
Last Modified 22-11-2008 12.14
News Tags
Related Bianet News
Related External Links
News
Aslen hiç niyetim yoktu. Akşam tatile çıkıyorum, kafam rahat, kim nereli, kafatasım kaç santim, acaba neyim diye düşünmüyorum falan, Yusuf Halaçoğlu mikrofon gördü, konuşası geldi… Benim de ne tatile gidesim kaldı, ne bir şey yapasım….
BİA Haber Merkezi - İstanbul
22-08-2007
Sabah, sakince bavul topluyoruz evde, bir yandan televizyon açık, Türk Tarih Kurumu (TTK) başkanı Halaçoğlu’nun Salı günü yaptığı basın toplantısını veriyorlar. Akşam Halaçoğlu yüzünden “acaba Ermeni miyim” diye düşünen bir Alevi-Kürt arkadaşımla buluştuğum için haberleri izleyememişim.
Dinlemeye başlıyorum, Halaçoğlu döktürüyor: “Bugün Türkiye’de Türk-Kürt rekabeti yaratmak isteyenler var. Birileri bölüp parçalamak istiyor, ben de bütünlemek istiyorum. Müslüman olmuş Ermeni vatandaşlar var. Ben Ermeniler’i suçlamadım. Türk geleneğinde devlet insan için var. Ermeni Patriği benim dostum. Bir sürü Kürt arkadaşım var. Ben ırkçı değilim. Kim çarpıtıyorsa onlar utansınlar.”
Halaçoğlu, göreve 1993’te gelmiş; ben 15 yaşındayken, üzerinden 14 yıl geçmiş... Ben 30’uma geldim, arkadaş hala görev başında. 14 yıldır ara ara duyuyoruz kendisini, ya araştırma yapıyor, ya gizli bilgi belge okuyup ondan sonra hava atıyor (bkz: Latife Hanım’ın günlükleri); “ben okudum ama o günlükler açıklanamaz” diye. Şimdi de yeni mevzuyu patlattı: Alevi Kürtler Ermenidir, Kürtler Türkmendir. Döktürüyor kendileri… Üstelik de cümlelerinin sonuna en bildik, sıradan ırkçılık klişelerini ekleyerek: bir sürü Kürt arkadaşım var, Ermeni patriği benim dostum falan…
Şimdi kimin ne olduğunun dünya coğrafyasında en karışık olduğu meridyen-paralel bütünlerinden birinde olan bu güzide ülkede, böyle tartışmalara girmek sadece komiklik yaratıyor. Mesela Halaçoğlu farkında mı bilmiyorum ama iki gündür internet sitelerinde, e-posta gruplarinda falan malzeme oldu, herkes onun üzerinden eğleniyor.
Eğleniyor deyince, zat-ı şahanelerinin söylediği sözlerin ırkçı, ayrımcı, “harekete geçmeye” teşvik edici olduğunu düşünmüyor falan değilim. Hatta bizzat savcıların harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum, Nazan Maksudyan’ın ve Ayşe Gül Altınay’ın ve hatta Hülya Avşar’ın önceki günlerde bianet’te yayınlanan yazılardaki sözlerine sonuna kadar katılıyorum. Bütün bunlar ayrı…
Ben aslen Halaçoğlu’nun Salı günü basın toplantısında söylediklerine takıldım, “ Benim elimde Ermeni ismi, onun Türk ismi ve hangi mahallede oturduğuna dair liste var. Ama bunu hiçbir zaman açıklamayacağım, bu bir tehdit olarak da algılanmasın.”
Şimdi, pek sayın Halaçoğlu, birkaç uzmanlık sorusu çıkar bu sözlerden. Uyku mahmuru, bavul hazırlayıcısı ben bile üşenmedim, çıkarttım.
Sorular eklenir, çoğaltılır.
Yazıyı yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda, o çok referans verdiği “biz araştırma yapıyoruz” sözleri de takıldı aklıma Halaçoğlu’nun. Türk Tarih Kurumu’nun web sitesine girdim, başkan linkini tıkladım ve Halaçoğlu’nun özgeçmişine baktım. Halaçoğlu, malum profesör. Ancak anlaşılan o ki, son zamanlarda kendini çok fazla kafatası, ırk, kim nereli, kim kim diye uğraştığından herhal, pek akademik bir şey yapamamış. Son kongre ya da sempozyum sunumu 2001’de, son kitap tanıtımı 1976’da, son makalesi ve son kitabı da 2001’de. Yani aslında Halaçoğlu akademik olarak 2001’den bu yana kendi kurumunun internet sitesindeki özgeçmişine göre hiç bir şey yapmıyor.
Şimdiye kadar yaptığı çalışmaların başlıklarına baktığımızda da, iki gündür sinirlerimizi zıplatan konulara dair bir araştırma göremedim. Eh o zaman en azından şunu istemek hakkımızdır, Sayın Halaçoğlu, bu araştırmaları her kim yaptıysa, onlar çıksa ortaya da, kendi araştırmalarını savunsalar, biz de onlarla tartışsak, akademik ahlak bildiğim kadarıyla en azından bunu; araştırmayı öncelikle yapanın savunmasını şart koşar…(ÇM/EÜ)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |