Dış siyasette Ermenistan'la imzalanan protokol, iç siyasette demokratik açılımlar tartışılırken Türkiyeli Ermenlerle sınırın açılması, demokratikleşme süreci, Dink cinayeti sonrası yaşamları, Türkiye toplumuna aidiyetleri gibi konularda konuştuk.
Futbol diplomasisi, imza krizi derken Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokolle iki ülke yeni bir döneme girdi. Protokolün her iki ülkenin meclisleri tarafından onaylanmasının ardından, Türkiye-Ermenistan arasında 1993 yılında durdurulan diplomatik ilişkiler yeniden canlanacak ve yakın zaman içinde sınır kapıları tekrar açılacak. Ancak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de belirttiği gibi, "iki ülke arasındaki buzdağları bir gün içinde eriyecek gibi gözükmüyor".
Sürecin medyada birçok yansıması oldu. Yazı dizileri yayımlandı, röportajlar yapıldı, Erivan-Bakü- Ankara üçgeninde zigzaglar çizildi. Siyasetçiler, tarihçiler, Türkiyeli Türkler, Ermenistanlı Ermeniler, Azerbaycanlı Azeriler ve dünyanın en uzak köşesindeki diaspora Ermenilerin görüşleri alındı. Her nedense kimsenin aklına ülkemizdeki Türkiyeli Ermeni yurttaşların süreç hakkındaki görüşünü almak gelmedi.
Bu yazı dizisinde yalnızca Türkiyeli Ermenilerin sınırın açılması ile ilgili görüşlerini almayı değil, yaklaşık 60 bin Ermeni yurttaşın aslında toplumun her yanında mevcut olduğunu da göstermeyi amaçlıyoruz. Bir yandan, gazeteden, lokantaya, lise derneğinden radyoya kadar gerçekleştirdiğimiz bütün söyleşilerde Türkiyeli Ermenilerin toplumda ne kadar "görünür" kılındığını sorguluyoruz. Diğer yandan ise, Ermeni kökenli yurttaşların Hrank Dink cinayetinin ardından ruh hallerini ve "memleket" algıları üzerinden Türkiye toplumuna aideyetlerini ölçmeye çalışıyoruz.
Birbirine yakın ama "uzak" iki toplum, trajik bir tarih ve yurttaşlarını eşit görmek istemeyen bir yönetim anlayışının arasında sıkışmış Ermeni kökenli yurttaşların söyleyecek çok şeyi var. Artık bırakalım da, onlar konuşsun. Şimdi söz Türkiyeli Ermeniler'de! (BM/EÜ)
Yarından itibaren bianet'te yer alacak dizinin başlıkları şöyle:
* "Çığır" açan bir Türkiye gazetesi: Agos
* Gertronagan Lisesi 123 yıldır ders başı yapıyor
* Bu lokantada bütün yemekler kardeş
* Türkiye'nin bütün faklı sesleri Nor Radyo'da
* "Açın sınırları, açın yürekleri... Dokunun birbirinize sonrası kendiliğinden gelecektir"
* Bir "elçi" iş konseyi

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN