SARP KÜRKÇÜ'DEN

Neden Referandum Oylamasında Üçüncü Seçenek Yok

"Evet kazanmasın" diye "Hayır" diyecek, ya da tam tersini yapacağız. Neden "Evet" ve "Hayır" ın yanında "Şu maddeleri doğru dürüst düzenleyin" seçeneği yok.

Eskişehir - BİA Haber Merkezi
06 Eylül 2010, Pazartesi

Referandum propagandalarının insanı yorar hale geldiği günlerde, oturup düşünmeye başladım: Ne diyeceğimize karar versek bile (ki büyük çoğunluğun o veya bu sebeplerle bu kararı verdiğine inanıyorum artık) bu kararları destekleyenler nedir? Bu kararlar bizi nasıl bir pozisyona sokar?

Referandum uygulamasını, daha çok, sorulan bir soru olarak değerlendirmeyi seçiyorum. Bize bir soru soruluyor, metni uzun da olsa, bu sorunun sonucunda bizden "Evet" veya "Hayır" dememiz bekleniyor. Peki bir insan, kendisine yöneltilen bir soruya cevap verirken neleri göz önünde bulunur?

Bir soruya cevap verebilmeniz için, öncelikle soruyu oluşturan basamaklara karşı düşünceleriniz bu eylemin olup olmayacağını belirler. Yani soruyu size yönelten kişi/kurum/topluluk hakkındaki düşünceleriniz, sorunun kendisine dair olan düşünceleriniz olarak bu basamakları ayırabilirim. Bunları biraz daha açacak olursak eğer:

  • Sorunun kaynağı hakkındaki düşünceler dediğimizde konu bu ögeyi sevip sevmemeniz gibi basitçe bir ayırım değildir. Bu ögenin sizde bıraktığı izlenimin tüm dalları --saygı, nefret, samimiyet, vb.-- bu kategorinin içindedir. Bu dalların tümünün değerlendirilmesinden sonra zaten size soruyu yönelten ögenin durumu hakkında bir yargıya varırsınız. Bu yargı sonucunda pozitif yöneliminiz yüksek olduğunda, soru ne kadar mantık dışı olursa olsun  cevap  verme  isteğinde  bulunabilirsiniz. Tıpkı, ailelerin kendi çocuğunun sorduğu, cevabını anlayamayacağını ebeveynlerin adları gibi bildiği o sorulara verdikleri cevaplar gibi.
  • Sorunun kendisine dair düşünceler ise sorunun cazibesi ile alakalıdır. Size yöneltilen soruya cevap verme isteğiniz, sonuçlarında kazanacağınız / göstereceğiniz / kanıtlayacağınız neler var ise, daha doğrusu bunlar ne kadar değerli ise o kadar fazla cevap verme ihtiyacı doğar içinizde. İsterr bir tartışmada üste çıkmak olsun, ister yeni sevgilinizi tanıtmak için girizgah, sorulan sorunun sonuçları ne kadar tatminkar, getirisi ne kadar zengin ise, o kadar cevap verilmeye müsaittir.

Gelelim referandum sorumuza. Bana göre bir Anayasa değişikliği olacaksa, olması gerekenler öncelikli olarak bunlar olmamalı. Yani sorunun kendisini kalitesiz, sonuçlarını da kazançsız görmekteyim. Bu sorunun ne bana, ne de içinde bulunduğum ülkeye ayakları yere basan bir getirisi yok. Peki soruyu soran? Hükümetimiz. Hükümetimize karşı ne sevgi, ne de nefret beslemekteyim. Bu da sadece onlar diyor diye bir cevap verme isteğimi de ortadan kaldırıyor.

Bu kadar şeyi oyumu "boş" atacağımı belirtmek için mi yazdım? Tabii ki hayır. Aslına bakarsanız benim gibi düşünen ve ne yapacağını bilemeyen bir kitle var, çevreleri "Evet" veya "Hayır" kutuplarına yakınlığında da olsa. İşte burada bize bu çıkmazı sunanlara olan kırgınlığım başgösteriyor.

Çünkü ben (veya benzeri kişiler) bu iki değerlendirmeden daha az "kötü" olanı seçip, ona oy vereceğiz. Neden? Sadece karşı taraf başarısız olsun diye. Yani "Evet kazanmasın" diye "Hayır" diyecek, ya da tam tersini yapacağız.

Peki bu bizi ne yapar? Karşısındaki insanın başarısızlığını isteyen, bunun için çabalayanlardan farklı yapmaz mı? Ne yazık ki yapmaz .Vicdan olarak o insanlarla aynı kefeye koyar. Peki bu sıfatı hak edecek kadar kötü insanlar mıyız? Pek sanmıyorum.

Her şeyi derleyip toplarken en son düşüneceğimiz şey de herhalde şu olur: Bir ülkenin Anayasa değişikliği referandumunda kararlarım neden bu kadar acımasız ve dar görüşlü olmak zorunda?

Neden "Evet" ve "Hayır" ın yanında "Şu maddeleri doğru dürüst düzenleyin" seçeneği yok. Kalabalıkların peşine takılmadan önce, bunu bir daha gözden geçirmek gerekli diye düşünüyorum. (SK/EK)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
İLGİLİ bianet HABERLERİ
ANAHTAR SÖZCÜKLER

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN