kimya-sirketine-milyar-dolarlik-cevre-davasi-319989</guid><description><![CDATA[Hükümet, “sonsuz kimyasallar” olarak bilinen ve yangın söndürme köpüklerinde kullanılan maddeler nedeniyle şirketten tazminat talep etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya hükümeti, yangın söndürme köpüklerinde kullanılan ve “sonsuz kimyasallar” olarak da bilinen perflorlu ve poliflorlu alkil maddelerin (PFAS) yol açtığı çevre kirliliği nedeniyle ABD merkezli kimya şirketi “3M”e 1,4 milyar dolarlık tazminat davası açtı.</p>
<p><em>BBC</em>’nin haberine göre, Avustralya Başsavcısı Michelle Rowland, yaptığı açıklamada, söz konusu davanın Canberra hükümetinin şimdiye kadar açtığı <strong>en büyük hukuki tazminat talebi</strong> olduğunu belirtti.</p>
<p>PFAS maddelerinin ülkedeki 28 savunma tesisinde kirliliğe yol açtığını aktaran Rowland, dava kapsamında, söz konusu kimyasal maddelerin temizlenmesi ve etkilerinin giderilmesi için yapılan harcamaların şirketten geri alınmasının hedeflendiğini belirtti.</p>
<p>Rowland, 3M şirketinin, yangın söndürme köpüğünün çevresel etkilerine ilişkin bilgileri gizlediğini ve ürüne yönelik yanıltıcı açıklamalar yaptığını savundu.</p>
<p>Öte yandan, şirket ise PFAS maddelerini Avustralya’da hiçbir zaman üretmediğini ve söz konusu köpüğün satışını da yaklaşık 20 yıl önce durdurduğunu iddia etti.</p>
<div class="box-1">
<h3>PFAS nedir?</h3>
<p>Perflorlu ve poliflorlu alkil maddeler (PFAS), 4 bin 700’den fazla kimyasal içeren, yaygın olarak kullanılan, insan vücudunda ve çevrede zamanla biriken, insan yapımı kimyasallardan oluşan bir grup madde olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Bu maddeler, çevrede ve insan vücudunda son derece kalıcı oldukları için “sonsuz kimyasallar” olarak da biliniyor.</p>
<p>Söz konusu maddelerin, karaciğer hasarı, tiroid hastalığı, obezite, hormonal bozukluklar ve kanser gibi sağlık sorunlarına yol açabildiği belirtiliyor. (TY)</p>
</div>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 10:35:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İzmir’de 33 kedinin ölümüne ilişkin veteriner hekim tutuklandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/izmirde-33-kedinin-olumune-iliskin-veteriner-hekim-tutuklandi-319988</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/28/izmirde-33-kedinin-olumu-sorusturmasinda-veteriner-hekim-tutuklandi-1.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/izmirde-33-kedinin-olumune-iliskin-veteriner-hekim-tutuklandi-319988</guid><description><![CDATA[Hakan E., 23 Mayıs’ta adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, savcılığın itirazı üzerine 25 Mayıs’ta yeniden gözaltına alınmıştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Buca ilçesinde çöp konteynerleri önünde 33 kedinin ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan veteriner hekimin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>
<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Çevre, İmar, Orman ve Hayvanlara Yönelik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Hakan E., 23 Mayıs’ta çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, savcılığın itirazı üzerine 25 Mayıs’ta yeniden gözaltına alınmıştı.</p>
<a href='/haber/izmirde-33-kedi-olu-bulundu-319841' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/22/izmirde-33-kedi-olu-bulundu.jpg' alt='İzmir’de 33 kedi ölü bulundu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İzmir’de 33 kedi ölü bulundu</h5>
<div class='date'>22 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Adliyeye sevk edilen şüpheli, “<strong>bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme</strong>” ile “<strong>çevreyi kasten kirletmek</strong>” suçlamalarıyla tutuklandı.</p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, şüpheli ifadesinde, “ölen hayvanların normal koşullarda uygun alanlara gömüldüğünü ya da ilgili kurumlara teslim edildiğini ancak yoğunluk nedeniyle bu kez çöpe bırakıldığını” söyledi.</p>
<p>Soruşturma, 21 Mayıs’ta Adnan Kahveci Caddesi üzerindeki çöp konteynerlerinin önüne bırakılan 33 kedinin ölü bulunmasının ardından başlatılmıştı. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ve bölgede bir veteriner kliniğinde çalışan Hakan E., gözaltına alınmıştı. (TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 28 May 2026 09:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Avrupa Konseyi Komiseri’nden Türkiye’ye: İfade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı için reform yapın]]></title><link>https://bianet.org/haber/avrupa-konseyi-komiserinden-turkiyeye-ifade-ozgurlugu-ve-yargi-bagimsizligi-icin-reform-yapin-319986</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/avrupa-konseyi-komiserinden-turkiyeye-ifade-ozgurlugu-ve-yargi-bagimsizligi-icin-reform-yapin.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/avrupa-konseyi-komiserinden-turkiyeye-ifade-ozgurlugu-ve-yargi-bagimsizligi-icin-reform-yapin-319986</guid><description><![CDATA[Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Türkiye ziyaretinin ardından yayımladığı raporda TCK, Terörle Mücadele Kanunu, internet ve yayıncılık mevzuatı, gösteri yasakları, barolara ve avukatlara yönelik müdahaleler ile AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasına ilişkin kapsamlı reform çağrısı yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, 1-5 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ardından hazırladığı memorandumda ifade ve basın özgürlüğü, barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile adalet sisteminin işleyişine ilişkin değerlendirme ve tavsiyelerini yayımladı.</p>
<p>22 Nisan 2026 tarihli raporda Komiser, Türkiye’de iç hukuk ve uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. O’Flaherty, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, internet ve yayıncılık mevzuatı, dernekler ve sivil toplum üzerindeki denetim mekanizmaları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı, tutuklama uygulamaları, avukatların mesleki faaliyetleri ve yüksek mahkeme kararlarının uygulanması başlıklarında yapısal sorunlara işaret etti.</p>
<p>Raporda, “Terörsüz Türkiye Girişimi” kapsamında Meclis’te kurulan komisyonun çalışmalarına sivil toplumun da dahil edilmesi olumlu bir gelişme olarak anıldı. Komiser, bu sürecin uzun süredir devam eden insan hakları sorunlarının ele alınması ve demokratik kurumlara güvenin yeniden tesis edilmesi bakımından fırsat yaratabileceğini belirtti.</p>
<h3>“Ceza hükümleri ifade özgürlüğünü haksız yere kısıtlıyor”</h3>
<p>Komiser, ifade özgürlüğünün hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi hem de Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alındığını hatırlattı. Buna karşın, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’ndaki bazı maddelerin mahkemeler tarafından ifade özgürlüğünü haksız biçimde sınırlamak için kullanıldığına dair endişelerini dile getirdi.</p>
<p>Raporda özellikle TCK’nın hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret, devleti ve kurumlarını aşağılama, “yanıltıcı bilgi yayma” hükümleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun propaganda ve örgüt suçlarına ilişkin hükümlerine dikkat çekildi.</p>
<p>Komiser, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine verdiği çok sayıda kararda, barışçıl ifade, siyasi konuşma ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle cezai sorumluluk uygulanmasını ihlal saydığını hatırlattı. Raporda, yargı kararlarında yeterli ve kişiselleştirilmiş gerekçe bulunmamasının da AİHM kararlarında tekrarlanan bir sorun olduğu belirtildi.</p>
<p>O’Flaherty, bu nedenle Türk Ceza Kanunu’nun 125, 299, 301, 217/A, 215, 216, 220 ve 314. maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili hükümlerinin AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu görüşleri doğrultusunda değiştirilmesini istedi. Komiser, Cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen TCK 299’un ise kaldırılması çağrısı yaptı.</p>
<h3>Gazeteciler, haber kaynakları ve soruşturmalar</h3>
<p>Raporun ifade özgürlüğü bölümünde gazetecilere yönelik ceza soruşturmaları ve yargılamalar geniş yer tuttu. Komiser, gazetecilerin haber içerikleri, haber kaynakları, toplumsal olay ve duruşma haberleri, yargı mensupları hakkındaki haberleri ya da kamu kurumlarını eleştiren yayınları nedeniyle soruşturma ve kovuşturmayla karşılaştıklarına ilişkin bilgileri aktardı.</p>
<p>O’Flaherty, gazetecilerin kısa süre içinde birden fazla soruşturma ve davaya maruz bırakılmasının, ceza hukukunun eleştirel haberciliği susturmak için kullanıldığı algısını güçlendirdiğini belirtti.</p>
<p>Raporda tutuklama, ev hapsi, adli kontrol ve hareket özgürlüğünü sınırlayan diğer tedbirlerin yaygın kullanımına da dikkat çekildi. Komiser, Gazetecilerin Güvenliği Platformu’na göre raporun yayımlandığı tarihte Türkiye’de 29 gazetecinin tutuklu olduğunu kaydetti.</p>
<p>Mart 2025 protestolarını haberleştiren gazetecilerin gözaltına alınması ve bazı gazetecilerin tutuklanması da raporda yer aldı. Komiser, kamuya açık toplantıları haberleştiren gazetecilere ceza soruşturması açılmasının, özellikle kamu yararı bulunan konularda, Sözleşme’nin 10. maddesi bakımından sorun yaratabileceğini vurguladı.</p>
<h3>RTÜK, erişim engelleri ve bant daraltma</h3>
<p>Komiser, Türkiye’de medya özgürlüğünün yalnızca ceza soruşturmalarıyla değil, düzenleyici ve idari mekanizmalarla da baskı altında olduğunu belirtti. Raporda RTÜK’ün para cezaları, program durdurma yaptırımları, yayın platformlarından içerik kaldırma kararları, lisans iptali tehdidi ve ağır lisans koşulları anıldı.</p>
<p>Bu yaptırımların sıklıkla “ulusal değerler”, “genel ahlak” ya da “ailenin korunması” gibi geniş kavramlarla gerekçelendirildiği belirtildi. Komiser, bu tür muğlak gerekçelerin medya çoğulculuğu ve editoryal bağımsızlık üzerinde caydırıcı etkisi olduğunu ifade etti.</p>
<p>Raporda 5651 sayılı İnternet Kanunu ve 6112 sayılı yayıncılık kanununun da yeniden düzenlenmesi istendi. O’Flaherty, erişim engeli, içerik kaldırma, bant daraltma ve platformlara yönelik genel yasakların ancak kesinlikle gerekli, orantılı ve bağımsız yargı denetimine tabi olması halinde uygulanabileceğini belirtti.</p>
<p>Komiser, 2014-2024 yılları arasında Türkiye’de 1,2 milyondan fazla internet sitesi ve URL’nin engellendiğine ilişkin veriye de raporunda yer verdi. BTK kararlarının yargı denetimi olmaksızın alınmasını, sulh ceza hakimliklerinin ise bağımsızlık ve etkili denetim açısından sorunlu görülmesini ayrıca vurguladı.</p>
<h3>Toplantı hakkı: “Kamu düzeni” gerekçesi tek başına yeterli olamaz</h3>
<p>Raporun barışçıl toplantı özgürlüğü bölümünde gösteri yasakları, polis müdahaleleri, gözaltılar ve yargılamalar ele alındı. Komiser, Türkiye makamlarının verdiği bilgiye göre 2025 yılında 82 bin 220 gösteri ve eylem düzenlendiğini, bunlara 32 milyon 607 bin 696 kişinin katıldığını aktardı. Yetkililere göre bu eylemlerin yalnızca yüzde 0,3’üne polis müdahale etti.</p>
<p>Buna karşın Komiser, toplantı yasakları, gözaltılar, zor kullanımı ve kovuşturmalar hakkında kapsamlı resmi istatistik bulunmamasının etkili izleme ve hesap verebilirliği sınırladığını belirtti.</p>
<p>O’Flaherty, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun izin verilen sınırların ötesinde yorumlandığına ilişkin bildirimler aldığını kaydetti. Raporda, toplantıların “kamu düzeni”, “genel ahlak” ya da güvenlik gerekçeleriyle bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmadan yasaklanmasının Avrupa insan hakları standartlarıyla uyumlu olmadığı vurgulandı.</p>
<p>Komiser, herhangi bir kısıtlamanın meşru bir amaca dayanması, gerekli ve orantılı olması gerektiğini belirtti; “kamu düzeni” veya “ahlak” gibi genel gerekçelerin ancak somut ve bireysel değerlendirmeyle kullanılabileceğini ifade etti.</p>
<h3>Mart 2025 protestoları: 1879 gözaltı, 260 tutuklama</h3>
<p>Raporda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer muhalefet belediye başkanlarının gözaltına alınmasının ardından Mart 2025’te düzenlenen protestolara da ayrı bir başlık açıldı.</p>
<p>Komiser, protestolar sırasında çocuklar dahil 1879 kişinin gözaltına alındığını, 260 kişinin tutuklandığını, 468 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandığını aktardı. Hukuki desteğe erişimde gecikmeler, bağımsız izleme faaliyetlerinin engellenmesi, biber gazı, tazyikli su ve plastik mermi dahil aşırı güç kullanımı iddiaları raporda yer aldı.</p>
<p>O’Flaherty, aşırı güç kullanımı veya keyfi gözaltı iddialarının etkili biçimde soruşturulması ve mağdurlara telafi imkanı sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Raporda Onur Haftası etkinlikleri, 8 Mart yürüyüşleri, öğrenci protestoları, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemler, Akbelen protestoları ve Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Galatasaray Meydanı’ndaki buluşmalarına getirilen kısıtlamalar da örnekler arasında sayıldı.</p>
<h3>Sivil topluma 3713 ve 7262 uyarısı</h3>
<p>Komiser, örgütlenme özgürlüğü bölümünde Dernekler Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’un sivil toplum üzerinde yarattığı etkiye dikkat çekti.</p>
<p>Raporda, insan hakları, kadın hakları, LGBTİ+ hakları, azınlık hakları, göç ve gençlik alanlarında çalışan dernek ve vakıfların sıkı denetimler, kapsamlı belge talepleri, idari yaptırımlar, kapatma davaları ve ceza soruşturmalarıyla karşılaştığı belirtildi.</p>
<p>Komiser, derneklere karşı kapatma davaları ve ceza soruşturmalarının örgütlenme özgürlüğüne ağır müdahale niteliğinde olduğunu; ancak son çare olarak, ikna edici gerekçelerle ve etkili yargısal denetime tabi biçimde kullanılabileceğini söyledi.</p>
<p>O’Flaherty, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 7262 sayılı kanunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle tam uyumlu hale getirilmesini; terör bağlantılı suç tanımlarının daraltılmasını ve bu düzenlemelerin sivil toplum aleyhine kötüye kullanılmasının önlenmesini tavsiye etti.</p>
<h3>HSK için reform çağrısı</h3>
<p>Raporun adalet sistemi bölümünde yargı bağımsızlığı, savcılık uygulamaları, tutuklama tedbirleri, avukatların mesleki faaliyetleri ve yüksek mahkeme kararlarının uygulanması ele alındı.</p>
<p>Komiser, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı ve üyelerinin seçim usulüne ilişkin önceki endişeleri hatırlattı. HSK üyelerinin Meclis tarafından seçilmesi ya da Cumhurbaşkanı tarafından atanması, Adalet Bakanı ve Bakan Yardımcısı’nın kurulda doğal üye olarak yer alması, yürütmenin yargı üzerindeki etkisi bakımından sorunlu görüldü.</p>
<p>Raporda Venedik Komisyonu’nun görüşlerine atıfla, yargı kurulu üyelerinin önemli bir bölümünün meslektaşları tarafından seçilmesi gerektiği vurgulandı. HSK’nın işe alma, terfi, tayin ve disiplin yetkilerinin objektif kriterler ve şeffaf süreçlerle kullanılmadığına ilişkin bildirimler de rapora girdi.</p>
<p>Komiser, HSK’nın yapısı ve işleyişinin çoğulculuk, liyakat, şeffaflık ve yürütmeden bağımsızlık ilkeleri doğrultusunda reforme edilmesini istedi.</p>
<h3>İddianameler, tutukluluk ve adil yargılanma</h3>
<p>Komiser, savcılık uygulamalarına ilişkin de ciddi endişeler aktardı. Raporda, demokratik toplumda meşru kabul edilmesi gereken ifade ve eylemlerin ağır suç kastının kanıtı gibi iddianamelere yazıldığına ilişkin şikayetler yer aldı.</p>
<p>O’Flaherty, bazı iddianamelerin binlerce sayfaya ulaşan uzunlukta olmasının savunma hakkı ve adil yargılanma bakımından sorun yarattığını belirtti. Aynı ya da benzer olgulara dayanarak paralel veya örtüşen davalar açılmasının da yargılamaları karmaşık ve uzun hale getirdiğini kaydetti.</p>
<p>Tutukluluk konusunda ise Komiser, Türkiye’de özellikle gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum çalışanları bakımından keyfi veya uzun tutukluluk sorununa ilişkin AİHM kararlarını hatırlattı. Tutuklamanın ancak son çare olarak uygulanabileceğini, her vakada alternatif tedbirlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<h3>Avukatlar ve barolar: “Bağımsız ve güvenli çalışabilmeliler”</h3>
<p>Raporun dikkat çeken bölümlerinden biri de avukatlar ve barolara yönelik müdahaleler oldu.</p>
<p>Komiser, avukatların adalete erişim, insan haklarının korunması ve adalet sisteminin işleyişi bakımından temel role sahip olduğunu vurguladı. Baroların ise kamu yararını ilgilendiren konularda yaptırım veya sindirme tehdidi olmadan görüş açıklayabilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>O’Flaherty, Aralık 2025’teki Türkiye ziyareti sırasında İstanbul Barosu yönetimiyle görüştüğünü ve Baro yönetiminin, Aralık 2024’te yaptığı bir açıklama nedeniyle haklarında “terör propagandası” ve “yanıltıcı bilgi yayma” suçlamalarıyla açılan davaya ilişkin bilgi verdiğini aktardı. Raporda, İstanbul Barosu yöneticilerinin Ocak 2026’da beraat ettiği, ancak beraat kararının savcı tarafından temyiz edildiği belirtildi.</p>
<p>Komiser ayrıca İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi avukat Fırat Epözdemir’in tutuklanması ve “terör örgütü üyeliği” ile “örgüt propagandası” suçlamalarıyla yargılanmasına ilişkin endişelerini de dile getirdi.</p>
<p>Raporda avukatların adliyelere girişlerinin engellenmesi veya geciktirilmesi, müvekkilleriyle görüşmelerinin kısıtlanması, soruşturma dosyalarına erişimlerinin engellenmesi, müvekkilleriyle özdeşleştirilmeleri ve bazı durumlarda ceza soruşturmasıyla karşılaşmaları da sorun olarak sıralandı.</p>
<p>Komiser, Türkiye’ye Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’yi imzalayıp onaylama çağrısı yaptı.</p>
<h3>AYM kararları: Can Atalay ve Tayfun Kahraman vurgusu</h3>
<p>Raporda Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması da ayrı bir başlık olarak yer aldı. Komiser, bireysel başvuru mekanizmasının insan haklarının korunması bakımından önemli bir güvence olduğunu belirtti.</p>
<p>O’Flaherty, Anayasa Mahkemesi kararlarının çoğunun uygulandığını kaydetmekle birlikte, bazı önemli kararların alt mahkemeler tarafından uygulanmamasından endişe duyduğunu söyledi.</p>
<p>Bu kapsamda Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararları raporda özellikle anıldı. Her iki davada da Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin yetki sınırlarını aştığını ileri sürerek ihlal kararlarına uymayı reddettiği belirtildi. Komiser, Can Atalay kararında ihlal yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını da kaygıyla not etti.</p>
<p>Raporda, idari mahkemelerin de AYM kararlarına uymama konusunda Yargıtay’a benzer gerekçeler kullanmaya başlamasından endişe edildiği ifade edildi.</p>
<h3>AİHM kararları: 445 dosya uygulanmayı bekliyor</h3>
<p>Komiser, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama oranının yaklaşık yüzde 90 olduğunu ve bunun Avrupa Konseyi üye devletleri arasında yüksek oranlardan biri sayıldığını belirtti. Ancak Türkiye’nin aynı zamanda uygulanmayı bekleyen en fazla karar sayısına sahip ülkelerden biri olduğunu vurguladı.</p>
<p>Rapora göre Türkiye hakkında 445 AİHM kararı icra edilmeyi bekliyor. Bunların 37’si gelişmiş prosedür altında sınıflandırılmış pilot dava, 106’sı ise standart prosedür altında sınıflandırılmış pilot dava niteliğinde. Bu dosyaların birçoğu beş yıl veya daha uzun süredir uygulanmayı bekliyor.</p>
<p>Komiser, Türkiye’nin AİHM kararlarını daha fazla gecikmeden uygulaması gerektiğini belirtti.</p>
<h3>İstanbul Sözleşmesi, TİHEK ve genel tavsiyeler</h3>
<p>Raporun genel tavsiyeleri arasında Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden katılması da yer aldı. Komiser, Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesinin, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede giderilmesi gereken bir koruma boşluğu yarattığını belirtti.</p>
<p>O’Flaherty ayrıca Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun BM Paris İlkeleri’ne tam uyumlu, A statüsünde bağımsız bir ulusal insan hakları kurumu haline getirilmesi için reform yapılmasını istedi.</p>
<p>Komiser’in Türkiye’ye başlıca tavsiyeleri şöyle özetlendi:</p>
<ul>
<li>TCK ve Terörle Mücadele Kanunu’nun ifade özgürlüğünü sınırlayan hükümleri AİHM içtihadına uygun biçimde değiştirilmeli; Cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen TCK 299 kaldırılmalı.</li>
<li>Gazeteciler, medya kuruluşları ve insan hakları savunucuları misilleme veya keyfi müdahale tehdidi olmadan çalışabilmeli.</li>
<li>5651 ve 6112 sayılı kanunlar, erişim engeli, içerik kaldırma, bant daraltma ve yayın yaptırımlarına karşı bağımsız yargı denetimi sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmeli.</li>
<li>Barışçıl toplantı hakkı kolaylaştırılmalı; gösteri yasakları genel gerekçelere değil somut ve bireysel değerlendirmelere dayanmalı.</li>
<li>3713 ve 7262 sayılı kanunlar sivil toplum aleyhine kötüye kullanılmayacak şekilde daraltılmalı.</li>
<li>HSK’nın yapısı ve işleyişi yürütmeden bağımsız, çoğulcu, şeffaf ve liyakate dayalı hale getirilmeli.</li>
<li>Avukatların ve baroların bağımsız ve güvenli biçimde çalışması güvence altına alınmalı; Türkiye Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’yi imzalamalı ve onaylamalı.</li>
<li>Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalı.</li>
<li>Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden katılmalı; TİHEK Paris İlkeleri’ne uygun şekilde reforme edilmeli.</li>
</ul>
<p><em><a href="https://rm.coe.int/avrupa-konseyi-insan-haklar-komiseri-michael-o-flaherty-nin-1-5-aral-k/48802bdea6" target="_blank" rel="nofollow noopener">Raporun tamamı için tıklayın</a></em></p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 14:53:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'na yanıt verdi]]></title><link>https://bianet.org/haber/ozgur-ozel-kilicdaroglu-na-yanit-verdi-319984</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/ozgur-ozel-kilicdaroglu-na-yanit-verdi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ozgur-ozel-kilicdaroglu-na-yanit-verdi-319984</guid><description><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, mutlak butlan ile genel başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu'na Sözcü gazetesindeki açıklamaları ile yanıt verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP lideri Özgür Özel, mutlak butlan nedeniyle bir kez daha genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözlerine yanıt verdi. Sözcü gazetesine konuşan Özel, "Diyelim ki biz kurultay kararı aldık ama Ak Parti yargısı engel oldu. O zaman da o kararın karşısında birlikte duralım. CHP’yi mahkeme kararları değil, CHP’nin kendisi şekillendirir." dedi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu'nun kurultay tarihi ile ilgili olarak tedbir kararı nedeniyle beklenmesi gerektiğini belirterek "Elimde ols ayarın yaparım" yönünde sözlerine karşılık Özel, "Olağan ya da olağanüstü kurultay, yeni bir kurucu işlemdir. Dolayısıyla tedbir olması kurultay yapılmasına engel değildir. Mesele niyet meselesidir. Diyelim ki biz kurultay kararı aldık ama Ak Parti yargısı engel oldu. O zaman da o kararın karşısında birlikte duralım. CHP’yi mahkeme kararları değil, CHP’nin kendisi şekillendirir. Siyaset şekillendirir. Ayrıca 45 gün sonra kurultay yapılması için hiçbir hukuki engel yoktur, yapmanın 3-4 farklı yolu vardır. Yeter ki niyet olsun." dedi. </p>
<p>Özel, parti binasında yaşananlara ilişkin olarak ise "Saat 12.00’de görüşüp müzakere edeceklerdi. Ancak Kemal Beyin görevlendirdiği o 2 arkadaş sabah 7’de arkalarına mafyatik grupları alıp partimizin kapısına dayandı. Okuduğum kadarıyla Kemal Bey, o arkadaşları sabah 7’de partiye kendisinin göndermediğini söylemiş. İnanamadım. 12’de müzakere varken sabah 7’de hem mafyatik hem de Erdoğan destekçisi bir grupla partinin basılması uzlaşmacı bir tavır mıdır? Ayrıca o milletvekillerinin de tek başlarına içeri girme talebi olmadı, mafyatik gruplarla girmek istediler. İçeride de çok öfkeli bir kalabalık vardı. İçeri girselerdi çok kötü görüntüler ortaya çıkacaktı." diye konuştu.</p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 14:16:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İspanya'da Sánchez’in partisine yolsuzluk operasyonu]]></title><link>https://bianet.org/haber/ispanya-da-sanchezin-partisine-yolsuzluk-operasyonu-319983</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/ispanya-da-sanchezin-partisine-yolsuzluk-operasyonu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ispanya-da-sanchezin-partisine-yolsuzluk-operasyonu-319983</guid><description><![CDATA[İspanya’da yolsuzlukla mücadele birimleri, Başbakan Pedro Sánchez’in lideri olduğu Sosyalist İşçi Partisi’nin Madrid’deki genel merkezinde arama yaptı. Baskının, partinin yasa dışı finansmanına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İspanya’da yolsuzlukla mücadele polisi, Başbakan Pedro Sánchez’in partisi Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) Madrid’deki genel merkezine baskın düzenledi.</p>
<p>İspanyol basınında yer alan haberlere göre, Jandarma’ya bağlı seçkin Merkezi Operasyon Birimi’ningörevlileri, iktidar partisinin yasa dışı finansmanına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında delil toplamak üzere görevlendirildi. Operasyonun Ulusal Mahkeme tarafından onaylandığı, soruşturmanın ise İspanya Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı’nın denetiminde yürütüldüğü aktarıldı.</p>
<p>Baskın, eski Başbakan José Luis Rodríguez Zapatero hakkında Plus Ultra havayolu şirketinin 2021’deki kurtarma operasyonuyla bağlantılı olarak kara para aklama, nüfuz ticareti ve başka suçlamalarla işlem yapılmasından kısa süre sonra geldi.</p>
<p>Sánchez’in azınlık hükümeti, son dönemde parti çevresindeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle siyasi baskı altında. 2023’te sol koalisyon hükümetinin kurulmasını mümkün kılan bölgesel partilerin de PSOE ile ilişkilerini yeniden değerlendirmeye başladığı belirtiliyor.</p>
<p>Bask Milliyetçi Partisi lideri Aitor Esteban, Sánchez’in yıl sonundan önce erken seçim çağrısı yapması gerektiğini söyledi. Esteban, hükümetin “istikrarlı çoğunluk, bütçe ve siyasi yönelim olmadan” 2026 sonrasına taşınmasının zor olduğunu savundu.</p>
<p>Katalonya Cumhuriyetçi Solu’ndan Gabriel Rufián ise partisinin kırmızı çizgisinin, yasa dışı parti finansmanına ilişkin yaygın yolsuzluk kanıtı olacağını söyledi. Rufián, benzer bir durumun PSOE için ortaya çıkması halinde seçim çağrısı yapılmasının “mantıklı” olacağını belirtti.</p>
<h3>Plus Ultra dosyası ve Zapatero hakkındaki iddialar</h3>
<p>İspanya’da tartışmanın merkezinde, 2004-2011 yılları arasında başbakanlık yapan ve PSOE’nin eski liderlerinden José Luis Rodríguez Zapatero hakkında yürütülen Plus Ultra soruşturması bulunuyor.</p>
<p>Plus Ultra havayolu şirketine Kovid-19 salgını sonrasında verilen 53 milyon avroluk kurtarma desteğinin kara para aklama amacıyla kullanılıp kullanılmadığı araştırılıyor. Ulusal Mahkeme hakimi José Luis Calama’nın, Zapatero’ya “organize suç, nüfuz kullanma ve belge sahteciliği” suçlamaları yönelttiği belirtiliyor.</p>
<p>Soruşturma kapsamında Zapatero’nun başbakanlık sonrası dönemde Venezuela ve Çin bağlantılı olduğu ileri sürülen operasyonları, uluslararası finansal işlemleri, petrol, altın ve dövizle ilgili iddia edilen ilişkileri de inceleniyor.</p>
<p>Dosyada dikkat çeken başlıklardan biri de Zapatero’nun Madrid’deki ofisinde yapılan aramalarda bir kasada bulunan mücevherler oldu. Basına yansıyan bilgilere göre, safir, yakut, inci kolye, küpe, bilezik ve saatlerden oluşan 100’den fazla parçanın toplam değerinin 3 milyon avroya ulaşabileceği ileri sürüldü. Zapatero tarafı ise mücevherlerin kendisine ve eşine ait olduğunu, bir kısmının miras kaldığını belirtti.</p>
<p>Soruşturmaya Zapatero’nun iki kızının da dahil edildiği, bu kişilerin babalarının nüfuzunu kullanmak ve yasa dışı komisyon iddialarıyla ilişkilendirildiği aktarılıyor.</p>
<p>Başbakan Pedro Sánchez, Zapatero’ya destek verdiğini ve suçsuzluğuna inandığını açıklasa da muhalefetteki sağ ve aşırı sağ partiler ile hükümete dışarıdan destek veren Bask ve Katalan partileri PSOE’den açıklama talep ediyor.</p>
<p>Metinde yer alan bilgilere göre Zapatero, İspanya demokrasi tarihinde mahkeme tarafından suçlanan ilk eski başbakan olarak kayda geçti. Zapatero ise hakkındaki iddiaları reddediyor.</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 13:28:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu: Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır]]></title><link>https://bianet.org/haber/kemal-kilicdaroglu-tedbir-karari-kalktiktan-sonra-kurultay-yapilir-319980</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/kemal-kilicdaroglu-kurultay-yapacagiz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kemal-kilicdaroglu-tedbir-karari-kalktiktan-sonra-kurultay-yapilir-319980</guid><description><![CDATA[Gazetecilerle bayramlaşan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’de kurultay sürecine ilişkin “Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kurultayda kaybettiği CHP’nin genel başkanlık görevine hukuksuz mahkeme kararıyla dönen Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilerle bayramlaştı. Sonrasında da gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.</p>
<p>Konuşmasına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı bayram telefonlaşması ile başlayan Kılıçdaroğlu, "Sayın Bahçeli'yle her bayram bayramlaşıyorduk. Bayramlaşmada başka bir konuda konuşmadık. İyi niyetli mesajları oldu, bizim de iyi niyetli mesajlarımız oldu ve telefonları kapattık.” dedi.</p>
<p>Özgür Özel'le henüz görüşmediğini belirterek “Ama olur niye olmasın, bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı dönülemez noktalara taşımak doğru değil.” diye konuştu.</p>
<a href='/haber/chp-icin-kurultay-tarihi-bahceli-den-geldi-319973' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/27/ch-icin-kurultay-tarihi-bahceli-den-geldi.jpg' alt='CHP için kurultay tarihi Bahçeli&#39;den geldi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP için kurultay tarihi Bahçeli'den geldi</h5>
<div class='date'>27 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Sonrasında da şöyle devam etti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Bizim partinin itiraz kültürü var, bu partiyi diri tutar. Her öneriyi siyasetçilerin değerlendirmesi onların görevleri arasındadır. Önerilere bakılır, değerlendirilir. Katılırsınız veya katılmazsınız ama birlikte çalıştığınız arkadaşlarla birlikte oturur konuşursunuz, tartışırsınız. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Kurultay yapacağız, kurultaysız bir parti olur mu? Bunun için yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Kuşkusuz bu hukukçuların alanında. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, en kısa sürede kurultayı nasıl yaparız diye konuşacağız. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Genel başkanın nasıl seçileceği belli. Siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanları kurultaylar seçer. Ben davanın tarafı değilim. Bize böyle bir karar geldi.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Her şeyin yasal zeminde yapılması lazım. Grup başkanlarının seçilmesi, grup başkanvekillerinin seçilmesi, kurultayların yapılması, delegelerin seçilmesi, Parti Meclisi'nin seçilmesi, hepsinin hukuk zemininde yapılması lazım. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bir parti yönetimi hukuk içinde, ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birisinin talebiyle bir şey yapamazsınız. İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi tutup ‘Bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim’ diye bir şey yok. Kurallara uymak zorundasınız. İhraç varsa açarsınız partinin tüzüğünde hangi gerekçelerle ihraç edilir, bakarsınız.”</em> </p>
<h3>Polis müdahalesi için partilileri suçladı</h3>
<p>Kılıçdaroğlu, genel merkeze polis müdahalesiyle ilgili de konuştu. “Hiçbir dönemde olmayan bir gerçekle karşılaşıyoruz. Bir partinin kapısı mı kapatılır vatandaşa, milletvekiline. Orası kimsenin mülkiyetinde değildir, halka ait bir yer orası. Açarsınız kapıyı, çay kahve ikram edersiniz.” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>"İnsani davranışlar varken birbirimizi kırmanın ne mantığı var? Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Ben de içim burkularak izledim. Olmamalıydı. Genel Merkezde akıl tutulması yaşandı.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Medyanın tek taraflı yayın yaptığını gayet iyi biliyorum. Allah akıl fikir versin, hiç söylemediğim, düşünmediğim şeyler yazıldı çizildi. Halka doğru bilgileri verecek medya. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>İş mazbata değil, siz yargı kararını bir köşeye atamazsınız. Mahkeme kararına uyacağız. Benim elimde olsa yarın sabah kurultaya giderim. Hukukçu olmadığım için bilmiyorum ama hukukçulara soracağız.  CHP, kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorundadır.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Ben Özgür Bey'le özel bir tartışmaya girmek istemem. Önümüzdeki süreçte Parti Meclisi'ni toplayacağız, yolumuza devam edeceğiz.”</em></p>
<a href='/haber/ozel-yeni-parti-yok-319972' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/27/ozel-yeni-parti-yok.jpg' alt='Özel: Yeni parti yok' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Özel: Yeni parti yok</h5>
<div class='date'>27 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 11:43:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[ABD önümüzdeki hafta Küba'ya saldıracak iddiası]]></title><link>https://bianet.org/haber/abd-onumuzdeki-hafta-kuba-ya-saldiracak-iddiasi-319977</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/porto-riko-valisi-abd-onumuzdeki-hafta-kuba-ya-saldirmayi-planlaniyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/abd-onumuzdeki-hafta-kuba-ya-saldiracak-iddiasi-319977</guid><description><![CDATA[Porto Riko Valisi Jenniffer Gonzalez, "Daha birkaç gün öncesine kadar Venezuela ile bir savaşın içindeydik ve önümüzdeki hafta da Küba ile bir savaşımız olacak." dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Porto Riko Valisi Jenniffer Gonzalez, ABD'nin  Küba'ya karşı bir saldırı planladığını iddia etti.</p>
<p>Anadolu Ajansı’nın yerel basından aktardığına göre Gonzalez ABD ordusunun gelecek Küba'ya yönelik saldırı hazırlığında olduğunu söyledi.</p>
<p>Gonzalez, 3 Ocak'ta Venezuela'ya yapılan askeri müdahalede Porto Riko topraklarının kullanıldığını belirterek, "Önümüzdeki hafta Küba'ya karşı bir saldırı planlanıyor." dedi.</p>
<p>ABD'nin Çin, Rusya ve İran'a karşı yeni bir soğuk savaş yürüttüğünü ifade eden Gonzalez, "Daha birkaç gün öncesine kadar Venezuela ile bir savaşın içindeydik ve önümüzdeki hafta da Küba ile bir savaşımız olacak." diye konuştu.</p>
<p>Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parilla, ABD'nin, eylemleriyle uluslararası barış ve güvenliği aşındırdığını, Küba'ya karşı olası bir askeri saldırının emrini verenlerin "savaş suçlusu" olarak tarihe geçeceğini söylemişti.</p>
<p>Parilla, "BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini savunmak ve BM merkezli uluslararası sistemi güçlendirmek" başlığı altında toplanan BM Güvenlik Konseyinde konuşmuştu.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 10:53:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kılıçdaroğlu, Özel’in Meclis Grup Başkanı olduğu seçimin iptalini istedi]]></title><link>https://bianet.org/haber/kilicdaroglu-ozelin-meclis-grup-baskani-oldugu-secimin-iptalini-istedi-319975</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/279/204/original/kk.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kilicdaroglu-ozelin-meclis-grup-baskani-oldugu-secimin-iptalini-istedi-319975</guid><description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in CHP TBMM Grup Başkanı seçildiği toplantının usulsüz yapıldığını savunarak TBMM’ye başvurdu. Seçimin geçersiz sayılmasını istedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kurultayda kaybettiği CHP’nin genel başkanlık görevine hukuksuz mahkeme kararıyla dönen Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanlığına başvurarak Özgür Özel'in Meclis Grup Başkanı olduğu seçimin iptalini istedi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, TBMM'ye 3 sayfalık dilekçe verdi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası ilk ziyaretini TGRT’ye yapmıştı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik de ziyaret sonrası bir yazı kaleme aldı.</p>
<p>"CHP Genel Merkezi ve Kılıçdaroğlu, Özel’in grup başkanlığını kabul etmiyor. Grup başkanlığının düşmesi için, seçimin geçersiz olduğunu da beyan eden 3 sayfalık dilekçeyi bu sabah teslim ettiler" dedi. </p>
<p>3 sayfalık metnin Kılıçdaroğlu'nun ıslak imzasını taşıdığını kaydeden Atik, metinde yazılı ifadeleri şöyle aktardı:</p>
<p>"Bu metinde grup toplantısının ancak genel başkanın izni ve onayıyla yapılabileceği söyleniyor. Grup Başkanlığı seçiminin de gündemi belirtilerek ve üç gün önceden milletvekillerine bilgisi dağıtılarak yapılabileceğini söylüyor. 'CHP'nin kendi kurallarına göre yapılan bu seçim yönetmeliğe ve tüzüğe aykırıdır. O nedenle kabul edilmemesini istiyoruz. Biz ilk fırsatta grup başkanımızı seçeceğiz. Sonucunu Meclis Başkanlığına göndereceğim' deniyor"</p>
<p>Yine Atik’in aktardığına göre söz konusu dilekçe bayram sonrası işleme alınacak.</p>
<h3>Özel'i tebrik etmişti</h3>
<p>Mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel 23 Mayıs’ta 138 milletvekilini parti genel merkezine çağırdı.</p>
<p>Toplantıya 96 kişi katıldı. 15 kişi mazeret bildirdi. 27 milletvekili ise mazeret bildirmeden katılmadı.</p>
<p>Özel toplantıda CHP'nin grup başkanlığına aday oldu. 96 milletvekilinin 95’inin oyuyla da CHP TBMM Grup Başkanı seçildi.</p>
<p>Bu gelişmenin ardından ilk kez kameraların karşısına geçen Kemal Kılıçdaroğlu da gazetecilere “"Bu sabah yeni bir gelişme oldu, Özgür Bey'e yeni görevi hayırlı olsun.” diye açıklama yapmıştı.</p>
<a href='/haber/ozgur-ozel-chp-grup-baskani-secildi-319897' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/23/ozgur-ozel-chp-grup-baskani-secildi.jpg' alt='Özgür Özel, CHP Grup Başkanı seçildi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Özgür Özel, CHP Grup Başkanı seçildi</h5>
<div class='date'>23 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>
<a href='/haber/kemal-kilicdaroglu-ndan-ilk-aciklama-ozgur-bey-e-grup-baskanligi-gorevi-hayirli-olsun-319895' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/23/kemal-kilicdaroglu-ndan-ilk-aciklama-ozgur-bey-e-grup-baskanligi-gorevi-hayirli-olsun.jpg' alt='Kemal Kılıçdaroğlu&#39;ndan ilk açıklama: Özgür Bey&#39;e grup başkanlığı görevi hayırlı olsun' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ilk açıklama: Özgür Bey'e grup başkanlığı görevi hayırlı olsun</h5>
<div class='date'>23 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kurban Bayramınız kutlu olsun]]></title><link>https://bianet.org/haber/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-319974</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-319974</guid><description><![CDATA[Bütün Müslüman toplumunun Kurban Bayramı kutlu olsun.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İslam dininin Ramazan ile birlikte en önemli iki bayramından biri olan <a href="https://bianet.org/etiket/kurban-48394" target="_blank" rel="noopener">Kurban</a> Bayramı, Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanır.</p>
<p>2026 için Diyanet takvimine göre Kurban Bayramı 27 Mayıs Çarşamba başladı, 30 Mayıs Cumartesi sona erecek.</p>
<p>Kurban Bayramı, aynı zamanda dünyanın dört bir yanından Müslümanların Mekke’ye giderek hac ibadetini yerine getirdiği günlerle de kesişir.</p>
<p>Hicri takvim ay esaslı olduğu için Kurban Bayramı, miladi takvime göre her yıl yaklaşık 11 gün daha erken kutlanır.</p>
<p>Bayramın herkese sağlık, barış ve esenlik getirmesini dileriz.</p>
<p>Şiddetsiz bayramlar dileğiyle.</p>
<p>Yaşar Kemal'den:</p>
<p><em>"Bana şöyle küçücük bir dünya… Hiç olmazsa her isteyenin aşkla, şevkle, onuru kırılmadan çalışacağı bir dünya verin. Böyle bir dünyamız yok mu? Öyleyse susun. Öyleyse kimseye karamsar demeyin. Bütün bu karanlıktan size umut ışığı göstermeye gene de savaşırım."</em></p>
<div class="box-13">
<p>Kurbanın hikayesi, İslam geleneğinde Hz. İbrahim’in Allah’a bağlılığı ve teslimiyeti üzerinden anlatılır.</p>
<p>Rivayete göre Hz. İbrahim, rüyasında Allah’ın kendisinden oğlunu kurban etmesini istediğini görür. Peygamber rüyaları vahiy kabul edildiği için bunu ciddi bir emir olarak anlar. Oğlu da bu emre sabır ve teslimiyetle yaklaşır. Hz. İbrahim tam kurban edeceği sırada Allah, onun samimiyetini ve teslimiyetini kabul eder, oğlunun yerine kurban edilmek üzere bir koç gönderir.</p>
<p>Bu olay, Kurban Bayramı’nın manevi temelidir. Kurban kesmek, sadece et kesmek değil, Allah’a yakınlaşma, paylaşma, fedakârlık, teslimiyet ve ihtiyaç sahiplerini gözetme anlamı taşır. Kesilen kurbanın etinin bir kısmı aileye, bir kısmı akraba-komşuya, bir kısmı da yoksullara dağıtılır.</p>
<p>İslam geleneğinde bu oğlun çoğunlukla Hz. İsmail olduğu kabul edilir. Yahudi ve Hristiyan geleneklerinde ise benzer hikâyede oğul genellikle Hz. İshak olarak anlatılır.</p>
</div>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 09:57:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[CHP için kurultay tarihi Bahçeli'den geldi]]></title><link>https://bianet.org/haber/chp-icin-kurultay-tarihi-bahceli-den-geldi-319973</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/ch-icin-kurultay-tarihi-bahceli-den-geldi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/chp-icin-kurultay-tarihi-bahceli-den-geldi-319973</guid><description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Türkgün gazetesine verdiği demeçte CHP için yol haritasını anlattı ve kurultay tarihi verdi]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mutlak butlan kararı sonrası CHP'de kurultay tartışması sürerken MHP Genel Başkanı kurultay tarihi önerdi. <br><br>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP 38. Kurultay'ınn kurultayının iptali ve tedbir kararının Yargıtay'ın nihai kararıyla kesinleşeceğini hatırlatarak, "Yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı'dır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP’ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır " dedi. Bahçeli, CHP'nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül'de büyük kongrenin yapılabileceğini söyledi.</p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda CHP'de yaşanan süreci değerlendirdi. CHP'nin 100 yılı aşan bir geçmişe sahip olduğunu ve bu sorunu da aşacağını belirten Bahçeli, şöyle konuştu:</p>
<p>"Yargıtay’ın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanıdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP’ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme kararının ve genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir. "</p>
<p>"Bu çerçevede; İlk olarak CHP’de siyasî atmosferi zehirleyen, CHP’nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partililerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dilin, yüksek mesuliyet ve partililik şuuruyla uzlaşı diline dönüştürecek muhataplar Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel’dir. İkincisi CHP’de bir 'arınma ve durulma' sürecinin başlatılması gereğidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir. Üçüncü olarak yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de CHP’den temizlenmiş olacaktır. Dördüncüsü ise yeni ve yenilenmiş üye yapısında CHP parti kimliği ve aidiyeti ile kurumsal bağlılığın yeniden tesis edilmesidir."</p>
<p>"Bu husus, CHP’nin kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılmasını sağlayacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih Partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir. Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Bu şekilde büyük kongreye kadar temizlenmiş ve arınmış bir CHP tesis edilmiş, Sayın Kılıçdaroğlu da CHP’ye büyük hizmet yaparak tarihi bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Ayrıca kongrede kim kazanırsa ona saygı duyacağını ifade ederek de fedakarlığını gösterebilecektir."</p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 09:10:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Özel: Yeni parti yok]]></title><link>https://bianet.org/haber/ozel-yeni-parti-yok-319972</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/27/ozel-yeni-parti-yok.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ozel-yeni-parti-yok-319972</guid><description><![CDATA[Bayran namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özgür Özel, genel başkanı üyeler seçsin önerisini yineledi. Özel yüzde 85 oy alacağını iddia etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP lideri Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa’da kıldı. Özel’e namazda Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu eşlik etti.</p>
<p>Namaz sonrası açıklama yapan Özel, kurultay çağrısını yineleyerek Grup Başkanlığı’nın düşürüleceği ve yeni parti kurulacağı iddialarına da yanıt verdi.</p>
<p>CHP hakkında verilen "mutlak butlan" kararına ve parti genel merkezine polis müdahalesine değinen Özel, şunları söyledi:</p>
<p>"Bu ülkede herkes çok iyi bir yaşam hak ediyor. Bu güzel ülkede kimse bu kadar haksızlığı, yoksulluğu hak etmiyor. Buna itiraz eden bir sosyal demokrat partinin iktidar yürüyüşüne engel olacağız diye bu kadar kötülük, bu kadar haksızlık gerçekten reva değildir. Bunu kimse kabul etmez. Biz de buna teslim olmayız.Bundan sonra da mücadelemizi var gücümüzle sürdürmeye devam edeceğiz."</p>
<h3>Yeni parti yok</h3>
<p>"Partimizde bir an önce seçimin yapılmasını normalde bizimle birlikte hareket eden 115 milletvekilinin yanında, Sayın Kılıçdaroğlu’na katkı sağlayan geçmişte veya onun görüşlerini paylaşan 10 arkadaşımız da ‘bir an önce seçim’ dedi. Bütün üyelerimiz herkes seçim diyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu hatayı yapmayacağını, bu mahkeme kararını bir irade gasbına döndürmeyeceğini, seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz. Bu kurultaya gitmenin yolu çok belli ve hızla bu kurultaya gidebiliriz. Ayrıca Sayın Kılıçdaroğlu’na bir çağrıda bulunuyorum. 2 milyon üyemizi illerimizde, ilçelerimizde benim Cumhurbaşkanı adayını belirlerken yaptığım gibi sandığı koysun. Kim adaysa tüm üyelerimizin kararı ile belirlensin. Ben hangi delegeyle istiyorsa seçime girmeye hazırım. Hangi delegeyse ben varım. Tüm üyeyle varım."</p>
<h3>Yüzde 85 oy iddiası</h3>
<p>"Bugün üyelerimizden yüzde 85’in altında bir oy alırsam, genel başkanlığa devam da etmem. Bir tek aykırı sesin olmadığı, o kurultaydan sonra girdiğim 3 kurultayda geçerli oyların tamamını aldığım bir süreç yaşadım. Şimdi burada demokrasi diyeceksiniz. Sonra elinizdeki mahkemeyle bir siyasi partinin genel başkanını değiştireceksiniz. O da orada oturacak ve partiyi yönetecek. Böyle bir şey olmaz. Bu siyasi tarihe kara bir leke olarak kaç gün sürebilir? CHP, baba evidir. Duyuyorum, Karadeniz’deki neredeyse bütün belediye başkanları 'istifa edelim, yanına gelelim' diyor. Aman dedim yapmayın. İlk gün üyelerde 8-10 bin tane istifa olmuş. Hemen söyledik 'yapmayın' diye. Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden ayrılmasın. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz."</p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 09:02:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kalemini ve iradesini teslim edenler]]></title><link>https://bianet.org/yazi/kalemini-ve-iradesini-teslim-edenler-319952</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/05/26/kalemini-ve-iradesini-teslim-edenler.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/kalemini-ve-iradesini-teslim-edenler-319952</guid><description><![CDATA[Anti demokratik uygulamaların bir an önce durdurulabilmesi hatta morallerin yitirilmemesi muhalefetin herhangi bir unsurunun hiçbir gerekçeyle geride durmamasından geçiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta siyasette yaşanan olaylar ülkenin siyasi tarihinin ilkleri arasında yer alanlarla dolu. İlklerin neredeyse tümü bizzat yargı eliyle gerçekleştirildi. Bunların yanında, olay olarak sözü bile edilemeyecek olsa da 2010 yılından sonra yargı sisteminin ve mahkeme kararlarında imzası olan hukukçuların “mesleki” durumunu gösteriyor olması nedeniyle, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 15. İdari Dava Dairesi’nin 10 Mart 2023 tarihli bir kararını genelde Barış Akademisyenleri, özelde kendimle de doğrudan ilgi olduğu için ele alacağım. Bazı hukukçular tarafından da bir garabet olarak kabul edilen bu karara geçmeden önce, son zamanlarda toplumun bir bölümü tarafından maalesef kanıksanır hale gelen yaşadıklarımızı gözden geçirmek istiyorum.</p>
<h3>Türkiye’de yakın siyasi tarih</h3>
<p>Bugünlerde yaşananların rastlantısal olmadığını görünür kılabilmenin en pratik yolu yakın tarihin önemli başlıklarını anımsamaktan geçiyor. Eylül 2010’da yapılan Anayasa referandumuyla yargı sisteminde köklü değişiklikler yapıldı. Yürütmenin yargı bağımsızlığına doğrudan müdahalesinin önü açıldı. Siyasi saikleri bugüne kadar kamuoyuyla paylaşılmayan, hatta saklı tutulan kanlı 15 Temmuz Darbe Girişimi gerekçe gösterilerek, 21 Temmuz’da OHAL ilan edildi. İktidar uzlaşı sağlayamadığı muhaliflerini bu dönemde KHK düzenlemeleri ve yargı eliyle tasfiye etti. Demokrasinin evrensel değerlerini yok sayan rejim değişikliği için 16 Nisan 2017’de anayasa plebisiti yapıldı. Sandıktan çıkan mühürsüz oy zarflarının içindeki oylar Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararıyla geçerli sayıldı. Türkiye’de ilk defa İstanbul ile ülke genelinde seçim sonuçları farklılaştı. Sandıktan İstanbul’da HAYIR, ülke genelinde evet çıktı. Mart 2018’de medya sermayesine yapılan müdahale ile hükümeti desteklemeyen sermaye grupları tasfiye edildi, ana akım medya “majestelerinin medyası”na dönüştürüldü. Kabul edilen anayasa değişikliği Haziran 2018 seçimleriyle birlikte, partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak uygulamaya girdi. Ülke, güçler (yasama, yargı ve yürütme) ayrılığına dayalı rejimden kararnamelerle yönetilen, yasamanın etkisizleştirildiği, yargının unsurlarının yürütme tarafından atandığı tek adam rejimine geçti. İktidar, her seçim öncesinde sandık bölgelerini kendi çıkarına uygun olacak şekilde yeniden düzenledi, devletin kaynaklarını doğrudan parti propagandası için kullanmayı olağanlaştırdı.</p>
<h3>Rıza üretemeyen iktidar</h3>
<p>Bütün bunlar iktidarın devamı için yeterliliğini yitirmeye, toplumsal rıza üretememeye başladığında yargı yoluyla kendisi için <strong>risk yaratan adayları tasfiye etme, sandık sonuçlarını değiştirme aşaması</strong>na gelindi. İktidar, Mart 2025’te ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayının tasfiyesi için düğmeye basarken, eş zamanlı olarak ana muhalefet partisinin büyükşehir ve ilçe belediyelerine de gözaltı, tutuklama ve kayyım atama sürecini başlattı. Ancak, yetmiyor, toplumsal rıza üretemiyor. İktidar sandıkta kaybettiğini sandık dışı yollarla geri alıyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden 12 Mayıs 2026 tarihine kadar geçen yaklaşık 26 aylık süre içinde biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe ve ikisi belde belediye başkanı olmak üzere ana muhalefet partisinden 16 belediye başkanı ve ülke genelinde toplam <strong>79 belediye başkanı partilerinden istifa edip, iktidar partisine katıldı</strong>. Yetmedi, ana muhalefet partisinin 2023 genel seçimleri sonrasında değişen ve 2024 yerel seçimlerinde birinci parti haline getiren kadrolarına yönelik yargı operasyonu yürütüldü. Asliye ve bölge hukuk mahkemelerindeki yargılama sürecinde dernekler yasası hükümleriyle siyasi parti genel kurulu seçim sonuçları geçersiz sayıldı. Ana muhalefet partisinin üç ayrı kongre sonucu iptal edilmiş oldu. Yetmedi, ülkede bütün boyutlarıyla seçimleri düzenlemekle yetkili, kararlarına itiraz yolu kapalı, yüksek mahkeme statüsündeki YSK, kendi varlığını da yok sayan bir karara imza attı, bu yerel mahkeme kararının “geçerliliğine” karar verdi. Çünkü YSK, siyasi partiler yasasında olmayan hükümlerle daha önce geçerliliğini ilan etmiş olduğu kongrelerin hukuk mahkemeleri eliyle iptal edilmesini kabul etmiş oldu. Bu karar sonrasında siyasi parti kongreleriyle genel ve yerel seçim sonuçlarıyla ilgili kararlar için YSK dışında fiilen yetkilendirilen hukuk mahkemeleri tanımlanmış oldu. <strong>Bu durum kabul edilirse, herhangi bir yerel mahkeme kararıyla genel, yerel seçim sonuçları, seçimli parti kongreleri sonuçları değiştirilebilecek.</strong></p>
<p>Yetmedi, bölge mahkemesi kararı henüz kesinleşmeden ve ana muhalefet partisi yönetimindekilere tebliğ edilmeden parti genel merkezi polis ablukasına alındı, AFAD’a ait personel ve ekipmanla demir kapısı kesildi, kolluk güçleri birer gazları eşliğinde binaya girdi. Ancak, bütün bu yaşananlardan sonra tebligat iletildi, tebliğ edildi. Ardından, genel merkez binası boşaltıldı. Bunun karşısında binadan ayrılan parti yönetimi TBMM’ye yürümeyi tercih etti. Yürüyüş kolu, yol boyunca halktan ve muhalefet partilerinden katılımlarla adım adım çoğalarak kitleselleşti. TBMM girişindeki Ulusal Egemenlik Parkı’na kadar yürüdü. Burada bir miting gerçekleştirildi. Kötü başlayan günün sonuna doğru gerçekleşen yürüyüş ve miting muhalefetin tümüne, kurumlardan daha çok da topluma moral oldu. Dayanışma, direnme ve mücadele muhalefetin moralsizliğinin derinleşmesine, teslimiyet duygusunun ortaya çıkmasına engel oldu. Aksine direnme, birlikte direnme ve dayanışmayla moralsiz kalınmadı, hatta moraller yükseldi. Ulaşılan bu moral düzeyin daha da yükseltilebilmesi ve anti demokratik uygulamaların bir an önce durdurulabilmesi hatta morallerin yitirilmemesi <strong>muhalefetin herhangi bir unsurunun hiçbir gerekçeyle geride durmamasından geçiyor.</strong></p>
<p>Aynı günlerde, 21 Mayıs 2026 tarihinde 11384 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle <strong>Bilgi Üniversitesi</strong> kapatıldı. Ancak, öğrencilerin başlattığı eylem aileleri ve diğer üniversitelerden öğrencilerden de yoğun bir destek aldı, direnişe dönüştü. Bunun üzerine, geri adım atıldı ve dört gün önce verilen kapatma kararı 11387 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kaldırıldı. Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin nasıl bir rejim olduğu bir kez daha toplum nezdinde görünür oldu. Bu rejime karşı direnenler kazandı. Böylece aynı günde iki kötülük, kaynağı kurutulmuş olmasa da muhalefette planlanan büyük tahribatı gerçekleştiremeden sonlandı. </p>
<h3>Yargı bağımsızlığı</h3>
<p>En başta kısaca özetlenen süreç sonrasında ülkede yargı bağımsızlığı diye bir şey kalmadı. Bizzat, mesleğinin temel değerlerini, temel bilgisini uygulamayı reddeden hatta yok sayan, inkâr eden mahkeme heyetleri eliyle neredeyse tüm mahkemeler dönüştü, “majestenin mahkemeleri” haline geldi. </p>
<p>Yargının bütün alanlarında ortaya çıkan hukuk garabetleri olağanlaştı. “<a href="https://barisicinakademisyenler.net/node/62" target="_blank" rel="nofollow noopener">Bu suça ortak olmayacağız</a>” başlıklı bildiriyle barış talep eden bu metnin imzacıları (Barış Akademisyenleri) için iddianame hazırlayan ve ortada tek bir fiil bulunmasına karşın, her bir imzacı için İstanbul Ağır Ceza Mahkemeleri’nce (ACM) kabul edilen ayrı ayrı iddianameler hazırlayan cumhuriyet başsavcısı önce Yargıtay üyesi olarak atandı. Yargıtay’da tek bir dosya ile ilgili karara dahi imza atmadan, Yargıtay üyesi sıfatıyla doğrudan Anayasa Mahkemesi üyesi yapıldı. O dönem Barış Akademisyenleri’ni yargılayan mahkeme başkanlarından birisi de bugün adalet bakanı koltuğunda. İktidarın yargıdaki isteklerini yerine getirenler yükseliyor. Zaman içinde bu duruma hem öykünüp beklenti içine girenlerin hem de mesleki bilgi ve değerlere sahip çıkma yerine terfi etmese de bulunduğu konumu kaybetme korkusu yaygınlaşıyor. Böylesi tutumların yanı sıra, bunu yaratan siyasi atmosferi değiştirebilmek için de kararlı, istikrarlı ve sistemli birlikte mücadeleye ve dayanışmaya gereksinimimiz olduğu amasız, fakatsız bütün netliğiyle ortada. Bundan sonraki bölümde yazının başında sözünü ettiğim örneğimizi paylaşabilirim.</p>
<h3>2018 yılındaki tensip zaptı</h3>
<p>Ocak 2018’de Türkiye’nin Suriye’nin Efrin bölgesine yönelik olarak gerçekleştireceğini açıkladığı “askeri operasyonun”, uluslararası hukuka ve “askeri işgal hukukuna” göre “saldırı”nın ve “işgal girişiminin” olası sonuçları hem tarihsel deneyimler hem de bilimsel bilgiler kapsamında, tüm dünya tarafından bilinen ölüm ve acı dolu bir gerçek olduğundan; bunların ortaya çıkmaması, oluşmaması için, o dönem eş sözcüsü olduğum Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) de yer aldığı dokuz kurum, 4 Şubat 2018 günü ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamadan dört gün sonra, kurum yetkililerinden adresinde bulunanlar gözaltına alındı. Benim de için de olduğum iki kişi tutuklandı. Üç aya yakın bir süre sonunda Cumhuriyet savcısının “<em>halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, terör örgütü propagandası yapma</em>” suçlamasıyla 30 Nisan 2018 tarihinde hazırlayıp Ankara 29. ACM’ye sunduğu iddianame, 10 Mayıs 2018’de kabul edildi ve tensip zaptı düzenlendi. </p>
<h3>Savcının 2018 yılındaki iddiaları ve ACM’nin 2024’deki beraat kararı </h3>
<p>Ankara 29. ACM bu dosyayla ilgili olarak, 17 Temmuz 2018’deki sanıkların mahkemeye çıkarıldığı ilk duruşmada tutuklu iki kişi için tutuksuz yargılama kararı, 8 Mayıs 2024 tarihli duruşmasında da sanıklar için <strong>beraat kararı </strong>verdi. </p>
<p>“<em>Sanık Onur HAMZAOGLU hakkında terör örgütü propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından iddianamede yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/2-a maddesi uyarınca her iki suç yönünden AYRI AYRI BERAATİNE</em>,”. Devamında, savcılığın beraat kararına yönelik istinaf başvurusu da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 20 Mayıs 2025 tarihli kararıyla reddedildi. Bu kararla <strong>savcılığın iddianamesindeki suçlamalar ikinci defa da üst mahkeme tarafından reddedilmiş oldu. </strong></p>
<h3>Ankara Bölge İdare Mahkemesi 15. İdare Dava Dairesi</h3>
<p>Resmî Gazete’nin 1 Eyül 2016 tarihli, mükerrer sayısında yayımlanan 672 sayılı KHK ile Kocaeli Üniversitesi’ndeki görevimden ihraç edilme işleminin iptaline ilişkin olarak idari mahkemeye açılan davayla ilgili Ankara Bölge İdare Mahkemesi 15. İdare Dava Dairesi’nin 10 Mart 2026 tarihli kararı yaklaşık iki ay sonra UYAP web sayfasına yüklendi. Başkan Dr. Mehmet Çökelek, üye Hilal Aktemur Dermancıoğlu ve üye Esra Sufracı tarafından oy birliğiyle alınan karar beklendiği gibi. Yerel mahkemenin üniversiteye dönüşü engelleyen kararının iptali istemi reddedildi. Peki, bu <strong>kararın gerekçesi ne</strong> diye baktığımızda “demokratik hukuk devletinde yaşamıyoruz”u kanıtlama yarışında ilk sırayı başka bir karara asla bırakmayacak bir metinle karşı karşıya kalıyoruz! </p>
<p>Yukarıda da bahsedildiği gibi 2018 yılında Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanıp 29. ACM tarafından kabul edilen iddianamenin ilgili bölümü. “KES ve YAPIŞTIR” olarak, yaklaşık <strong>SEKİZ YIL SONRA</strong> ancak bu sefer savcılık değil, idare mahkeme heyeti tarafından yeniden kullanılmış. Suç delili olarak aralarında gözaltı sırasında evde yapılan aramada kütüphanemde olduğu saptanan Tuğçe Tatari’nin “Anneanne Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim” ve Mustafa Sönmez’in “Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik” başlıklı “yasak” yayınların da olduğu kitaplar, Ankara 29. ACM ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından toplam iki defa ceza gerektirmediğine hükmedilen ve değerlendirildikten sonra beraat kararı verilen iddialar, idare mahkeme heyeti tarafından hakkımdaki idare kararının “haklılığına gerekçe” yapılarak, hak mahrumiyetimin, dolaylı olarak “cezalandırılmama” hükmedilmesinin gerekçesi yapılmış. Başka hiçbir gerekçeye gereksinim duymamışlar.</p>
<h3>Barış Akademisyenleri</h3>
<p>“Bu suça ortak olmayacağız” metnini imzalayan 2212 Barış Akademisyeninden 406’sı rektör başkanlığındaki üniversite yönetim kurullarının yazılı kararlarıyla YÖK’ten talebi üzerine, dönemin AKP Hükümeti tarafından hazırlanan KHK’ler marifetiyle üniversitelerinden atıldı. Son güncellemesi 16 Mayıs 2026 tarihinde yapılan bilgiye göre, OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonuna yapılan başvurulardan 385’i yaklaşık 5 yıl sonra reddedildi. Bu kararların sonrasında Ankara İdare Mahkemelerinde açıldığı öğrenilen 384 davadan 188’i red, 172’si kabul ile sonuçlandı. Ankara Bölge İdare Mahkemelerinde açıldığı öğrenilen 360 davadan 118’i Barış Akademisyenleri aleyhine, 130’u lehine sonuçlanırken, 112’si hakkında henüz karar yok. Yalnızca 15 Barış Akademisyeni’nin göreve iadesi kesinleşti. Attıkları imzayla barış ve yaşam hakkından yana taraf olduğunu ilan eden Barış Akademisyenleri’nin hakları “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine rağmen, gasp edilmeye devam ediyor. Kararlılığa ve dayanışmaya her zamankinden az olmayacak ölçüde gereksinimimiz olduğunu biliyor ve yerine getirmeye çalışıyoruz. İnatla..</p>
<p>Yalnızca iktidar değil, iktidarın beklentisini karşılamak için insani ve mesleki etik değerleri yok sayanlar da bugün yaşananlardan sorumlular. İktidar yakın gelecekte sandıkta değişebilecekken, “kalemini teslim edenler” ne yapacak? Hep birlikte, izleyecek ve göreceğiz. (OH/TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 27 May 2026 07:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Bilgi Üniversitesi’nden “kesintisiz eğitim” açıklaması]]></title><link>https://bianet.org/haber/bilgi-universitesinden-kesintisiz-egitim-aciklamasi-319971</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/bilgi-universitesinden-kesintisiz-egitim-aciklamasi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bilgi-universitesinden-kesintisiz-egitim-aciklamasi-319971</guid><description><![CDATA[Üniversite yönetimi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintiye uğramadan devam edeceğini belirterek öğrenciler ve çalışanlar açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmayacağını vurguladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi, son günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan “kapatma ve yeniden açılma” sürecine ilişkin açıklama yaptı. </p>
<p>Üniversite yönetimi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintiye uğramadan devam edeceğini belirterek öğrenciler ve çalışanlar açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmayacağını vurguladı.</p>
<div class="box-13">
<p>Süreç, Can Holding’e yönelik yürütülen adli incelemeler kapsamında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin durumunun da gündeme gelmesiyle başlamıştı. Bu kapsamda bazı idari değerlendirmeler yapılmış, üniversitenin faaliyetlerine ilişkin tartışmalar kamuoyuna yansımıştı. Erdoğan'ın kararı ile bir gecede 22 Mayıs'ta kapatılmıştı.</p>
<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ise gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, üniversitede eğitim sürecinin sekteye uğramaması için gerekli tüm tedbirlerin alındığını bildirdi. YÖK, öğrencilerin ve akademik personelin haklarının korunacağını ve sürecin yakından takip edildiğini açıkladı.</p>
</div>
<p>Üniversite yönetiminin açıklaması şöyle:</p>
<p>“Eğitim-öğretim faaliyetlerimiz kesintisiz şekilde devam etmektedir. Öğrencilerimizin akademik süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için tüm idari ve akademik önlemler alınmıştır. Süreç şeffaf biçimde yürütülmekte olup gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır.”</p>
<a href='/haber/erdogan-geri-adim-atti-bilgi-universitesinin-kapatilma-karari-iptal-319916' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/erdogan-geri-adim-atti-bilgi-universitesinin-kapatilma-karari-iptal.jpg' alt='Erdoğan geri adım attı: Bilgi Üniversitesi’nin kapatılma kararı iptal' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Erdoğan geri adım attı: Bilgi Üniversitesi’nin kapatılma kararı iptal</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>
<a href='/haber/bilgi-universitesi-erdogan-imzasiyla-kapatildi-319837' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/22/bilgi-universitesi-erdogan-imzasiyla-kapatildi.jpeg' alt='Bilgi Üniversitesi Erdoğan imzasıyla kapatıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Bilgi Üniversitesi Erdoğan imzasıyla kapatıldı</h5>
<div class='date'>22 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>
<a href='/haber/bilgi-universitesi-nasil-kuruldu-319887' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/23/bilgi-universitesi-nasil-kuruldu-neden-onemli.jpg' alt='Bilgi Üniversitesi nasıl kuruldu?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>30. YIL KUTLAMASINA HAZIRLANIRKEN KAPATILDI</h6>
<h5 class='headline'>Bilgi Üniversitesi nasıl kuruldu?</h5>
<div class='date'>23 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 18:34:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Müslim Sarı’dan Özgür Özel’in ön seçim çağrısına yanıt]]></title><link>https://bianet.org/haber/muslim-saridan-ozgur-ozelin-on-secim-cagrisina-yanit-319970</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/muslim-saridan-ozgur-ozelin-on-secim-cagrisina-yanit.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/muslim-saridan-ozgur-ozelin-on-secim-cagrisina-yanit-319970</guid><description><![CDATA[Sarı, parti genel merkezinde yürütülen hazırlıkların sürdüğünü, hafta sonu kitlesel bir toplantı planlandığını ve örgütsel çalışmaların günlük akış içinde devam ettiğini aktardı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Eski CHP İstanbul Milletvekili ve 56 kişiyle toplanması beklenen CHP PM'deki isimlerden biri olan Müslim Sarı, mutlak butlan kararıyla 'tedbiren' CHP Genel Başkanlığı'na dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaretinin ardından Özgür Özel'in ön seçim çağrısına ilişkin konuştu, "Bundan sonrasını ben siyasi polemik olarak görüyorum. Yani yol bellidir, yol haritası bellidir, yapılacaklar bellidir. Bu çerçevede ilerleyeceğiz biz" dedi.</p>
<p>Sarı, parti genel merkezinde yürütülen hazırlıkların sürdüğünü, hafta sonu kitlesel bir toplantı planlandığını ve örgütsel çalışmaların günlük akış içinde devam ettiğini aktardı.</p>
<p>Özgür Özel’in İzmir’de dile getirdiği ön seçim çağrısına ilişkin değerlendirmesinde ise Sarı, kurultay süreci ve yol haritasına dair daha önce diyalog kurulmak istendiğini ancak bu girişimlerin karşılık bulmadığını savundu. Bu noktadan sonra yaşanan tartışmaları siyasi polemik olarak gördüğünü, izlenecek yol ve yapılacakların net olduğunu vurguladı.</p>
<a href='/haber/ozel-den-kilicdaroglu-na-cagri-genel-baskani-2-milyon-chp-li-secsin-319965' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/26/ozel-den-kilicdaroglu-na-oneri-genel-baskani-2-milyon-chp-li-secsin.jpg' alt='Özel&#39;den Kılıçdaroğlu&#39;na çağrı: Genel başkanı 2 milyon CHP&#39;li seçsin' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Özel'den Kılıçdaroğlu'na çağrı: Genel başkanı 2 milyon CHP'li seçsin</h5>
<div class='date'>26 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 18:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'nun bayram programı belli oldu]]></title><link>https://bianet.org/haber/kilicdaroglu-nun-bayram-programi-belli-oldu-319969</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/chp-nin-bayram-programi-belli-oldu.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kilicdaroglu-nun-bayram-programi-belli-oldu-319969</guid><description><![CDATA[CHP, AKP ve MHP ile uzun zaman sonra bayramlaşacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin seçilmiş genel başkanı <strong>Özgür Özel</strong>'in görevinden alınarak yerine önceki Genel Başkan <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>'nun getirildiği CHP'de bayramlaşma programı belli oldu. CHP, AKP ve MHP ile uzun zaman sonra bayramlaşacak.</p>
<p>DEM, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel heyetiyle bayramlaşmayacak. CHP ise AKP'nin ve Zafer Parti'nin de aralarında yer aldığı partilerle bayramlaşacak. Kılıçdaroğlu ekibinin paylaştığı listede, DEM Parti'nin yanı sıra İyi Parti de yer almadı.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 17:12:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DEM Parti'nin bayram ziyareti programı açıklandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/dem-parti-nin-bayram-ziyareti-programi-aciklandi-319968</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/dem-parti-nin-bayram-ziyareti-programi-aciklandi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dem-parti-nin-bayram-ziyareti-programi-aciklandi-319968</guid><description><![CDATA[DEM Parti adına bayram ziyaretlerini, Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, Adalet Kaya ve Parti Meclisi Üyesi Zeyno Bayramoğlu’ndan oluşan heyet yapacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti, Kurban Bayramı’nın ikinci gününde siyasi partilerle gerçekleştireceği karşılıklı bayramlaşma programını duyurdu. Parti, hem çeşitli siyasi partilere ziyaretlerde bulunacak hem de genel merkezinde heyetleri ağırlayacak.</p>
<p>DEM Parti adına bayram ziyaretlerini, Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, Adalet Kaya ve Parti Meclisi Üyesi Zeyno Bayramoğlu’ndan oluşan heyet yapacak.</p>
<p>Partinin Balgat’taki genel merkezinde düzenlenecek bayramlaşma programında ise Eş Genel Başkan Yardımcısı Hatice Betül Çelebi, Zülküf Uçar ve Parti Meclisi Üyesi Nuray Özdoğan yer alacak.</p>
<p>DEM Parti’nin açıkladığı programa göre bayramlaşma ziyaretleri sabah saatlerinde Milliyetçi Hareket Partisi ile başlayacak. Gün boyunca sırasıyla Gelecek Partisi, Doğru Yol Partisi, Yeniden Refah Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Saadet Partisi, Anavatan Partisi ve DEVA Partisi ile karşılıklı görüşmeler gerçekleştirilecek.</p>
<p>Bayramlaşma programına göre ziyaret saatleri şöyle:</p>
<ul>
<li>09.25 – 09.40: MHP</li>
<li>10.15 – 10.30: Gelecek Partisi</li>
<li>11.00 – 11.15: DYP</li>
<li>12.05 – 12.20: Yeniden Refah Partisi</li>
<li>12.30 – 12.45: AK Parti</li>
<li>13.30 – 13.45: Saadet Partisi</li>
<li>14.00 – 14.15: Anavatan Partisi</li>
<li>15.30 – 15.45: DEVA Partisi</li>
</ul>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Duran Kalkan: CHP’ye böyle davrananlar demokrasi isteyenlere ne yapmazlar ki?]]></title><link>https://bianet.org/haber/duran-kalkan-chpye-boyle-davrananlar-demokrasi-isteyenlere-ne-yapmazlar-ki-319967</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/duran-kalkan-kurt-sorunu-ile-demokrasi-birbirinden-ayri-degil.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/duran-kalkan-chpye-boyle-davrananlar-demokrasi-isteyenlere-ne-yapmazlar-ki-319967</guid><description><![CDATA[Kalkan, "CHP’ye bile böyle yapanlar, Kürt’ün adını söyleyene, özgürlüğünü isteyene, kimliğini isteyene, Türkiye’ye demokrasi isteyene ne yapmazlar ki" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Medya Haber televizyonunda yayınlanan röportajında İmralı’da uzun süre görüşme yapılmamasının Barış ve Demokratik Toplum Süreci üzerinde yarattığı belirsizliğe dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://mezopotamyaajansi44.com/GENCLIK/content/view/313304" target="_blank" rel="nofollow noopener">MA'daki habere göre,</a> 27 Mart görüşmesinde ortaya çıktığını belirttiği yol haritasının işletilmediğini söyleyen Kalkan, düzenli ve sağlıklı iletişim olmadan sürecin ilerleyemeyeceğini söyledi. </p>
<p>Kalkan, hareketin 27 Şubat çağrısına ve 12. Kongre kararlarına bağlı olduğunu, ancak iletişimin kesilip psikolojik savaş yöntemleriyle kamuoyunun yönlendirilmesinin dürüstçe bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>
<p>Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savunan Kalkan, iletişim eksikliği nedeniyle kamuoyunda farklı değerlendirmelerin ortaya çıktığını söyledi. Kalkan, “İletişim kesiliyor, ardından medya üzerinden psikolojik savaş yöntemleri devreye sokuluyor. Bu durum kamuoyunda kafa karışıklığı yaratıyor” dedi.</p>
<p>İmralı ile düzenli temas kurulamadığını belirten Kalkan, son dönemde yeniden görüşme yapılmasının önemli olduğunu ancak sürecin neden durduğunun açıklanması gerektiğini kaydetti. Kalkan, “Ayda bir yapılan kısa görüşmeler bile yeterli görülmüyordu. Son dönemde o temaslar da tamamen kesildi. Şimdi yeniden görüşme yapılması önemli ama neden bu noktaya gelindiği açıklanmalı” diye konuştu.</p>
<p>Devlet Bahçeli’nin 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamaları da değerlendiren Kalkan, daha sonra ortaya konulan yol haritasının önceki söylemlerle çeliştiğini savundu. Kalkan, Bahçeli’nin daha önce demokratik siyaset ve “umut hakkı” gibi başlıklardan söz ettiğini ancak sonraki açıklamalarda bu vurguların yer almadığını ifade etti.</p>
<p>Kalkan, demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini vurgulayarak, hareketin silahlı mücadeleyi bırakma yönünde adım attığını ancak siyasi alanın genişletilmediğini söyledi. “Biz demokratik siyaset stratejisini benimsediğimizi söyledik. Ancak demokratik siyaset yapmanın önü açılmıyor. Bu şekilde çözüm olmaz” dedi.</p>
<p>CHP’ye yönelik yargı ve polis müdahalelerine de değinen Kalkan, yaşananların yalnızca siyasi rekabetle ilgili olmadığını savundu. Özgür Özel’in Kürt sorunu ve demokrasi konusunda yaptığı açıklamaların ardından gelişmelerin dikkat çekici olduğunu ifade eden Kalkan, “Türkiye’de demokrasi sorunu ile Kürt sorunu birbirinden ayrı değil” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Kalkan, CHP’ye yönelik uygulamaların tüm muhalefet açısından bir uyarı niteliği taşıdığını ileri sürdü. “CHP’ye bile böyle davranılıyorsa, Kürtlerin haklarını savunanlara ya da Türkiye’de demokrasi isteyenlere neler yapılabileceği ortada” diyen Kalkan, sürecin sağlıklı ilerlemesi için demokratikleşme adımlarının atılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Kalkan şöyle dedi:</p>
<p>"Özgür Özel Kürtlerden söz etti. Kürt halkı dedi. Kürtlerin hakları dedi. Devlet Bahçeli hemen tepki gösterdi. Biz onu gördük, dinledik. Gözümüz açık, aklımız var. Bir şey sulandırma dedi. Ne Kürt’ü? Zaten son yedi maddelik yol haritasında Kürt’ün şeysi bile yok. Var yok Türk milleti. Her şey Türk milleti. Öyle olmaz ki. Özgür Özel’e öyle geliyor. Ne diyeceğiz? Özal’ın başına gelenleri biliyoruz. Erbakan’ın başına gelenleri biliyoruz. Onların hepsinin başına, Kürt sorununa yaklaşımlarından dolayı bu sonuç geldi. Özgür Özel’e de aynı şey yapılıyor o dediklerinin üzerine. Bu bağı görmek lazım. Bu bakımdan geri adım atmamaları önemli. Sürece sahip çıkması önemli. Özgür Özel ve ekibinin kendilerini geliştiren, canlı kılan da bu oldu. Bu temelde direnirlerse kesinlikle demokratik direniştir direnişleri. Bu temeldeki direnişleri. Ama sulandırılırsa, neden bunu uyguladı AKP sorusuna doğru cevap vermez de başka yerlerde arar, Türkiye’nin temel sorunlarından sapma yaşarlarsa o zaman koltuk kavgasına dönüşür. Ona da kimse destek vermemeli tabii. Kimse alet olmamalı. Herkes uyanık olmalı, dikkatli olmalı. Ne yapıldığına bakmalı."</p>
<p>"Mevcut durumu böyle ifade edebiliriz. Fakat gerçekten de sorunun başlangıcında dedim ya, bizim için Türkiye’ye gelirler mi gelmezler mi diyorlar. Ama nasıl? Demokratik siyaset olacak ve herkesin hakkı olacak da siyaset dışına itilenler döneceklerdi. E şimdi Cumhuriyeti kuran partinin başına bunlar gelirse, hatta Türk’ün partisi ifade ediliyor, böyle olursa hangi siyasetçinin siyasal güvencesi var? Başına neyin gelmeyeceği nereden belli? Mevcut durum CHP yönetiminin, CHP kongrelerinin başına bunlar gelirse başkalarının başına neler gelmez ki? Şimdi bütün arkadaşlar dikkatle izliyorlar, bakıyorlar. Herkes duruma bakıyor. CHP’ye bile böyle yapanlar, Kürt’ün adını söyleyene, özgürlüğünü isteyene, kimliğini isteyene, Türkiye’ye demokrasi isteyene ne yapmazlar ki? Her şeyi yaparlar, çok inandırıcılıkları kalmıyor. Bu biçimde aslında sürecin yarattığı pozitif etkiyi kendi iktidarı için kullanmış oluyor. Öyle değerlendirmemiz lazım. Bu da iyi bir durum değil.</p>
<p>Şimdi AKP’nin yaptıklarının hangisini anlatalım? CHP günlük olandı, gözümüzün önündeydi onu söylüyoruz ama sadece bunlar değil ki AKP’nin Türkiye’de de Kürt toplumuna karşı yaptıkları da var. Örneğin Gülistan Doku olayı var. Rojin Kabaiş olayı. Kürt kadınlarına, kızlarına organize, çeteler biçiminde, ki çoğu özel kuvvettir, özel harp dairesi elemanı sivil olsalar da onlar eliyle örgütlü biçimde neler yapılmamış. Ne kadar bir tecavüz var, saldırı var. AKP’nin yaptıkları hep birbirine benziyor. Kürdistan’da, Karadeniz’de, Türkiye’de de coğrafya kalmadı. Dağ taşı, ormanı elek gibi elediler. Orman bırakmadılar. Altın arıyorlar, değerli madde arıyorlar. Doğayı yok ediyorlar. Yaşam evini ortadan kaldırıyorlar. Onları bitiriyorlar. Zindanlar, geçen bir bilanço vardı. Türkiye’nin zindanları bir de hangi ülkenin bir ülke daha diyordu. Var olan kapasitenin yüzde yüz bilmem kaç katı doludur. Bir de çıkışlar olduğu hâlde. İnsanlar zindanlarda, cenazeler çıkıyor. Kürt toplumuna diğer yönde yapılanlar, bize yapılanlar… Hâlâ Barış ve Demokratik Toplum Süreci dedik ama o kadar hasta, zindanda kalamaz tutuklu var. Bir tanesi bırakılmadı."</p>
<a href='/haber/abdullah-ocalan-beklenti-halini-surdurmek-sadece-risk-uretir-319926' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/abdullah-ocalan-surecte-israr-ve-acele-ediyoruz-1.jpg' alt='Abdullah Öcalan: Beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Abdullah Öcalan: Beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 16:36:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Asu Kaya’dan “isimler silindi” tepkisi: Kadın iradesini yok sayamazsınız]]></title><link>https://bianet.org/haber/asu-kayadan-isimler-silindi-tepkisi-kadin-iradesini-yok-sayamazsiniz-319966</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/asu-kayadan-isimler-silindi-tepkisi-kadin-iradesini-yok-sayamazsiniz.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/asu-kayadan-isimler-silindi-tepkisi-kadin-iradesini-yok-sayamazsiniz-319966</guid><description><![CDATA[Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kaya, CHP’nin yalnızca bir tabela, bina ya da internet sitesindeki isimlerden ibaret olmadığını vurguladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP’de “mutlak butlan” kararının ardından parti internet sitesinde yapılan değişikliklere sert sözlerle tepki gösterdi. Kaya, kendi adı ile Kadın Kolları MYK üyelerinin isimlerinin kurumsal siteden kaldırıldığını belirterek, bunun siyasi bir tasfiye girişimi olduğunu savundu.</p>
<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kaya, CHP’nin yalnızca bir tabela, bina ya da internet sitesindeki isimlerden ibaret olmadığını vurguladı. Kadın örgütünün iradesinin hiçbir müdahaleyle yok sayılamayacağını ifade eden Kaya, “İsimlerimizi dijital panellerden silebilir, binaları kuşatabilirsiniz; ancak Anadolu’nun dört bir yanında adalet için mücadele eden kadın örgütümüzün sesini asla susturamazsınız” dedi.</p>
<p>Kaya, açıklamasında parti içindeki bazı isimleri de hedef alarak, “hukuku kendi çıkarları için kullananlar” ve “koltuk sevdalıları” ifadelerini kullandı. Kadın Kolları yöneticilerinin delegelerin oylarıyla seçildiğini hatırlatan Kaya, isimlerin internet sitesinden kaldırılmasının “acizliğin göstergesi” olduğunu söyledi.</p>
<p>Kadın örgütlerinin geçmişte olduğu gibi bugün de meydanlarda mücadele etmeye devam edeceğini belirten Kaya, yaşanan gelişmelerin hafızalara kazındığını ifade etti. “Halkın iradesini yok sayan bu anlayışla hem tarihin önünde hem milletin vicdanında hesaplaşacağız” diyen Kaya, meşruiyetlerini “AKP yargısından değil, sokakta direnen kadınların iradesinden” aldıklarını savundu.</p>
<p>Açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e destek mesajı da veren Kaya, mücadelelerini Türkiye’nin dört bir yanında sürdüreceklerini söyledi. Kaya, “Haklarımızı ve örgütümüzün iradesini hiçbir karanlık odağa teslim etmeyeceğiz. Sarayın oyunlarına alet olanlara karşı mücadelemizi büyüteceğiz” dedi.</p>
<a href='/yazi/mutlak-butlan-mutlak-ihlal-319948' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2026/05/26/mutlak-butlan-mutlak-ihlal.jpg' alt='Mutlak butlan, mutlak ihlal' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Mutlak butlan, mutlak ihlal</h5>
<div class='date'>26 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>
<a href='/haber/66-sivil-toplum-kurulusu-ve-720-yurttastan-mutlak-butlan-kararina-tepki-319946' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/26/66-sivil-toplum-kurulusu-ve-720-yurttastan-mutlak-butlan-kararina-tepki.jpeg' alt='66 sivil toplum kuruluşu ve 720 yurttaştan “Mutlak Butlan” kararına tepki' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>66 sivil toplum kuruluşu ve 720 yurttaştan “Mutlak Butlan” kararına tepki</h5>
<div class='date'>26 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 16:25:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Özel'den Kılıçdaroğlu'na çağrı: Genel başkanı 2 milyon CHP'li seçsin]]></title><link>https://bianet.org/haber/ozel-den-kilicdaroglu-na-cagri-genel-baskani-2-milyon-chp-li-secsin-319965</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/ozel-den-kilicdaroglu-na-oneri-genel-baskani-2-milyon-chp-li-secsin.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ozel-den-kilicdaroglu-na-cagri-genel-baskani-2-milyon-chp-li-secsin-319965</guid><description><![CDATA[Özel, "Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim. Ömrüm boyunca yanında gezeceğim" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.birgun.net/etiket/chp-44" target="_blank" rel="noopener">CHP</a>'nin seçilmiş Genel Başkanı <a href="https://www.birgun.net/etiket/ozgur-ozel-1143" target="_blank" rel="noopener">Özgür Özel</a>'in İzmir'deki halk buluşmasının yapılacağı Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan yurttaşlara polis müdahale etti. </p>
<p>Müdahale sırasında Özgür Özel de alana geldi. Eşi Didem ve kızı İpek Özel ile kol kola giren Özgür Özel, Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na yürüdü.</p>
<p>Özgür Özel, Gündoğdu Meydanı'nın yanındaki Cumhuriyet Bulvarı'nda konuşma yapıyor.</p>
<p>Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</p>
<p>"CHP kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir'i işgal edenler, İzmir'e geldiler ve binaları işgal ettiler. Onlar binalara sahiptiler ama gerçek CHP'liler inanca ve kararlılığa sahiptiler.</p>
<p>Bu parti dilekçeyle değil, Atatürk'ün deyimiyle Sivas Kongresi'nde, fiilen Kurtuluş Savaşı'nda, savaş meydanlarında, karargâh çadırlarında kuruldu.</p>
<p>Mesele Tayyip Erdoğan'ın iktidarı vermemek için rakibine darbe, partisine darbe yapmasıdır.Tayyip Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur; CHP'nin başına mutlak butlan, Türkiye'nin mutlak sultan! Buna izin vermeyeceğiz. Mutlak butlan ile mutlak sultan ittifakına geçit vermeyeceğiz!</p>
<p>Biz diyoruz ki; derhal, hızla, en kısa sürede kongre yapalım. Ben bunu söylüyorum. İster o kongredeki delegeyle, hangi delegeyle istiyorsanız onunla yarışalım diyorum. Ama kongre yapmamaya, işi uzatmaya çalışanlar var. Kemal Bey'e sesleniyorum; Gelsin bayramdan sonraki bir hafta, iki haftaki sonra için 2 milyon üyemize genel başkan seçtirmeye davet ediyorum. 2 milyon CHP'li, genel başkanı seçsin!</p>
<p>2 milyon CHP'linin önüne sandığı koyarsanız ben adayım. Seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim. Ömrüm boyunca yanında gezeceğim!</p>
<p>Partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Bu kötülüğü yapmayın! Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın. 2 milyon üyeye soralım, kimi seçerlerse hemen kurultayı yapalım.Bu partinin iktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşmanın içine girmem, kimseyle pazarlık etmem, bir arkadaşımı satmam, ben bu yoldan dönmem!”</p>
<div class="box-1">*Yargıtay verilerine göre, CHP’nin 1 milyon 922 bin 757 üyesi bulunuyor.</div>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 14:12:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[P&G işçileri: “Bayramı evimizde kutlamayı tercih ederdik”]]></title><link>https://bianet.org/haber/p-g-iscileri-bayrami-evimizde-kutlamayi-tercih-ederdik-319963</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/p-g-iscileri-bayrami-evimizde-kutlamayi-tercih-ederdik.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/p-g-iscileri-bayrami-evimizde-kutlamayi-tercih-ederdik-319963</guid><description><![CDATA[Bayramı grevde karşılayacak P&G işçileri 15 günlük grev tanıklıklarını bianet’e anlattı. Fabrika tuvaletlerini kullanmalarının engellendiğini anlatan işçiler, tedavisi süren çocuklarının sağlık sigortalarının kesildiğini ve patronun yurt dışındaki fabrikalardan ürün sevk ederek grev kırıcılığı yaptığını söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Fairy, Ariel ve Alo gibi markalar için deterjan üretimi yapan ABD sermayeli Procter and Gamble (P&amp;G) işçileri, işverenin yüzde 5 zam dayatması nedeniyle 15 gündür grevde.</p>
<p>DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası’na üye işçiler yeni bir toplu iş sözleşmesi (TİS) için enflasyon oranında zam talep ediyor.</p>
<p>12 Mayıs’tan beri grevde olan işçiler, grev öncesindeki çalışma koşullarını, grev sürecindeki hak ihlallerini ve tanıklıklarını bianet’e anlattı.</p>
<h3>“Zam değil, ücretlerimizi korumak istiyoruz”</h3>
<p>P&amp;G fabrikasında çalışan Emre Güler* zam istemediklerini belirtirken tek amaçlarının ücretlerini korumak olduğunu anlattı:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Dört buçuk aylık bir müzakere süreci yaşandı. Bu sürecin sonunda işverenin teklifi enflasyonun yanına bile yaklaşmıyordu. Biz ise enflasyon ne ise onu istiyoruz. Zam istemiyoruz aslında. Ücretlerimizi korumak istiyoruz. Bu noktada fedakârlık da yaptık. Normalde sendikamız ENAG verilerine göre hareket ediyor ancak biz devletin açıkladığı orana da tamamız şu an.”</em></p>
<p>Maaşlarının piyasadaki diğer işletmelerin üstünde olması nedeniyle eleştirilere maruz kaldıklarını da belirten Güler, yaptıkları işin karşılığının daha fazlası olduğunu savundu:</p>
<p style="padding-left: 40px;">“<em>Burada çalışan sayısı minimumda olduğu için maaşlar piyasanın üstündedir. Çünkü normalde 5 kişinin yaptığı işi biz tek başımıza yaparız. Ben normalde makine operatörüyüm ancak burada hem makinenin bakımını hem kalite kontrolünü hem mühendisliğini kendim yapıyorum. Hâl böyle olunca piyasanın üstünde maaş almamız da doğal olmalı. Ancak işveren maaşlarımızı piyasa düzeyine çekmeye çalışıyor. Biz ise verdiğimiz emeğin karşılığını korumaya çalışıyoruz.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>32 yaşındayım. Belimde ve boynumda fıtıklar var bu iş yüzünden. Ürettiğimiz kimyasallara duyarlılık gösteriyor bazen vücudum. Derimin kabardığı oluyor ama insanlar bunları değil aldığımız maaşı konuşuyor. Bu hakkaniyetli bir durum değil.”</em></p>
<p>10 yıldan fazla süredir P&amp;G fabrikasında çalışan Güler, 10 sene önceki alım gücü ile şu anki arasında fark olduğunu da belirtti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“10 yıldır bu fabrikada çalışıyorum. 8 sene önce evimi aldım, 6 sene önce evlendim. Şu an olsa bunları asla yapamam. Çünkü 10 sene önceki maaşımın ederi ile şu anki arasında dağlar kadar fark var. Ancak artık bunları bile konuşamıyoruz. Çünkü patron artık maaşlarımızı piyasa düzeyine çekmeye çalışıyor. Koşullar bu olunca biz de 10 yıl öncesi için değil piyasa koşullarının bir tık üstünde kalmak için mücadele ediyoruz. Çünkü yaptığımız işin ederi bu. Patron ödeyemiyorum diyorsa versin tazminatımızı gidip piyasadaki sıradan bir yerde çalışalım. 5 kişinin yaptığı işi tek başına da yapmamış oluruz böylece.”</em></p>
<h3>“Tuvaletleri kullanmamız bile engellendi”</h3>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/05/1000295109.jpg" alt=""></p>
<p>Grev sürecinin kendisine sınıfsal farklılıkları gösterdiğini belirten Güler, yaşadıkları hak ihlallerini de bianet’e anlattı:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“İş kültürü gereği bugüne kadar fabrika müdürü de dahil tüm beyaz yakalar ile iletişim halinde idik. Halimizi hatrımızı sorarlardı ama bunların hepsi yapaymış. Greve çıktığımız gün tüm haklarımız kesildi. İşyeri tuvaletini kullanmamıza bile izin verilmedi. Şu an her tuvalet ihtiyacımızda birkaç kilometre yol yürümek zorundayız. Ayrıca eskiden, ürettiğimiz ürünlerden alma hakkımız vardı. Toplu sözleşme sürecinde bu hakkımız da elimizden alındı. Sorsalar hepimiz aynı gemideyiz fakat 10 yıllık süreçte bizim ekmeğimiz küçülürken bizim üstümüzdekiler için durum asla böyle olmadı</em>.”</p>
<p>25 yıllık P&amp;G işçisi Can Erol* ise fabrika için verdiği emeğin karşısında bugün şahit olduğu durumun kabul edilemez olduğunu savundu:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Ben 25 yıldır burada çalışıyorum. Dört buçuk aylık bir sürecin sonunda greve çıktık. İşverenin grevimizi kırmaya yönelik girişimleri de oldu. Yurt dışındaki bazı fabrikalardan ürün sevk etmeye, Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye pazarına deterjan getirmeye çalışıyor. Yasal olarak mümkün olsa da iş etiğine baktığımızda grev kırıcı bir hamledir. Ayrıca greve çıktığımız ilk gün özel sağlık sigortalarımız da kesildi. Tedavisi devam eden işçi çocukları, hasta olan aile yakınlarımız var, en azından onların sigortalarına dokunmayın dedik ama inat ettiler. Sorsan büyük bir aile idik ama şu ana dek yaşadıklarımız bunun aksini gösteriyor.”</em></p>
<h3>“Emeğimize sahip çıkmak zorundayız”</h3>
<p>Greve çıkmalarının kendi istekleri değil şartların bir zorunluluğu olduğunu belirten Erol, kaybedecek bir şeyleri olmadığını söyledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“P&amp;G 10 sektörde 65 markaya sahip çok uluslu bir şirket. Çok uzun mülakat süreçlerinden geçerek burada çalışmaya başlarsınız. Eğitimsiz insan bulamazsınız. En az lise mezunudur. Makinenin operatörlüğünü de kalibrasyonunu da bakımını da kendiniz yaparsınız. Üretimin sorumluluğu tamamen size aittir. Sosyal medyada yorumları okuyoruz. İnsanlar bazen içerideki koşulları bilmeden yorum yapabiliyorlar. Üzülüyoruz doğal olarak, oysa atla deve değil istediklerimiz. Emeğimizin karşılığı. Enflasyon ne ise onu istiyoruz.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bulaşık grubunda çalışan 65 kişiyiz. 20 kişilik de kâğıt grubu var içeride. Onlar Öz Ağaç-İş Sendikasına bağlılar. Onların toplu sözleşme görüşmeleri de bitmek üzere. Onlar için konuşmak doğru olmaz ama kimse için durum çok iç açıcı değil. Grev kimsenin istediği bir şey değil. Biz de çıkmamak için elimizden geleni yaptık. Sabah 10’da başlayacak grev için 8’de buradaydık. 2 saat boyunca çağrılarımız sürdü ama o günden beri işveren tarafı ile herhangi bir görüşme olmadı. İkramiyemizi alıp bayramı ailemizle geçirmek isterdik ama emeğimize sahip çıkmak zorundayız. Biz kazanırsak emeğiyle geçinen her vatandaş kazanır. Biz kaybedersek bir nebze iyi ücretlere çalışan herkes asgari ücrete mahkûm olur. Bu yüzden tüm kamuoyunu da mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz.”</em></p>
<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>19 Aralık 2025’te KİPLAS İşverenleri Sendikası’na bağlı Procter and Gamble (P&amp;G) işletmesi yetkilileri ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Lastik-İş Sendikası arasında başlayan toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine arabulucu süreci başlatılmıştı. </p>
<p>30 Mart 2026’da Lastik-İş Sendikası’na ulaştırılan Resmi Arabulucu Raporu’na rağmen uyuşmazlığın sürmesi sonucunda 6 Nisan 2026 tarihinde grev kararı işyerine asılmıştı. </p>
<p>11 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen son görüşmenin anlaşma ile sonuçlanmaması üzerine, Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) ve Şekerpınar adreslerinde kurulu bulunan Procter and Gamble işyerlerinde 12 Mayıs 2026 itibariyle grev başladı.</p>
<p>Ariel, Fairy ve Alo gibi markalar için üretim yapan P&amp;G fabrikasında çalışan 89 işçi; ücretlerine enflasyon oranında zam talep ediyor.</p>
<p>İki haftayı aşkın süredir grevde olan işçilere yapılan son teklif ilk 6 ay için yüzde 5 zam, sonraki dönemlerde ise enflasyonun yüzde 40’ı olurken işçiler ise TÜİK verilerine göre açıklanan enflasyon oranını talep ediyor.</p>
<p>Greve çıktıkları günden (12 Mayıs) bu yana herhangi bir görüşme yapılmadığını belirten işçiler, bayram sonrası anlaşma sağlanmasını bekliyor.</p>
<p>*İşçilerin ismi kendi isteği doğrultusunda değiştirilmiştir.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 13:36:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Türkiye Vegan Derneği’nden “can almadan bayram” çağrısı]]></title><link>https://bianet.org/haber/turkiye-vegan-derneginden-can-almadan-bayram-cagrisi-319961</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/turkiye-vegan-derneginden-can-almadan-bayram-cagrisi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/turkiye-vegan-derneginden-can-almadan-bayram-cagrisi-319961</guid><description><![CDATA[Dernek, yayınladığı video ile hayvanların da tıpkı insanlar gibi hissedebilen canlılar olduğuna vurgu yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Vegan Derneği, “Kurban Bayramı” dolayısıyla bir kuzunun bir kediyle oynadığı ve onu sevdiği video yayınlayarak “Öldürme yaşat,” çağrısında bulundu.</p>
<p>Dernek, bayrama ilişkin yaptığı açıklamada hayvanların da tıpkı insanlar gibi hissedebilen canlılar olduğuna vurgu yaparak, “<em>Belki bir gün onlar değil, biz öğrenebiliriz, can almadan ‘bayram’ kutlamayı</em>,” dedi. </p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🔊 Zaten kusursuzdu, gerçekti, hayat doluydu. Yaşamak için dünyaya gelmişti. Ve ne hissettiğini biliyordu. Diğerleri gibi, bizim gibi... <br><br>Belki bir gün onlar değil, biz öğrenebiliriz. <br><br>Can almadan “bayram” kutlamayı. Geri kalan günlerde de yaşamayı ve yaşatmayı.<a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%B6ld%C3%BCrmeya%C5%9Fat?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#öldürmeyaşat</a> <a href="https://t.co/BLjXNhm9oC" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/BLjXNhm9oC</a></p>
— Vegan Derneği Türkiye (@TvdOrgTr) <a href="https://twitter.com/TvdOrgTr/status/2058821031989514472?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">May 25, 2026</a></blockquote>
<div class="box-1">
<h3>“Kuzular da sevgi hissediyor”</h3>
<p>Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:</p>
<p><em>“Zaten kusursuzdu, gerçekti, hayat doluydu. Yaşamak için dünyaya gelmişti. Ve ne hissettiğini biliyordu. Diğerleri gibi, bizim gibi... Belki bir gün onlar değil, biz öğrenebiliriz. Can almadan ‘bayram’ kutlamayı. Geri kalan günlerde de yaşamayı ve yaşatmayı. </em></p>
<p><em>“Bu sesleri, bu yakınlığı tanıyoruz. Bir kediden, bir köpekten… Çünkü mutlu ve güvende hisseden canlılar birbirine benziyor. Kuzular da sevgi hissediyor, huzur buluyor, başını güvendiği birine yaslayabiliyor. Senin gibi, benim gibi…” </em>(TY)</p>
</div><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 12:38:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Yüksek masraf, yoğun eğitim, belirsiz gelecek: Diş hekimliği öğrencileri neler yaşıyor?]]></title><link>https://bianet.org/haber/yuksek-masraf-yogun-egitim-belirsiz-gelecek-dis-hekimligi-ogrencileri-neler-yasiyor-319959</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/yuksek-masraf-yogun-egitim-belirsiz-gelecek-dis-hekimligi-ogrencileri-nele-yasiyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yuksek-masraf-yogun-egitim-belirsiz-gelecek-dis-hekimligi-ogrencileri-neler-yasiyor-319959</guid><description><![CDATA["Kontenjanlar düşürülür, fakültemize mavi diploma akreditasyonu gelir ve kliniklerimiz yenilenirse çok daha sağlıklı bir eğitim verilebilir."]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimliği öğrencileri, daha birinci sınıftan itibaren yüksek eğitim maliyetleri ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kalıyor. Bunun yanı sıra, diş hekimliği fakültelerinde artan kontenjanların eğitim kalitesini olumsuz etkilediği de sıkça dile getiriliyor.</p>
<p>Biz de Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Genel Saymanı ve Öğrenci Kolu Sorumlusu Alper Dilek ile diş hekimliği fakültelerinde yaşanan genel sorunları, Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Mustafa, 5. sınıf öğrencisi Deniz ve İstanbul Kent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Ali* bianet için anlattı.  </p>
<h3>“105 fakülteye bağlı 9000 civarında öğrenci mezun oluyor”</h3>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/05/alperdilektdb.jpeg" alt="">
<figcaption><strong><em>*Alper Dilek</em></strong></figcaption>
</figure>
<p>TDB Genel Saymanı ve Öğrenci Kolu Sorumlusu Dt. Alper Dilek, en büyük sorunlarının hızla sayıları artan fakülteler ve buna bağlı olarak öğrenci kontenjanları olduğunu söylüyor. </p>
<p><em>“Şu an 105 fakülteye bağlı 9000 civarında öğrenci mezun oluyor. Bu da ister istemez mezuniyet sonrası istihdam problemine sebep oluyor. Öğrenci arkadaşlar daha öğretim hayatındayken mezuniyet sonrası ne yapacaklarını düşünmeye başlıyor. 2030 yılında 100.000, 2035 yılında 135.000-150.000 bandında diş hekimi olacak Türkiye’de.</em></p>
<p><em>Nüfus artış hızımız çok hızlı bir şekilde düşüyor. Pandemi sonrası bu oran binde 14’ten binde 3 civarına indi. Diş hekimliğinde nüfusa dayalı bir sistem yok. Daha çok büyük illerde yoğunlaşılmış durumda. Büyük illerde hekim başına daha az hasta düşerken çevrede bu sayı daha yüksek. Ama genel ortalama 1800-2000 arasında. Mezun sayısı artıp nüfus azalmaya başlayınca bu sayı bir hekim için 650 kişiye düşecek. Yani bir yıl içerisinde 650 kişilik bir çevreniz olacak, ki bu da günde size iki kişi gelebilir demek. Avrupa’da hekime gitme sıklığı yılda beş, bizde bir kez bile değil. Dolayısıyla ciddi bir işsizlik riski taşınmış olunacak 2035 itibarıyla. </em></p>
<p><em>Maalesef son 10 yıl içinde hızla artan fakültelerde ciddi şekilde akademik kadro ve fiziki şartların yetersizliğinden öğrencilerin meslek eğitimleri de yetersiz kaldı. Bu da ciddi bir halk sağlığı sıkıntısına sebep olacak. Özellikle pandemi ve ardından yaşanan 6 Şubat depremleriyle uzaktan eğitim sistemine geçilmesi son 7-8 yıl içinde mezun olan öğrenci arkadaşlarımızın eksik eğitim almalarına sebep oldu. Diş hekimliği, daha çok pratik eğitime dayalı bir alan olduğu için öğrenci sayısının fazla olduğu yerlerde öğretim üye sayısının az olduğu durumlara bağlı olarak hocalarımızın, öğrenci arkadaşların her biriyle ilgilenme şansı azaldı ya da bazı fakültelerde öğrenci, şartlar iyi olsa dahi ya çok az hasta bakabildi ya da hiç hastaya ulaşamadı, pratik eğitimi fazlasıyla eksik kaldı.” </em></p>
<h3>“Maddi külfeti çok”</h3>
<p>En büyük şikâyet ve yetersizliğin eğitim kalitesi olduğunu ifade eden Dilek, sözlerini şöyle sürdürüyor: </p>
<p><em>“Pratik eğitimlerin eksik kalması, malzeme fiyatlarının çok yüksek olması, bunun ciddi maddi külfet getirmesi… Ayrıca fakülteyi bitirmeye yakın uzmanlık sınavı telaşı başlıyor. Tabii bunun hazırlığı da ciddi açıdan bir maddi külfet olarak karşılarına çıkıyor. Hem DUS hazırlığı hem de 4 ve 5. sınıflarda artan yoğun pratik eğitim, ikisini bir arada götürmelerini zorlaştırıyor. DUS kontenjanlarının da çok az olması kendi aralarında rekabeti daha da artırıyor.</em></p>
<p><em>Türk Dişhekimleri Birliği olarak hem YÖK hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde fakülte sayılarının ve öğrenci kontenjanlarının düşürülmesi adına senelerdir girişimlerde bulunuyoruz, projeksiyonlar çiziyoruz. Girişimlerimiz ilk defa geçen sene başarılı olabildi çünkü bakanlık da istihdam anlamında sıkıştı ve YÖK ile anlaşarak özellikle devlet üniversitelerinde yüzde 25 oranında kontenjan azaltıldı. Biz, yılda 9000 olan mezun sayısının 3500’e kadar düşmesini talep ediyoruz çünkü sayı düşse bile şu an 5 yıl içinde yaklaşık 50.000 kişi hazırda mezun olacak. YÖK başkanı ile yaptığımız görüşmelerde bu sefer vakıf üniversiteleri de dahil olacak şekilde kontenjanların tekrar azaltılacağı sözünü aldık. Yine YÖK görüşmelerimizde öğretim üyesi sayısının yetersiz ve fiziki imkanları olmayan fakültelerin, bu şartları sağlayana kadar öğrenci almamaları konusunda girişimlerimiz bulunuyor.” </em></p>
<p><em>TDB’ye bağlı TDB Akademi kurumumuz var. 45 oda bölgesinde her ay farklı illerde düzenli eğitimler yaparak yeni mezun olan meslektaşlarımızın mezuniyet sonrası eğitimlerini desteklemeye çalışıyoruz hızlı bir şekilde. Buna ek olarak her oda bölgemiz kendi mezuniyet sonrası eğitimlerini düzenli olarak kongre kurs ve seminerler yaparak planlıyor. DUS’un, 5-6 ilde yapılması için yoğun talepleri var öğrenci arkadaşlarımızın, bu konuda da girişimlerimiz var.”</em></p>
<p>Son olarak, halkın nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetine ulaşabilmesi için hekimlerin ciddi bir eğitimden geçmesi ve sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğini söyleyen Dilek, şunları ekleyerek sözlerini noktalıyor: </p>
<p><em>“Ülkede ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin coğrafi olarak eşit dağılması gerekiyor. Vatandaşın bu hizmete ulaşabilmesi için, nitelikli hizmeti istediği her yerden alabilmesi için kapsamı daha geniş bir sigorta sistemi getirilmeli, önleyici tedavi sistemini teşvik eden bir sisteme olmalı diye düşünüyor ve bu konuda projeler üretiyoruz TDB olarak. Diğer türlü Avrupa’daki ağız ve diş sağlığı ortalamalarına ülkemize getirme şansımız maalesef zor.”</em></p>
<h3>“Daha az klinik tecrübe bir sorun”</h3>
<p>Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Mustafa, yaşadıkları temel zorluğun kalabalık sınıflar olduğunu ifade ediyor. </p>
<p><em>“Şu an 3. sınıfız ve sınıfımız 179 kişi. Bu sayıyı branş sayımız olan 8’e böldüğümüzde 22 küsurat çıkıyor. Yani her stajda minimum 22 öğrenci olacağız önümüzdeki sene. Zaten her bölümde öğrenciler için ortalama 16-17 ünit var. Haliyle bazı ünitleri arkadaşlarımızla gün içinde vardiyalı şekilde kullanmamız gerekecek. Hal böyle olunca stajı tamamlamamız için gereken hasta kotalarımız azalacak ve her birimiz daha az klinik tecrübeyle mezun olmak durumunda kalacağız. Yaşadığımız temel zorluk bu.”</em></p>
<p>Yaşadıkları diğer bir zorluğun da eşyalara harcadıkları para olduğunu söyleyen Mustafa, şöyle konuşuyor: </p>
<p><em>“Direkt ‘Şu kadar para harcadım’ diyebilmem zor. Ama şöyle anlatabilirim: 1. sınıfta sabun oyuyorduk. O dönem her bir kalıp sabun 50 liraydı. Sene içinde nerden baksan her hafta yarım kalıp harcasak, sınav dönemleri öncesinde de kendimiz çalışsak 40-45 kalıp sabun yapıyor sanırım, belki daha da fazla. 2. sınıfta daha fazla giderim vardı. El motoru, el aletleri, dolgu malzemeleri, protez için gerekli materyallere baktığımızda gerçekten en maliyetli preklinik senesi denebilir. O sene yaklaşık 10-12 bin TL harcadım. O seneki asıl gider, yaptığımız ödevleri artikülatör dediğimiz bir aletle yapmamız gerekiyordu. Yaptığımız ödevler fakültede bir işlevi olmamasına rağmen bize geri verilmiyordu ve gidip yeniden artikülatör almamız isteniyordu. Fiyatı o dönem 400 lira civarındaydı. Dönem içinde 4 kere aldık. Bu sene ise plastik çene ve çeneye oturacak yedek dişler ve kanal tedavisi için kullanılacak kanal eğeleri gibi malzemeler aldık. Plastik çenelerde de geçen seneki artikülatörde yaşadığımız şeyleri yaşadık. 4-5 tane çene aldırıldı bize. Tanesi 400 liraya geliyordu onların da. Kanal eğeleri, motor frezleri ve diğer küçük aletler ve yedek dişlerle birlikte yaklaşık 10 bin lira da buraya yazılabilir. Şu ana kadar ortalama 25 bin diyebiliriz. KYK bursunun bu yıl 4.000 lira, geçen sene 3.000 lira olduğu bir ortamda gerçekten zorlayıcı bir para.</em></p>
<p><em>Bu satın alımlar özellikle final dönemlerinde tabii ki insanı düşündürüyor. Dediğim gibi KYK bursunun bu kadar düşük olduğu bir ortamda, o burs tek geliri olan bir öğrenci için yemek bile inanılmaz bir lüks olabiliyor.”</em></p>
<p>Mustafa, sözlerini<em> “Kontenjanlar düşürülür, fakültemize mavi diploma akreditasyonu gelir ve kliniklerimiz yenilenirse çok daha sağlıklı bir eğitim verilebilir” </em>diyor.</p>
<h3>“Sürekli koşturma içindeyiz”</h3>
<p>Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Deniz, <em>“Diş hekimliği öğrencisi olmak çok yorucu bir şey. Bunu özellikle staj yaptığım yıllarda fark ettim. Çok yoğun bir tempodan geçiyoruz. Ayda bir staj değiştiriyoruz, bu staja gitmeden stajda kullanılacak malzemeleri satan almakla uğraşıyoruz, onu aldıktan sonra kliniğe alışma süreci var. Yeni staj, yeni hoca, yeni hastalar… ‘Farklı bir işlem, ne yapacağım, nasıl yapacağım’ stresini anca iki haftada atabiliyoruz. Son haftaya giriyoruz, hasta kotamız yetişebilecek mi, daha hızlı nasıl hasta bakabiliriz telaşı başlıyor. O bitmeden kota yetişirse bu sefer staj sonu sınav stresi… Bunların hepsi olurken aynı zamanda dönem içinde alınan derslere çalışma; vize, final stresi ekleniyor. Anlayacağınız biz diş hekimliği öğrencileri yıl içinde ne olup bittiğini bile anlamadan sürekli bir koşuşturma ve telaş içerisindeyiz.”</em> diyor.</p>
<p><em>“Bu sene için 9 farklı bölümde staj görüyorum. Her stajda ortak kullandığımız aletlerimiz olduğu gibi farklı aletler de kullanıyoruz, bu yüzden ilk staj haftamda ortalama 30 bin lira civarı bir harcama yapmışken, sonraki stajlarda ortalama 6-8 bin lira civarı bir harcama yapıyorum. Bu da yıllık 80-90 bin lira civarı bir paraya denk geliyor. Bir öğrenci olarak bu parayı karşılamak zor geliyor. Aldığımız devlet bursu bu ücretin yarısı bile değil. Ailemden destek aldım çoğu zaman. Kişisel harcamalarımdan kısıp malzeme almak zorunda kaldığım çok zaman oldu.” </em>diye konuşuyor ve klinikte yaşadığı sorunlar hakkında şunları söylüyor: </p>
<p><em>“Çok fazla sorun var ama iki tanesine değinmek istiyorum. Biri, klinikte kullanılan malzemelerin bizim tarafımızdan karşılanması. Sonuçta bu malzemeler tedavi hakkını almaya gelmiş bir insanda kullanılıyor. Bunun bir standardı, olması gerekeni var. Bunu, öğrenci karşılamakta sorun yaşayabiliyor. Bu konuda çok fazla sıkıntı çekiyoruz. Bir diğeri de klinik baraj puanları. Bazı stajlarda çok fazla ve o kadar hızlı hasta bakmamız gerekiyor ki yaptığımız tedaviden bir şey anlamıyoruz. Bazı stajlarda da hasta aramak, dışardan hasta getirmek zorunda kalıyoruz, bu da eğitimden aldığımız verimi ciddi şekilde düşürüyor. Bunların düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum.”</em></p>
<h3>“Eğitim için kendi cebimizden kısıyoruz”</h3>
<p>İstanbul Kent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi Ali, genel sorun olarak prekliniklerde yeterince eğitim alamamalarını gösteriyor. </p>
<p><em>“Diş hekimliğinde öğrenci sayısı bayağı artış gösteriyor. Bu da pratik derslerin verimsiz geçmesine neden oluyor. Şu an 3. sınıfım, klinikte gözlem yaparken bile bu sorunu yaşıyorum. Bir ünitte hasta başında 5-6 kişi oluyoruz bazen. Bu, hastayı bile bazen tedirgin ediyor.” </em></p>
<p>Şimdiye kadar bölümünde ihtiyacı olan eşyaları için ne kadar para harcadığı sorusuna ise <em>“45-55 bin arası vardır, hatta belki daha fazla.” </em>diye cevap veren Ali, <em>“Aile çocuğuna sponsor oluyor ama bazen tek seferde 20 bine malzeme listesi verdikleri oluyor. Bunu aileye söylemek zor. Kendi cebimizden kısıyoruz.”</em></p>
<p>Ali, sözlerini şöyle bitiriyor: </p>
<p><em>“Umarım mesleğimizi icra etmek için önümüzü açarlar. Şu an bir gelecek göremiyorum. Keşke yazmasaydım diyorum ama artık çok geç. Öğrenci olarak okurken zorlanıyoruz, yeterli eğitim alamamanın yanında malzeme parasına da yetişmeye çalışıyoruz.” </em></p>
<p>(YAH/EMK)</p>
<p>*: Öğrencilerin isimleri, kendi istekleri doğrultusunda değiştirdik.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 12:04:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Sivas’ta sağanak nedeniyle tarım arazilerini su bastı]]></title><link>https://bianet.org/haber/sivasta-saganak-nedeniyle-tarim-arazilerini-su-basti-319958</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/sivasta-saganak-nedeniyle-tarim-arazileri-su-altinda-kaldi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/sivasta-saganak-nedeniyle-tarim-arazilerini-su-basti-319958</guid><description><![CDATA[Yağışlar nedeniyle Kalın Çayı, yatağından taştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde, yağışlar nedeniyle yatağından taşan Kalın Çayı çevresindeki tarım arazileri kısmen su altında kaldı.</p>
<p>Cami Mahallesi’nden başlayarak Yılanlıkaya köyü arazilerine kadar uzanan D-200 karayolu kenarındaki yaklaşık 6 kilometrelik hat taşkın nedeniyle göle döndü. </p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/05/aa-20260525-41491099-41491092-sivasta-yatagindan-tasan-kalin-cayi-tarim-arazilerini-su-altinda-birakti.jpg" alt=""></p>
<p>Bir kısmı ekili olan arazilerin suyla kaplandığı bölgede, leylek ve balıkçıl gibi göçmen kuşlar da alanı uğrak noktası olarak kullanmaya başladı.</p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, su altında kalan ağaçlar ise D-200 karayolundan geçen sürücülerin görüş alanında belirgin hâle geliyor. (TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 11:35:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, ilk PM ve YDK toplantısını 1 Haziran'da yapacak]]></title><link>https://bianet.org/haber/kemal-kilicdaroglu-ilk-pm-ve-ydk-toplantisini-1-haziran-da-yapacak-319957</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/kemal-kilicdaroglu-ilk-pm-ve-ydk-toplantisini-1-haziran-da-yapacak.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kemal-kilicdaroglu-ilk-pm-ve-ydk-toplantisini-1-haziran-da-yapacak-319957</guid><description><![CDATA[Parti Meclisi toplantısında, partinin Merkez Yönetim Kurulu üyeleri belirlenerek görev dağılımı yapılacak, Yüksek Disiplin Kurulu'nda ise parti içi disiplin süreçleri ele alınacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Kılıçdaroğlu, istinafın CHP Kurultayı hakkındaki kararı sonrası ilk Parti Meclisi (PM) toplantısını 1 Haziran'da yapacak. CHP'de aynı gün Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) da toplanacak.</p>
<p>Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Kılıçdaroğlu'nun partinin, kurultayın ardından en yetkili organı olan PM'yi 1 Haziran Pazartesi saat 11.00'de toplaması planlanıyor. Toplantıda, PM üyeleri içerisinden Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri belirlenecek ve Kılıçdaroğlu'nun kurmayları arasında görev dağılımı yapılacak.</p>
<p>CHP'nin 25-26 Temmuz 2020'de yapılan 37. Olağan Kurultay'ının sonucunda belirlenen PM ve YDK'nin asıl ve yedek üyeleri, yetkisiz mahkeme kararıyla görevlerine iade edilmişti.</p>
<p>Buna karşın, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun son PM'sinde yer alan bazı isimler, çeşitli sebeplerden ötürü bu PM'de görev alamayacak.</p>
<p>Daha önce listede olan Onursal Adıgüzel, Ahmet Akın, Muharrem Erkek, Hasan Baltacı ve Candan Yüceer, belediye başkanı olmaları sebebiyle 60 kişilik PM'de yer alamayacak.</p>
<p>Ayrıca Tekin Bingöl ve Gülizar Biçer Karaca TBMM Başkanvekilliği görevleri, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın ve Murat Emir ise CHP Grup Başkanvekilliği görevinde bulunmaları sebebiyle PM'de bulunamayacak.</p>
<p>Bunlara ek olarak, Eren Erdem partiden istifası ve eski CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık ise vefat etmesi sebebiyle PM'de olmayacak.</p>
<p>Bu durumda parti tüzüğüne göre, PM'nin yedek üyeleri, aldıkları oy oranı hesaba katılarak boşalan sandalyeleri dolduracak. O dönem PM yedek üyelerinden olan ve CHP'den istifa eden AKP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi 15 kişilik yedek üye listesinde yer almayacak.</p>
<p>Partide 1 Haziran saat 15.00'te YDK toplantısının da yapılması planlanıyor. Toplantıda, parti içi disiplin süreçlerinin ele alınması ve çeşitli ihraç taleplerinin görüşülmesi bekleniyor.</p>
<h3>Listedeki isimler</h3>
<p>AA'da yer alan habere göre, 1 Haziran'da 56 kişiyle toplanması beklenen mevcut PM'de üyeler şu isimlerden oluştu:</p>
<p><strong>Fethi Açıkel, Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Gamze Akkuş İlgezdi, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Ednan Arslan, Erbil Aydınlık, Turan Aydoğan, Aysu Bankoğlu, Nevaf Bilek, Cemal Canpolat, Devrim Barış Çelik, Ayşe Eser Danışoğlu, Deniz Demir, Adnan Demirci, Semra Dinçer, Zeynel Emre, Yunus Emre, Alirıza Erbay, Gürsel Erol, Gökçe Gökçen, Mehmet Akif Hamzaçebi, Neslihan Hancıoğlu, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Yıldırım Kaya, Sevgi Kılıç, Bülent Kuşoğlu, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Suha Okay, Faik Öztrak, Ali Öztunç, Oğuz Kaan Salıcı, Necdet Saraç, Müslim Sarı, Orhan Sarıbal, Selin Sayek Böke, Yaşar Seyman, Burhan Şenatalar, Berhan Şimşek, Sezgin Tanrıkulu, Tahsin Tarhan, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Erdoğan Toprak, Seyit Torun, Mehmet Tüm, Ahmet Hakan Uyanık, Hasan Efe Uyar, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Hüseyin Yaşar, Emre Yılmaz, Gökan Zeybek</strong>.</p>
<p>Ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de isimleri belirlendi.</p>
<p>15 kişilik YDK'nın üyelerinin şunlar olması bekleniyor:</p>
<p><strong>Uğur Bayraktutan, Ahmet Ersen Özsoy, Sezgin Kaya, Süleyman Bülbül, Gülsüm Filorinalı, Mahır Polat, Cem Artantaş, Saniye Barut, Garip Erdoğan, Doğuşcan Aydın Aygün, Mustafa Serdar Soydan, Bülent Maraklı, Gülşah Deniz Atalar, Ebru Okay, Gonca Yelda Orhan</strong>.</p>
<p>(HA/EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[CHP'nin İzmir buluşmasına TOMA ve biber gazlı müdahale: Özel binlerce kişiyle yürüdü]]></title><link>https://bianet.org/haber/chp-nin-izmir-bulusmasina-toma-ve-biber-gazli-mudahale-ozel-binlerce-kisiyle-yurudu-319956</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/izmir-de-ozgur-ozel-in-mitingi-oncesi-polis-mudahalesi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/chp-nin-izmir-bulusmasina-toma-ve-biber-gazli-mudahale-ozel-binlerce-kisiyle-yurudu-319956</guid><description><![CDATA[Polis, miting için Cumhuriyet Bulvarı'nda toplanan yurttaşlara tazyikli su sıkarak müdahale etti. Bazı yurttaşlar gözaltına alındı. Alana gelen CHP lideri Özgür Özel, yurttaşlarla beraber Gündoğdu Meydanı'na yürüdü.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in bugün İzmir’de yapacağı miting öncesi polis, Cumhuriyet Meydanı’nı bariyerler ve TOMA’larla kapattı.</p>
<p>Polis meydana girişlere izin vermezken, saat 12.10 sularında polis Cumhuriyet Bulvarı’nda toplanan yurttaşlara tazyikli suyla müdahale etti. Müdahale sırasında bazı yurttaşlar gözaltına alındı.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/%C4%B0zmir?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#İzmir</a> | CHP lideri Özgür Özel'in mitingi öncesi polis, Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan yurttaşlara tazyikli su sıkarak müdahale etti. <a href="https://t.co/JeGyo3KEDi" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/JeGyo3KEDi</a></p>
— bianet (@bianet_org) <a href="https://twitter.com/bianet_org/status/2059202173230100902?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">May 26, 2026</a></blockquote>
<p>Kısa süre sonra alana geln CHP lideri Özgür Özel, Cumhuriyet Bulvarı üzerinde yurttaşlarla birlikte Gündoğdu Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. </p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/%C4%B0zmir?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#İzmir</a> | CHP lideri Özgür Özel, Cumhuriyet Bulvarı üzerinde yurttaşlarla birlikte yürüyüşe geçti. Kitle, "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı. <a href="https://t.co/XiPpKvfpT4" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/XiPpKvfpT4</a></p>
— bianet (@bianet_org) <a href="https://twitter.com/bianet_org/status/2059209895832846374?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">May 26, 2026</a></blockquote>
<div class="box-11"><em>Özel’in Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlemeyi planladığı mitinge İzmir Valiliği, “güvenlik gerekçesiyle” izin vermeyerek, miting için Gündoğdu Meydanı’nı işaret etmişti.</em></div>
<p>Mitingin yapılacağı alana bugün çok sayıda çevik kuvvet ekibi getirildi. Cumhuriyet Meydanı barikatlar ve TOMA'larla ablukaya alındı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/05/iz.JPG" alt=""></p>
<p>CHP'liler ise ablukaya rağmen miting alanına gelmeye devam ediyor.</p>
<p>Miting alanına gelen CHP'liler, "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek", "Hain Kemal", "Seçilmiş başkan Özgür Başkan", "Direne direne kazanacağız" ve "Özgür Başkan özgür Türkiye" sloganları atıyor.</p>
<p>(EMK)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 11:27:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Dersim’de krom ocağına karşı halk buluşması]]></title><link>https://bianet.org/haber/dersimde-krom-ocagina-karsi-halk-bulusmasi-319955</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/dersimde-krom-ocagina-karsi-halk-bulusmasi-cagrisi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dersimde-krom-ocagina-karsi-halk-bulusmasi-319955</guid><description><![CDATA[Pülümür ilçesinde yapılmak istenen krom ocağına karşı köylüler ve çevre örgütleri, 28 Mayıs’ta halk buluşması düzenleyecek.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz (Gurik) köyü ve çevresinde, Dimin Madencilik Şirketi tarafından yapılması planlanan krom ocağı projesine karşı çevre örgütleri ile yöre dernekleri 28 Mayıs’ta halk buluşması düzenleyecek.</p>
<p>Karagöz’ün yanı sıra dört köyü daha kapsayan proje, koruma altında bulunan çok sayıda endemik bitki türünü tehdit ediyor.</p>
<div class="box-15"><em>Daha önce projeye karşı yaklaşık 2 bin imza toplayan köylüler, imzaları Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim etmişti.</em></div>
<p>Madene karşı mücadeleyi sürdüren halk ve çevre dernekleri hazırlıklarını sürdürürken, Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nden Yusuf Topçu da halkı buluşmaya katılmaya çağırdı.</p>
<p>Maden ocağının planlandığı Hel Dağı bölgesinin hayvancılık ve arıcılığın yoğun yapıldığı bir alan olduğunu belirten Topçu, bölgenin büyük bölümünün maden şirketine ruhsatlandırıldığını söyledi. </p>
<a href='/haber/ovacikta-bir-ay-surecek-yasam-nobeti-319930' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/dersim-ovacikta-bir-ay-surecek-yasam-nobeti.jpg' alt='Ovacık’ta bir ay sürecek yaşam nöbeti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Ovacık’ta bir ay sürecek yaşam nöbeti</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p><img src="https://static.bianet.org/2026/05/hjj8yozxaaex71g.jpg" alt=""></p>
<h3>“Talanı durdurmanın yolu, mücadeleleri bütünleştirmekten geçer”</h3>
<p><em>Mezopotamya Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, Topçu, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>
<blockquote>
<p>Gerek Pülümür merkezde, gerekse de Pülümür’ün Karagöz köyünün etrafındaki köyleri gezerek buralardan bilgi topladık. Bölge halkının kesinlikle maden faaliyetini istemediklerini anladık. Bölge halkının çevre bilincini gelişmiş. Yapılan toplantılarda ve konuşmalarımızda maden ocağının hiçbir getirisinin olmadığını, bu alanın bitki çeşitliliği açısından tüm yönleriyle zengin bir bölge, aynı zamanda yabanıl hayatın ciddi anlamda çeşitliliği olan bir bölge olduğunu hem bölge halkı hem bizler de biliyoruz. Dolayısıyla buradan bir örgütleme çıkarmaya çalıştık.</p>
<p>Köylülerle birlikte böyle bir örgütleme yaptık. Geçtiğimiz hafta da çalışmaları devam ettirdik. 28 Mayıs’ta güçlü bir halk buluşması olacağına inanıyoruz. Bu talanı durdurmanın yolu halkı örgütlemek, lokal olan mücadelelerin tümünü bütünleştirmek ve merkezileştirmekten geçer.</p>
</blockquote>
<p>(TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[ABD, İran'a saldırdı, meşru müdafaa dedi]]></title><link>https://bianet.org/haber/abd-iran-a-saldirdi-mesru-mudafaa-dedi-319953</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/abd-iran-a-saldirdi-mesru-mudafaa-dedi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/abd-iran-a-saldirdi-mesru-mudafaa-dedi-319953</guid><description><![CDATA[ABD ile İran arasında ateşkes diplomasisi sürerken sahada çatışma var. CENTCOM saldırı için "meşru müdafaa" dedi.
İran basını 3 kişinin öldüğünü bildirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, ABD kuvvetlerinin İran'ın güneyine saldırılar düzenlediğini söyledi.</p>
<p>Hawkins, saldırıların "meşru müdafaa" olduğunu savundu. "ABD askerlerini İran güçlerinden kaynaklanan tehditlere karşı korumayı amaçladığını" belirtti.</p>
<p>Hedef alınan noktalar arasında füze fırlatma alanları ile mayın döşeme hazırlığında olduğu belirtilen İran gemilerinin bulunduğunu aktaran Hawkins, ABD'nin "devam eden ateşkes sürecinde itidalli davranmayı sürdürürken aynı zamanda kuvvetlerini koruyacağını" kaydetti.</p>
<h3>İran basını: 3 kişi öldü</h3>
<p>İran basını, dün gün doğumunda İran'ın Basra Körfezi'ndeki Lark Adası'nın güneyindeki gemilere yönelik ABD-İsrail saldırısında en az 3 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.</p>
<p>SNN'nin yerel kaynaklara dayandırdığı haberde, "Dün şafak vakti Amerikan-Siyonist savaş uçakları Lark Adası'nın güneyindeki birkaç İran gemisini hedef aldı." ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Saldırıda hayatını kaybeden 3 kişinin kimlik tespiti yapıldığı ve can kaybının artabileceği bildirildi.</p>
<h3>Trump: İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesi gerekiyor</h3>
<p>Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın elinde bulunan zenginleştirilmiş uranyumun ABD'ye getirilerek veya İran ile işbirliği halinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) eşliğinde imha edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Zenginleştirilmiş uranyum (nükleer toz) ya derhal ABD'ye teslim edilerek buraya getirilip imha edilecek ya da tercihen İran'ın işbirliği ve koordinasyonu içinde Atom Enerjisi Komisyonu veya eşdeğeri kurumun şahitliğinde, yerinde veya kabul edilebilir başka bir yerde imha edilecektir." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ateşkes sürecinde bulunan ABD/İsrail ve İran Savaşı'nı sonlandırmak için taraflar arasında müzakereler devam ederken, İran'ın elinde bulunduğu belirtilen yaklaşık 400 kilogram civarındaki zenginleştirilmiş uranyumun durumu görüşmelerdeki ana maddelerden birini oluşturuyor.</p>
<h3>Rubio: Anlaşmanın ön taslağı üzerinde güçlü bir uyum var</h3>
<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile anlaşmanın ön taslağı üzerinde güçlü bir uyum ve mutabakat sağlandığını belirterek "Ya iyi bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak." dedi.</p>
<p>Quad Dışişleri Bakanları toplantısı marjında Hindistan'da bulunan Rubio, gazetecilere İran gündemini değerlendirdi.</p>
<p>Rubio, boğazların engelsiz ve geçiş ücreti olmadan kullanıma açık olması ve bunun herhangi bir anlaşmaya varılır varılmaz yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Tutumlarının gayet açık olduğunu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birkaç gün önce bölgedeki bazı liderlerle tarihi bir görüşme yaptığını söyleyen Robio, "Ön taslağın nasıl olması gerektiği konusunda güçlü bir uyum ve mutabakat olduğunu düşünüyorum." dedi.</p>
<p>Rubio, metindeki anlaşmazlıkların çözümünün birkaç gün sürebileceğini belirterek, "O yüzden bu konuları tek tek ele almamız gerekecek. Bir anlaşma olacak. Ya iyi bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak." diye konuştu.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 10:11:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Devletin atama çağrısını bekleyen Kılıçdaroğlu!]]></title><link>https://bianet.org/yazi/devletin-atama-cagrisini-bekleyen-kilicdaroglu-319950</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/05/26/devletin-atama-cagrisini-bekleyen-kilicdaroglu.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/devletin-atama-cagrisini-bekleyen-kilicdaroglu-319950</guid><description><![CDATA[Kılıçdaroğlu’nun siyasal eylemsizliği bir kişilik kusuru değil, belirli bir devlet-toplum kavrayışının zorunlu sonucudur. Bugün mutlak butlan kararını da “bir çeşit devlet çağrısı” olarak görmesi yüksek ihtimaldir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Kılıçdaroğlu’na dair gerçekçi bir değerlendirmeyi, ilk olarak 2024 yılında akademisyen Behlül Özkan’dan dinledim. Behlül Özkan’ın analizinin merkezinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “başarısızlık serisinin” kişisel bir tesadüf veya hata değil; onun devleti ve halkı algılayış biçiminden kaynaklanan sistemik, “bürokratik” bir siyaset tarzının doğrudan sonucu olduğu tezi yatıyor.</p>
<p>Verdiği bir röportajda şöyle diyor:</p>
<p><em>“Kılıçdaroğlu’nu Türk siyasi tarihinde diğer bütün siyasi liderlerden, özellikle iktidara gelmiş siyasi liderlerden ayıran çok önemli ve istisnai bir durumu var. Kılıçdaroğlu bir bürokrat, üst düzey bir bürokrat ve teknokrat. 1971 yılında Mâliye Bakanlığı’na giriyor ve burada yükseliyor, oradan Bağ-Kur ve SSK’nın başına geliyor. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu, hep devletle ve müesses nizamla işbirlikçi bir tarzda hareket ediyor ve bu ona bir bürokrat olarak kazandırıyor. SSK gibi 60 binden fazla çalışanı olan Türkiye’nin en büyük kamu kurumlarından birinin başına geçiyor. Sol görüşlü biri olmasına rağmen, Demirel’in başbakan, Özal’ın cumhurbaşkanı olduğu bir iktidar yapılanmasında müesses nizam, devlet ve iktidar güveniyorlar Kılıçdaroğlu’na. Dolayısıyla, Kılıçdaroğlu’nun bir bürokrat olarak hareket tarzı hep sistemle ve iktidarla işbirliği içinde hareket ederek yükselmek üzerine kurulmuş. Ben kendisine 2002’yi ve CHP başkanlığını sorduğumda, çok kritik bir söz etti, 'Ben CHP’ye girdiğimde, parti nedir, particilik nedir bilmiyordum' dedi. Bu şu demek: Siyasi parti teşkilatlanmasını bilen biri değil. Kitleleri arkasına alarak hareket eden bir siyasetçi de değil.”</em></p>
<p>Yani Özkan “Kılıçdaroğlu Erdoğan’a karşı yarıştı; ama Erdoğan’ın inşa ettiği devlet düzeniyle gerçek bir siyasal kopuş kurmadı. Halkı, örgütü ve sokağı iktidara yürüyüşün ana gücü yapmak yerine, devlet içinden gelecek onaya, sistem içi uzlaşmaya ve ‘uygun şartların oluşmasına’ yatırım yaptı” diyor.</p>
<p>Yine Özkan’a göre bu memur geçmişi, ki bence en bam teli burasıdır, Kılıçdaroğlu’nun zihninde “iktidarın, halkın gücüyle sökülüp alınacak bir şey değil, devletin şartlar olgunlaştığında ‘uygun görüp atama yapacağı’ bir görev” olarak kodlanmasına yol açmıştır. Kılıçdaroğlu için siyaset bir atama sürecidir. Ve bugün 2026 Mayıs ayında yine “bir atama” olayını tartışıyor olmamız hiç tesadüf olmasa gerek.</p>
<p>Hatta Özkan daha da ileri giderek, kendisini basıncı boşaltan düdüklü tencere misali, muhalefeti düzene razı eden genel tavrın Kılıçdaroğlu’nu “rejimin önde gelen işbirlikçisi” konumuna getirdiğini ifade etmişti.</p>
<a href='/haber/kilicdaroglu-mutlak-butlan-kararini-tanidi-319825' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/kilicdaroglu-mutlak-butlak-kararini-tanidi.jpg' alt='Kılıçdaroğlu &#39;mutlak butlan&#39; kararını tanıdı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kılıçdaroğlu 'mutlak butlan' kararını tanıdı</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Bir ikinci bağlam, siyaset bilimci Aytuğ Şaşmaz’ın ifade ettiği bazı gerçeklerdi.</p>
<p>Şaşmaz’a göre Kılıçdaroğlu, CHP’nin klasik “sert laikçi” görüntüsünü yumuşatmaya çalışmış; helalleşme dili, sağa açılma ve başörtüsü yasası gibi adımlarla partiyi muhafazakâr kesimler için “korkutucu olmayan” bir çizgiye çekmek istemiştir.</p>
<p>Eski elitist kadroları tasfiye ederek ne yapmaması gerektiğini bilse de ortaya çıkan boşluğu nasıl dolduracağını/ne yapacağını bilememiştir. Yani yıkmanın stratejisini düşünüp inşanın stratejisini düşünmemiştir.</p>
<p>Örgütü tanımayan biri olarak, parti örgütünü tabandan liyakatli bir yapıya dönüştürmenin yorucu ve uzun vadeli mücadelesine girmekten kaçınmıştır. Örgütün dönüşebileceğine dair umudunu çabuk kaybetmiş ve parti içindeki boşluğu yerel güç odaklarına (delege ağalarına) terk etmiştir.</p>
<p>Partisinin iç dinamiklerini ve kendi öz gücünü büyütmekten vazgeçerek, enerjisini dışarıya, yani masa başında diğer partilerle “tepeden inme” ittifaklar kurmaya harcamıştır. Başarılı bir “ittifak mimarı” olmuş ancak partisinin örgütsel makinesini kuran bir lider olamamıştır.</p>
<a href='/haber/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti-319939' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti.png' alt='AKP’den &#39;mutlak butlan&#39; kararına destek: "Yargı görevini yaptı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>AKP’den 'mutlak butlan' kararına destek: "Yargı görevini yaptı"</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Şimdi bu iki analizden de yola çıkarak belki şunu ifade etmek gerekebilir.</p>
<p>Kılıçdaroğlu gerçekten de bir “memur” refleksi ile hareket ediyor. Ve devletin sürekli ona “çağrı yapacağını, onu geri getireceğini” düşünerek yaşadı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun siyasal eylemsizliği bir kişilik kusuru değil, belirli bir devlet-toplum kavrayışının zorunlu sonucudur.</p>
<p>Bugün mutlak butlan kararını da “bir çeşit devlet çağrısı” olarak görmesi yüksek ihtimaldir.</p>
<p>Onun mantığına göre devlet ona görev başına git dedi. İktidar değil, devlet dedi bunu! (Ama bu devletin içinde serpiştirilmiş yoğun iktidar aklı da olduğunu altını çizelim.)</p>
<p>Çünkü onun için meşruiyet, halkın iradesinden değil devletin tasdikinden geliyor.</p>
<p>Yani Kılıçdaroğlu genel başkan olduğu dönem boyunca, 13 yılda, Erdoğan’la çalıştı denilebilir. Bu süre boyunca “kendisine güvenenleri” ikna ederek, sistemi sarsabilecek momentumu her seferinde tampona çarptırarak yol aldı. İşlevi buydu.</p>
<p>Bu son mutlak butlan davasına bakalım. Kılıçdaroğlu herhangi bir yüzleşme yaşamadı, herhangi bir eylemde bulunmadı, sadece bekledi ve devletin ona git dediğine kadar dayandı.</p>
<p>Düşünün bir ülkede ana muhalefet (Kılıçdaroğlu şahsında) on yıllarca karşı çıkmak yerine sıraya girmeyi, kazanmak yerine “uygun şartların oluşmasını beklemeyi”, inşa etmek yerine masa kurmayı öğrendiyse; bir muhalefet kültürünün başarısızlığıdır. Bu öğrenilmiş itaat tasfiye edilmeden ne CHP yenilenebilir ne Kürt meselesi çözülebilir ne de rejim gerçek anlamda mağlup edilebilir. Çünkü Erdoğan’ın bu kadar uzun süre ayakta kalmasının sırrı sadece kendi gücüyle açıklanamaz; karşısına çıkarılan muhalefetin iktidarı talep etmeyi değil, iktidar tarafından çağrılmayı bekleyen bir refleksle şekillenmiş olmasındadır keramet. Buradan çıkarılacak temel ders “devletin onayını bekleyen siyaset, toplumu arkasına alamaz” olmalıdır.</p>
<p>(SB/VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 10:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mutlak butlan, mutlak ihlal]]></title><link>https://bianet.org/yazi/mutlak-butlan-mutlak-ihlal-319948</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/05/26/mutlak-butlan-mutlak-ihlal.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/mutlak-butlan-mutlak-ihlal-319948</guid><description><![CDATA[Mutlak butlan kararının olumsuz etki etme riski bulunan bir diğer konu da devam eden barış sürecidir. Başlatılan çözüm süreci Kürt Meselesinin siyaset kurumu eliyle çözülmesini hedefliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP hakkında verilen mutlak butlan kararı mutlak ve çoklu ihlallere yol açıyor. 21 Mayıs’ta açıklanan bu <a href="https://www.bbc.com/turkce/articles/c759xp3rd9eo" target="_blank" rel="noopener">karar</a> sadece ana muhalefet partisini ilgilendiren sıradan bir karar değildir. Aksine, kararın siyasal, toplumsal, ekonomik vb. alanlara etkileri dikkate alındığında toplumun genelini ilgilendiriyor.</p>
<p>Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıp yerlerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi yönündeki kararı CHP üye ve yöneticilerinin seçme ve seçilme hakkında doğrudan müdahaledir.</p>
<h3><strong>Seçme ve seçilme hakkı kritik önemdedir</strong></h3>
<p>Mahkemenin verdiği karar CHP’de salt yönetimin değişmesi meselesinin ötesindedir. Sadece yönetim değişimi olsa bir partinin iç meselesi diyerek üzerinde yorum yapılmayabilirdi. Ancak, bahse konu karar CHP üye, delege ve yöneticilerinin siyasi düşüncelerinin engellenmesidir. Fikirlerinin toplumun geniş kesimlerine ulaştırılmasının engellenmesidir. </p>
<p>CHP içerisinde bir kesim veya başka siyasi partiler bu fikirleri beğenmeyebilir ki bu durum son derece doğaldır. Böylesi bir durumda verilmesi gereken mücadele de yine siyaset yapma hakkı çerçevesinde olmalıdır. Hukuka aykırılığı aşikar olan, seçim hukukunun temel güvencelerini ortadan kaldırma riski içeren mahkeme kararları ile değil.</p>
<p>Tam da bu nedenle, İHD olarak <a href="https://www.ihd.org.tr/mutlak-butlan-karari-sivil-siyasete-yapilmis-bir-darbedir/" target="_blank" rel="noopener">Mutlak Butlan Sivil Siyasete Yönelik Bir Darbedir</a> başlığıyla yaptığımız açıklamada “bu karar ise yalnızca bir parti içi mesele değil, açık biçimde sivil siyasete yönelik yargısal müdahaledir.Halkın iradesiyle seçilmiş yöneticilerin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılması, seçme ve seçilme hakkına vurulmuş ağır bir darbedir” kullandık. </p>
<p>Hak savunucuları olarak her türlü darbeye karşı olduğumuz gibi sivil siyasete yönelik darbeye de karşıyız.</p>
<h3><strong>Mutlak Butlan bir anda gelmedi</strong></h3>
<p>Esasen, CHP hakkında verilen bu karar bir anda alınmadı. Türkiye’de seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahalelerle siyaset alanının daraltıması her zaman bir sorun olmuştur. Ancak, bugünlere gelmemizde büyük etkisi olan <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/05/160520_tbmm_dokunulmazlik" target="_blank" rel="noopener">milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı 20 Mayıs 2016</a> tarihi hala belleğimizdedir. </p>
<p>Ne tesadüfdür ki, mutlak butlan kararında olduğu gibi milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasında “<a href="https://www.diken.com.tr/kilicdaroglu-akpnin-dokunulmazlik-teklifi-anayasaya-aykiri-ama-evet-diyecegiz/" target="_blank" rel="noopener">Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz</a>” sözünün sahibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun rolü var.  </p>
<p>20 Mayıs 2016’da kabul edilen anayasada değişiklik yapılmasına ilişkin <a href="https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D26/Y1/T2/KanunMetni/59f0b444-9fb2-41c6-8043-b8f1b816b041.html" target="_blank" rel="noopener">6718 Sayılı Kanun</a> kağıt üzerinde tüm milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırmış gibi gözüküyor. Ancak, değişikliğin esas hedefinin HDP milletvekilleri olduğunu tüm toplum gördü. Sonrasında, dönemin HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ile Nazmi Gür, Alp Altınörs, Ferhat Encü, İdris Balüken vd. siyasetçiler tutuklandı. </p>
<p>Sonrasında, HDP’li belediyelere atanan kayyımlar dönemi de başladı. Bu süreç 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sürdü. </p>
<p>HDP’li belediye ve siyasetçilerle başlayan bu politika CHP’li belediyelere ve siyasetçilere uygulanarak devam ediyor.</p>
<p>Tüm bu uygulamalar toplumu söz kurarak ikna etmeye dayanan siyasetin alanını daraltıyor.</p>
<h3><strong>Seçme ve seçilme hakkına yönelik güvenceler ihlal </strong></h3>
<p>Seçme seçilme hakkı toplumsal yaşama katılmayı güvence altına alan kritik nitelikte bir haktır. Bu hak genel veya yerel seçimler kadar siyasi yaşamın diğer aşamalarını da güvence altına alıyor. Bu bakımdan, mutlak butlan kararında gerek anayasa gerekse de Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi tarafından güvence altına alınan haklar ihlal edilmiştir. </p>
<h3><strong>Seçme seçilme hakkına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler</strong></h3>
<p>Anayasanın <a href="https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/" target="_blank" rel="noopener">67. Maddesi</a> siyasi faaliyet yürütme hakkını güvence altına alıyor. Benzer şekilde, Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin siyasi hakları düzenleyen <a href="https://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/media/uploads/2015/08/03/MedeniVeSiyasiHaklaraIliskinSozlesme.pdf" target="_blank" rel="noopener">25. Maddesi</a> de toplumsal yaşama katılma hakkını sağlıyor. 28 Mart 1979’da yürürlüğe giren sözleşme 23 Aralık 2003’ten itibaren Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bakımından da bağlayıcıdır. </p>
<p>Yine, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin <a href="https://www.ihd.org.tr/insan-haklari-evrensel-beyannames/" target="_blank" rel="noopener">21. Maddesi</a> de seçme ve seçilme hakkının önemini vurgular. 21. Maddenin ilk kısmı şu şekildedir: “Herkes, doğrudan ya da serbestçe seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.”</p>
<h3><strong>Mutlak butlanın temel haklara etkisi</strong></h3>
<p>Siyaset tarihine bir utanç olarak geçen bu müdahale maalesef bir dizi ihlalle de yol açmıştır. Seçme seçilme yönelik hak ihlali diğer temel haklar da ihlal edilmiştir. Kararın verilmesinden üç sonra biber gazı, tazyikli su ve plastik mermilerle <a href="https://x.com/bianet_org/status/2058509723784126722?s=20" target="_blank" rel="noopener">CHP Genel Merkezine girilmesi</a> orada bulunan herkesi etkilemiştir. </p>
<p>Müdahale sırasında bilhassa kapalı mekanda kimyasal maddeler içeren biber gazı sıkması işkence kötü muamele yasağının ihlalidir. İşkence ve kötü muamele her koşulda mutlak yasaktır. TİHV olarak yaptığımız <a href="https://x.com/insanhaklari/status/2058525732595278160?s=20" target="_blank" rel="noopener">paylaşımda</a> işkence kötü muamelenin açıkça ihlal edildiğinin altını çizdik.</p>
<p>İşkence kötü muamele yasağının ihlaline ek olarak toplanma ve gösteri özgürlüğü de ihlal edildi. Benzer şekilde, genel merkez önünde toplanan kişilerin düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının kullanımı da engellenmiştir. </p>
<p>Ayrıca, toplumun haber alma hakkının gerçekleşmesi için orada bulunan basın mensupları da müdahaleden etkilenmiştir. Bu konuda basın kuruluşları, sendikalar açıklamalar yaparak basın mensuplarına yönelik müdahaleyi kınadı. DİSK Basın İş <a href="https://x.com/diskbasinis/status/2058940240484565070?s=20" target="_blank" rel="noopener">açıklamasında</a> haber alma hakkının engellenemeyeceğinin altını bir kez daha çizdi.</p>
<p>Tüm bu haklar anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmelerinin güvencesi altındadır.</p>
<p>Bu konudaki görüşlerimizi <a href="https://x.com/isciosman/status/2058948853437546990?s=20" target="_blank" rel="noopener">İHD ve TİHV heyeti</a> olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i TBMM’de ziyaret ettiğimizde de aktardık.</p>
<h3><strong>Mutlak butlanın etkisi alanı CHP’nin ötesinde</strong></h3>
<p>İnsan hakları hareketi olarak çok iyi bildiğimiz bir gerçek var: Bir alandaki ihlal diğer alanlara da etki eder. Bildiğimiz bu gerçekliğin temelinde de insan haklarının bir bütün ve birbirinden ayrılmazlığı ilkesi yatar. </p>
<p>Üstelik, CHP üye ve delegesinin seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahale diğer siyasi partiler, meslek örgütleri, dernekler veya vakıflar bakımından da benzer riskler doğurabilir.</p>
<p>Mutlak butlan kararı açıklandığı andan itibaren gündemi domine etmiştir. Örneğin, yanlış karardan dönülerek yeniden açılan Bilgi Üniversitesinin kapatılmasına daha fazla tepki verilmesi mümkün olabilirdi. </p>
<h3><strong>Mutlak butlan ve ekonomi</strong></h3>
<p>CHP’ye yönelik alınan bu kararın ekonomiye etkisi oluyor. Mutlak butlanın ekonomiye etkisi uzun bir analiz gerektiriyor.  Meseleye ilişkin Doç. Dr. Ümit Akçay hocanın ekonominin kısa vadede borsada satış, kurda yukarı yönlü baskı ve yabancı sermaye çıkışı olabileceği yönündeki <a href="https://www.evrensel.net/haber/5985192/5-baslikta-mutlak-butlan-in-ekonomiye-etkisi" target="_blank" rel="noopener">ilk değerlendirmesine</a> bakmak da fayda var. </p>
<p>Ümit hocanın 24 Mayıs tarihli Evrensel Gazetesindeki <a href="https://www.evrensel.net/yazi/99324/butlan-karari-ve-dolar-muhalefetinin-sinirlari" target="_blank" rel="noopener">köşe yazısı</a> “bayram tatili sonrasında döviz talebi güçlenirse, TL’yi savunmak için fiili ya da resmi bir faiz artışı gündeme gelebilir. Likidite daha da sıkılabilir, kredi kanalları daraltılabilir, rezerv yönetimi daha agresif hale gelebilir” hususuna işaret ediyor. </p>
<p>Yazının son kısmında belirttiği üzere Ümit hocanın piyasalar buna izin vermez yönündeki değerlendirmelerine katılmadığını not etmek gerekiyor.</p>
<h3><strong>Mutlak butlan ve barış süreci</strong></h3>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/05/i.JPG" alt="">
<figcaption><strong><em>İHD ve TİHV heyeti Özgür Özel’i ziyaret etti.</em></strong></figcaption>
</figure>
<p>Mutlak butlan kararının olumsuz etki etme riski bulunan bir diğer konu da devam eden barış sürecidir. Başlatılan çözüm süreci Kürt Meselesinin siyaset kurumu eliyle çözülmesini hedefliyor. Dolayısıyla, siyaset kurumunu hedefleyen mutlak butlan gibi bir kararın çözüm sürecine olumsuz etki etme riski bulunuyor. </p>
<p>Bu riskin farkında olan Abdullah Öcalan DEM Parti ile yaptığı <a href="https://mezopotamyaajansi44.com/GENCLIK/content/view/313221" target="_blank" rel="noopener">son görüşmede</a> mutlak butlan kararı ve özelde de CHP Genel Merkezine yönelik müdahale ilişkin şöyle diyor:</p>
<p>“Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir.”</p>
<p>Demokrasi, barış ve siyaset arasında sıkı bir ilişki bulunuyor. Öcalan’ın yorumu da bu ilişkiye dikkat çekiyor.</p>
<p>Mevcut koşullarda TBMM’deki çalışmaların aksaması riski de bulunuyor. Ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin bu konuda nasıl bir politika izleyeceği bilinmiyor.</p>
<p>Zaten istenilen düzeyde ve hızla ilerlemeyen barış sürecinin mutlak butlan kararı sonrasında daha da yavaşlama olasılığı kaygı verici.</p>
<p>Barış sürecinin sağlam temellerde ilerlemesinin yolu demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları standartlarındaki gelişme ile doğrudan bağlantılıdır. Bu bakımdan, mutlak butlan kararı barış sürecini akamete uğratabilir.</p>
<h3><strong>İhlallerin devam etme riski ve kamu yetkililerin önleme yükümlülüğü </strong></h3>
<p>Ayrıca, devam eden bir süreç olması nedeniyle başkaca ihlallere yol açma riski henüz ortadan kalkmamıştır. Hükümet ve kamu yetkilileri şu ana yaşanan ihlallere ilişkin bağımsız, etkili, kapsamlı, hızlı bir soruşturma yürütmelidir. Benzer şekilde, bundan sonraki süreçte ihlal yaşamasının önüne geçecek etkili önlemler almalıdır.</p>
<p>Nihayetinde, hak ihlallerinin önleme yükümlülüğü kamu otoritesindedir.</p>
<h3><strong>Mutlak butlan değil mutlak insan hakları</strong></h3>
<p>Mutlak butlanın panzehri mutlak insan haklarıdır. Böylesi çoklu krizlerden çıkışın yegane yolu insan hakları ilkelerine mutlak biçimde riayet edilmesidir. Çözüm mutlak butlana imkan vermeyen hukukun üstünlüğü ve demokraside. Çözüm kalıcı barışta.  Çözüm insan haklarında.</p>
<p>(Oİ/EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 08:48:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[CHP'li Güzelbahçe Belediye başkanı tutuklandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/chp-li-guzelbahce-belediye-baskani-tutuklandi-319947</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/guzelbahce-belediyesi-ne-operasyon-belediye-baskani-dahil-cok-sayida-kisi-gozaltinda.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/chp-li-guzelbahce-belediye-baskani-tutuklandi-319947</guid><description><![CDATA[İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonun, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütüldüğü öğrenildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de Güzelbahçe Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyon kapsamında, CHP’li Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile belediyenin imar müdürünün de aralarında bulunduğu en az 5 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar akşam saatlerinde adliyeye sevk edildi. Günay tutuklandı. </p>
<p>Ayrıca, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve Güzelbahçe Belediyesi İmar Müdürü Özgür Bayraktar tutuklandı. Diğer kşiler hakkında adli kontrol kararı verildi.</p>
<div class="box-2">Günay'ı ve eşi Nermin Günay'ı yakın zaman önce oğullarını kaybetmişlerdi, beş yaşındaki torunlarına onlar bakıyordu.</div>
<p>Günay, eşi Nermin Günay, eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Ö.B. ve zabıta memuru S.K. jandarma ekiplerince sabah saatlerinde gözaltına alındı.</p>
<p>Belediye meclis üyesi G.G. ile bir inşaat firmasının yetkilisi olan eşi Ş.G'nin yurt dışında olduğu, haklarında yakalama kararı çıkartıldığı belirtildi.</p>
<p>Jandarma ekipleri sabah saatlerinde belediye binasında arama yaptı.</p>
<p>İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonun, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütüldüğü öğrenildi.</p>
<p>Gözaltına alınanlar sağlık kontrollerinin ardından ifadeleri alınmak üzere İzmir İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Öte yandan jandarma ekiplerinin belediye binasındaki arama ve inceleme çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 08:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Maarif modeli ve belirsizlik içindeki gençlik]]></title><link>https://bianet.org/yazi/maarif-modeli-ve-belirsizlik-icindeki-genclik-319940</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/05/25/maarif-modeli-ve-belirsizlik-icindeki-genclik.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/maarif-modeli-ve-belirsizlik-icindeki-genclik-319940</guid><description><![CDATA[Eğitim, deneme yanılma alanı değil. Özellikle milyonlarca gencin geleceğini belirleyen sınav süreçlerinde yapılacak her plansız değişiklik, bir neslin hayatını doğrudan etkiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>“Eğitim, gençlere yol göstermiyorsa; belirsizlik, onların geleceğini karartır.”</em></p>
<p>Türkiye’de son iki yıldır uygulanan Maarif Modeli, eğitim sisteminde köklü bir dönüşümün başlangıcı olarak sunuluyor. Modelin temel amacı; ezberci anlayıştan uzaklaşarak düşünen, sorgulayan, araştıran ve beceri temelli bireyler yetiştirmek. Kağıt üzerinde bakıldığında bu hedefler oldukça değerli ve gerekli görünüyor. Ancak eğitimde yapılan bir değişikliğin başarılı olması yalnızca hazırlanan programlarla değil, sahadaki uygulamanın ne kadar güçlü olduğu ile ölçülür. Bugün gelinen noktada ise Maarif Modeli’nin uygulama sürecinde ciddi belirsizliklerin yaşandığı görülüyor.</p>
<p>Özellikle öğretmenler açısından bakıldığında, modelin tam olarak anlaşılmadığı dikkat çekiyor. Birçok öğretmen hâlâ yeni sistemin nasıl uygulanacağı, derslerin hangi yöntemlerle işleneceği ve öğrencilerin hangi ölçütlere göre değerlendirileceği konusunda net bir çerçeveye sahip değil. Oysa eğitimde değişimin merkezinde öğretmen var. Çünkü sınıfta sistemi uygulayan, öğrenciye yön veren ve öğrenme sürecini şekillendiren kişi öğretmendir. Öğretmenin yeterince hazırlanmadığı bir reform sürecinde, bundan en fazla etkilenen kesim öğrenciler olur. Aynı okulda hatta aynı sınıf düzeyinde bile farklı öğretim anlayışlarının ortaya çıkması, eğitimde ortak bir standardın oluşmasını zorlaştırır.</p>
<p>Bu durumdan en fazla etkilenen kesim ise lise öğrencileri. Özellikle iki yıl sonra üniversite sınavına girecek milyonlarca genç, büyük bir kaygı ve belirsizlik içerisinde eğitim hayatına devam ediyor. Müfredat değişmiş, ders içerikleri yeniden düzenlenmiş ve “beceri temelli eğitim” anlayışı ön plana çıkarıldı. Ancak bütün bu değişimlerin YKS’ye nasıl yansıyacağı konusunda yeterince açık açıklamalar yapılmadı. Öğrencilerden yorum yapmaları, analiz etmeleri ve farklı düşünme becerileri geliştirmeleri beklenirken; sınav sisteminin hâlâ eski ezberci mantıkla mı ilerleyeceği sorusu cevap bulmadı.</p>
<p>Bu belirsizlik, gençlerin yalnızca akademik başarısını değil, psikolojik durumunu da doğrudan etkiliyor. Çünkü öğrenciler sadece ders çalışmıyor; aynı zamanda geleceklerini, mesleklerini ve hayatlarını şekillendirecek bir sınava hazırlanmaya çalışıyor. Ancak hangi sisteme göre hazırlanacaklarını bilmediklerinde, emeklerinin boşa gitmesinden korkuyorlar. Bir tarafta yeni modelin beklentileri, diğer tarafta yıllardır alışılmış klasik sınav sistemi arasında kalan gençler, adeta iki farklı dünyanın arasında sıkışıp kalıyorlar. Sürekli değişen uygulamalar ve net olmayan süreçler; motivasyon kaybına, umutsuzluğa ve gelecek kaygısına neden oluyor.</p>
<p>Daha da önemlisi, bu süreç eğitimde fırsat eşitsizliğini artırıyor. Bugün yalnızca akademik olarak geri planda kalan öğrenciler değil, en nitelikli okullarda eğitim gören öğrenciler bile özel ders almak veya özel kurslara gitmek zorunda hissediyor. Eğer bir eğitim sistemi içerisinde başarılı okullarda okuyan öğrenciler dahi okulda verilen eğitimi yeterli görmeyip ek destek arıyorsa, burada ciddi bir sorun var demek. Çünkü eğitim sistemi öğrenciyi dışarıdan destek almaya mecbur bırakmamalı; okul, öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterlilikte olmalı. Aksi halde ekonomik imkânı olan öğrenciler avantaj sağlarken, maddi durumu yetersiz olan gençler daha büyük bir eşitsizlikle karşı karşıya kalıyor.</p>
<p>Öğretmenlerin bile tam olarak hâkim olamadığı bir model içerisinde öğrencilerin kendilerini güvende hissetmesi oldukça zor. Oysa eğitim sistemi; gençlerin kafasını karıştıran değil, onlara yön gösteren ve güven veren bir yapı olmalı. Eğitim, deneme yanılma alanı değil. Özellikle milyonlarca gencin geleceğini belirleyen sınav süreçlerinde yapılacak her plansız değişiklik, bir neslin hayatını doğrudan etkiler. Yeni bir model uygulanacaksa öğretmen eğitimleri eksiksiz yapılmalı, öğrenciler ve veliler açık şekilde bilgilendirilmeli ve sınav sistemiyle müfredat arasında güçlü bir uyum sağlanmalı. Aksi halde iyi niyetle başlatılan reformlar bile öğrenciler için kaygı ve mağduriyete dönüşebilir.</p>
<p><em><strong>Bugün gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey; netlik, güven ve istikrardır. Çünkü geleceğini kurmaya çalışan bir öğrenci için belirsizlik, yalnızca eğitimle ilgili bir sorun değil; umutlarını ve motivasyonunu etkileyen ağır bir yük. Eğitim sistemi gençlere korku değil güven vermeli, kafa karışıklığı değil yön göstermeli. Unutulmamalıdır ki bir ülkenin geleceği, sınıflarda yetişen gençlerin omuzlarında yükselir. Gençlerin geleceğe güvenle bakamadığı bir toplumda, hiçbir eğitim reformu gerçek anlamda başarıya ulaşamaz.</strong></em></p>
<p>(AÖ/NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 08:30:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[66 sivil toplum kuruluşu ve 720 yurttaştan “Mutlak Butlan” kararına tepki]]></title><link>https://bianet.org/haber/66-sivil-toplum-kurulusu-ve-720-yurttastan-mutlak-butlan-kararina-tepki-319946</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/26/66-sivil-toplum-kurulusu-ve-720-yurttastan-mutlak-butlan-kararina-tepki.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/66-sivil-toplum-kurulusu-ve-720-yurttastan-mutlak-butlan-kararina-tepki-319946</guid><description><![CDATA[Açıklamada, seçme ve seçilme hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı vurgulandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Aralarında sivil toplum kuruluşları, platformlar, meslek örgütleri ve yurttaşların bulunduğu geniş bir grup, CHP hakkında verilen “mutlak butlan” kararına karşı ortak bir kamuoyu açıklaması yayımladı. Açıklamada, söz konusu kararın yalnızca bir siyasi partiye değil, toplumun demokratik iradesine yönelik bir müdahale olduğuna işaret edildi. </p>
<p>“Hayatımızı ve Geleceğimizi Değiştirme Hakkımıza Yapılan Saldırıya Boyun Eğmeyeceğiz” başlığıyla yayımlanan açıklamada, siyasi partilerden derneklere, belediyelerden üniversitelere kadar toplumun özgür iradesini ortaya koyduğu tüm kurumların hedef alındığı ifade edildi. Açıklamada, seçme ve seçilme hakkının fiilen ortadan kaldırıldığı vurgulandı. </p>
<a href='/haber/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti-319939' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti.png' alt='AKP’den &#39;mutlak butlan&#39; kararına destek: "Yargı görevini yaptı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>AKP’den 'mutlak butlan' kararına destek: "Yargı görevini yaptı"</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<div class="box-12">
<p>Açıklamanın tamamı şöyle: </p>
<p>Hayatımızı ve geleceğimizi değiştirme hakkımıza yapılan saldırıya boyun eğmeyeceğiz. </p>
<p>CHP için verilen mutlak butlan kararı, toplumun hayatını ve geleceğini değiştirme hakkını elinden alma hamlesidir. Demokratik düzene açık bir müdahaledir. Siyasi partiler, dernekler, meslek odaları, sendikalar, üniversiteler, belediyeler başta olmak üzere toplumun özgür iradesini ortaya koyduğu bütün kurumlar hedef alınmakta, seçme-seçilme hakkı fiilen ortadan kaldırılmaktadır.</p>
<p>İktidar yargı eliyle siyaseti kendi lehine düzenlemek, mutlak butlanla, kayyımlarla, örgütlenme, ifade özgürlükleri önündeki hukuk ve anayasa dışı engellerle toplumun nefesini kesmek, geleceği için umut duymasını engellemek, toplumsal iradeyi teslim almak istiyor.  </p>
<p>Anayasal haklarımızı, özgürlüklerimizi, adalet duygumuzu, toplumsal barışı, ortak geleceğimiz için umut besleme hakkımızı hedef alan, ülkeyi seçimsiz, muhalefetsiz, toplumun iradesinin hiçe sayıldığı bir kayyım cehennemine dönüştürmeyi amaçlayan mutlak butlan kararına karşı sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar olarak herkesi toplumsal barış ve demokrasi için ortak mücadeleye çağırıyoruz</p>
</div>
<p><strong>66 kurumsal imza:</strong> 10 Ekim Barış Derneği, Adana Ekoloji Platformu, Akdeniz Engelliler Federasyonu, Alevi Düşünce Ocağı Derneği, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Antalya Biz LGBTİ+ İnisiyatifi, Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği Adam-Der, Atakent Mahallesi Kadın Meclisi, Barış Akademisyenleri, Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi, Barış İçin Toplumsal Girişim, Birarada, Birarada Bilim Sanat Araştırma ve Dayanışma Derneği, Bodrum Kadın Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Datça Kadın Platformu, Demokrasi İçin Birlik, Demokratik Çerkes Kongresi Girişimi, Devrimci 78'liler Federasyonu, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Dicle Görme Engelliler Derneği, Dinamik Engelliler Derneği, Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim, Ege Çevre Platformu (EGEÇEP), Ekoloji Birliği, Engelli Hakları ve Engelsiz Gelecek Derneği, Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği, Engelliler Federasyonu, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Eşitlik İzleme Grubu (EŞİTİZ), Feminist Kadın Çevresi, Haliç Dayanışması, Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, İklim Adaleti Koalisyonu, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi, İstanbul Kent Savunması, İstanbul Tabip Odası, İzmir Barış Forumu, İzmir Belgesel Festivali (İZDOC), Kadın Yazarlar Derneği, Kadının İnsan Hakları Derneği, KHK'lı Platformları Birliği, Kuşadası Kent Dayanışması, Kuşadası Çevre Platformu, Kuşadası Kadın Platformu, Mersin Engelli Çocuk Anneleri ve Gönüllüleri Derneği, Mersin Engelli Kadınlar Dayanışma Derneği, MUÇEP, MUÇEP Datça Meclisi, Öğretim Üyeleri Derneği, Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, Patnos Dernekleri Federasyonu, Sağlamcılığa Karşı Kadın Hareketi Derneği, Sarıyer Kent Dayanışması, Sulukule Platformu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi, Türkiye Sosyalist Partisi, Umudun Kadınları Dergisi, Validebağ Savunması, Yan Yanayız Biraradayız, Yeşil Yaşam İnisiyatifi, Yeşil Sol Parti, Yurttaş Girişimi.</p>
<p><strong>720 Bireysel İmza: </strong><br>Abdullah Aysu, Abdullah Demirbaş, Abdurrahman Arıman, Abdülmecit Yılmaz, Adil Demirci, Adil Okay, Adnan Gölpunar, Ahmet Arda, Ahmet Asena, Ahmet Çevik, Ahmet Dindar, Ahmet Doğan, Ahmet Erkam Saraç, Ahmet Erkan, Ahmet Ersoy, Ahmet Muhtar Çakmak, Ahmet Okumuş, Ahmet Ümit, Akın Atalay, Akın Birdal, Akın Kösetorunu, Ali Galip Yıldız, Ali Günaydın, Ali Gürlek, Ali İştem, Ali Karakoç, Ali Kuşatman, Ali Yıldız, Aliye İlay İlkay, Alp Kural, Alpar Sevgen, Arif Ali Cangı, Arif İsmet Yılmaz, Arzu Erkan, Arzu Eylem, Arzu Filiz Güngör, Arzu Müge Özaydın, Asım Yaman, Aslan Gökbuget, Aslı Akıncı Utkan, Aslı Posacıoğlu, Asuman Çakır, Asuman Fırtına, Atilla Ansal, Atilla Bahçıvan, Atilla Göktürk, Attila Turnaoğlu, Aybike Ertürk, Ayça Erkol, Aydın Bodur, Aydın Deniz, Aydın Şekerci, Aydın Şimşek, Ayfer Tunç, Ayhan Çelik, Ayhan Ergenç, Ayhan Saygı, Aykut Alyanak, Ayla Atalay, Ayla Şesan, Ayla Türksoy, Aylin Adalıoğlu, Aynur Erman, Aysel Hoşgit, Ayşe Arben Altunç, Ayşe Ataman, Ayşe Bakkalcı, Ayşe Başak Kaban, Ayşe Demirsöz, Ayşe Fügen Aybars, Ayşe Gözen, Ayşe Koçak, Ayşe Nurbanu Pekol, Ayşe Sarısayın, Ayşe Sönmez, Ayşe Şafak Kanca, Ayşegül Ateş, Ayşegül Devecioğlu, Ayşegül Kaya, Ayşegül Tezören, Ayşen Işık, Ayten Aktepe, Ayten Caynak, Ayten Yıldırım, Aytul Ercil, Aziz Gülhan, Azumet Avcı, Bahadır Altan, Bahri Belen, Banu Can, Banu Paker, Barış Trak, Baskın Oran, Başak Belhan, Başak Yıldırım, Bediz Sel, Belgin Bıyıkoğlu, Belgin Tekçe, Belgin Vardar, Belma Fırat, Berna Kılınç, Betül Arıbaş, Betül Kırdar, Betül Tanbay, Beydağ Tıraş Öneri, Beyza Üstün, Bilge Bayrak, Billur Cremer, Binnaz Toprak, Biriz Berksoy, Burhanettin Kaya, Bülend Tuna, Bülent Atamer, Bülent Boran, Bülent Boyacıoğlu, Bülent Tekin, Bülent Yarbaşı, C. Hakkı Zariç, Cabir Özyıldız, Cahit Lomen, Cahit Mete, Can Irmak Özinanır, Can Sönmez, Candan Badem, Candan Göz, Celal Korkut Yıldırım, Celal Polat, Cemile Özeker, Cengiz Arın, Cengiz Tamtunalı, Ceren Gündoğan, Cevza Sevgen, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Cihat Aktar, Cuma Baş, Çağatay Anadol, Çağrı Sert, Çiğdem Özbaş, Çisem Çelikel, Defne Asal, Defne Suman, Demet Aşkın, Demet Ayşe Uyar, Demet Güzel, Demet Parlar, Demir Meftun Başaran, Deniz Durukan, Deniz İşler, Derya Güçlü, Didem Berkes, Didem Gençtürk, Dilek Bulut, Dilek Dinçer, Dilek Dizdar, Dilek Gökçin, Dilek Metin Sert, Dilek Yılmaz, Doğan Bermek, Doğan Çakmak, Doğan Erol, Doğan Fırtına, Doğan Mahalleli, Doğan Özgüden, Doğu Ergil, Doğu Yücel, Duran Köksal, Dursun Bektaş, Ebru Akkan, Ebru Erginbay, Ebru Nuhoğlu, Elçin Asuroğlu, Elif Demirel, Elif Sandal Önal, Elif Topkaya Sevinç, Elvan Özkaya, Emek Aksoy, Emel Kızılcık, Emel Memiş, Emel Sungur, Emel Uzman, Emin Yaşar, Emine Nur Çakır Diler, Emine Şimşek Emiral, Emrah Yüce, Ender Arat, Enes Atila Pay, Engin İpci, Enise Sevilay İlkay, Enver Laçin, Ercan İpekçi, Erdal Karayazgan, Erdoğan Aydın, Erdoğan Kahyaoğlu, Erdoğan Özüdoğru, Erdoğan Saylı, Erdoğan Serin, Erendiz Atasü, Ergin Cinmen, Ergun Duran, Ergün Eşşizoğlu, Ergün Özgür, Erhan Erdoğan, Erhan Öğüt, Erim Demirci, Erkan Kayılı, Erol Katırcıoğlu, Erol Kızılelma, Ertan Meyan, Esra Arma, Esra Çiçek Mercan, Esra Ece Kutlu, Esra Genç, Esra Koç, Esra Mungan, Esvet Ersoy, Faruk Birtek, Faruk Eren, Fatih Gezer, Fatih Mehmet Ertekin, Fatih Polat, Fatin Kanat, Fatma Aytaç, Fatma Bostan Ünsal, Fatma Gök, Fatma Gülten Gülay, Fatma Kılıç, Fatma Müge Göçek, Fatmagül Berktay, Fatoş Erkman, Feray Mertoğlu, Ferhan Türk, Ferhat Kentel, Feride Eralp, Feride Şermin Utku, Ferruh Akay, Fethiye Çetin, Feyha Karslı, Fırat Sönmez, Fidan Eroğlu, Figen Demir Çıra, Figen Küçüksezer, Figen Öcal, Fikret Çınar, Filiz Balta, Filiz Kerestecioğlu, Filiz Küknaroğlu, Funda Demir Bozkurt, Funda Ekin, Funda Oral, Füsun Ertuğ, Füsun Özlen, Füsun Şeker, Gamze Burcu Gül, Gaye Boralıoğlu, Gaye Keskin, Gençay Gürsoy, Gonca Özmen, Gökçeçiçek Ayata, Gökçen Kantar, Gökhan Nuri Dinçer, Göksel Bakaç Tümay, Gönül Gökhan, Gözde Balcısoy, Gözde Şeker Fırtına, Gül Büyükbay, Gül Büyükbeşe, Gül Tanghe, Gülay Coşkun Tan, Gülizar Irmak, Gülnur Aksop, Gülser Öztunalı Kayır, Gülseren Onanç, Gülseren Pusat, Gülsüm Çisem Özer, Gülsüm Güvenli, Gülsüm Öz, Gülten Halıcı, Gülümser Koçak, Gündüz Vassaf, Güngör Tekgümüş, Günseli Kaya, Gürel Sürücü, Gürhan Ertür, Gürsel Korat, Gürşenay Dalveren, Güzin Sarıoğlu, H. Rifat Yüzbaşıoğlu, Hacer Ansal, Hacer Erişkin Sert, Hadi Cin, Hakan Gönenli, Hakan İşcen, Halide Yıldırım, Halil Akıncı, Halil İbrahim Özcan, Halil İbrahim Yenigün, Halil Yenigün, Halim Bulutoğlu, Halime Güner, Halime Şaman, Haluk Rıza Tabuk, Hande Çiğdemoğlu, Hande Sakarya, Hanife Aliefendioğlu, Haris Yardımcı, Hasan Cemal, Hatice Akuğur, Hatice Altınışık, Hatice Bal, Hatice Engin, Hatice Erbay, Haydar Baran, Haydar Ergülen, Hayriye Sakarya, Hıdır Kırkıcı, Hilal Eren, Hülya Gül, Hülya Gülbahar, Hülya Key, Hülya Noack, Hürriyet Karadeniz, Hüsamettin Onanç, Hüseyin Aslan, Hüseyin Eminoğlu, Hüseyin Kaya, Hüseyin Küçükbalaban, Irmak Zileli, Işık Aka, Işık Demirtaş, Işıl Demirakın, Işıl Işık, Işıl Madak, Işın Tuğrul, İbrahim Akın, İbrahim Betil, İbrahim Bilen, İbrahim Kaboğlu, İbrahim Kayan, İbrahim Yener, İlkay Akkaya, İlkay Alptekin Demir, İlkay Noylan, İlke Çandırbay, İlminur Yiğitoğlu, İnci Özkan Kerestecioğlu, İnci Tuğsavul, İpek Akyıldız, İrfan Eroğlu, İrfan Özdabak, İshak Kocabıyık, İsmail Duygulu, İsmail Gönen, İsmail Güzelsoy, İsmail Mahmutoğlu, İsmet Apak, Kadir Gündüz, Kadir Nas, Kamil Tekin Sürek, Karabekir Akkoyunlu, Kazmir Pamir, Kemal Aytaç, Kemal Engin, Kemalettin Yıldız, Kenan Temir, Kerem Fırtına, Kerem Işık, Kevser Cüre, Korhan Atay, Lal Laleş, Lale Çarkacı, Lalezar Nergiz, Latife Demirci Kahya, Levent Akçasu, Levent Köker, Levent Özses, Levent Tumlu, Levent Tüzel, Leyla Ataç, Leyla Olça, Leyla Rukiye Süren, Lokman Babat, Ludmila Denise, Ludmilla Denişenko, Lütfü Gölpunar, M. Aydın Şekerci, M. İrem Afşin, Mardin Çevder, Margarit Biton, Mehmet Adil Güler, Mehmet Aktürk, Mehmet Çelik, Mehmet Demirezen, Mehmet Erkal, Mehmet Ersayan, Mehmet Ersoy, Mehmet Gürsoy, Mehmet Haluk Tüzünkam, Mehmet Sami Akalın, Mehmet Sinan Çakım, Mehmet Ural, Mehmet Ümit Erdem, Mehtap Meral, Mehveş Güney, Melek Eşkazan, Melek Köni, Melih Özeren, Meliha Öztoprak, Melike İlgün, Meltem Anayaroğlu, Menekşe Toprak, Meral Camcı, Meral Karakartal, Meral Özbek, Meral Yapışkan, Merve Yakut, Meryem Koray, Meryem Turan, Mesut Coşkun, Mesut Yalazan, Metin Ersoy, Metin Irmak, Metin Ölken, Metin V. Bayrak, Mine Göknar, Mine Metin, Mine Nazari, Miray Atacanlı, Muharrem Armutlu, Muhsin Ekmekçi, Mukaddes Erdoğdu, Murat Atabay, Murat Bilhan, Murat Gülsoy, Murat Özyüksel, Musa Piroğlu, Mustafa Cınar, Mustafa Ecevit, Mustafa Elveren, Mustafa Fahir Üzümcü, Mustafa Fevzi Erk, Mustafa Güçlü, Mustafa Kemal Coşkun, Mustafa Kırmızıgül, Mustafa Paçal, Mustafa Yıldız, Muzaffer Asma, Muzaffer Yazıcı, Müge Karalom, Müjgan Altundaşar, Münir Korkmaz, Münire Dağ, Müzeyyen Hande Yağcı, Müzeyyen Tümerk, Naci Akıncı, Nazım Tural, Nazif İnhanlı, Nazik Işık, Nazike Seçil Hayırlı, Nazire Gülşen Çolak, Nazlı Andan, Necdet Kılıç, Necla Türemen, Necmi Demir, Necmiye Alpay, Nedime Erdoğan, Nejat Taştan, Nejdet Filizoğlu, Nejla Osseiran, Neriman Aydın, Nermin Bayçin, Nermin Fenmen, Nermin Sinar, Nermin Sungur, Nermin Yıldırım, Neslihan Sezer, Nesrin Küçükoğlu, Nesrin Nas, Nesrin Sungur Çakmak, Nesrin Uçar, Nesteren Davutoğlu, Neşe Dursun, Neşe Erdilek, Neşe Evren, Neşe Sevilir, Neşe Tuncer, Neşe Yaşın, Nevay Samer, Nevin Özey, Nevzat Çağlar Tüfekçi, Nevzat Onaran, Nezihe Bilhan, Nezir Dorak, Nihat Bayram, Nihayet Düzel, Nil Mutluer, Nilay Karaelmas, Nilgün Doğançay, Nilgün Eser, Nilgün Özşahin, Nilgün Toker, Nilüfer Akgün, Nilüfer J. Duna, Nilüfer Kuyaş, Nuh Seler Cebecioğlu, Nur Bekata Mardin, Nur Berkman, Nur İlkin, Nuran Gülenç, Nuran Nas, Nuray Atalayer, Nurcan Baysal, Nurgül Çetinkaya, Nurhan Suerdem, Nuri Ersoy, Nuri Ödemiş, Nuriye Yıldız, Nurşen Sönmez, Nurten Ertuğrul, Nurten Köroğlu, Nükhet Eren, Oktay Murat, Oktay Özel, Olcay Şimşek, Onur Hamzaoğlu, Onursal Özbek, Orhan Dirkeç, Orhan Doğançay, Orhan Silier, Osman Şahinalp, Oya Baydar, Oya Katırcı, Oya Özgüven, Öget Öktem Tanör, Ömer Ceylan, Ömer Faruk, Ömer Faruk Akınbingöl, Ömer Kavili, Ömer Madra, Ömür Kızılgün, Ömür Orhun, Özcan Yaman, Özden Dönmez, Özden İpci, Özge Doğar, Özkan Yurdakul, Özlem Akıncı, Özlem Şekercioğlu, Öznur Tosun, Pera Erdir, Perihan Meşeli, Pınar Saip, Polat Özlüoğlu, Ramazan Sağ, Ravil Mansur, Reyan Tuvi, Reyhan Kavaklıoğlu, Rezzan Karapars, Rezzan Tuncay, Rıdvan Hatun, Rıza Arıcan, Rıza Türmen, Rıza Volkan Fırtına, Rojhat Aslan, Ruhan Bilkay, Ruhi Koç, Rukiye Uslu, Sabriye Kabayel, Saffet Ercan, Sahra Daşdemir, Said Kocatepe, Saime Erkal, Saime Tuğrul, Sait Çetinoğlu, Sakin Günel, Salih Zeki Tombak, Saliha Yayla, Sarya Toprak, Sayım Gültekin, Sedef Özge, Sefa Feza Aslan, Sefa Meneviş, Selahattin Nesipoğlu, Selen Tekgümüş, Selim Çiçek, Selin Dilmener, Sema Kendirci Uğurman, Sema Yurtbilir Yavuz, Semih Gümüş, Sena Kaleli, Senma Bayraktar, Sepin Sinanlıoğlu, Serap Asal, Serap Yaman, Serdar Esen, Serin Erengezgin, Seval Aksoy, Seval Eşer, Sevda Çelik Özbingöl, Sevda İvgen, Sevda Karagedik, Sevilay Adıgüzel, Sevinç Koçak, Sevinç Ünal, Sevtap Ayyıldız, Sezer Ayvaz Ateş, Sezgin Kartal, Sibel Aydın Tekgümüş, Sibel Oral, Sidem Samsun, Simla Sunay, Sinan Kılıç, Sinan Suner, Sinan Tutal, Sonat Yurtçu, Suat Özdemir, Suay Aksoy, Suzan İşbilen, Süleyman Eryılmaz, Süleyman Karataş, Şafak Baba Pala, Şahide Ağaoğlu, Şahika Yüksel, Şahinder Bayram, Şakir Aydın Aka, Şamil Altan, Şanar Yurdatapan, Şebnem İşgüzel, Şebnem Korur Fincancı, Şebnem Oğuz, Şemsettin Bakır, Şenay Çöte, Şenay Eroğlu Aksoy, Şenay Yılmaz, Şengün Kılıç Hristidis, Şenol Karakaş, Şerife Füsun Ömür, Şevket Özmen, Şevket Pamuk, Şöhret Baltaş, Şule Sepin İçli, Şükran Dalhan, Şükran Yücel, Taçlı Yazıcıoğlu, Tahir Ün, Tahsin Topçu, Tahsin Yeşildere, Talat Kırış, Tamer Cantürk, Tatyos Bebek, Tekin İpci, Temel İskit, Teşrife Boysan, Tuğrul Eryılmaz, Tuma Çelik, Tuna Akarlı, Tuna Altınel, Tunca Yüğnük, Turan Fırat, Turhan İçli, Tülay Koçak, Tülin Kılıç, Tümay Imre, Tüten Ateş, Uğur Portakal, Umur Coşkun, Ümide Aysu, Ümit Aykut Aktaş, Ümit Yanarateş, Ümmüşen Gürsoy, Vicdan Özerdem, Viki Çiprut, Vildan Çetin, Xembar Farqin, Yağmur Atalan, Yakın Ertürk, Yalçın Çelikay, Yasemin Ahi, Yasemin Bektaş, Yasemin Dora Şeker, Yasemin Özek, Yasemin Sungur, Yasemin Yazıcı, Yaşar Aynacı, Yaşar Dükel, Yaşar Gökoğlu, Yavuz Okçuoğlu, Yekta Oğuz Soylu, Yelina Tayfur, Yeşim Arat, Yeter Tabak, Yıldırım Kılıç, Yıldız Taghızade, Yiğit Adıgüzel, Yonca Demir, Yonca Verdioğlu, Yunus Işın, Yusuf Alataş, Yusuf Kılıç, Yusuf Nazım, Yusuf Oğuz, Yüce Yöney, Yüksel Akkaya, Yüksel Uygun, Zehra Kabasakal Arat, Zehra Limon, Zeki Coşkun, Zeki Samer, Zelal Yalçın, Zeliha Altuntaş, Zeliha Gizem Sayın, Zeliha Özer, Zeynel Çağlar, Zeynep Atikkan, Zeynep Kaçar, Zeynep Kaya Akdeniz, Zeynep Selimoğlu Akıncı, Zeynep Tanbay, Ziya Halis, Züleyha Nur.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 26 May 2026 08:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kılıçdaroğlu 30 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşacak]]></title><link>https://bianet.org/haber/kilicdaroglu-30-mayis-ta-chp-genel-merkezi-nde-bayramlasacak-319943</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/kilicdaroglu-30-mayis-ta-chp-genel-merkezi-nde-bayramlasacak.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kilicdaroglu-30-mayis-ta-chp-genel-merkezi-nde-bayramlasacak-319943</guid><description><![CDATA[İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kılıçdaroğlu'nun, cumartesi günü CHP Genel Merkezi’nde partililer ve yurttaşlarla bir araya geleceği açıklandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 28 Mayıs Perşembe günü olarak açıklanan bayramlaşma programının değiştirildiği duyuruldu.</p>
<p><em>ANKA Haber Ajansı</em>’nın aktardığına göre, Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs Cumartesi günü saat 12.00'de, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenecek bayramlaşma programında partililer ve yurttaşlarla bir araya gelecek.</p>
<a href='/haber/kilicdaroglu-mutlak-butlan-kararini-tanidi-319825' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/kilicdaroglu-mutlak-butlak-kararini-tanidi.jpg' alt='Kılıçdaroğlu &#39;mutlak butlan&#39; kararını tanıdı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kılıçdaroğlu 'mutlak butlan' kararını tanıdı</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<div class="box-13"><em>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin 'mutlak butlan' kararı vererek Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kılıçdaroğlu ile eski yönetimin ise görevi devralmasına hükmetmişti.</em></div>
<a href='/haber/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti-319939' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti.png' alt='AKP’den &#39;mutlak butlan&#39; kararına destek: "Yargı görevini yaptı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>AKP’den 'mutlak butlan' kararına destek: "Yargı görevini yaptı"</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Kurban Bayramı dolayısıyla siyasi partiler arası bayramlaşma programı kapsamında, CHP Genel Merkezi'nde konukları, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Konya Milletvekili Barış Bektaş ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ağırlayacak.</p>
<p>Ziyaret heyetinde, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazlı Kasap, Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ve Ankara Milletvekili Deniz Demir yer alacak.</p>
<a href='/haber/chp-genel-merkezine-polis-mudahalesi-ozel-ve-partililer-binadan-ayrildi-319901' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-genel-merkezinde-tahliye-gerginligi-2.png' alt='CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>BİANET, ANKARA'DAN BİLDİRİYOR</h6>
<h5 class='headline'>CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 17:20:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Emekliler artık yaşamıyor, hayatta kalma mücadelesi veriyor”]]></title><link>https://bianet.org/haber/emekliler-artik-yasamiyor-hayatta-kalma-mucadelesi-veriyor-319942</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/emekliler-artik-yasamiyor-hayatta-kalma-mucadelesi-veriyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/emekliler-artik-yasamiyor-hayatta-kalma-mucadelesi-veriyor-319942</guid><description><![CDATA[2021 Tüm Emekliler Sendikası İskenderun Şubesi, Sağlıklı Yaşam Parkı’nda basın açıklaması düzenledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hatay’ın İskenderun ilçesinde 2021 Tüm Emekliler Sendikası İskenderun Şubesi, bugün Sağlıklı Yaşam Parkı’nda yaptıkları açıklamayla yaşadıkları ekonomik krize dikkat çekti.</p>
<p>Açıklamayı okuyan Şube Başkanı Mustafa Çankaya, milyonlarca emeklinin ağır yoksulluk koşullarında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, temel ihtiyaçların dahi karşılanamaz hâle geldiğini söyledi. </p>
<p>Emeklilerin kira, fatura, gıda ve sağlık giderleri karşısında zorlandığını ifade eden Çankaya, “<em>Emekliler artık yaşamıyor, hayatta kalma mücadelesi veriyor</em>,” dedi.</p>
<h3>Ara zam çağrısı</h3>
<p>Bayram öncesi verilen ikramiyelerin yetersiz olduğunu vurgulayan Çankaya, “<em>Bir ülkede emekliler kurban kesmeyi değil, mutfağına kıyma koyabilmeyi hesaplıyorsa orada ciddi bir sosyal çöküş vardır,</em>” ifadelerini kullandı. </p>
<p><em>Mezopotamya Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, gerçek enflasyonun günlük yaşamda hissedildiğini söyleyen Çankaya, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığını belirtti.</p>
<p>Emekli maaşlarının daha hesaba yatmadan eridiğini dile getiren Çankaya, hükümete ara zam yapılması çağrısında bulunarak taleplerini şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Emekli maaşlarına insanca yaşam koşullarını sağlayacak ara zam yapılması,</li>
<li>En düşük emekli maaşının yoksulluk sınırına çıkarılması,</li>
<li>Bayram ikramiyelerinin bir maaş tutarında verilmesi,</li>
<li>Barınma, beslenme ve sağlık haklarının güvence altına alınması. </li>
</ul>
<blockquote>
<p>Sadaka değil, insanca yaşam istiyoruz.</p>
</blockquote>
<p>(TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 17:07:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Polis müdahalesinden CHP’nin kedisi Zafer ve köpeği Mayıs da etkilendi]]></title><link>https://bianet.org/haber/polis-mudahalesinden-chpnin-kedisi-zafer-ve-kopegi-mayis-da-etkilendi-319941</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/polis-mudahalesinden-chpnin-kedisi-zafer-ve-kopegi-mayis-da-etkilendi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/polis-mudahalesinden-chpnin-kedisi-zafer-ve-kopegi-mayis-da-etkilendi-319941</guid><description><![CDATA[Veteriner Hekim Tarkan Özçetin: “Şu an itibarıyla her iki canımızın da genel sağlık durumları iyidir. Düzenli kontrolleri sürmektedir. Şükür ki ciddi bir sağlık problemi yaşanmamıştır.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” gerekçesiyle hükümsüz sayılmasının ardından dün (24 Mayıs) Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde yaşanan polis müdahalesinden hayvanlar da etkilendi.</p>
<p>Veteriner Hekim Tarkan Özçetin, Genel Merkez’de yaşayan kedi Zafer ve köpek Mayıs’ın yoğun biber gazının ve yaşanan kaosun ortasında kaldığını; ancak sağlık durumlarının şu an iyi olduğunu açıkladı.</p>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/05/g0pyq6fxmaaohmc.jpg" alt="">
<figcaption><em>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve kedi Zafer.</em></figcaption>
</figure>
<h3>“En masum kalanlar yine hayvanlar oluyor”</h3>
<p>Özçetin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şöyle <a href="https://x.com/DrTarkanOzcetin/status/2058880748652810573?s=20" target="_blank" rel="nofollow">dedi</a>:</p>
<blockquote>
<p>Dün gece CHP Genel Merkezi’nde yaşanan gerginlik sırasında, uzun süredir sağlık takibini yaptığım Zafer ve Mayıs da maalesef yoğun biber gazı ve yaşanan kaosun ortasında kaldı. Gece boyunca çok sayıda hayvanseverden ‘Zafer iyi mi?’, ‘Mayıs etkilendi mi?’ mesajları aldım.</p>
<p>CHP Özel Kalem Müdürü Gülen Göksu Ercan ile koordineli şekilde süreç yakından takip edilmiştir. Şu an itibarıyla her iki canımızın da genel sağlık durumları iyidir. Düzenli kontrolleri sürmektedir. Şükür ki ciddi bir sağlık problemi yaşanmamıştır. Ama dün gece bize bir şeyi daha hatırlattı: İnsanların öfkesi ve siyasi kavgaları arasında en masum kalanlar yine hayvanlar oluyor.</p>
</blockquote>
<p>(TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 16:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[AKP’den 'mutlak butlan' kararına destek: "Yargı görevini yaptı"]]></title><link>https://bianet.org/haber/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti-319939</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/akpden-mutlak-butlan-kararina-destek-yargi-gorevini-yapti-319939</guid><description><![CDATA[AKP Sözcüsü Ömer Çelik: “Siyasi partilerin birtakım çökme operasyonlarıyla, delege iradesine baskıyla, siyasi kumpasla herhangi bir şekilde yönlendirilmesine karşıyız.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, istinafın CHP Kurultay Davası’na ilişkin ‘mutlak butlan’ kararı ve sonrasında yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Yaşananları “CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü tartışma, kendi içlerindeki çatışma” olarak tanımlayan Çelik, “Yargının görevini yapması karşısında saygılı davranmaktan başka herhangi bir yolumuz yoktur” ifadelerini kullandı.</p>
<a href='/haber/chp-genel-merkezine-polis-mudahalesi-ozel-ve-partililer-binadan-ayrildi-319901' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-genel-merkezinde-tahliye-gerginligi-2.png' alt='CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>BİANET, ANKARA'DAN BİLDİRİYOR</h6>
<h5 class='headline'>CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Atlatılmayacak kriz yoktur”</h3>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiren Çelik, “Maalesef orada (CHP Genel Merkezi) toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamı ve Sayın Cumhurbaşkanı’mıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük” dedi.</p>
<p>“Sayın Cumhurbaşkanı’mız bizim kırmızı çizgimizdir” diyen Çelik, bu ifadeleri kullananlarla “hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla” mücadele edeceklerini belirtti.</p>
<a href='/haber/chp-lideri-ozel-meclise-yurudu-sandik-gelecek-butlan-gidecek-319906' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-lideri-ozel-meclise-yurudu-sandik-gelecek-butlan-gidecek.jpeg' alt='CHP lideri Özel, Meclis’e yürüdü: "Sandık gelecek, butlan gidecek"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP lideri Özel, Meclis’e yürüdü: "Sandık gelecek, butlan gidecek"</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Bu olayın herhangi bir yerinde değiliz”</h3>
<p>Çelik, istinaf kararı sonrası ortaya çıkan tablonun, CHP içindeki tartışma ve iddiaların yargıya taşınmasıyla oluştuğunu savundu.</p>
<p>Sürecin herhangi bir aşamasında AKP’nin ya da Cumhur İttifakı’nın taraf olmadığını belirten Çelik, “Bugün gelinen nokta, CHP’lilerin CHP’lilerle yürüttüğü iç çatışma ve iç mücadele neticesinde ortaya çıkan iddiaların yargı tarafından araştırılıp sonuca bağlanmasından ibarettir” dedi.</p>
<a href='/haber/chp-kurultay-davasinin-gecmisi-319820' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/chp-kurultay-davasinin-gecmisi.jpeg' alt='CHP Kurultay Davası’nın geçmişi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP Kurultay Davası’nın geçmişi</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Birtakım siyasi kumpaslar ortaya çıkmış”</h3>
<p>İlk iddiaların, geçmişte CHP’de milletvekilliği, belediye başkanlığı ve yöneticilik yapmış kişiler tarafından dile getirildiğini belirten Çelik, “Yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller ve yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p><em>“Her yargı kararına karşı ‘Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Bir diğer konu da şu: Siyasi partilerin birtakım çökme operasyonlarıyla, delege iradesine baskıyla, siyasi kumpasla herhangi bir şekilde yönlendirilmesine karşıyız.</em></p>
<a href='/haber/mutlak-butlan-davasi-avukatindan-kilicdarogluna-hayirli-olsun-ziyareti-319928' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/mutlak-butlan-davasi-avukatindan-kilicdarogluna-hayirli-olsun-ziyaret.png' alt='‘Mutlak butlan’ davası avukatından Kılıçdaroğlu’na ‘hayırlı olsun’ ziyareti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>‘Mutlak butlan’ davası avukatından Kılıçdaroğlu’na ‘hayırlı olsun’ ziyareti</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p><em>“Demokrasinin içeriden ya da dışarıdan herhangi bir vesayet yoluyla enfekte edilmesine ne kadar karşıysak, bunun nasıl anti-siyaset buluyorsak, siyasi partilerin de birtakım çökme operasyonlarıyla, delege iradesine baskıyla, siyasi kumpasla herhangi bir şekilde yönlendirilmesine de karşıyız. Bunları araştırılması söz konusuysa, yargının görevini yapması karşısında saygılı davranmaktan başka herhangi bir yolumuz yoktur.”</em></p>
<a href='/haber/bakan-gurlek-yargi-bagimsiz-ve-tarafsiz-bir-karar-verdi-319822' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/bakan-gurlek-yargi-bagimsiz-ve-tarafsiz-bir-karar-verdi.jpg' alt='Bakan Gürlek: Yargı, bağımsız ve tarafsız bir karar verdi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>MUTLAK BUTLAN KARARI</h6>
<h5 class='headline'>Bakan Gürlek: Yargı, bağımsız ve tarafsız bir karar verdi</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Özel’e ‘TOMA’ tepkisi</h3>
<p>AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesinin ardından TBMM’ye yürüyen Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkmasını eleştirdi.</p>
<p>“Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde?” diyen Çelik, polisin güvenliği sağlamak ve mahkeme kararını yerine getirmek için bölgede bulunduğunu savundu.</p>
<a href='/haber/kilicdaroglu-mutlak-butlan-kararini-tanidi-319825' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/kilicdaroglu-mutlak-butlak-kararini-tanidi.jpg' alt='Kılıçdaroğlu &#39;mutlak butlan&#39; kararını tanıdı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kılıçdaroğlu 'mutlak butlan' kararını tanıdı</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 16:05:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Metal müzik grupları Manowar ile Haggard, Türkiye’ye geliyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/metal-muzik-gruplari-manowar-ile-haggard-turkiyeye-geliyor-319938</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/metal-muzik-gruplari-manowar-ile-haggard-turkiyeye-geliyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/metal-muzik-gruplari-manowar-ile-haggard-turkiyeye-geliyor-319938</guid><description><![CDATA[Haggard ekim ayında üç şehirde sahne alırken Manowar 2027’de İstanbul’da konser verecek.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Metal müzik grupları Manowar ve Haggard, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin farklı kentlerinde konser verecek.</p>
<p>Alman senfonik metal grubu Haggard, 9 Ekim’de Ankara Milyon Event Hall’da, 10 Ekim’de İzmir SoldOut Mavibahçe’de ve 11 Ekim’de İstanbul Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde hayranlarıyla buluşacak. </p>
<p>1989’da Almanya’da kurulan grup, Türkiye’de geniş bir dinleyici kitlesine sahip.</p>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/05/haggard-at-global-east-rock-festival-2010-cropped.jpg" alt="">
<figcaption><em>Alman senfonik metal grubu Haggard, (Fotoğraf: Wikimedia).</em></figcaption>
</figure>
<p>Öte yandan, New York çıkışlı heavy metal grubu Manowar, 31 Temmuz 2027’de İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta sahne alacak. </p>
<p>Grup, “Kings of Metal” albümünü tamamen seslendirmenin yanı sıra sevilen parçalarını da konser repertuvarına ekleyecek. </p>
<p>Konser biletlerinin ön satışları bubilet.com.tr üzerinden başladı. (TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 15:59:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DEM Parti’den CHP’ye ziyaret: "Partilerin kaderi mahkeme koridorlarında belirlenmez"]]></title><link>https://bianet.org/haber/dem-partiden-chpye-ziyaret-partilerin-kaderi-mahkeme-koridorlarinda-belirlenmez-319937</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/dem-partiden-chpye-ziyaret-partilerin-kaderi-mahkeme-koridorlarinda-belirlenmez.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dem-partiden-chpye-ziyaret-partilerin-kaderi-mahkeme-koridorlarinda-belirlenmez-319937</guid><description><![CDATA[Özgür Özel, “Meclis’teki Genel Başkan odamız ve grup yönetim kurulu odamız partimizin Genel Merkezi olarak işlev görüyor” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise CHP’ye yönelik müdahaleyi “demokrasi ayıbı ve hukuk skandalı” olarak nitelendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki makamında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.</p>
<p>Görüşme, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” kararının ardından, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesi ve partinin Meclis’teki odalarını geçici genel merkez olarak kullanmaya başlamasının ardından yapıldı.</p>
<p>DEM Parti heyetinde Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Grup Başkanvekili Sezai Temelli ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki yer aldı.</p>
<p>Heyeti Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu karşıladı.</p>
<a href='/haber/mutlak-butlan-nedir-319827' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/21/mutlak-butlan-nedir.jpg' alt='‘Mutlak butlan’ nedir?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>‘Mutlak butlan’ nedir?</h5>
<div class='date'>21 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Özel: Meclis, CHP Genel Merkezi’ne ev sahipliği yapıyor</h3>
<p>Görüşmenin ardından açıklama yapan Özel, CHP’nin kuruluş sürecine ve Meclis tarihine atıf yaptı.</p>
<p>Özel, CHP’nin ilk genel merkez odasının Birinci Meclis’te olduğunu hatırlatarak, mevcut koşullar nedeniyle partinin TBMM’deki odalarının genel merkez olarak işlev gördüğünü söyledi:</p>
<p>"O gün, şartlar öyle gerektirdi. Bugün de Meclis’te Genel Başkan odamız, grup yönetim kurulu odamız partimizin Genel Merkezi olarak işlev görüyor."</p>
<p>Özel, bir önceki akşam milletvekilleriyle ilk grup toplantısını yaptıklarını, bugün de ilk mesai gününe başladıklarını belirtti.</p>
<a href='/haber/mutlak-butlan-davasi-avukatindan-kilicdarogluna-hayirli-olsun-ziyareti-319928' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/mutlak-butlan-davasi-avukatindan-kilicdarogluna-hayirli-olsun-ziyaret.png' alt='‘Mutlak butlan’ davası avukatından Kılıçdaroğlu’na ‘hayırlı olsun’ ziyareti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>‘Mutlak butlan’ davası avukatından Kılıçdaroğlu’na ‘hayırlı olsun’ ziyareti</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Bu dayanışma ziyareti kıymetli”</h3>
<p>DEM Parti heyetinin ziyaretini “çok önemli ve kritik bir günde” yapılan dayanışma ziyareti olarak nitelendiren Özel, görüşmenin kendileri açısından kıymetli olduğunu söyledi.</p>
<p>Özel, Meclis’te CHP’den sonra en çok sandalyeye sahip parti olan DEM Parti’nin ziyaretinin tarihsel bir anlam taşıdığını belirtti:</p>
<p>"Biz istiyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin 29 Ekim 1923’ten ve 23 Nisan 1920’den beri ilk kez dönüp de Meclis’e gelip, Meclis’te kendine ayrılan bir odayı Genel Merkez ilan etmesi ve DEM Parti’nin de bu tarihi ziyareti yaptığı bu görüşme gündemde yer alsın."</p>
<p>Özel, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamaları ve diğer gündemlere ilişkin soruları daha sonra yanıtlayacaklarını belirterek, bu aşamada soru almayacağını ifade etti.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">CHP ziyareti sonrası açıklama yapıyoruz <a href="https://t.co/7mrXp9zTVg" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://t.co/7mrXp9zTVg</a></p>
— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) <a href="https://twitter.com/DEMGenelMerkezi/status/2058877042477920732?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">May 25, 2026</a></blockquote>
<a href='/haber/chp-lideri-ozel-meclise-yurudu-sandik-gelecek-butlan-gidecek-319906' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-lideri-ozel-meclise-yurudu-sandik-gelecek-butlan-gidecek.jpeg' alt='CHP lideri Özel, Meclis’e yürüdü: "Sandık gelecek, butlan gidecek"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP lideri Özel, Meclis’e yürüdü: "Sandık gelecek, butlan gidecek"</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Bakırhan: Mutlak butlan kararı siyasi kriz yarattı</h3>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise açıklamasında "mutlak butlan" kararıyla Türkiye’de demokrasinin bir kez daha siyasi krizle karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>
<p>Bakırhan, kararın uygulanması sırasında ortaya çıkan polis müdahalesi görüntülerini "utanç verici ve kabul edilemez" olarak nitelendirdi:</p>
<blockquote>
<p>Ana muhalefet partisine biber gazı, tazyikli su ve plastik mermilerle gidilmesi bir demokrasi ayıbı ve hukuk skandalıdır.</p>
</blockquote>
<p>CHP’ye yönelik müdahaleyi kınadıklarını söyleyen Bakırhan, Türkiye halklarının bugüne kadar siyasete yapılan müdahalelere rıza göstermediğini belirtti.</p>
<a href='/haber/chpli-tanal-dan-mutlak-butlan-kararini-veren-hakimlerin-bilgisayarlari-incelensin-talebi-319891' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/23/chpli-tanal-20-sayfalik-karar-bir-gunde-yazilamaz.jpg' alt='CHP’li Tanal&#39;dan "mutlak butlan" kararını veren hakimlerin bilgisayarları incelensin talebi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP’li Tanal'dan "mutlak butlan" kararını veren hakimlerin bilgisayarları incelensin talebi</h5>
<div class='date'>23 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h2>"Müdahaleleri meşru görmüyoruz"</h2>
<p>DEM Parti olarak demokratik mekanizmaların dışındaki hiçbir müdahaleyi meşru görmediklerini belirten Bakırhan, "Siyasi partilerin kaderi mahkeme koridorlarında değil üyelerin iradesi, delegelerin kararı, seçmenlerin tercihi ile belirlenir. Demokratik mekanizmaların dışındaki hiçbir müdahaleyi DEM Parti olarak meşru görmüyoruz." dedi.</p>
<p>CHP’nin bu süreci demokratik zeminde yapılacak bir kurultay iradesiyle aşacağına inandıklarını ifade eden Bakırhan ayrıca CHP’nin bu süreçten bütünlüğünü koruyarak çıkmasını dilediklerini, DEM Parti olarak bu dönemde üzerlerine düşen sorumluluğu almaya hazır olduklarını söyledi.</p>
<p>(NÖ)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 15:17:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Dünya basını CHP Genel Merkezi’ne müdahaleyi nasıl gördü?]]></title><link>https://bianet.org/haber/dunya-basini-chp-genel-merkezine-mudahaleyi-nasil-gordu-319936</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/dunya-basini-chp-genel-merkezine-mudahaleyi-nasil-gordu.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dunya-basini-chp-genel-merkezine-mudahaleyi-nasil-gordu-319936</guid><description><![CDATA[CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi, uluslararası basında yalnızca parti içi kriz olarak değil, Türkiye’de muhalefete yönelik yargı ve güvenlik baskısının yeni aşaması olarak ele alındı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” gerekçesiyle hükümsüz sayılmasının ardından Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde yaşanan polis müdahalesi, dünya basınında geniş yer buldu.</p>
<p>Uluslararası yayınlar, müdahaleyi Özgür Özel yönetiminin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden görevlendirilmesi ve CHP’ye yönelik yargı süreçleriyle birlikte değerlendirdi. </p>
<a href='/haber/dem-partiden-chpye-ziyaret-partilerin-kaderi-mahkeme-koridorlarinda-belirlenmez-319937' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/dem-partiden-chpye-ziyaret-partilerin-kaderi-mahkeme-koridorlarinda-belirlenmez.png' alt='DEM Parti’den CHP’ye ziyaret: "Partilerin kaderi mahkeme koridorlarında belirlenmez"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>DEM Parti’den CHP’ye ziyaret: "Partilerin kaderi mahkeme koridorlarında belirlenmez"</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Gaz ve plastik mermi kullanıldı"</h3>
<p><em>ABD merkezli Associated Press (AP)</em>, polis müdahalesini “ana muhalefet CHP’nin parti merkezine baskın” başlığıyla duyurdu.</p>
<p>AP, polisin pazar günü Ankara’daki CHP Genel Merkezi’ne girdiğini, gaz ve plastik mermi kullandığını yazdı. Ajans, müdahaleyi Özgür Özel’i destekleyen partililerle mahkeme kararıyla görevlendirilen ekip arasındaki üç günlük bekleyişin “şiddetli sonu” olarak aktardı.</p>
<a href='/haber/mutlak-butlan-davasi-avukatindan-kilicdarogluna-hayirli-olsun-ziyareti-319928' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/25/mutlak-butlan-davasi-avukatindan-kilicdarogluna-hayirli-olsun-ziyaret.png' alt='‘Mutlak butlan’ davası avukatından Kılıçdaroğlu’na ‘hayırlı olsun’ ziyareti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>‘Mutlak butlan’ davası avukatından Kılıçdaroğlu’na ‘hayırlı olsun’ ziyareti</h5>
<div class='date'>25 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Polis CHP Genel Merkezi’ni bastı"</h3>
<p><em>Katar merkezli Al Jazeera, </em>gelişmeyi "Türk polisi ana muhalefet CHP’nin parti merkezini bastı" başlığıyla video haber olarak yayımladı.</p>
<p>Al Jazeera, müdahalenin mahkemenin Özgür Özel’i görevden alıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden görevlendiren kararının ardından yaşandığını aktardı. Yayın, polisin göz yaşartıcı gaz kullandığını, barikatları kırarak binaya girdiğini ve Özel’in binadan çıkarıldığını duyurdu.</p>
<a href='/haber/chp-lideri-ozel-meclise-yurudu-sandik-gelecek-butlan-gidecek-319906' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-lideri-ozel-meclise-yurudu-sandik-gelecek-butlan-gidecek.jpeg' alt='CHP lideri Özel, Meclis’e yürüdü: "Sandık gelecek, butlan gidecek"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP lideri Özel, Meclis’e yürüdü: "Sandık gelecek, butlan gidecek"</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Muhalefet merkezine baskın"</h3>
<p><em>Almanya merkezli BILD,</em> haberi “Türk polisi muhalefet partisinin merkezini bastı” başlığıyla verdi.</p>
<p>BILD, çevik kuvvetin Ankara’daki binaya gaz kullanarak girdiğini, müdahalenin eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesinin yolunu açan mahkeme kararını uygulamak için yapıldığını yazdı. Haberde, Özgür Özel’in kararı “yargı darbesi” olarak nitelendirdiği de aktarıldı.</p>
<a href='/haber/chp-genel-merkezine-polis-mudahalesi-ozel-ve-partililer-binadan-ayrildi-319901' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/24/chp-genel-merkezinde-tahliye-gerginligi-2.png' alt='CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>BİANET, ANKARA'DAN BİLDİRİYOR</h6>
<h5 class='headline'>CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesi: Özel ve partililer binadan ayrıldı</h5>
<div class='date'>24 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Sonraki seçim şimdiden belirleniyor"</h3>
<p><em>Birleşik Krallık merkezli The Guardian,</em> polis müdahalesinden önce yayımladığı haberinde mahkeme kararını, CHP lideri Özgür Özel’in görevden alınması olarak duyurdu.</p>
<p>Gazete, Özel’i “Türkiye muhalefetinin yüzü” olarak tanımladı; kararın CHP’yi zayıflatmaya dönük bir hamle olarak yaygın biçimde eleştirildiğini yazdı. The Guardian, süreci CHP’nin 2024 yerel seçim başarısı, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ve CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlarla birlikte ele aldı.</p>
<a href='/haber/chpli-tanal-dan-mutlak-butlan-kararini-veren-hakimlerin-bilgisayarlari-incelensin-talebi-319891' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/23/chpli-tanal-20-sayfalik-karar-bir-gunde-yazilamaz.jpg' alt='CHP’li Tanal&#39;dan "mutlak butlan" kararını veren hakimlerin bilgisayarları incelensin talebi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>CHP’li Tanal'dan "mutlak butlan" kararını veren hakimlerin bilgisayarları incelensin talebi</h5>
<div class='date'>23 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h2>"Karar siyasi krizi derinleştirdi"</h2>
<p><em>Singapur merkezli The Straits Times,</em> mahkeme kararını Türkiye’de siyasi krizi derinleştiren bir gelişme olarak sundu.</p>
<p>Haberde, mahkemenin CHP’nin 2023 kurultayını iptal ederek Özgür Özel’i fiilen görevden aldığı, kararın siyasi krizi alevlendirdiği, piyasaları sarstığı ve Erdoğan’ın 23 yıllık iktidarını uzatabilecek sonuçlar doğurabileceği belirtildi.</p>
<a href='/haber/ozel-uzlasi-iddialarini-reddetti-kurultay-mesaji-verdi-319896' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/23/ozgur-ozel-boyle-bir-uzlasi-yok.jpg' alt='Özel “uzlaşı” iddialarını reddetti, kurultay mesajı verdi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>ÖZEL'DEN İMAMOĞLU MESAJI: YANINDA DURDUĞUM İÇİN MAHÇUP OLMAYACAĞIM</h6>
<h5 class='headline'>Özel “uzlaşı” iddialarını reddetti, kurultay mesajı verdi</h5>
<div class='date'>23 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>Uluslararası basına göre CHP Genel Merkezi’ndeki görüntüler, Türkiye’de muhalefetin yargı kararları ve güvenlik gücü müdahaleleriyle kuşatıldığına dair kaygıları yeniden görünür kıldı.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 14:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Bebek gıdası ambalajlarında binlerce mikroplastik bulundu"]]></title><link>https://bianet.org/haber/bebek-gidasi-ambalajlarinda-binlerce-mikroplastik-bulundu-319933</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/05/25/bebek-gidasi-ambalajlarinda-binlerce-mikroplastik-bulundu.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bebek-gidasi-ambalajlarinda-binlerce-mikroplastik-bulundu-319933</guid><description><![CDATA[Greenpeace International’ın yeni raporuna göre, Danone ve Nestlé’ye ait plastik ağızlıklı bebek gıdası paketlerinde yapılan testlerde mikroplastik parçacıklar ve plastikle ilişkili kimyasallar tespit edildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Greenpeace International, <strong><a href="https://www.greenpeace.org/static/planet4-turkey-stateless/2026/05/76e384e4-tiny_plastics_big_problem.pdf?utm_medium=email&amp;_hsenc=p2ANqtz-9mqDhGpeA_i4bGWvOh_XLoRUzDYX_YWuiPdKuI-T4kGR8W0nOj1559bvUf_S28eP8nIqewxRJxPkeidEHiMERHF8ikDg&amp;_hsmi=136658659&amp;utm_content=136658659&amp;utm_source=hs_email" target="_blank" rel="nofollow noopener">“Küçük Plastikler, Büyük Sorun: Bebek Gıdası Plastik Paketlerinin Gizli Riskleri”</a> </strong>başlıklı raporunda, plastik ağızlıklı ve sıkılarak tüketilen bebek gıdası paketlerinin sağlık ve çevre açısından yarattığı risklere dikkat çekti.</p>
<h3>Danone ve Nestlé ürünleri incelendi</h3>
<p>Rapor kapsamında Norveç’teki SINTEF Ocean laboratuvarında Danone’un Happy Baby Organics ve Nestlé’nin Gerber markalı ürünleri analiz edildi.</p>
<p>Greenpeace’in aktardığına göre ürünler ABD’de üretilmiş, Avrupa merkezli bir çevrim içi perakendeciden temin edilmişti. Her marka için aynı üründen üçer paket laboratuvara gönderildi. Ürünler ısıtılmadan, satıldığı haliyle test edildi.</p>
<a href='/haber/bir-ayda-ikinci-uyari-bakanlik-bir-bebek-mamasini-daha-toplatiyor-316499' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/02/09/bir-ayda-ikinci-uyari-bakanlik-bir-bebek-mamasini-daha-toplatiyor.png' alt='Bir ayda ikinci uyarı: Bakanlık bir bebek mamasını daha toplatıyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Bir ayda ikinci uyarı: Bakanlık bir bebek mamasını daha toplatıyor</h5>
<div class='date'>9 Şubat 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Her pakette binlerce plastik parçacık</h3>
<p>Yönetici özetine göre testlerde, Danone Happy Baby Organics meyve pürelerinde gram başına 99’a kadar, Nestlé Gerber yoğurt pürelerinde ise gram başına 54’e kadar mikroplastik parçacık tespit edildi.</p>
<p>Bu değerler, Greenpeace’in hesaplamasına göre Danone ürünlerinde paket başına 11 binden fazla, Nestlé Gerber ürünlerinde ise paket başına 5 binden fazla mikroplastik parçacığa karşılık geliyor.</p>
<h3>Ambalaj kaynaklı olabilir</h3>
<p>Raporda, ambalajın iç kaplamasında kullanılan polietilen ile gıdada bulunan bazı mikroplastikler arasında bağlantı olabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Ancak araştırmacılar, bunun ambalajdan gıdaya geçişi kesin olarak kanıtlamadığını; üretim, işleme ve tedarik zincirindeki başka kaynakların da dışlanamayacağını vurguluyor.</p>
<a href='/haber/gazze-de-yasam-kum-ve-bocek-dolu-cadirda-bebekleri-korumak-317648' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/03/12/gazze-de-anne-olmak-kum-ve-bocek-dolu-bir-cadirda-bebekleri-korumak.png' alt='Gazze&#39;de yaşam: Kum ve böcek dolu çadırda bebekleri korumak' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Gazze'de yaşam: Kum ve böcek dolu çadırda bebekleri korumak</h5>
<div class='date'>12 Mart 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Belirsizlik güvenlik anlamına gelmez"</h3>
<p>Greenpeace, bebeklerin gelişim dönemindeki organ ve bedenleri nedeniyle mikroplastiklere ve plastikle ilişkili kimyasallara karşı daha savunmasız olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Rapora göre mevcut bilimsel literatür, bebeklerin küçük plastik parçacıklara ve ambalaj kaynaklı kimyasal karışımlara düzenli olarak maruz kalabileceğine dair bulguları güçlendiriyor.</p>
<h3>Isıtma riski artırabilir</h3>
<p>Raporda ayrıca normal kullanım koşullarında plastik kaplardan gıdaya mikroplastik ve nanoplastik geçişi olabildiği belirtiliyor.</p>
<p>Greenpeace, bebek gıdası içeren plastik bir kabın üç dakika mikrodalgada ısıtılmasıyla milyonlarca mikroplastik parçacığın salınabileceğine dair bilimsel çalışmalara da dikkat çekiyor.</p>
<a href='/haber/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu-318645' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/04/13/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu.png' alt='Kurşun, yoksulluk ve çocukluk: Sessiz şiddetin raporu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kurşun, yoksulluk ve çocukluk: Sessiz şiddetin raporu</h5>
<div class='date'>13 Nisan 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Kimyasal maruziyet uyarısı</h3>
<p>Rapor, yalnızca mikroplastik parçacıklara değil, plastikle ilişkili kimyasallara da odaklanıyor.</p>
<p>Greenpeace’e göre özellikle endokrin bozucu kimyasallar, bebeklik gibi kritik gelişim dönemlerinde düşük dozlarda bile büyüme, metabolizma, üreme sistemi ve ileriki yaşlardaki sağlık üzerinde etkiler yaratabilir.</p>
<h3>Şirketlere: Kanıt yükü sizde</h3>
<p>Greenpeace, Danone, Nestlé ve plastikle temas eden gıda ürünleri satan tüm şirketlerin, ürünlerinin tüketicileri mikroplastiklere ve plastik kimyasallarına maruz bırakmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Raporda, “kanıt yükünün” halkta değil, üreticilerde olması gerektiği vurgulanıyor.</p>
<a href='/haber/beyinde-risk-yaratan-gidalar-aciklandi-313135' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/11/02/beyinde-bilissel-bozulma-riski-yaratan-gidalar-aciklandi.png' alt='Beyinde risk yaratan gıdalar açıklandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Beyinde risk yaratan gıdalar açıklandı</h5>
<div class='date'>2 Kasım 2025</div>
</div>
</a>

<h3>Hükümetlere çağrı: Bağlayıcı önlem alın</h3>
<p>Kuruluş, hükümetlere de Birleşmiş Milletler Küresel Plastik Anlaşması sürecinde insan sağlığını önceleyen bağlayıcı önlemler alma çağrısı yapıyor.</p>
<p>Rapor, plastik ambalajı yalnızca çevre sorunu değil, aynı zamanda çocuk hakları, halk sağlığı ve şirket sorumluluğu meselesi olarak ele alıyor.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 25 May 2026 14:04:00 +0300</pubDate></item></channel></rss>