AİHM Türkiye'nin de taraf olduğu bir davada verdiği kararla, hem "askerde ölümden her koşulda devletin sorumlu olduğuna" hem de "uyuşturucu ve alkol bağımlısı kişilere askerlik yaptırılmaması" gerektiğine hükmetti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nden kışladaki ölümlerle ilgili önemli bir karar çıktı.
Milliyet gazetesinin haberine göre, 15 Temmuz 2004'te birliğinde asılmış halde bulunan ve intihar ettiği açıklanan M.M.'nin ailesinin AİHM'de açtığı davada, Türkiye'yi 18 bin euro tazminat ödemeye mahkum edildi.
AİHM, M.M.'nin intihar etmeden önce üç kez hastaneye kaldırıldığını, psikolojik rahatsızlıklar geçirdiğini, uyuşturucu ve alkol bağımlısı olduğunun bilindiğini göz önünde bulundurarak, buna rağmen askerlik yaptırılmasının AİHS (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi)'ye aykırı olduğu hükmüne vardı.
Kararda, askere alınan kişilerle ilgili gelişmelerin ve bu kişilerin yaşadıklarının takip görevinin devlette olduğu belirtildi.
İnsan Hakları Ortak Platformu'nun İzlem adlı e-dergisinde yayınlanan karara göre, M.M. askerliğini yaparken psikolojik rahatsızlıklar geçirdi, üç kez hastaneye kaldırıldı ve her seferinde tekrar askerliğine devam etti. 15 Temmuz 2004'te ise birliğinde asılmış halde bulundu. Olayın bir intihar olmadığı ve oğullarının birliğinde dövülerek öldürüldüğü iddiasıyla ilgili askeri birliğe ve savcılığa başvuran aile, bu başvurularından bir sonuç alamayınca dosyayı AİHM'ye taşıdı.
AİHM, M.M.'nin ölümünün intihar sonucunda gerçekleştiği varsayılmış olsa bile, askeri görevlilerin bu tür bir riski öngörmek ve önlemek için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirip getirmediklerinin incelenmesi gerektiğine dikkati çekti.
Psikolojik sorunlarına ve uyuşturucu ve alkol bağımlısı olmasına rağmen M.M.'ye "askerliğe elverişli" raporu verilmesini AİHM, ilgili askeri görevlilerin konuyla ilgili gerekli özeni göstermediği şeklinde değerlendirdi.
Kararda, M.M.'nin üç kez hastaneye gitmesine rağmen gerektiği şekilde tedavi edilmediği, durumunun ağırlaştığının görülmesine rağmen sadece hafifletici önlemler uygulandığı vurgulanarak askeri sağlık muayene sistemine ilişkin mevcut düzenlemelerin kusurlu olduğu sonucuna varıldı. Olay intihar olsa bile devletin sorumluluğunun sürdüğüne dikkat çekildi. (YY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN