Baykal ile Erdoğan’ın "ahlak" üzerinden yaptığı tartışmanın çocuklar üzerindeki etkisini psikolog Eke değerlendirdi: "Çocukları tartışmalardan korumanın yolu yok, korusak da bu siyasetçiler var ve bir gün onlarla karşılaşacaklar. Yumruklaşan, hakaret eden siyasetçilerin kendini değiştirmesi gerekir."
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı'ndan istifa eden Deniz Baykal ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "ahlak" ve "ahlaksızlık" üzerinden yaptığı tartışmaların çocukları nasıl etkileyeceğini uzman psikolog Ceyda Yılmazçetin Eke, bianet'e değerlendirdi.
Eke, "Meclis'te ya da seçim zamanı kürsüler arasında yapılan kavgalar, yumruklaşmalar, belden aşağıya vurmalar, kasetten sonra ahlak ve ahlaksızlık boyutunda getirildi. Aslında değişen bir şeyin olmadığını görüyoruz" diyor.
"Burada sorulması gereken 'biz politikacılardan nelerde örnek olmasını bekliyoruz' sorusudur" diyen Eke, şöyle devam ediyor:
"Politikacıların düzgün ve erdemli olmasını bekliyorsak, o zaman Meclis'teki ağır küfürler, yumrulaşmalar ne olacak? Endişe verici olan şu ki bu politikacılar var ve orada duruyorlar. Çocukları sadece bir yere kadar bu tartışmalardan koruyabilirsiniz ama bir gün yine bununla karşılaşacak ki o zaman da yaşanan şok ve algılayamama oluyor. Çatışma konularının sürekli kavgayla, yumrukla, küfürle çözülmeye çalıştığını gören çocuk ya 'yine kavga ediyorlar' diye siyasete sırtını dönüyor ya da bunu model alıyor. Meclis'ten aşağıya doğru ötekine, farklı düşünce ve tavırlara karşı olan tahammülsüzlük toplumu çatışmaya itiyor. Çözüm çocuğu bu görüntü ve tartışmalardan uzak tutmak değil. Siyasetçilerin kendini değiştirmesi gerekiyor."
Küçük yaştaki çocuklarla, ergenlik dönemindeki gençlerin tartışmaları farklı algılayacağını anlatan Eke, "Küçük çocuklar sadece ekranlarda tartışan, kavga eden yetişkin görüyor. Ergenlik dönemindeki gençlerin ise tartışmayı nasıl algıladıkları, yetiştikleri ortama, 'ahlak' ya da 'ahlaksızlıkla' ilgili değer yargılarına göre değişir" diyerek, devam ediyor:
"Aldatma kavramıyla ilgili algılar değişiktir. Kimi ikili ilişkilerde 'düşünmeyi' bile aldatma sayar, kimi aşk olmadan aldatma olmayacağına, kimi ise bunun eşler dışında kimseyi ilgilendirmediğine inanır. Türkiye'de özellikle Batı'dan Doğu'ya gidildiğinde bırakın yan yana yürümeyi, bakışmak bile aldatma kabul edilir. Ergen çocuklar bu algılar üzerinden ahlaki değerlendirmelerde bulunacaktır; bazısı 'vay terbiyesiz', bazısı 'özel hayatı bana ne, ben ülke için ne yapıyor ona bakarım' diyecektir." (SP)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN