Sanki en önemli bilgiymiş gibi, Yeni Şafak'ın haberi Ergenekon'un Orhan Pamuk için tuttuğu tetikçiden "eşcinsel" diye söz ediyor. Heteroseksüel çeteciler diyor muyuz allah aşkına? Bu güdük zihniyeti, Ergenekon acımaz ezer geçer.
Suikast, darbe, sivil baskı, hatta yeni bir devlet projesi içerikli planları ve eylemleriyle Ergenekon "yapılanmasını" aslında parçalarını başka zamanlarda başka olaylarda gördüğümüz, bugün nihayet bütünüyle karşılaştığımız bir bulmaca gibi görebiliriz.
Birtakım emekli askerler, gazeteciler, avukatlar yüksek "Türklük ülküsü" hedefiyle cephanelikler ve cinayetler üzerinden kendi iktidarlarını tesis etmeye soyunmuşlar...
Medyayla bu operasyonun ilişkisi ise tam bir karşılıklı aşk aslında. Kuşkusuz medya olmasa bütün bu parçaları birleştirmek ve bu kirlilik bütününe erişmek imkansız olurdu. Ancak medya da bu operasyonla birlikte açığa çıkan meseleyi bitmez tükenmez bir haber kaynağı olarak görüyor, ona önlenemez bir iştahla yaklaşıyor.
Örneğin bugün Yeni Şafak'ta olaya dair haberde yazar Orhan Pamuk'u öldürmesi için tutulan tetikçiden "eşcinsel tetikçi" diye sözediliyor.
İyi de nasıl? Bize ne?
Tetikçinin eşcinsel olması onu daha "kötü" mü kılacak? Tetikçi "eşcinsel" olursa diğer çetecilerin arasında en "sevimsiz" mi kılınacak? Ya da diğerleri mi belirsizleştirilecek? Bütün bu döngünün içinden bir tek yaka paça sorguya götürülen tetikçi mi kamuoyunun öfkesine yem edilecek? Bu "hem tetikçi hem eşcinsel" vurgusuyla nasıl bir atmosfere yuvarlanacağız? Toplumsal cinsiyet ayrımcılıklarına hiç rastlamadığımız, eşcinsel ya da heteroseksüel olmanın fark etmediği bir ülkede yaşıyor olsaydık bile "eşcinsel tetikçi" demek çok manasız kaçardı...
Haberi böyle alakasız, mesnetsiz, ne idüğü belirsiz "bilgilendirmelerle" sunmak kamu vicdanında uyanan öfkeyi derinleştirmek ve zaten yeteri kadar kirli ve bulanık bu "öbeği" daha da muğlaklaştırmayacak mı?
Bu olayda vicdan sahibi bütün insanların, gazetecilerin odaklanacağı yerler belli:
Bütün bu bağlantılar bize kalbimizdeki ağırlığın kirli bir su kaynağından beslenen, arsızca bütün evimize dolanmış sarmaşıktan olduğunu söylüyor zaten.
"Eşcinsel tetikçi" filan diye yola devam edersek aklımızı, zihnimizi ve dilimizi kirlenmeye bırakmışız, bitmişiz, hatta ölmüşüz, ağlayanımız yok demektir. (NZ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN