
Last Modified 07-09-2008 06.35
News Tags
Related Bianet News
News
"Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar"ın yazarı Çağlayan: "Kürt kadınların Newroz'a katılımlarının ardında acılı ve dönüştürücü bir tarih var." Çağlayan'a göre Newroz'lar Kürt kadınların politik özne olmasına katkıda bulundu.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
21-03-2008
Kadınlar bu yıl da Newroz kutlamalarında başı çektiler, meydanlara "direniş" için, "barış" için, "halay çekmek, zılgıt çekmek" için, "şarkı söylemek" için çıktılar... bianet muhabiri Emine Özcan'a "Akşamdan bayramda giymek için elbiselerini hazırladıklarını" söyleyen Diyarbakır'lı genç kadınlar bu heyecanı bir parça aktarıyor aslında...
Kürt hareketinde kadınlar üzerine bir doktora tezi olan "Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar" kitabının yazarı Handan Çağlayan "Kürt kadınların Newroz gösterilerine bu denli kitlesel, renkli ve coşkulu katılımlarının ardında ciddi bir tarih var. Acılı ama bir o kadar da dönüştürücü bir tarih bu" diyor.
1990 başlarındaki Newrozları anımsatan Çağlayan "O dönemin yoğun çatışmaların ve ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir dönem olduğunu, kadınların kitlesel olarak sokağa çıkmalarının da bu döneme rastlaması bir tesadüf olmadığını" belirtiyor.
1991'de Newroz kutlamalarında 31 kişi ölmüştü, ölenlerin PKK'liler olduğu söylenmişti, o yıl ölen beş yaşındaki Hatice Katar'ın, dokuz yaşındaki Mehdi Güngen'in, 70 yaşındaki Ramazan Bayer ve Halil Babek'in, 65 yaşındaki Nebahat Kakuç'un ne zaman ve nasıl ve ne zaman PKK militanı oldukları bu zamana kadar öğrenilemedi.
1992'de Newroz kutlamaları sırasında kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 57 insan öldü.
Kadınların Newroz'lara katılımlarında politik etkenler söz konusu olduğunu söyleyen Çağlayan "Ama bundan ibaret olmadığını düşünüyorum. Bu tür toplumsal ve politik gösteriler, Kürt kadınların politik özneler olarak ortaya çıkmalarında etkili oldu" diyor.
"Coşkulu katılımları, görünür olmalarını sağlamakla kalmıyor. Kadınlar için toplumsal ve politik açıdan kendini gerçekleştirme anlamını da taşıyor. Böylece kendilerini politik özneler olarak inşa ediyorlar."
Newroz Bayramı'nın kökeni çok eskilere dayanır. Eski bir efsanede şöyle anlatılır: Bir zamanlar Dehak adında, çok zalim Asurlu bir kral varmış. Bir gün bu kralın omuzbaşlarında yaralar çıkar. Bir çok hekim bu yaraları tedavi etmeye çalışır, ancak başarılı olamazlar. Sonunda bir hekim, kralı muayene eder ve ona, her gün iki Kürt gencinin beynini çıkarıp yaralarının üzerine sürerse yaraların iyileşebileceğini söyler.
Kral Dehak hekimin sözünü dinler. Böylece her gün iki Kürt genci öldürülerek beyinleri Dehak'ın omuzlarındaki yaralara sürülmeye başlanır. Uzunca bir süre böyle devam eder. Bazı gençler öldürülmemek için kentten kaçarak dağlara sığınır . Bir gün sıra Kawa adında bir demircinin oğluna gelir.
Demirci Kawa yiğit, cesur ve iyi yürekli biridir. Oğlunun ve halkının böyle katledilmesini kabullenmez. Çevresindeki insanlarla konuşur ve onlara Dehak'ın zulmünden kurtulmanın tek yolunun onu öldürmek olduğunu anlatır. Dehak'ın sarayına giderek Dehak'ı öldürür . Dağda yaşayanlara haber vermek için sarayın avlusunda büyük bir ateş yakar. Bu ateşi görenler dağdan evlerine geri dönerler. Ve her yıl, 21 Martta büyük ateşler yakarak, özgürlüklerine kavuşmalarını kutlarlar.
Newroz, bir halkın zalim bir tirandan kurtulup özgürlüğüne kavuşmasının sembolüdür. (NZ)
|
Home Page |
Documents | About Us |
Links
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English
This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the European Union (EU) and Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX. |