Last Modified 03-12-2008 10.16

Dink Afişlerini Parçalayanlar ya da Irkçılık

Beyoğlu İstiklal Caddesinde duvarlara yapıştırılmış Hrant Dink afişlerinin hepsi parçalanmış. Birileri, geriye kalan işi bitirmiş galiba.. Irkçılık kadar, ırkçılığa kayıtsızlık da tehlikeli. Dink davasında sanık avukatının sözlerine ne demeli?

BİA Haber Merkezi - İstanbul

11-07-2007

İstanbul'daki kültürel etkinliklerin kurgulanıp yoğunlaştığı Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde gezerken bir şeyi görünce irkildim. Bir duvara yapıştırılmış bir Hrant Dink fotoğrafı sivri bir cisimle kazınmıştı.

Yürüdükçe kızgınlığım gözlerimi cadde üzerindeki duvar, direk ve panolara yapıştırılmış fotoğraf ve afişlere saplantılı bir şekilde çevirmeme yol açtı.

Caddede tüm Dink fotoğraflar parçalanmış

Fotoğrafı yapıştıranlar, 19 Ocak'ta öldürülen gazetecinin cinayet sanıklarının mahkemeye çıktığı 2 Temmuz'daki yargılamaya ilgi gösterilmesi için kamuoyuna çağrı yapıyorlardı.

Ve fark ediyorum ki, İstiklal caddesinde Hrant Dink fotoğraflarının biri dışında tamamı tahrip edilmiş...

Bu sistemli bir saldırı değilse, her gün cadde üzerinden geçen binlerce insandan bazılarının Hrant Dink'i katledenleri, "geriye kalan işi bitirme" misyonunu üstlenecek kadar desteklediklerini gösteriyor.

Siyasetin çoğu kez saldırgan kavramlarla tırmandırıldığı günlerden geçiyoruz. Demokrat kesimler ve daha geniş kitlelerde hayal kırıklığı ve öfke yaratan Dink cinayeti, bazı ırkçılar için, "toplumun Ermenisizleştirilmesi" yönünde tamamlanması beklenen projenin son halkası gibi.

Kayıtsızlık ırkçılığa güç veriyor

Irkçılık kadar, ırkçılığa kayıtsızlık da, işte sonuçlarını İstiklal Caddesi'nde Dink fotoğraflarının parçalanması biçimindeki eylemlerde kendisini gösteriyor.

Bir mahkeme, Hrant Dink cinayetine iştirak etmekle suçlanan Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut'un "Türk düşmanlığı mahkeme kararıyla tescillenmiş Hrant Dink'in ölüsünün üzerinde Türk milliyetçiliğine saldırılıyor" türünden sözler sarf etmesine izin verebiliyor.

"Bu sözleriniz savunma kapsamına girmez. Oturun yerinize yoksa işlem yaptırırım" diyemiyor.

Diyeceğim, acısı olan insanlara ırkçı saldırılar bu kadar kolay olmamalı... Görünen o ki, Hrant Dink cinayetinin ve ardından açılan davanın gerçek yüzü hiç anlaşılamamış... Sokakta gezerken, gördüklerim karşısında bunları düşünüyorum...

Cinayet davasının nasıl biteceği ders de olacak

Dink cinayeti davasında artık sekiz tutuklu sanık kaldı. Bakalım, sanıkla çalışmakla suçlanan Emniyet görevlileri de bu davada yargılanabilecek mi?

Benim gözümde, davanın tüm kapsamıyla görülüp tüm sorumlularının ağır şekilde cezalandırılması, eğitim kitaplarında ırkçı ifadelerin çıkarılması gibi bir sonuca eşdeğer.

Zor bir çalışma da gerektirse, bunu da dirençli kalarak yargı yapacak. Sokaklar klişe, önyargı ve bilgisizliğin egemenliğinde gözüküyor. Irkçılıktan tescilli olup olmadığımızı hukuk gösterecek. (EÖ/EÜ)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.