ALTERNATİF MEDYA ŞENLİĞİ

Beş Taraftan Medya

Medya okuryazarlığı, yeni medya düzeni, internet sansürü, nefret söylemi ve dijital aktivizm... Hepsi Yeşil Gazete’nin düzenlediği Alternatif Medya Şenliği'nde tartışıldı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
18 Ekim 2011, Salı

Alternatif Medya Şenliği,  Yeşil Ev’in toplantı salonunda yapıldı

Yeşil Gazete'nin düzenlediği Alternatif Medya Şenliği, 16 Ekim'de Beyoğlu Yeşil Ev'in toplantı salonunda yapıldı.

Medyayı ilgilendiren beş konu hakkında, 14 konuşmacının katılımıyla gerçekleşen panellere ilgi büyüktü.

İlk panel, Nadire Mater'in moderatörlüğünde yapılan "Medya Okuryazarlığı" oturumu ile başladı. Mater, "Medya okuryazarlığı ne demektir? Neden ihtiyaç duyarız? Bir haber nasıl kurgulanıyor? Kurguları nasıl ayırt edebiliriz? Türkiye'de medya okuru nasıldır? Habere geri dönüşler haberci için nasıl bir anlam taşır ve taşımalıdır?" gibi soruların etrafında şekillenen bir konuşma yaptı. Daha sonra katılımcıların da katkılarıyla medya okuryazarlığı örneklerle tartışıldı.

"Bu kadar haberle ne yapacağız?"

Şenlik'te ikinci oturum, "Yeni Medya Düzeni (mi?)" başlığını taşıyordu. Moderatörün Tolga Çevikel olduğu tartışmada konuşmacılar şöyleydi:

Fikir Sahibi Damaklar'dan Defne Koryürek, Yeşil Gazete'den Koray Doğan Urbarlı, Nor Radyo'dan Sayat Tekir ve Kaos GL'den Ömer Akpınar.

Oturuma Çevikel, yeni medya düzeninin kapsamı, neleri değiştirdiği ve gündelik hayata etkilerini anlatarak başladı. Koryürek, özellikle "blog" ve "blogger" kavramı üzerinde durarak yeni medyanın demokrasiyle bağlantısına değindi.

Urbarlı ise, bir olayın ana akımda haberleşmesiyle, yeni medya üzerinde haberleşmesinin toplum için aynı anlama gelmediğini, bir olayın "haber" olduğunun kabul edilmesi için hala ana akıma ihtiyaç duyulduğundan bahsederek, yeni medyanın 'gerçek' bir haber kaynağı olarak görülmediğini anlattı. Urbarlı konuşmasını, yeni medyanın 24 saat ve sürekli akan bir haber kaynağı olduğunu fakat "akmaya devam eden bu kadar çok bilgi ve haberle ne yapacağımızın, bunları nasıl kullanacağımızın henüz açık olmadığını" söyleyerek sözlerini bitirdi.

Daha sonra söz alan Nor Radyo temsilcisi Sayat Tekir,  üç yıldır yayında olduklarını ve sekiz dilde yayın yaptıklarını belirterek, "Sadece Ermenileri yansıtmasını istemedik. Ezilen, ayrımcılığa uğrayan tüm insanları, hayvanları, kimlikleri, yapıları bir araya getirmek istedik" dedi.

Oturumun son konuşmacısı Ömer Akpınar ise, Kaos GL'nin kendi haberlerini yapmaya başladığını ve ana akım haberleri ayrımcı dilden arındırarak kendi sitelerinde dönüştürdüklerini anlattı. Akpınar, trans cinayetlerinin haberleşememesi sorununa da değindi: "Eşcinsellere karşı yapılan ayrımcılık medyada teşhir ediliyor ve değişim gerçekleşiyor. Kadın cinayetleri medyada yer alıyor, ama trans cinayetleri çok yer almıyor."

Üçüncü oturumun konusu, "İnternet Sansürü"ydü. Avniye Tansuğ'un moderasyonunu üstlendiği panelin konuşmacıları, Galatasaray Üniversitesi'nden Vedat Çakmak, Açık Radyo'dan Mahir Ilgaz ve Avukat Ali Osman Özdilek oldu.

Çakmak, Google'daki kişisel güvenlik ve kayıt sorunlarına vurgu yaparken Ilgaz, dünyanın çeşitli ülkelerindeki internet sansürlerinden örnekler verdi. Son konuşmacı Özdilek ise, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın (TİB) uygulamaya sokacağı filtreleme sisteminden ve neden olacağı olası sorunlardan bahsetti.

"Nefret söylemi mi diye düşünme, kendine söyle"

Dördüncü oturumun konusu "Medya'da Nefret Söylemi"ydi. Yasemin İnceoğlu'nun moderasyonunda gerçekleşen oturumda Yeşil Gazete'den Murat Köylü, Alternatif Bilişim Derneği'nden İlden Dirini, Dur De!'den Levent Şensever konuşmacıydı.

Şensever, nefret söylemi konusunda en büyük problemin kavram karmaşası olduğunu söyledi ve nefret söylemi ve nefret suçunun nasıl karıştırıldığını anlattı. Murat Köylü ise, "bir söylemin nefret söylemi olup olmadığını anlamanın en kolay yolunun, kendimizi söze maruz kalanın yerine koymak olduğunu" söyledi. İlden Dirini, nefret söylemini örnekler vererek açıkladı ve "Nefret Söylemi'nin Facebook, Twitter gibi alanlarda daha kolay yayılabiliyor" dedi.

"Kuşlamanın yerini Twitter aldı"

Beşinci oturumun konusu, "Dijital Aktivizm"di. Özgür Uçkan "Yaşanan demokrasi ayaklanmalarını tarihsel olarak 1848′e benzettiğini, o dönemin kuşlamalarının* yerini şimdi Twitter'ın aldığını" söyledi.

Daha sonra, askerleranlatiyor.blogspot'un kurucusu Ozan Zeybek, internet sitelerinin işlevinden bahsetti ve Türkiye'de eksik olan 'raporlama'nın siteler üzerinden gerçekleştiğine değindi.

Panelin son konuşmacısı İnternetime Dokunma kampanyası örgütleyicisi Ezgi Köksal'dı. Köksal, düzenledikleri kampanya ve yürüyüşleri anlatarak dijital aktivizme örnek verdi. (IC)

Not: Panel dökümleri hafta içi Yeşil Gazete'de yayımlanacak.

* Kuşlama, ufak kâğıtlara basılmış bildiri ya da broşürlerin topluluk içinde havaya fırlatılması yoluyla dağıtılmasıdır.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN