Öğretmenler Ayrımcılığa Karşı Bilinçleniyor

Öğretmenler, okullarda ve ders kitaplarındaki her türlü ayrımcılığa karşı "Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi" bünyesinde beş aydır eğitim alıyor. Her türlü ayrımcılık hakkında bilinçlenen 13 öğretmen, okullarında çocukların nefret söyleminden uzak eğitim alması için çabalıyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
26 Nisan 2011, Salı

İlk ve ortaöğretim öğretmenleri ile akademisyenler, eğitimde ayrımcılığa karşı ortak bir mücadele yürütüyorlar. Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Kenan Çayır'ın koordinatörlüğünde yürütülen proje, "Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi" (SECBİR) bünyesinde ilerliyor.

Şu an bünyesinde okullarda ve ders kitaplarında her türlü ayrımcılığa karşı eğitim alan 13 öğretmen olan SECBİR'in kurulma nedenini Kenan Çayır şöyle özetliyor: "Sosyal bilimlerin literatürü ile eğitim arasında ciddi bir boşluk var. Bizim amacımız bu boşluğu dolduracak bir köprü olmak."

"Akademiyle eğitim alanını birleştirmeliyiz"

Yıllardır ders kitapları üzerine çalışan, demokratik yurttaşlık, insan hakları eğitimi gibi konular üzerine uğraşan ve bu konular hakkında sahada eğitimler veren Doç. Dr. Kenan Çayır, öğretmenlerle akademi arasındaki kopukluk ve boşluk olduğu görüşünde. Çayır, sözlerine şöyle devam ediyor:

* Demokrasi, yurttaşlık, insan hakları, ayrımcılık gibi konularla, yani sosyal bilimlerin literatürü ile eğitim arasında boşluk var. Sosyolojiyi ile eğitim birimleri arasındaki boşluğu dolduracak, köprü kuracak bir merkez açmayı yıllardır düşünüyorduk.

* Bugün kimliklerimizi, farklılıklarımızı konuşuyoruz. Yeni bir toplumsal mutabakat geliştirmeye çalışıyoruz. Fakat sosyal alanda konuştuğumuz konularla eğitim alanını yan yana getirdiğimizde inanılmaz bir kopukluk göze çarpıyor. Eğitim alanı, ders kitapları, okullar hala daha tek tip ve tek ulus vurgulu, farklılıklara kapalı, 1915 Ermeni katliamı, Dersim meselesi, Kürt sorunu gibi konular hala daha eğitimde ve ders kitaplarında yer bulmuyor.

"Proje kapsamında 13 ilk ve ortaöğretim öğretmeni var"

* Geçen sene Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınladı ve tüm Türkiye'de ilk ders ayrımcılık konusuna ayrılsın dendi.

* Fakat ayrımcılık konusu konuşulamadı. Ayrımcılık konusunu ele almak kolay değildir. Bir kısım öğretmen iyi niyetli olsa bile ayrımcılık konusun nasıl ele alacaklarını bilemediler. Bazıları, "Türkiye'de zaten ayrımcılık yoktur" dedi. Bazıları da "Biz bu dersi yapmayız" dediler.

* Biz de ayrımcılık konusunda öğretmenleri bilinçlendirmek istiyoruz. Bunun için öğretmenlere yönelik metinler ve dersler geliştirmeye çalışıyoruz.

* 13 ilk ve ortaöğretim öğretmeni bizimle çalışıyor. Mesela edebiyat öğretmenleri derslerde çocuklara okuttukları roman ve öykülerdeki ayrımcı ifadelerle uğraşıyorlar. Bu ifadelerin nasıl eğitim malzemesi haline dönüştürülebileceği üzerine çalışıyorlar.

* Tarihçi arkadaşlar Osmanlı'da ve Türkiye Cumhuriyeti'nde ayrımcılık konulu bir ders geliştirdiler mesela. Ayrıca Dersim meselesi hakkında bir ders geliştirdiler. Dersim konusunun derslerde nasıl tartışılabileceği üzerinde çalışıyorlar.

* Hedefimiz şu: öğretmenlerle akademide beraber çalışarak, ayrımcılığın eğitimde nasıl yer alabileceğine dair örnek dersler geliştirmek. 90 dakikalık, başı-sonu belli dersler geliştiriyoruz. Bu dersleri atölyelerde kendi aramızda işliyoruz. Öğretmenlere, ayrımcılık, önyargı, kalıpyargı gibi konularda kısa metinler yazdırıyoruz.

"Yetişen öğretmenler diğer öğretmenleri yetiştirecek"

* Bu ekipte öğretmenler, uzmanlar ve akademisyenlerle beraber sürekli tartışarak kendilerini yetiştiriyorlar. Hazırlanan metinler de beraber üretiliyor. Akademisyenleri öğretmenler yönlendiriyor. Akademisyenler metni yazdıktan sonra öğretmenlere gönderiyor. En son öğretmenler akademisyenlere geri bildirim veriyorlar.

* Proje bittiğinde toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, etnik ayrımcılık, edebiyatta ayrımcılık, Romanlara karşı ayrımcılık gibi 10 tane ders olacak.

* Öğretmenlere yönelik ayrımcılık konusunda sertifika programı açmayı hedefliyoruz.

Eğer öğretmenler iyi yetişirse, sınıfında kötü bir ders kitabını bile iyi bir eğitim malzemesine dönüştürebilir. Bu nedenle öğretmenlere yönelik projeler geliştirmeye çalışıyoruz.

* Bu 1,5 yıllık bir proje ve biz beşinci ayındayız. Bu sene ders ve metin üretimi yapacağız. Ocak ayından itibaren, ilk üç ay pilot çalışmalarımızı yapacağız.

* Bu yetişen grubun eğitim yapmasını hayal ediyorum. Çalışmaya katılan öğretmenlerin kendi çevrelerindeki başka öğretmenleri eğitmesi amacımız. (EKN/EÖ)

* Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi'nin sayfası için tıklayınız.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN