Last Modified 19-11-2008 14.54

Related External Links

RSF Dünya Raporu'nda Dink Davası Endişe Konusu

RSF, Dünya Raporu'nda Dink cinayetinin tüm yönleriyle aydınlanamamasından duyduğu endişeyi açıkladı; ifade özgürlüğü mücadelesinde BM ve AB'nin kararsızlığını eleştirdi.

BİA Haber Merkezi - Paris

14-02-2008

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 98 ülkeyle ilgili Dünya Raporu'nda, Hrant Dink cinayeti, Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesi, Kürt Sorunu kapsamında basına getirilen yasaklamaları da ele aldı.

RSF dün (13 Şubat) yayımladığı raporunda bazı Batılı ülke yetkililerini ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası örgütleri kararsızlıkları nedeniyle eleştirdi.

RSF: Dink cinayetinde devletin sorumluluğu araştırılmadı

RSF, BM İnsan Hakları Konseyi'nin İran ve Özbekistan gibi düşünce özgürlüğüne baskı uygulayan ülkelerle pazarlığa oturmasından ve Avrupa Birliği'nin "yaptırım karşısında dahi umursamaz bir tavır sergileyen ülkeler" karşısında zayıf kalmasından endişe ettiğini kaydetti.

Türkiye yargısının, 19 Ocak 2007'de gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili davada, polis ve jandarmanın sorumluluğunu araştırmayı reddettiğini vurgulayan RSF, cinayetle ilgili kanıtların da yok edildiğinin söylendiğine yer verdi.

"Perde arkasının aydınlatılması kuşkulu görünüyor"

11 Şubat'taki duruşmanın ardından bir açıklama yapan RSF, Erhan Tuncel'in duruşmada konuşmadığını, jandarma muhbiri Coşun İğci'nin da duruşmaya katılmadığını anımsatarak, "yargıçların olayın perde arkasını aydınlatabileceklerine dair şüpheler bulunduğunu" bildirmişti.

301. maddeyi Türkiye'de "basın özgürlüğünün mezarcısı" olarak niteleyen RSF, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in 301'in değiştirilmesi gerektiğini söyledikleri konuşmalarına atıf yaptı.

Gazetelere yayın durdurma, gözaltı ve tutuklama…

Kuzey Irak'a geçmek isteyen yabancı gazetecilerin gözaltına alınmasını da eleştiren RSF, Gaziantep Çoban Ateşi gazetesi yetkilisi Yasin Yetişgen'in "Kuzey Kürdistan" ifadesinin yer aldığı bir yazı nedeniyle tutuklandığını, Gündem ve Güncel.dahil Kürt Sorunu'nu merkez alan bir çok gazeteye yayın durdurma cezaları verildiğini bildirdi.

RSF, "andıç"ları kast ederek, medyada Genelkurmay Başkanlığı ve Başbakanlık nezdinde gazetecilerin eğilim ve tutumlarını temel alan bir sınıflandırmaya tabi tutulduklarına dair iddiaların basında yer aldığını da açıkladı.

İfade özgürlüğü zordu, gelecekte de zor görünüyor

Gelecek yıllarda önemli seçimlerin gerçekleşeceği bazı ülkelerde basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik ciddi saldırılardan endişe ettiklerini duyuran RSF, bunlara Pakistan (18 Şubat seçimi), Rusya (2 Mart), İran (14 Mart) ve Zimbabve'yi (29 Mart) örnek verdi.

RSF, Sri Lanka, Filistin toprakları, Somali, Nijer, Çad ve "neredeyse her hafta bir gazetecisini toprağa veren" Irak'taki çatışmaları izleyen gazetecilerin can güvenliği konusunda endişeli olduğunu da duyurdu.

Örgüt, yeni teknolojilerle birlikte her tür iletişim ortamında (cep telefonundan görüntü aktarımı, İnternet'te video paylaşım siteleri ve her türlü iletişim ağları gibi) sansürün de etkili olduğunu açıkladı. (EÖ/TK)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.