HSYK, Deniz Feneri e.V. soruşturmasını yürüten savcılar hakkında evrakta sahtecilik ve usulsüz yazışma nedeniyle inceleme başlattı.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Deniz Feneri e.V. soruşturmasının savcıları hakkında inceleme kararı verdi. HSYK inceleme kararını, Zahid Akman ve Zekeriya Karaman'ın avukatının "savcıların mahkeme kararında tahrifat yaptıklarını" iddia ederek yaptığı şikayet üzerine aldı. Eski RTÜK Başkanı Akman ve Kanal 7 Televizyonu hissedarlarından Karaman, Almanya'daki "Deniz Feneri e.V." ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanmıştı.
Deniz Feneri e.V. soruşturmasının savcıları Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurarak, aralarında Akman ve Karaman'ın da olduğu 18 şüphelinin tüm mal varlıklarına tedbir konulmasını istemişti. Savcıların bir diğer talebi de "şüphelilerin ortağı bulunduğu şirketlere ait tüm mal varlıklarına ve bu şirketlerin tüzel kişilik olarak ortak olduğu diğer şirketlerdeki ortaklık paylarına tedbir konulması"ydı. Mahkeme savcıların ilk talebini kabul etti ve 18 kişinin tüm taşınmazları, araçları ve ortak olduğu şirketlerdeki hisselerine tedbir konulmasına karar verdi.
Akman ve Karaman'ın avukatı şikayet dilekçesi bu taleplerin ikinci kısmına dair. Dilekçede şu ifadelere yer verilmişti: "Soruşturma savcıları, mal varlıklarına el konulan 18 kişinin ortak olduğu şirketlere ait mal varlıklarına el konulması talebinin reddine rağmen, bu şirketlerin varlıklarına el koyma amacıyla işlem yaptı. Bu işlemler sırasında, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi kararının aslında yer alan iki ret maddesinin üzeri kapatıldı."
HSYK'nın inceleme için görevlendirdiği müfettişler Cumhuriyet savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkındaki iddiaları araştıracak.
Deniz Feneri e.V. davasıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma çerçevesinde aralarında eski RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın da bulunduğu beş kişi tutuklanmıştı.
Almanya'daki Deniz Feneri e.V. davasında, Deniz Feneri e.V. Derneği'nin yöneticileri, derneğe yapılan 41 milyon avroluk bağışın 18 milyonluk kısmı amaç dışı kullanıldığı için mahkum olmuşlardı. (YY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN