Nahide Opuz, Diyarbakır'da sürekli eşi H.O.'nun şiddetine maruz kaldı. Şikayetleri sonuçsuz kalıyor, bazılarını da kendisi tehdit edildiği için geri çekiyordu. Şiddetin önü alınmadığı için eşi, annesini öldürdü. AİHM Opuz'un şikayetini 7 Ekim'de görüşecek.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Diyarbakır'da birçok kez eşinin saldırılarıyla karşı karşıya kalan, bu saldırıların sonunda annesini kaybeden Nahide Opuz'un başvurusunu görüşecek.
Dosyayı 7 Ekim'de alan AİHM, başvuruyu kabul edip etmeyeceğine karar verecek ve esastan inceleyecek. Opuz, devletin kendisini eşi H.O.'nun şiddetinden korumadığı gerekçesiyle AİHM'e başvurmuştu.
Beş yıllık bir beraberlikten sonra Kasım 1995'te evlendiği H.O ile üç çocuk sahibi olan Opuz, sonraki üç yıl süresince annesiyle birlikte H.O.'nun darplarına, bıçaklı saldırısına ve bir kez da araçla ezme girişimine maruz kaldı.
Darp ve ağır yaralama ve cinayete teşebbüsten hakkında dava açılan H.O. "kanıt yetersizliği" gerekçesiyle yaptırımla karşılaşmadı. İki kez gözaltına alınan H.O., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İki kadının saldırılarla ilgili şikayetlerini geri çekmeleri üzerine, şikayete bağlı suçlardan olduğu gerekçesiyle davalar düştü. Araçla ezme girişimiyle ilgili sadece üç ay hapse mahkum edilen H.O.'nun cezası ardından paraya çevrildi.
29 Ekim 2001'de eşini yedi bıçak darbesiyle yaralayan H.O., para cezasıyla kurtulduğunda polise, "Annesi işimize karıştığı için sık sık kavga ediyoruz" şeklinde ifade vermişti.
Nisan 1998 ile Ekim-Kasım 2002'de hayati tehlike içerisinde olduklarını ve tehdit edildiklerini ifade ederek H.O.'yu şikayet eden genç kadın ve annesi, bu kişinin vakit kaybedilmeden tutuklanmasını talep ettiler.
Sonunda, 11 Mart 2002'de kızını yanına alarak İzmir'e yerleşmeye karar veren annesi, yolda taşıma aracının önünü kesen H.O.'nun açtığı ateşle öldü. Cinayetten açılan dava Yargıtay aşamasında bulunuyor.
AİHM'e başvuran Opuz, başvurusunda, yetkililerce yaşam haklarının korunmadığını, annesiyle maruz kaldıklarını şiddet ve tehditlere yerel makamların duyarsız kaldıklarını bildirdi. Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) "yaşam hakkı"nı güvence altına alan 2. maddesi ile "işkence ve insanlıkdışı ve onur kırıcı muamele yasağı"nı düzenleyen 3. maddesiyle "mahkemelere etkin başvuru hakkı"na dair 13. maddesine dayandırıldı.
Başvuruda, kadınları aile içi şiddetten koruyan bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle de ve ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle de AİHS'nin "ayrımcılık yasağı"nı düzenleyen 14. maddenin de çiğnendiği belirtildi. (EÖ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN