Namus diye kadınları temizliyorlar! E, erkeği öldüreceksin, onun ailesi de senin ailenin erkeklerini öldürecek. Namus, diye 2-3 yıl ağırlanacağın cezaevi misafirhanesi yerine ağırlaştırılmış müebbetlerle geçecek bir kan davaları sürecini tetiklemek var.
Ne tesadüf değil mi: Bunları yapanların hepsi erkek!
Son kaybımız, Güldünya Tören. Şu meşhur namus belamızı bir de onun üzerinden özetlemeye çalışıyor başlığımız...
Güldünya'nın olayında da gördüğümüz gibi, tecavüz müdür, gönüllü bir ilişki midir, çocukluktan başlayan cinsel istismar mıdır, bilebilmek mümkün değil. Çünkü diğerleri gibi, o da susturuldu: Öldürülerek!
Zaten burada önemli olan, namus denen şeyi kirletenlerin yine bizzat namussss! , namussss! diye tutturan erkekler olması. Kendi çocuklarına ya da kızkardeşlerine ve hatta torunlarına bile tecavüz edenler, vs, vs... hep erkekler! En ordinaryusları bile, kadının rızası olmasa da erkeğin uyuyan karısının üzerinde şehvetini giderme hakkından söz edebiliyor. Ayrıca, biz kadınlar, sokaklarda yürürken, karşımızdan ya da arkamızdan gelen "kadınlar" acaba bizi taciz edecek mi diye düşünmüyoruz değil mi?
Düşünmüyoruz, çünkü bu namus denen şeye, taciz, tecavüz edip bir biçimde sataşanlar, sadece erkekler... Birilerinin namusuna dokunan gönüllü bir ilişki söz konusu olsa bile, bunun taraflarından biri de erkek... Ama ortalıkta namusum her şeyden önemlidir diye dolaşanlar da erkekler!
Bu ne yaman bir çelişkidir, anlamak mümkün değil...
Bir başka çelişki de, bu tür durumlarda namusun temizlenmesinde...
Namus diye, kadınları temizliyorlar!
Niye namusu temizlemek için, ona sataşanlar dururken, öncelikle ve özellikle kadınları temizliyorlar? Bir dolu neden vardır muhakkak. Ama bana kalırsa en önemlilerinden biri, kadının bu toplumda yapayalnız bırakılması. Erkeği öldüreceksiniz, sonra onun ailesi kan davası filan güdüp, gelip senin ailenin erkeklerini öldürecek, al başına belayı...
Bir, canından olmak var... İki, namusu temizledim deyip 2-3 yıl kader kurbanı olarak paşalar gibi ağırlanacağın cezaevi misafirhanesi yerine, ağırlaştırılmış müebbetlerle geçecek bir kan davaları sürecini tetiklemek var. Elbette ki, en ucuz formül, kadını temizlemek... Zaten artık kirlenmiş ve beş para etmez!
İşte, bu namus ikiyüzlülüğünün en çirkin yüzü burada ortaya çıkıyor: Artık beş para etmeyecek olan kadının (ne acıdır ki, aslında kadının değil, birçok durumda, kadının sadece bekaret zarının) bedelini almak...
Satılık namus!
Geçen hafta basına yansımayan bir olayda, çalıştığı konfeksiyon atölyesinin evli patronunun tecavüzüne uğrayan 12 yaşındaki F., tecavüzcüsüne ikinci eş olarak verildi. Ailesi, yoksa öldürürüz diye tehdit ederek ekstradan bir 5 milyar aldı tecavüzcüden. Satılık namusa buyurun! 5 milyara! Bir de tecavüzcüsüyle evlendirilmenin bir başka versiyonuna: İkinci eş ya da kuma olarak müebbet tecavüz !...
Güldünya'yı hamile bırakan Servet Taş da, kendisini rahat bırakmaları için, ailesine 10 milyar ödeyip tüydü...
Sonuçta töre yerine getirildi: Bir namus daha temizlendi! Erkek, kirletme parasını ödedi; karşılığında kirlenen kadın öldürüldü...
Ailenin / aşiretin / toplumun tüm kadınları ve erkekleri olaydan gerekli dersi aldı: Erkek bedelini parayla, kadın canıyla öder! Eh, erkekler için pek de pahalı sayılmaz. Parasına güvenen erkek, gözüne yeni bir kız çocuğunu/kadını kestirmeye başlayabilir. Kadınlar ise, hem tecavüz edilip, hem canından olmamak için bütün antenlerini açık tutup, kendini iyice kapatmaya... Ya da, ölümü pahasına, kendi bedenini, kendi hayatını savunarak yeni aşklara...
Ama önce Güldünya'yı gömelim... Mümkünse devlet töreniyle!... Çünkü artık ayyuka çıktı bu çelişkiler, kadınlar isyan etmeye başladılar. Töre karşısında kıldan ince diyerek boyunlarını uzatmıyorlar. Aynen Güldünya gibi, ne olur, ne olmaz, biz öldürmeyelim, sen intihar et oyunlarına da gelmemeye başladılar; kaçıp kurtulup devletin kapılarına dayanıyorlar artık.
Kadınlar ayakta, ülke ayakta, dünya ayakta!
Bize de bir fotoğraf: Güldünya'nın tabutu başında 2 bin adam!

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN