Hürriyet bugün de Almanyada arkadaşlar arasındaki itişmenin ne olduğunu anlamak için gözetim altına alınan 7 yaşında bir çocuğu teşhir etti. Uygulanan prosedür konusunda halkı yanlış bilgilendirdiği yetmiyormuş gibi Türkiye-Almanya maçı başlattı.
"Çocuk benim değil mi?"
Çocuk "benim", çocuk "bizim", değil mi? Yetişkin olarak "ben" çocuğu kendi dünya tasavvurumun istediğim köşesine yerleştiririm. Çocuk istersem "mağdur" olur, istersem "kurban", "istersem" canavar... Nasıl deniyor, "konjonktür" o an için ne gerektiriyorsa...
Konjonktürel olarak...
Hürriyet gazetesi de "konjonktürel" olarak geçen hafta olduğu gibi bu hafta da manşetini "çocuktan" çıkartmak zorunda kalmış.
Bu nasıl bir mukayese...
Hürriyet'in adlarını vererek "Alman çocuk yapınca flört, Türk çocuk yapınca taciz" diye verdiği habere göre Almanya'da 7 yaşındaki bir Türkiyeli oğlan çocuğu arkadaşı olan bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 5 gün okuldan uzaklaştırılmış ve gençlik dairesi tarafından gözleniyormuş.
Geçen hafta Hürriyet Antalya'da 13 yaşındaki İngiliz kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla cezaevinde tutulan 17 yaşındaki Alman oğlan çocuğuyla söyleşi yapmış, pedofillerin ağızlarının suyunu akıtacak bir çocuk pornografisine dönüştürerek baş sayfasına taşımıştı.
Akço pedagojik takipten sözetmişti
Bu haberle ilgili görüşünü aldığımız avukat Seda Akço da bianet'e "Avrupa ülkelerinde yaşları yakın çocuklar arasındaki cinsel eylemler suç sayılmaz, cezalandırılmaz, o tür eylemler için ayrıca düzenlenmiş yasalar vardır, çocuklar böyle durumlarda öncelikle pedagojik olarak gözlenir. demişti.
Bu pedagojik süreç de çocuğun cinsel gelişiminde bir sorun olup olmadığını anlamak için, onun yararına yapıldığını anlatmıştı. Dolayısıyla Almanya'daki 7 yaşında çocuğa uygulanan prosedürde bir tuhaflık varmış gibi görünmüyor.
Çocukların peşini bırak...
Hürriyet'in çocuklar üzerinden, daha da sert bir ifadeyle, çocukları kullanarak meseleyi bir mili maça dönüştürmesini anlamak mümkün değil.
Üstelik Hürriyet çarpık bir mantık ve yanlış bilgilendirmeyle "onlar da bizimkini cezalandırıyor " demek isterken 7 yaşındaki o çocuğu adını ve yüzünü teşhir ederek ne yaptığını sanıyor? (NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN