Askerlerin tutuklanması için Kardaş "Toplumsal vicdanı yaraladı. 'Neden ölmedin?' diye bir suçlama olmaz. Asıl sorumlulardan hesap sorulmalı" dedi. Gazeteci Akad'a göreyse teslim olmak bir tercih olarak sunulmasın diye bu karar verildi.
Tutuklanan sekiz askerle ilgili emekli askeri hakim Ümit Kardaş "Sekiz asker değil, askere tutukluk yapan silah veren, istihbaratı sağlamayan, destek göndermeyenler sorumlu" dedi; araştırmacı yazar Mehmet Tanju Akad'a göre ise askerler "teslim olmak bundan böyle bir tercih olarak görülmesin diye" tutuklandı.
Gazeteci yazar Akad PKK'nin Demokratik Toplum Partili (DTP) milletvekillerinin de aralarında bulunduğu heyete teslim ettiği sekiz askerin dün "emre itaatsizlik ile yurtdışına firar" gerekçeleriyle tutuklanmalarını şöyle yorumladı:
"Ölümü değil yaşamı tercih etmek normal bir davranış. Sekiz askerle ilgili değil, herkesin başına gelebilecek bir durum. Bu davadan bir sonuç çıkmaz. Askerler 'diğerlerine' örnek olsun diye tutuklandı. Her sıkışan esir olmasın diye, esaret bir tercih olmasın diye..."
Akad askerlerin tam olarak hangi mevzuata göre tutuklandıklarını bilmediğini ancak tutuklama kararının ardında, teslim olmanın insanlara bir tercih olarak sunulmamasının amaçlandığını söyledi.
Emekli askeri hakim Kardaş "Sekiz asker neden tutuklandı? Olayın oluş şekline baktığımızda dosyayı bilmiyoruz, hükümetin açıklaması yok" dedi.
Askerlerin gazetelerde yer alan ifadelerinden hareketle Kardaş "İstihbarat işlememiş, silahlar modern değil, yardım, destek gelmemiş. Sorumluluk sahibi olan kişilerin sorumlu tutulması gerek. Bu zafiyete neden olanların, genelkurmayın görevinden alınması gerekir. Başbakan da kendini sorumlu hissedip istifa edebilir" dedi.
Sekiz askerin sorumluluğun bu tablo içinde değerlendirmesi gerektiğini düşünen Kardaş askerlerin maddi, manevi tazminat haklarının olduğunu, sorumlu olanın prestij kaybına uğradığını düşünen ve ona göre hareket eden devlet olduğunu söyledi.
"Emre itaatsizlik ve yurt dışına firar" gerekçesiyle tutuklamayı Kardaş şöyle yorumladı:
"Devlet karşısında Kürt devleti kabul etmiyor, eğer iç güvenlik sorunuysa askerler örgüte katılmışlar ya da destek vermişlerse o zaman bunun adı konabilir ama verilen bilgiye göre öyle bir durum yok ortada. Düşman ülke olsa Cenevre şartları devreye girerdi.Teknik açıdan hiçbir önemi yok. Sistem yanlış. Kabul edilemez absürd bir durum."
Yaşananların neye yol açacağını sorduğumuz Kardaş "Toplumsal vicdanı yaraladı. Diğer askerlerin motivasyonunu değiştirdi. İnsanın böyle bir durumda intihar edecek hali yok. 'Neden ölmedin?' diye bir suçlama olmaz. Asıl sorumlulardan hesap sorulmalı" dedi. (EZÖ/NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN