Cinslerin eşitliğine hep birlikte inanmalıyız. Üç beş kişiyle değil, tüm dünyaca, kalpten... Çocuklarımızın kafasına eşitlik fikrini yerleştirmeliyiz.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Kadınların ellerinde bayraklar, dillerinde sloganlar meydanlara çıktıkları, davullarla zurnalarla hak, eşitlik, çalışma özgürlüklerini istedikleri gün... Ah bir de istedikleri gerçek olsa, düşlerde kalmasa. İstekleri sadece devlet tarafından değil de, biz toplumlar tarafından da kabul edilse. İnce çorap giydiği için artık kadınlar dövülmese, erkekler önde yürürken kadın arkadan başı öne eğik yürümese...
Hani kadınlar ayaklar altında ezilmeye değil de omuzlarda yükseltilmeye layıktı? Hani kadınlar ülkede çalışma hayatında, sosyal hayatta erkeklerle aynı haklar sahipti? Hani biz bir bütündük, hem de bölünmez bir bütün? Eğer omuzlarda yükselmemiz, her zaman erkeklerle aynı haklara sahip olduğumuz dönemler bu dönemlerse, ayaklar altında süründüğümüz günleri düşünemiyorum.
Kadın herhangi bir hastalığa yakalandığında toplumdan ve aileden erkeğe nazaran daha az ilgi görüyor. Berdel usulü ya da görücü usulü evlenmek istemeyen kız arkadaşlarımız öldürülüyor. Çalışmak isteyen kadın şiddetle susturulup çocuk bakmaya zorlanıyor. Erkekler her şeyi yapabilir ama kadınlar hiçbir şeyi yapamaz gibi gözüküyor. Sanki bizim işimiz sadece çocuk doğurup ev işi yapmak.
Oysa biz eşitlik istiyoruz. Sizin yaptıklarınızı aynen yapabileceğimizi biliyoruz. Bizim görevimiz çocuk doğurup ev işi yapmak olmamalı sadece. Her yerde başımız dik faaliyet göstermeliyiz. Başarılarda kaldırılan zafer bayraklarını hep birlikte tutmalı, hep birlikte özgürlük limanlarına demir atmalıyız.
Her iki cinsin de yüzünü güneşe dönmesi gerek, bir taraf aydınlığa giderken değer taraf yüzünü karanlığa dönerse, o toplum ilerleyemez. Cinslerin eşitliğine hep birlikte inanmalıyız. Üç beş kişiyle değil, tüm dünyaca, kalpten...
Çocuklarımızın kafasına eşitlik fikrini yerleştirmeliyiz. Kaba kuvvet kullananın haklı olduğunu ya da erkek olunca her şeyi yapma hakkına sahip olduğunu değil. Siz ezilen anneler yetiştirmiyor musunuz bu oğlan çocuklarını?
Sadece sözde 8 Martlar değil, özde 8 Martlar kutlanmalı... Herkesin 8 Mart'ı kutlu olsun. (DT/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN