İzmir EMO Şube Başkanı "Türk Telekom’un hızlı ve haksız bir özelleştirme sürecinden geçirilerek yüzde 55 hissesinin özelleştirildi. Kamunun payının küresel sermayenin yararına kullanılıyor" dedi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi 17 Mayıs Dünya Telekomünikasyon Günü nedeniyle bir basın toplantısı düzenleyerek Telekom’un özelleştirilmesinden baz istasyonlarının hukuk dışı kurulumuna kadar birçok konuyu kamuoyunun dikkatine sundu.
EMO İzmir Şube Binasında düzenlenen toplantıda konuşan Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Gülşen, iletişim teknolojilerinin her geçen gün daha fazla önem kazandığına işaret ederek telekomünikasyonun büyük küresel bir ticari meta haline getirildiğini savundu.
Telekomünikasyon hizmetlerinin kamu çıkarı gözetilerek gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Gülşen, “Günümüzde pek çok iletişim ürün ve hizmetleri kamu yararını temel alan düşünceler yerine ticari kaygılarla şekillendirilmektedir. Bu konudaki pazarın tamamına yakını, iletişimin çeşitliliğini ve bağımsızlığını tehlikeye düşürerek az sayıda küresel dev şirket tarafından yönetilip denetlenmektedir. Ülkemiz açısından da, Türk Telekom’un hızlı ve haksız bir özelleştirme sürecinden geçirilerek yüzde 55 hissesinin özelleştirildiği görülmektedir” diye konuştu.
Gülşen, özelleştirme sonrası Türk Telekom’da yaşanan grev sürecinde Haber-Sen, EMO ve Makine Mühendisleri Odası’nın (MMO) birlikte hazırladığı bildirinin dağıtılmasının engellendiğini ve bildiriyi dağıtanların hukuksuz bir biçimde gözaltına alındığını da anımsatarak, grev kırıcılığına hükümetin el altından destek verdiğini belirtti. Türk Telekom’un yüzde 15’lik hissesinin “Halka arz yöntemi” adı altında bu payın da yarısından fazlasının yabancılara satıldığını da aktaran Gülşen, kamunun payının küresel sermayenin yararına kullanıldığını savundu.
İzmir’de aydınlatma direği, cami, bina çatısı gibi yerlere GSM baz istasyonlarının monte edildiğini söyleyen Gülşen, yoğun yerleşim yerlerindeki baz istasyonlarından çıkan elektromanyetik dalgaların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğinin altını çizerek “Kamu hizmeti veriliyor düşüncesiyle sağlığı etkileyecek baz istasyonu faaliyetlerinin devam ettirilmesi halka yapılan büyük bir haksızlıktır. Hiçbir hizmet, insanın ruh ve fizik sağlığını etkileyecek öncelik ve önem taşımamaktadır. Ancak GSM şirketleri ve GEDAŞ Yüksek Yargıtay’ın içtihatlarında da düzenlenen ilkeyi kazanç amacı ile göz ardı etmektedir” dedi.
Gülşen, oda üyelerinin de yoğun görev yaptığı TRT’nin yeniden yapılandırılması kapsamında hazırlanan Yasa Tasarısı’nı da “TRT İmha Planı” olarak nitelendirerek TRT’deki siyasi kadrolaşma çabalarına karşı KESK Haber-Sen öncülüğünde yapılan karşı duruşa EMO İzmir Şubesi olarak destek olacaklarını dile getirdi. (BT/EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN