İHD, Hasta Mahpuslara El Attı; Adli Tıp'ı Dava Etti

İHD Diyarbakır, 2010'da 26 hasta tutuklunun öldüğünü vurguladı; ağır hastaların tahliyeleri zorlaştırdığı iddiasıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu yetkililerini şikayet etti. İHD İstanbul, hasta tutuklu Osman Kezlere için eylemde...

İstanbul-Diyarbakır - BİA Haber Merkezi
03 Eylül 2010, Cuma

Kanser gibi ağır hastalık teşhisiyle cezaevlerinde tutulan kişileri gündeme getiren İnsan Hakları Derneği (İHD), Diyarbakır'da Adli Tıp Kurumu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu; İstanbul'da da, Süreyya paşa Hastanesine kaldırılan tutuklu Osman Kezlere için eylem yapıyor.

Yaklaşık bir yıldır kanser olan Kezlere'nin tedavisi yapılmadığı, kendi girişimleriyle Süreyya paşa Hastanesi'ne kaldırılan bu mahpusların ölümü beklediğini bildiren İHD İstanbul Şubesi, Başıbüyük semtinde bulunan hastane önünde bugün saat 13.00'te bir basın açıklaması yapacak.

Diyarbakır Şubesi de, cezaevlerinde hasta tutuklu ve hükümlülerin tahliye edilmesine rapor vermeyerek engeller çıkardığı iddiasıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu yetkililerini şikayet etti. Şikayet, dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere Diyarbakır'da yapıldı.

"2009'da 39, bu yıl 26 hasta tutuklu öldü"

Suç duyurusu dilekçesinde, Kurul hakkında, başta kanser hastası Nurettin Soysal olmak üzere hasta tutuklular için rapor vermediği gerekçesiyle ivedilikle soruşturma başlatılması istendi.

Suç duyurusu dilekçesiyle birlikte Diyarbakır Adliyesi'ne giden İHD avukatlarından Serdar Çelebi ve Keziban Yılmaz, adliye önünde İHD'li yöneticilerle birlikte bir açıklama yaptı.

Açıklamayı yapan Çelebi, tedavileri yapılmadığı için 2009 yılında 39, 2010 yılının ilk 7 ayında da 26 hasta mahkumun yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, cezaevlerinin bu haliyle 'ezaevleri'ne dönüştüğünü söyledi.

Adli Tıp Kurumu'nun hem yerel mevzuatı ve hem de Birleşmiş Milletler Cezaevleri Minimum Standartları Temel Prensiplerini sistematik biçimde ihlal ettiği vurgulanan suç duyurusunda, bu nedenle kurum hakkında ivedilikle soruşturma açılması talep edildi.

"Hasta tutuklu ve hükümlüler ya Abdullah Akçay ve pek çok diğer örnekte olduğu gibi, cezaevi koşullarında ölüme terk edilmekte ya da Güler Zere örneğinde olduğu gibi, mevcut yasal düzenlemelerin bile ruhuna aykırı bir şekilde, tedavi edilmeleri amacıyla değil, yalnızca yaşamlarının son birkaç gününü 'dışarıda geçirsinler' ve mümkünse cezaevinde ölmesinler diye ölümlerinden hemen önce cezaevinden salınmaktadır."

Soysal için cezaevi önünde eylem

İHD Diyarbakır Şubesi, Soysal'ın serbest bırakılması için bu kişinin tutuklu bulunduğu Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde 31 Ağustos'ta eylem yapmıştı. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN