Greenpeace'in A&G Araştırma Şirketine yaptırdığı araştırmanın sonuçlarına göre, halkın yüzde 64'ü nükleer enerji santrallerine karşı çıkıyor. Greenpeace Akdeniz direktörü Uygar Özemsi, hükümetin halkın iradesine saygı göstermesi ve derhal nükleer enerji santralleri ile ilgili projeleri iptal etmesi gerektiği görüşünde.
Greenpeace'in A&G Araştırma Şirketi'ne yaptırdığı kamuoyu araştırmasının sonucunda, bugün Türkiye'de nükleer enerji santrali yapılması konusunda bir referandum yapılması durumunda halkın yüzde 64 çoğunlukla "hayır" diyeceği ortaya çıktı.
Greenpeace'in verdiği bilgilere göre, halkın yüzde 86,4'ü nükleer santrale yakın bir yerde yaşamak istemezken, enerji ihtiyacımızı karşılamak için riske girmeyip temiz kaynaklara yönelmemiz gerektiği görüşünde olanların oranı ise yüzde 84,2.
A&G araştırma şirketinin Türkiye sınırları içerisinde 34 il, 137 mahalle ve köyde gerçekleştirdiği araştırma, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden toplam 2469 denekle, hanede yüz yüze görüşme metoduyla yapıldı.
Yapılan araştırmaya göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçmeninin yüzde 86,2'si, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) seçmeninin yüzde 77,6'sı nükleer enerji santrallerine karşı çıkarken, nükleer enerjinin en yılmaz savunucusu olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) seçmenlerinin de yüzde 41'i "hayır" diyor.
Halkın çoğunluğunun nükleer yerine güneş ve rüzgar enerjisi istediğini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi bianet'e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
* Hükümet bu sonuçlara göre referanduma gitmez. Çünkü referanduma gidildiği taktirde, sonuç son derece açık; Türkiye nükleeri reddedecektir.
* Dolayısıyla nükleer santral planlarında ısrar etmek, halkın iradesine karşı tehlikeli, kirli ve üstelik de pahalı bir enerjiyi topluma dayatmak olacaktır.
* Bizim hükümetten beklentimiz son derece açık. Ülkeyi referandumla falan oyalamasınlar. Halkın iradesini dinleyerek nükleer santral planlarını derhal iptal etsinler.
* Türkiye 20 yıldır nükleer enerjiyi tartışıyor ve 20 yıldır da değişik planlar değişik aşamalarda iptal edildi. Bu tartışmalar sırasında nükleer enerjinin tehlikeleri etraflıca tartışıldı ve hem sivil toplum kuruluşları (STK) hem nükleer enerji karşıtı platform bileşenleri tarafından bilgiler verildi.
* Çok somut örneklerle de halkımız olayı açıklıkla görüyor. Çernobil felaketini bu ülke yaşadı. Tüm Karadeniz halkı bundan ciddi şekilde etkilendi, ekonomimiz zarar gördü. Hala insanlar bu nedenle kanser olduklarını düşünüyorlar. Çernobil'den sonra 800 civarında önemli nükleer kaza meydana geldi. Sonra da Japonya'da yaşanılan nükleer felaketle karşı karşıya kaldık.
* Burada da insanlar nükleer enerjinin nelere mal olabileceğini tüm açıklığıyla gördüler. Türkiye'de halk 20 yıllık sürecin sonunda nükleer enerjinin nasıl tehlikeli ve kirli bir enerji olduğunun farkında.
* Greenpeace halkın iadesi doğrultusunda nükleer enerjinin tehlikeleri konusunda halkı bilinçlendirmeye ve hükümetin de nükleer tehlikeyi ülkemize getirmemesi için sonuna kadar kampanyalarını sürdürecek.
* Halkın yüzde 84,2'si enerji ihtiyacımızı karşılamak için riske girmeyip temiz kaynaklara yönelmemiz gerektiği görüşünde.
* Yüzde 93,4 geçtiğimiz ay Japonya Fukuşima Nükleer Santralinde meydana gelen kazadan haberdar.
* Bundan yaklaşık 25 yıl önce yaşanan Çernobil kazasını doğru bilenlerin oranı ise yüzde 56,3.
* Bilgilendirme konusunda halkın yüzde 76'sı medyaya güvenirken, STK'lara güven yüzde 67, devlete güven ise yüzde 58,3.
* Halkın yüzde 52,9'u Türkiye'nin henüz nükleer Teknolojiye hazır olmadığı görüşünde.
* "Türkiye'deki temiz enerji potansiyelinin yeterince kullanıldığını düşünüyor musunuz?" sorusuna verilen cevap yüzde 71,2 hayır, yüzde 16,0 evet.
* Halkın yüzde 57,7'si Rusya'nın Türkiye'de kuracağı nükleer santralin Japonya'dakilerden daha güvenli olmayacağını düşünüyor.
* Marmara Bölgesi'nde halkın yüzde 61,5'i, Ege'de yüzde 63,2'si, İç Anadolu'da yüzde 60,9'u, Akdeniz'de yüzde 55,4'ü, Karadeniz'de yüzde 58,7'si, Doğu Anadolu'da yüzde 32,7'si, Güneydoğu'da yüzde 46,3'ü nükleer santrallerin güvenli olmadığını düşünüyor.
* Halkın yüzde 54,7'si Başbakan'ın tüp gaz görüşüne katılmazken, katılanların oranı yüzde 43,8. (EKN)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN