
Last Modified 12-10-2008 01.54
News Tags
Related Bianet News
Related External Links
News
Baro Başkanı Anuk davanın peşini bırakmayacaklarını söylüyor. Patlamada ölen Yılmaz ve Korkmaz'ın yakınları "Adalet bu mu" diye soruyor. Çakır milletvekillerinden tepki bekliyor. Önal "Güvenim sarsıldı" diyor.
BİA Haber Merkezi - Hakkari
19-12-2007
Askeri Mahkeme'nin Şemdinli davası sanıklarını tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakmasının ardından Şemdinlililer konuşuyor.
Hakkari Barosu Başkanı Nevzat Anuk: “Sanıkların tahliyesine hukuk skandalı diyebiliriz. Şemdinli halkının sanıkları suçüstü yaptığı bir dava olarak tarihe geçecek. Yargının bağımsızlığının tartışıldığı bir dönemde böyle kararların mahkemeler tarafından verilmesi yargının ne kadar bağımsız olduğunu tartışılır hale getiriyor. Ancak Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin geçmişte 39 yılla mahkumiyetine karar verdiği sanıklar bu kararla halkın vicdanında da mahkum olmuşlardır. Bu aşamada avukat arkadaşlarla böyle bir hukuksuzluğa alet olmamak için duruşmalardan çekildik. Ancak, davadan çekilmedik. Bundan sonraki süreçte de bu davanın gerek iç hukukta, gerekse uluslararası hukukta takipçisi olacağız."
9 Kasım'da hayatını kaybedenlerden Ali Yılmaz’ın oğlu Mensur Yılmaz, Şemdinli halkının sanıkları duyarlı bir şekilde adalete teslim ettiğini hatırlatarak, “Yapılanlar basına saniye saniye yansıdı ama adalet üzerine düşen görevi yapmadı. Ben babamı kaybettim. Hiç mi adalet yok bu ülkede? Eğer buysa adalet, dünyanın halini düşünemiyorum”dedi.
Umut Kitabevi'nin bombalanmasından kısa bir süre önce Hakkari'de arka arkaya gelen patlamalara dikkati çeken ve Bağımsız İletişim Ağı'nın hak haberciliği ödülünü alan Hakkarili gazeteci Necip Çapraz “2005 yılında Hakkari’de çeşitli kurum ve işyerinde 20 civarında bomba patlatıldı, 5 kişi öldürüldü ve onlarca kişi de yaralandı" diye başlıyor.
"Bu konu tarihe Şemdinli davası olarak geçti. Halkın bizzat yakalayıp adalete teslim ettiği faillerin tahliye edilmesi adalete olan güveni zedelemiş mevcut hükümetinde bu konudaki pasifliği dikkatten kaçmamıştır. Bu faillerin yakalanmasıyla, Hakkari’deki kaos ortamının kesilmesiyle insanlar rahat bir nefes almıştı.”
Umut Kitabevi’nde meydana gelen patlamada hayatını kaybeden M. Zahir Korkmaz’ın kardeşi Engin Korkmaz: “Umut Kitapevi’ne yapılan saldırıda ağabeyim hayatını kaybetti. Failler yakalandı ama ‘iyi çocuk’ denildi. Bir insanın canı alınırken nasıl ‘iyi çocuk’ olunabiliyor. Sanıklar mahkemeye çıkartıldı, delil yetersizliği, dosya kaybı ve bir sürü bahane tutuldu. Şimdi ise ‘iyi çocuk’ olarak nitelendirilenler serbest bırakıldı. Adalet bu mu acaba?”
Ömer Çakır: “İyi cocuklar, iyi abileri tarafından ödüllendirildiler. Bölgedeki 75 milletvekili ne yazık ki bunu göremedi. Hiçbiri bir açıklama yapmadı. Sanıklar Hakkari’ye gönderilip jet hızıyla tayinleri çıkarıldı. Çok acıdır ki, ucu ne yazık ki yine faili meçhullere, işkencelere ve operasyonlara dayandı. Başbakan, iyi çocukların aleti oldu ve Şemdinli günahına ortak oldu.”
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the European Union (EU) and Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |