Fuhuş ihbarıyla başlayan "Askeri casusluk ve şantaj" soruşturmasında casusluk amacıyla toplanıldığı iddia edilen "çok gizli" belgelerin yabancı devletlere satılması için girişimlerde bulunulduğu ileri sürüldü.
4 Ağustos 2010 tarihinde emniyete yapılan bir fuhuş ihbarıyla başlayan "Askeri casusluk ve şantaj soruşturması" iddianamesi, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
250 sayfalık iddianamede, aralarında emekli Albay İbrahim Sezer'in de olduğu 16'sı tutuklu 56 şüpheli yer aldı. Mahkeme, 16 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma, 20 ve 21 Nisan 2011'de yapılacak.
İddianameye göre, askerler İbrahim Sezer ve Zeki Metsen, fuhuş çetesinden sık sık fuhuş amaçlı kadın temin ediyordu. Kiralanan evlerde bu kadınlarla üst düzey komutanların, subayların ve hatta öğrencilerin fuhuş yapması sağlanıyordu. İddianamede suç örgütünün ayrı ayrı hücre yapılanmasına sahip olduğu, örgütünün yaklaşık 5 bin kişinin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak kaydettiği belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede örgütün yürüttüğü iddia edilen casusluk faaliyetleri önemli yer tutuyor.
Örgüt lideri olmakla suçlanan emekli Albay İbrahim Sezer ile diğer şüphelilerin ikametgâhlarında ve ofislerinde ele geçirilen dijital veriler ve dokümanlardan yaklaşık 165 bini, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 326, 327 ve 334 sayılı maddeleri kapsamında devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken bilgi ve belgelerden oluşuyor.
TSK'nın şirketlerle geliştirdiği savunma projeleri, helikopter ve uçak modernizasyonu, silah üretimine dair gizli bilgiler, savunma stratejileri ile ilgili "çok gizli" yöntem ve planlarının yanı sıra devletin güvenliğine dair yazışmalar da belgeler arasında.
Ayrıca savaş uçakları, bu uçakların muhafaza edildiği hangarlar, bakım atölyeleri, gizli askeri tesisler, savaş gemileri ve denizaltılar gibi "gizli" yerlerin gizlice çekilmiş video görüntüleri ile stratejik silah, savaş araçları, denizaltıların teknik özelliklerine dair gizli bilgiler de belgeler arasında yer alıyor.
İddianamede, örgüt üyelerinin TSK, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES), TÜBİTAK ve Havelsan'a ait gizli bilgi, belge ve görüntüleri casusluk amaçlı elde edip, sakladıkları belirtiliyor.
Örgüt üyelerinin, 'devlet güvenliği'ne ait bu belgelerin bir kısmını para karşılığında ele geçirdikleri, yine bir kısmını da yabancı devletlere satmak için girişimde bulundukları iddia ediliyor. (EKN/EÖ)
* Bu haber Radikal Gazetesi'nden derlenmiştir.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN