SEDA AKÇO YAZDI

Önlenebilirdi, Ölmeyebilirdi!

Bu çocuk doğmuş nüfusa kaydedilmemiş bir sağlık görevlisi veya muhtar fark etmemiş; okula gönderilmemiş okul idaresi ve gene muhtar fark etmemiş; yaşadığı evde hergün dayak yemiş bir sosyal hizmet görevlisi fark etmemiş; komşular görmüş kimseye söylememiş...

Ankara - BİA Haber Merkezi
29 Mart 2011, Salı

Dokuz yaşında bir çocuk, üvey annesi ve anneannesi tarafından öldürülmüş ve parçalara ayrılarak cope atılırken fark edilmiş, üvey anne ve anneanne yakalanmış.

Bu çocuk doğmuş nüfusa kaydedilmemiş bir sağlık görevlisi veya muhtar fark etmemiş; okula gönderilmemiş okul idaresi ve gene muhtar fark etmemiş; yaşadığı evde hergün dayak yemiş bir sosyal hizmet görevlisi fark etmemiş; komşular görmüş kimseye söylememiş...

Bu durumda onun ölümünden sorumlu olan kim? Sadece anne - babası diyebilir miyiz? Yetkili veya yetkisiz her birimiz ezilmiyor muyuz, bu sorumluluğun altında?

Eğer;

  • Nüfusa kaydedilmediğinde,
  • 6 yaşına gelip de okula gönderilmediğinde,
  • Annesi - babası boşandığında,
  • İlk tokat atıldığında,

fark etseydik ve fark ettiğimizi bildirseydik önlenebilirdirdi.

Eğer;

  • Daha onceki istismar olaylarını münferit sorunlar olarak görmeseydik ve sistemimizde çocuk istismarlarının görünmez olmasına neden olan bu boşlukları görseydik ve değiştirebilseydik,
  • Basın sadece bunu yapan kişinin ruh sağlığını sorgulamasaydı, toplumun ve Devletin zaafiyetine ilişkin sorular sorabilseydi,
  • Toplum olarak kendimizi sorumu hissedebilseydik,

dokuz yaşındaki bir çocuk ölmeyebilirdi.

Öyleyse artık toplum ve bu toplumun taleplerini duyulur kılmaktan sorumlu medya olarak sapık aramaktan ve cezalardan medet ummaktan vazgeçip, sorumluluklarımızla yüzleşmeliyiz. En azından aşağıdakileri içeren bir çocuk koruma sistemi için sesimizi yükseltmeliyiz:

  • Nüfusa kayıt işleminin sağlık hizmetlerince sağlanması
  • Milli Eğitim ve muhtarlıkların okula kayıt ve devamı takip etme sorumlulularını yerine getirmelerinin sağlanması
  • Eğitim ve sağlık hizmetlerinde riskleri erken fark ederek önlenmesini sağlayacak bir erken uyarı mekanizmasının kurulması
  • Sosyal hizmetlerin mahalle ve sokak bazlı olarak örgütlenmesi
  • Bütün çocuklar ve onların risk altında olduğunu fark edenler tarafından kolay ulaşılabilir bir acil yardım hattının kurulması
  • Çocuklar için acil durumlarda kullanabilecekleri sığınmaevlerinin belli bir nüfusa gore (örn. Her 50.000) kurulması,
  • Çocuklara yönelik riskleri fark etmek ve önlemekten ve çocuğa yönelik tüm hizletleri koordine etmekten sorumlu bir bakanlık kurulması.

(*) Avukat, Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu Üyesi

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN