FİKRET İLKİZ'DEN

5918 Sayılı Yasanın Hali Neydi Ne Oldu?

26 Haziran'da gece yarısı saat 00:59'da başlayıp yaklaşık saat 01.20'de tamamlanan 5918 sayılı Kanunun Meclisteki "hali dahil", kanunlaşma süreci budur. Eski adı DGM olan "özel yetkili ağır ceza mahkemeleri" kaldırılmalıdır.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
13 Temmuz 2009, Pazartesi

26.06.2009 kabul tarihli 5918 sayılı "Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 09.07.2009 günlü Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu Kanunla CMK'nun 3'üncü maddesine bir "ek fıkra" eklendi ve 250 inci maddenin (a) bendi ile 3. fıkrasında değişiklik yapıldı. Bir de "Geçici Madde 1" madde getirildi. Sadece CMK 250'nci maddenin (a) bendini değiştiren hükmü hariç olmak üzere maddedeki değişikliklerinden hiç birisi  04.12.2008 tarihli Hükümet Tasarısında ve 16 Nisan 2009 tarihli Meclis Adalet Komisyonu Raporunda yoktur.

Meclis Tutanaklarına göre 26.06.2009 günü saat 00.59'da gece yarısı 110'uncu Birleşimin Dokuzuncu Oturum açılıyor. Tasarının 5'inci maddesi ile TCK'nin "Suçtan Kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" hakkındaki 282'nci madde  değişikliği kabul ediliyor.

Hemen bunun ardından Milletvekilleri  Bekir Bozdağ, Mustafa Elitaş, Ahmet Aydın, Mehmet Ceylan, Yahya Doğan ve  Müfit Yetkin Tasarıda yer almayan "yeni madde ihdasına dair" bir önerge veriyorlar.  Meclis Başkanı bunun üzerine Meclis İçtüzüğünün 87'nci maddesinin 4'üncü fıkrasına göre; görüşülmekte olan tasarı veya teklife konu kanunun komisyon metninde bulunmayan ancak tasarı veya teklif ile çok yakın ilgisi bulunan bir maddesinin değiştirilmesini isteyen ve komisyonun salt çoğunlukla katıldığı önergeler üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açılması gerektiğini açıklıyor. Bu önergeyi okutarak Komisyona soracağını ve eğer Komisyon bu "yeni madde ihdası" hakkındaki önergeye salt çoğunlukla,  yani Komisyon 13 üyesiyle katılırsa önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açacağını ve eğer Komisyonun salt çoğunlukla katılmazsa da önergeyi işlemden kaldıracağını bildiriyor.  
Meclis Başkanı önce önergeyi okutuyor...

Milletvekilleri  5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 3'üncü maddesine bir fıkra eklenmesini öneriyorlar. Önergeye göre: "(2) Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda soruşturmaları Cumhuriyet savcıları, kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafından yapılır."

Meclis Başkanı, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'ya bu madde değişikliğine katılıp katılmadıklarını soruyor.İyimaya, katıldıklarını söylüyor. Meclis Başkanı Komisyon önergeye salt çoğunlukla katıldığı için yeni bir madde olarak işlem yapıyor.

Gece yarısı...Mecliste Tasarıda olmayan yeni madde ihdası hakkında önerge görüşülürken Hükümet hazır, Adalet Komisyonu hazır... Madde üzerinde söz talep eden yok... Madde oylanıyor... Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  
Tasarıda olmayan ama Mecliste gece yarısı yeni bir madde ihdası ile oylanan CMK'daki 3. madde değişikliği Tasarıya eklenen yeni bir madde olarak kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Daha sonra CMK'nun 250 maddesinin (a) bendinin değiştirilmesine sıra gelmiştir. Maddenin okunmasının ardından aynı milletvekilleri yine aynı yöntemle "yeni madde ihdası" için önerge vermişlerdir.

Değişiklik önergesine göre; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde, maddenin üçüncü fıkrasının  son cümlesinde geçen "hâli dahil" ibaresi ise "hâlinde" şeklinde değiştirilmiştir.  "a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu," şeklinde değişiklik istenmiştir.

Tabiî ki Adalet Komisyonu bu önergeye katılmıştır. Madde gerekçesine göre: "Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçu ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçunun daha etkin bir şekilde soruşturulması ve kovuşturulması amacıyla, bu suçların da Ceza Muhakemesi Kanununun 250'nci maddesine göre görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinde görülmesi; ayrıca, asker kişilerin barış zamanında, 250'nci madde uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri hâlinde, bu mahkemeler tarafından yargılanması amacıyla  bu değişiklik önergesi verilmiştir. Buna karşılık, savaş ve sıkıyönetim hâlinde işlenen suçlarda ise askerî mahkemelerin yargı yetkisi korunmaktadır."

Önerge oylamaya sunulmuştur. Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir... Kabul edilen önergeye göre madde değişikliği yine oylanmış ve kabul edilmiştir. Böylece CMK'nun 250. maddesi şöyle değişmiş oldu: [1] Türk Ceza Kanununda yer alan; (a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu," (siyah yazılı  cümle eklenmiş oldu)

Bir diğer değişiklik ise maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesinde geçen "hâli dahil" ibaresi ise "hâlinde" şeklinde değişiklik yapıldı. Peki "kelime" değişikliği ile maddenin hali neydi ve ne oldu.?

CMK'nun 250'nci maddesinin değişen (3) fıkrası:  [3] Birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu Kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim [(hâli dahil) (bu iki kelime madde metninden çıkarıldı ve yerine)] hâlinde askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.

İşte maddede "hali dahil" ibaresi yerine "halinde" değişikliği asıl tartışmaları yaratan ve asker kişilerin savaş ve sıkıyönetim dışında ve barış zamanında sivil yargıda yargılanmasına neden olan değişiklik budur.

Aynı yöntemi kullanan milletvekilleri; "....bu Kanunla, Ceza Muhakemesi Kanununun 3'üncü ve 250 nci maddesinde yapılan değişiklik hükümlerinin, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte adlî ve askerî yargı yerlerinde devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturmalarda da uygulanacağı hükme bağlanmak suretiyle, uygulamada herhangi bir tereddüdün yaşanmaması amacıyla" bir de "Geçici Madde 1" önermişlerdir.  "Bu Kanunla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 3'üncü ve 250'nci maddesinde yapılan değişiklik hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturmalarda da uygulanır." Geçici madde kabul edilmiştir.

26.06.2009 tarihinde gece yarısı saat 00:59'da başlayıp yaklaşık saat 01.20'de tamamlanan 5918 sayılı Kanunun Meclisteki "hali dahil", kanunlaşma  süreci budur.

Eski adı DGM olan "özel yetkili ağır ceza mahkemeleri" kaldırılmalıdır.(Fİ/EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN