BAWER ÇAKIR'DAN

Selden Zarar Gören Nesin Vakfı Destek Bekliyor

Karasu deresi taşında su ve çamur altında kalan vakfın 300 bin TL'ye ihtiyacı var. Çocuklar el birliğiyle binayı temizliyor. Müdür Ulutaş ve koordinatör Liebe-Harkort, "Bu zor günleri dostlarımızın desteğiyle aşacağız" dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
17 Eylül 2009, Perşembe

* Haberin fotoğrafları için tıklayınız.

Yenibosna'dan bir saat süren otobüs yolculuğunun ardından Gökçeali Köyü minibüsleriyle ulaşılan Nesin Vakfı'nın Çatalca'daki kampüsünde, ziyaretçileri Marmara'yı etkisi altına alan ve 31 kişinin öldüğü yağışın yol açtığı yıkım karşılıyor.

Aradan bir hafta geçmesine rağmen geniş bir arazide kurulu vakıfta hummalı bir çalışma var. Bakırköy Belediyesi'ne ait pompalar su çekiyor, insanlar el birliğiyle çamur temizliyor.

Dere taştı, vakıf su altında kaldı

Nesin Vakfı, Karasu Deresi'nin taşması sonucu su ve çamur altında kaldı. Vakfın koordinatörü Prof. Dr. Klaus Liebe-Harkort, olay günü İstanbul'da olduklarını ve Çatalca'ya gidemediklerini söyledi. Çünkü, vakfa gelen yol da dahil olmak üzere her yer sular altındaydı.

Liebe-Harkort, ertesi günkü manzaranın ise "korkunç olduğunu" anlattı:

"Her yer çamur içindeydi. Sel altında kalan tarlalarda at ve eşek cesetleri vardı. İnsanların yıllardır itinayla yaşattıkları seralar mahvolmuştu."

Aziz Dede'nin çocuk cenneti

Aziz Nesin'in 1973'de kurduğu "çocuk cenneti", 1982'den bu yana etkinliklerini sürdürüyor. Amacı, eğitim olanaklarından yoksun çocukların, tükettiğinden çok üreten, toplumsal sorumluluğu olan, özgüvenli ve özverili, kendini sürekli geliştiren, kendine ve dünyaya eleştirel gözle bakan, topluma yararlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak.

Bugün vakıfta 42 çocuk yaşıyor. Bu çocuklardan ikisi okul öncesi eğitim, ikisi anaokulu, 10'u ilkokul, beşi ortaokul, altısı lise, üçü üniversite hazırlık, 10'u yüksek okul ve üniversite, ikisi de yüksek lisans öğrencisi. Aziz Nesin, çocukların "Aziz Dede"si.

14 dönümlük bir arazinin üstüne kurulu olan vakfın bir havuzu, oyun parkı, elma ve dut ağaçları var. Köpekler ve hindiler de bahçenin konukları arasında.

İki binadan oluşan vakıfta oyun odası, karanlık oda, seramik atölyesi, kütüphane, takı-boncuk atölyesi, tiyatro, yemek, oturma salonları, mekano odası, mutfak ve çamaşırhane, etüd odası, marangozhane, dikiş, sanat eserleri ve yönetim odası var.

35 kişinin çalıştığı Nesin Vakfı'nda 10 doktor da çocuklara sağlık hizmeti veriyor.

Vakfın zararı en az 300 bin lira

Müdür Nuran Ulutaş'ın bianet'e verdiği bilgiye göre Vakfın selden gördüğü hasarın bedeli yaklaşık 300 bin lira. "Bu hasarı dostlarımız ve çevreden gelen destekle toparlamaya çalışıyoruz" diyor. Ve ekliyor:

"Burası topluma miras bırakılmış bir yer. Bu nedenle insanların destekleri çok önemli. Çünkü buraya verilecek destekle yetişen çocuklar daha sonra topluma faydalı bireyler olacaklar."

Binanın özellikle ilk iki katı ciddi zarar görmüş durumda. Binadan hala çamur ve su çıkartılıyor. Tiyatro salonu, kütüphane, çamaşırhane ve mutfak kullanılamaz durumda.

Ulutaş, "vakfın kitap ve gazete arşivinin kullanılamaz durumda olduğunu" söylüyor. Havuz kenarı ve bahçe çok sayıda kitap ve gazete koçanlarıyla dolu.

"Aziz Nesin'in arşivini kurtardık. Çocuklarımızın aklına ilk o gelmiş. Bir de geri dönüşümü mümkün olmayan hiçbir şeyimizi yitirmedik."

"Açıklamalar ihmali örtmez"

Çatalca Belediyesi'yle olay gününden bu yana iletişim halinde olduklarını anlatan Ulutaş, "Ama" diyor, "belediyenin imkanları kısıtlı. Bu süreçte Bakırköy Belediyesi'nden ciddi bir destek görüyoruz. Hem teknik hem de insan desteği veriyorlar bize. Ama bu da yeterli değil. Bu nedenle en çok dostlarımızın katkılarına güveniyoruz."

Hatırlarsanız, selin ardından açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yaşananları küresel ısınmaya bağlamıştı. Ulutaş'a bu açıklamaları soruyoruz:

"Öncelikle bu küresel ısınmadan değil, olsa olsa küresel iklim değişikliğinden kaynaklanmış olabilir. Ancak, depremler, seller doğal afetlerdir deyip önlem almamak olur şey değil. bu açıklamalar ihmalin üstünü örtemez."

İhtiyaç listesi

Ulutaş'la vakfı gezerken, sık sık telefonu çalıyor. Çok sayıda insan neye ihtiyaçları olduğunu soruyor. Çocuklar için giysi topladıklarını söylüyorlar. Ulutaş, "Her konuştuğu kişiye teşekkür edip, neye ihtiyaçları olduğunu" anlatıyor.

Hemen belirtelim, Nesin Vakfı'nın şu an kitap, giysi ve yiyecekten çok maddi yardıma ihtiyacı var. Zira şu an çamurun ve suyun çekilmesi ve vakfın onarımı için sınırlı sayıda işçi ve vakıfta yaşayan 15 yaşın üstündeki çocuklar çalışıyorlar.

12 yaşın altındaki çocuklar ise İstanbul'da konaklıyorlar bir süreliğine.

Ulutaş'a nelere ihtiyaçları olduğunu soruyoruz. Ezbere sıralıyor:

Nem alma makineleri, beş tonluk su tankı, jeneratör, paket tipi strafor, sanayi tipi temizleyici makinesi, tel örgü, çatı izolasyonu, sanayi tipi çamaşır makinesi ve mutfak donanımı, büyük boy dipfrizler, hızar ve bahçeye direnaj yapımı.

Öte yandan, jeneratör bakımı ve deprem güçlendirmesi için kişilere ihtiyaçları var.

Çatalcalılar hayatlarını onarıyorlar

Hava güneşli, onarım çalışmalarında çalışan çocukların yüzü gülüyor. Ayaklarında botlarla çamurları temizlerken, mühim bir şey yaptıklarının bilinciyle birbirlerine omuz veriyor, çamur dolu kovaları taşıyor, suları çekiyorlar.

Bahçedeki havuzun içi çamurlu su, bahçedeki ağaçlar yeşil elmalarla dolu. Hindiler dolaşıyor ayrıca.

Aziz Nesin'in oğlu Ali Nesin'e devrettiği düşü şimdi çocuklar ve dostlarının desteği ve katkılarıyla yeniden dirilmeye çalışıyor. Çalışanların yüzündeki ifadeler bir yana, Liebe-Karkort, bunun zaten böyle olacağını şu sözlerle ifade ediyor:

"Dostlarımız, biliyoruz ki bizi bu zor günlerde yalnız bırakmayacaklar ve biz bu zor günleri bir kere daha atlatacağız."

Vakıf'tan çıkarken yol kenarında ilaçlanan su dolu tarlaları, onarılmaya çalışılan seraları, salgın hastalıkları önlemek için ilaçlama yapan arabaları görüyorum.

Nesin Vakfı'nın çocukları ve Çatalcalılar, selin altında kalan hayatlarını el birliğiyle onarıyorlar. (BÇ)

* Nesin Vakfı'na bağışlarınızla destek olmak için tıklayınız.

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN