"Başkanı Değil, YÖK'ün Kendisi Tartışılsın"

Tartışılması gerekenin üniversitelerin nasıl demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturulacağı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yeşildere, "YÖK yasası darbe sonrası düzenin yasası" dedi.

YÖK'ün ilk başkanı İhsan Doğramacı ve 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren "Bu bir sistem meselesi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) başkanının kimliği bizi fazla ilgilendirmemeli. Zaten yeni YÖK Başkanı'nın hükümet ve cumhurbaşkanıyla ilişkilerini öngörmek, kendisini tanımadığımız için zor. Başkan olumlu bir duruş da benimseyebilir, olumsuz da... Burada esas olan sistemin değişip değişmeyeceği."

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, medyada Yusuf Ziya Özcan'ın nasıl bir YÖK Başkanı olacağına dair süren tartışmayı bianet'e değerlendirdi. Yeşildere, "Türkiye'deki üniversiteleri, dünyanın önde gelen üniversiteleri seviyesine getirecek değişim ve dönüşüm yaratılabilecek mi, bunun üzerinde durulmalı" dedi.

"Özcan'ın dediğine göre yasaklar kalkacak, bilim yerleşecek. Demek ki bu sistemin bilime yer vermeden, yasaklarla devam ettiğini kabul ediyor..."

"Anayasal değişim olmadan üniversitelerdeki sorunlar çözülmez" 

Yeşildere, tartışılması gerekenleri şu başlıklar altında topladı:

"Üniversitelerde öğrenciler tüm ideolojileri tartışabilmeli"

"Bu sorunlar çözüldüğü zaman üniversitelerde bilim ve akademik özgürlük oluşur. Ancak o zaman demokratik ve özerk bir üniversiteden söz edebiliriz. Eğer Özcan hükümetin ve cumhurbaşkanının etkisinde kalırsa, biz de öğretim üyeleri olarak kendisine karşı çıkarız. Üniversitelerde din de özgürce tartışılabilmeli. Fakat bunları konuşmak için erken." (GG/TK)


BİA Haber Merkezi - Ankara

12 Aralık 2007, Çarşamba


Gökçe GÜNDÜÇ