LGBTİ+ dernekleri, dernek yöneticileri, hak savunucuları ve aktivistlere yönelik gözaltı ve polis baskınlarına ortak açıklamayla tepki gösterdi.
Dernekler, 12 Eylül gecesi LGBTİ+ örgütleri ve aktivistlerin internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesinin ardından farklı kentlerde evlere ve dernek merkezlerine polis operasyonları düzenlendiğini belirtti.
Adalet Bakanlığı’nın “Ailem Güvende” adıyla duyurduğu operasyonlarda LGBTİ+ örgütlerinin istismar, müstehcenlik ve uyuşturucu suçlamalarıyla birlikte anılmasına itiraz eden örgütler, soruşturmalarda derneklerle isnat edilen suçlar arasında somut bağlantı kurulmadığını vurguladı.
“Hangi aile güvenceye alınmış oluyor?”
Ortak açıklamada, operasyonların “ailenin korunması” gerekçesiyle ilişkilendirilmesi eleştirildi.
LGBTİ+’ların ailelerin dışında yaşayan bir topluluk olmadığını belirten dernekler, LGBTİ+’ların da ailelerin çocukları, kardeşleri ve ebeveynleri olduğunu hatırlattı.
Açıklamada şu sorular yöneltildi:
Bir LGBTİ+ derneğinin kapısına polis dayandığında, bir hak savunucusu gece evinden alındığında, bir dayanışma kanalına erişim engellendiğinde hangi aile güvenceye alınmış oluyor?
Dernekler, aileyi kendiliğinden güvenli bir alan olarak kabul edip tehdidi onun dışında arayan politikaların, aile içinde şiddete maruz bırakılanları koruyamayacağını ifade etti.

LGBTİ+’lara yönelik operasyonlarda İzmir’de 16 kişi tutuklandı
“Somut ilişki ortaya konulmalı”
Örgütler, başsavcılığın açıklamasında çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda “yönlendirildiği” iddiasıyla LGBTİ+ dernekleri, bu derneklere kaynak sağlayanlar, istismarla suçlanan kişiler ve eğlence işletmelerinin aynı çerçevede sunulduğuna dikkat çekti.
Ancak hangi derneğin hangi faaliyetinin hangi suçlamayla bağlantılı olduğunun açıklanmadığını belirten örgütler, “Böyle bir ilişki iddia ediliyorsa somut olarak ortaya konulması gerekir” dedi.
Dernekler, operasyon kapsamında eğlence mekanlarından görüntüler ile çeşitli adreslerde ele geçirildiği belirtilen materyallerin, nerede bulunduğu ve kimlerle bağlantılı olduğu ayrıştırılmadan LGBTİ+ örgütleriyle ilişkilendirilmesine de itiraz etti.
“Bir barda bulunmak, gece hayatına katılmak, dans etmek veya LGBTİ+ olmak kimseyi suçlu yapmaz” denilen açıklamada, masumiyet karinesi, özel hayat ve insan onuruna saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı.
Medyaya çağrı
Açıklamada medya kuruluşlarına da soruşturmalara ilişkin haberlerde kullanılan görüntüler ve suçlamalar konusunda doğrulama çağrısı yapıldı.
Örgütler, medyaya “Yayımladığınız görüntünün nerede çekildiğini doğruladınız mı?” diye sorarak, soruşturma altında olmakla suçun kanıtlanması arasındaki ayrımın haberlerde korunması gerektiğini belirtti.

“Varoluşa darbe vurulmak isteniyor”: LGBTİ+’lara yönelik operasyonlara tepkiler
“Yurt dışından fon almak tek başına suç değildir”
Dernekler, LGBTİ+ örgütlerinin mali kaynaklarının soruşturma kapsamında sunulma biçimine de tepki gösterdi.
LGBTİ+ derneklerinin diğer sivil toplum örgütleri gibi mevzuata tabi olduğunu, gelir ve giderleri konusunda bildirim, kayıt ve denetim yükümlülüklerinin bulunduğunu hatırlatan açıklamada, yurt dışından alınan fonların tek başına suç sayılamayacağı belirtildi.
Örgütler, bir mali usulsüzlük iddiası varsa bunun hangi işlem, yükümlülük ve delile dayandığının açıklanması gerektiğini kaydetti.
“Kamuoyuna açık çalışmaların ve kayıtlı mali işlemlerin, sırf LGBTİ+ hakları için yürütüldükleri gerekçesiyle şüpheli ilan edilmesini kabul etmiyoruz” denildi.
“Haklarımızı savunmak suç değildir”
Ortak açıklamada, operasyonların yalnızca gözaltına alınan kişiler üzerinde değil, LGBTİ+ örgütleriyle dayanışma kuran, danışmanlık alan veya etkinliklere katılan kişiler üzerinde de baskı yaratacağı ifade edildi.
Erişim engelleri, ev baskınları ve gözaltıların birlikte değerlendirildiğinde LGBTİ+ örgütlenmesinin hareket alanını daralttığını belirten dernekler şöyle dedi:
LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmak suç değildir.
Örgütlenme ve ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması ve masumiyet karinesinin LGBTİ+’lar için de geçerli olduğunu vurgulayan dernekler, temel haklardan yararlanmanın çoğunluğun onayına bağlı olamayacağını belirtti.

Kaos GL’ye polis operasyonu: Derneğe polis girdi, yöneticiler gözaltına alındı
“Arkadaşlarımızı serbest bırakın”
LGBTİ+ örgütleri açıklamanın sonunda gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve savunma haklarının eksiksiz sağlanmasını istedi.
Dernekler ayrıca LGBTİ+ örgütleri ve aktivistlere yönelik erişim engellerinin kaldırılması, kişisel veriler ile özel hayatın ve derneklere başvuranların mahremiyetinin korunması çağrısı yaptı.
Kamu makamları ve medyadan soruşturma aşamasında kişi ve kurumları peşinen suçlu gösteren dilden vazgeçmelerini isteyen örgütler; insan hakları ve kadın örgütlerini, çocuk hakları savunucularını, baroları, sendikaları ve demokratik kamuoyunu operasyonlara karşı ses çıkarmaya çağırdı.
Örgütlenme özgürlüğünü savunuyorsak, bu hakkın LGBTİ+’lar için kullanılamaz hale getirilmesine karşı durmalıyız.
(NÖ)




