Last Modified 04-12-2008 00.39

News Tags

Krizden Çıkışın UmuduTurizmde

Eskiden turizm sezonu biter, inşaatlar başlardı Alanyada. Bu yıl tüm sektörlerle birlikte inşaat sektörü de durdu. Turistik işletmeler ya işçi çıkartıyor ya maaş vermiyor.

Yeni alanya gazetesi - Alanya

01-02-2001

Alanya'da turizm sezonunun sona erdiği 2000 yılı Eylül ayından itibaren inşaat sektöründe durgunluk, turistik işletmelerde işçi çıkarma veya maaş eksiltme yoluna gidilirken, vatandaşın alım gücünün büyük ölçüde düşmesi sonucu esnaf da ekonomik sıkıntı içinde . Bankaların kredileri kısmasıyla Alanya ekonomisi son 30 yıldır ilk kez durgun. Alanya ekonomisinin canlanması için umut turizmde.

Esnaf sıkıntıda, umut turizmde

Alanya'da yaşanan ekonomik krizi değerlendiren Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Kerim Taç , esnafın büyük bir sıkıntıda olduğunu vurguladı.

Türkiye genelindeki ekonomik krizden Alanya'nın da nasibini aldığını belirten Taç, "Ancak, Alanya bir açıdan şanslı. Şansımız da turizmin bu yıl iyi gözükmesi.Önümüze umutla bakıyoruz. Şubat ayıyla birlikte otellere ön ödemeler gelmeye başlayacak. Böylelikle Alanya'ya paranın girmesi, bankaları rahatlatacak; kredileri açmalarını bekliyoruz. Otellere en büyük para girişi Nisan ayı sonunda olur. Bu dönemde krizin tamamen sona ermesini umut ediyoruz" dedi.

Her şey turizme bağlı

Ekonomik krizin nedenlerini ALTSO Başkanı Taç şöyle değerlendirdi:

" Alanya ekonomisi turizme bağlı. Ekim ayı bitince herkes kışa hazır parayla girer. Çünkü Alanya'da 5 ay iş yoktur . Bu süre zarfında da herkes kesesinde ne varsa onu yemek durumundadır.

"Ekonomik kriz ortaya çıkınca, insanlar para harcamamaya başladı. Para harcanmayınca da piyasada para dönmedi ve kısır döngü oluştu. İnsanlar önlerini göremedikleri için tedirgin oluyorlar ve para harcamıyorlar. Elbette para sorunu yaşayan işletmeler de var. Bir de Alanya'da, dışarıdan parası gelip, de burada harcayan kesim yok . Örneğin Alanya'da bir üniversite, bir askeri tesis olsa durum daha farklı olurdu.2-3 bin öğrencinin para harcaması ekonomimizi ayakta tutabilirdi.

"Üstelik bir de Alanya'daki para dışarı gidiyor . Ancak umutluyum. Otellerin dolacağı, çok sayıda turistin geleceği inancındayız. Acentalar Alanya'da yer, yatak arıyorlar, yeni sözleşmeler yapmak için çalışıyorlar."

Bankacı gözüyle

Etibank Alanya Şube Müdürü Hamdi Çelik , Alanya'daki ekonomik krizin ilk sebebinin Eylül sonunda turizm sezonunun sona ermesi olduğunu belirterek, " İnşaat sektöründeki durgunluk ve Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar krizi arttırdı . Eskiden turizm bitince inşaat sektörü devreye girer , bir hareketlilik sağlanırdı" dedi.

Bankalar bir ay sonrasını görüyor

Şu anda bankaların bir ay sonrasını ancak görebildiklerini vurgulayan Etibank Müdürü Hamdi Çelik, "Bu nedenle bankalar 3 ay gibi uzun vadeli kredi vermek istemiyorlar . Çünkü paranın maliyeti belli değil. Konut ve otomobil kredileri uzun vadeli olduğu için durduruldu" dedi.

Bankalar verdikleri kredileri, 23 Kasım krizinden sonra geri istediğini hatırlatan Hamdi Çelik, bankaların yapması gerektiği halde, yapamadıklarını şöyle aktardı:

"Bankaların şunu yapması gerekirdi; Ocak-Şubat ayında, turizm mevsimine hazırlık amacıyla turizm sektörüne , otelciye, restorancıya, apartçıya kredi verip, mevsim açılıp para kazanılmaya başlandığında da tahsil etmeliydiler. Ancak, kriz Kasım'a rastladığı için bankalar kredi veremedi.Nisan ayında belki bankalar rahatlar ve krediler açılır"

"Taksit bile ödenemiyor "

Simtel-Profilo Alanya yetkili satıcısı Yakar Ticaret sahibi Hilmi Yakar , esnafın halinin içler acısı olduğunu vurgulayarak, "Ben 30 yıldır Alanya'da esnafım. Bu sürede bu kadar karamsar bir tablo ile karşılaşmadım. İnsanların yüzü hiç gülmüyor. İnsanlar, bırakın beyaz eşya almayı, yemek yemekten aciz hale gelmişler . Vatandaşlar taksitlerini ödeyemiyorlar. Şu anda elimde son 3-4 aylık bir zamanı kapsayan 6-7 milyar lira tutarında günü geçmiş senet var . Tüm esnaf grupları kötü. İyimser bir tablo yok. Artık esnaf dükkan açmaktan korkuyor" dedi.

büyükler küçülüyor, işçi çıkarılıyor

Büyük firmaların artık küçüldüğünü , şirketlerin büyümediğini ve işçi çıkarma yoluna gittiklerini vurgulayan Hilmi Yakar, "Bir firmanın Antalya Bölge Müdürlüğü'ne sadece bir personelin baktığını biliyoruz. Durum o kadar kötü. Herkes gibi turizm sezonunun iyi olmasını bekliyoruz. Allah hepimizin yardımcısı olsun" dedi.

CHP: Vatandaş bitti!

CHP Alanya İlçe Başkanı Osman Özcan , yaşanan ekonomik krizle ilgili bir basın bildirisi yayınladı. "Vatandaş bitti" diyen Özcan, krizden herkesimin aynı oranda etkilenmesi gerektiğini söyledi.

Osman Özcan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. İşyerleri batıyor, kepenkler açılmamak üzere kapanıyor. Kelle vergisi (Hayat standartı) küçük esnafın belini büküyor. Vatandaş, çekini, senedini, elektrik ve telefon faturalarını ödeyemez hale geldi.

"Bugün sona ermesi gereken araba vergisinin birinci taksidini ödeyemeyecek vatandaşlarımızı biliyorum. Çünkü, piyasada yaprak kıpırdamıyor.

" Çiftçi ise Allah'a havale edilmiş . İnsafla düşününüz, bir domates fidesi 100-150 bin liraya maloluyor . Domates ise50-100 bin lira arasında alıcı bulabiliyor . Bu vatandaşın bittiğinin göstergesidir.

" CHP olarak Alanya halkına ve bilhassa Alanya Belediyesi'ne örnek bir davranış sergilemesi için bir önerimiz var: Krizin sadece bir kesime yüklenmesi elbette doğru değildir. Belediye, kendi işyerlerinden muayyen bir miktar kira indirimine giderek örnek bir davranış sergilemeli." (MAD/YÖ/NU)

Home Page | Documents | About Us | Links | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English

This website is published within the framework of "Journalism for Rights, Rights for Journalists" -dubbed as BİA3 - project implemented by the IPS Communication Foundation with the financial assistance of the Swedish International development Agency (SIDA). International Freedom of Expression eXchange (IFEX) has also contributed to the website's upgrading costs. The contents of this website are the sole responsibility of IPS Communication Foundation and under no circumstances be regarded as reflecting the position of the EU and SIDA and IFEX.