Pozitif Yaşam Derneği, gazetecileri uyarıyor: "Haber yaparken kişisel mahremiyeti ihlal etmeyin. Ayrımcılığı pekiştirecek şekilde toplumu korkutmayın. HIV/AIDS hakkında doğru bilgi verin."
Pozitif Yaşam Derneği (PYD), Urfa’da HIV bulunan kanın 1 yaşındaki çocuğa verilmesi olayının haber edilirken "kişisel bilgilerin gizliliği” konusunda medyanın yasalara uymadığını söylüyor.
Dernek HIV/AIDS ile ilgili “AIDS’li kan” vb. başlıklarla yanlış/eksik bilgilendirmeler yaptığını öne sürdüğü medyayı HIV/AIDS ile ilgili haberlerde hassasiyet göstermeye çağırıyor.
PYD'nin verdiği bilgiye göre 1980'li yılların başında tanımlanmış olan "İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü" (HIV) tedavi edilmediği takdirde "Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu"na (AIDS) sebebiyet verebiliyor.
HIV’in vücuda girip, teşhis ve tedavi edilmediği takdirde 2-13 sene sonra ortaya çıkan AIDS tablosunda, kişiler vücut ağırlıklarının yüzde 15'ini kaybedebilirler.Ciddi fırsatçı enfeksiyonlara açık hale gelebilirler.
Yani AIDS bir hastalık değil, hastalıklar bütünü, sendrom. Ancak 1996'dan beri geliştirilen antiretroviral yani virüsü baskılayan ilaçlar ile HIV pozitif bireyler, AIDS aşamasına gelmeden normal yaşam sürelerini sağlıklı bir şekilde sürdürebiliyorlar.
AIDS evresinde tedaviye başlanması durumunda dahi HIV pozitif statülerine geri dönebilmekte ve yine sağlıklı bir şekilde yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.
PYD, HIV pozitif kişiler düzenli ilaç tedavisi ile kaliteli ve uzun bir yaşam sürebilirken ve Türkiye'de HIV/AIDS'in tedavisi sağlık güvencesi kapsamında yapılıyorken; toplumdaki bilgi eksiklikleri ve korkutucu mesajlar nedeniyle pek çok kişinin sosyal çevresinden dışlandığına dikkat çekiyor.
"HIV+ olmaları dolayısıyla işlerinden atılıyor veya atılma korkusu yaşıyorlar. Bu nedenlerden dolayı tedavilerini sürdüremiyor, sağlık hizmet sağlayıcılarından yani doktorlar, hemşirelerden bile ayrımcılık görüp; fiziksel ve/veya psikolojik sağlıklarını kaybediyorlar."
Derneğin amacı toplumun HIV/AIDS'i bir sağlık sorunu olarak doğru bir şekilde tanıması ve HIV'le yaşayan kişilere yönelik damgalama ve ayrımcılığı önlemek
"Bu sorumlulukla, basın mensuplarını, bireylerin kişisel bilgilerinin mahremiyetine uygun olarak haber yapmalarını ve yine HIV/AIDS ile ilgili doğru terim ve bilgi içeren haberler hazırlamalarını talep ediyoruz."
HIV ile yaşayan kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri, toplumun HIV/AIDS’I doğru olarak tanıması ve yeni HIV bulaşmalarının önlenmesi için basın kuruluşlarının desteği ve işbirliğinin önemine değinen Dernek, medyaya her türlü doğru bilgiye erişimini sağlamak konusunda destek olmaya hazır olduğunu ifade ediyor. (EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN