Eminönü'nde halk 17 Ağustos depreminden sonra "Özel İletişim Vergisi" diye toplanan paraların depremzedelere aktarılmadığı görüşünde: "Hâlâ prefabrikte yaşayan var, paralar nereye harcandı?"
17 Ağustos depreminin ardından dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in başında olduğu koalisyon hükümeti bir dizi vergi içeren bir yasal düzenleme oluşturdu. Yasa 29 Kasım 1999'da yürürlüğe girdi.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) sabit hale getirdiği “Özel İletişim Vergisi”ni halka sorduk.
Arif Aydoğdu 48 yaşında bir esnaf. Yurtdışından gönderilen yardımların bile mağdurlara verilmediğine inanıyor.
“Deprem zamanı çadırda yaşayan bir kadın televizyonlardan birine ‘İyi ki bu deprem oldu da devlet memurların aylığını verdi’ demişti. Haklıydı. Toplanan vergiler nereye gitti, nasıl harcandı bilmiyoruz?”.
20 yaşındaki öğrenci Beril Boztepe “Türk insanı duygusal. 'Yardım topluyoruz' diyorlar, hiç sesini çıkartmadan veriyor. Kolay sömürülüyorlar” diyor.
31 yaşındaki temizlik işçisi Duran Güvenç hâlâ vergi ödediğimizi bilmediğini belirtiyor.
“Bizden vergi alanlara topladıkları paraları nereye aktardıklarını sormuyoruz. Sormak istesek nereye soracağımızı da bilmiyoruz. Oysa ki bilmek hakkımız. Devlet istedi verelim düşüncesinin sonucu bunlar.”
Emekli Zeynep Ertürk 45 yaşında. Toplanan tüm paraların "meclistekilerin cebine gittiğini" düşünüyor.
“İnsanların duyguları istismar edilerek paralar toplanıyor. Ben emekliyim aldığım ilaçtan bile kesinti yapılıyor. Yapılan kesinti de bir havuza aktarılıyor. Havuzun nereye aktarıldığı da muallakta.”
Ertürk iki gündür televizyonda depremle ilgili programları izlediğini ve insanların hâlâ prefabrik evlerde oturduklarını hatırlatıyor. Ve soruyor: “Bu kadar para toplandıysa neden bu insanlar hâlâ bu evlerde oturuyor?”
17 Ağustos depreminde Yalova’da olan 22 yaşındaki öğrenci Sinem İnnap
“Toplanan vergiler depremzedelere gitmedi, ben biliyorum” diyor.
Verilerden elde edilen gelirin bir kısmının aktarıldığını, büyük bir kısmının ise nereye aktarıldığının belirsiz olduğunu söyleyen 34 yaşındaki ev kadını Şule soyadını vermek istemiyor.
“Çoğu vergi gibi bu vergiler de devlete gidiyordur muhakkak. ancak nereye harcandığı açıklanmalı. Madem biz yardım ediyoruz, nereye kullanıldığını da bilmeliyiz” diyor.
Eşinin faturalı hat kullandığını söyleyen Şule vergilere hiç bakmadıklarını, ancak çok para gelirse faturaya göz attıklarını anlatıyor.
“Vatandaş olarak ödediğimiz vergileri takip etmiyoruz. Bu bence sorun” diyen Zeki Muhittinoğlu 38 yaşında, konfeksiyon işiyle uğraşıyor.
“Toplanan paraların nereye harcandığının açıklanmamasının bir nedeni olmalı. Açıklamamak birilerinin işine geliyor” diyor ve ekliyor:
“'Nasıl olsa toplanıyor' deyip topu başkalarına atmamak lazım. Takipçisi olmuyoruz, bizim de hatamız bu.”
Nakliyeci Mehmet Kara 39 yaşında. Depremzedelere diye toplanan paraların toplandığını düşünüyor.
“Vergilerin depremzedelere aktarıldığını hiç zannetmiyorum. Küçük bir yardım yapılmıştır muhakkak. Ancak dokuz yıldır toplanan milyarlarca liranın nereye gittiği belli değil. bir açıklama da yapılmıyor. Bu ciddi bir sorun.”
Toplanan paraların nereye harcandığının bilmediğini ifade eden Kara “Vergiler depremzedelere yol, su, elektrik olarak geri dönmedi” diyor.(BÇ/EZÖ))
Fotoğraflar: Halit Bingöllü

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN