Balıkesir'de kurduğu rüzgar santralini çevre köylerde yaşayanlara açan Borusan, santrallerin sağlık sorunlarına yol açtığı yönündeki endişeleri de yanıtladı. Türkiye rüzgar enerjisi potansiyelini kısıtlı oranda kullanıyor. Türbinlerin sağlık sorunlarına yol açtığı dünyada da tartışılıyor.
Bandırma'da rüzgar enerjisi santralleri kuran Borusan, tesislerini çevre köylerde yaşayanlara açtı.
Yaklaşık 20 kişilik gruba rüzgar enerjisi ve yenilenebilir enerji konusunda bilgi veren şirketin rüzgar işletmeleri sorumlusu Şevki Tandoğan, rüzgar santralinin toprağa, suya, havaya veya insan sağlığına zararı olmadığını anlattı. Tandoğan santrallerin kansere yol açtığı yönündeki endişeleri de yanıtladı.
Rüzgar türbinlerinin sağlık sorunları yaratıp yaratmadığı tartışılan bir konu. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu konu üzerine bir çalışma yürüten bir bilim insanı, türbinlerden yayılan düşük frekanslı ses ve titreşimlerin 2 kilometrelik bir alanda yaşayanlar üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini göstermişti. Endüstri temsilcileriyse iddiaların bilimsel kanıtı bulunmadığını söylüyor.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın verilerine göre, 2007'de hazırlanan Türkiye Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası'yla (REPA) yıllık rüzgâr hızı 8,5 m/s ve üzerinde olan bölgelerde en az 5 bin megawatt, 7,0 m/s'nin üzerindeki bölgelerde ise en az 48 bin megawatt büyüklüğünde rüzgar enerjisi potansiyeli tespit edildi.
2004'te 18 MW düzeyinde olan rüzgar enerjisi kurulu gücü 2009 sonunda 802,8 MW düzeyine ulaştı. Yenilenebilir Enerji Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra 3 bin 363 MW kurulu gücünde 93 adet yeni rüzgar projesine lisans verildi.
2007'de kurulan ve yenilenebilir kaynakları önceleyen Borusan Enerji, Bandırma'daki rüzgar santralinin yanı sıra Erzurum, Yedigöl Aksu'da hidroelektrik santraline sahip. Aksu'da yöre sakinleri santral inşaatını protesto ederek gündeme gelmişti.
Enerji Bakanı Taner Yıldız, yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesine yönelik protestoların bu kaynakların verimli kullanılmasının önünü kapadığını söylemişti. "Çevreye zarar verdiği gerekçesiyle su projelerinin, kuşlar gerekçesiyle rüzgar santrali projelerinin, engellenmesinin sonucunun doğalgaz santrallerine dönüş olduğunu, bunun da büyük oranda bir tehdit oluşturacağını ben de söylüyorum."
Bu yıl İstanbul'da yapılan Dünya Rüzgar Enerjisi Konferansı'nda devlet ve hükümetlere yenilenebilir enerjiye destek çağrısı yapılmıştı. (EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN