Nükleer Karşıtı Platform nükleer ihalenin uygunsuz şartlarda yapıldığını söyleyerek zaten tehlikeli olan nükleerin böylece daha güvensiz olduğuna işaret ediyor. Platformdan Atay "Suyumuzun sadece yüzde 30'unu kullanıyoruz" diyor.
"Kaynaklar kullanılmadan, yenilebilir enerji kaynaklarını değerlendiren yatırımın yapılmadan, dışa bağımlı, pahalı bir kaynağın Türkiye'ye getirilmesi, bu kaynağın atık sorununun çözülmemesi, kimseye konuyla ilgili bilgi verilmemesi nedeniyle nükleer enerjiye de ihalesine de karşıyız."
Nükleer santral, değişen her hükümetle yaklaşık 37 yıldır Türkiye'nin gündeminde. Ancak ilk kez santarlin kurulmasına dair somut adımlar atılıyor. Nükleer Karşıtı Platform'dan (NKP) Mehmet Atay'la ihale sürecini konuştuk.
Nükleer ihalesinin uygunsuz olduğunu söyleyen NKP'nin hükümete cevaplaması talebiyle yönelttiği bazı soruları şöyle:
Nükleer santral için önesürülen kaynakların yetersiz olduğu argümanına Atay "Yenilebilir kaynakları kullanmıyoruz. Örneğin suyun sadece yüzde 30'unu kullanıyoruz. Üstelik, güneş, rüzgar, su sağlam yatırımlarla, doğru yöntemlerle kaçak elektrik kullanıma, verimsiz su kullanımına son vererek santralden çok daha uzun vadede verimli olacaktır" yanıtını veriyor.
Atay'ın verdiği bilgiye göre 2007 sonu itibarıyla, 40.836 MW olan kurulu gücün yüzde 66,7'si termik, yüzde 33.3'ü hidrolik ve yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor.
Nükleer karşıtı mücadelenin yönünü sorduğumuz Atay şöyle diyor:
"Yıllar önce başlayan mücadele son yıllarda yavaşlamış, katılım azalmış olabilir. Ancak bu mücadelenin olmadığı anlamına gelmez. Sonuçta çok uzun erimli bir mücadeleden bahsediyoruz. Üstelik önümüzde santral süreciyle uzun yıllar var. Geri çekilme mücadelenin sürmesini engellemiyor. İnsanlar süreci değerlendiriyorlar."
Doğalgazda yurtdışına, özellikle Rusya'ya bağlılığa değinen Atay yine enerji kaynağında çeşitlilik diye lanse edilen nükleerde de dışa bağımlılığın asla güven verici olmadığını söylüyor.
"Nükleer ihalede Rus grup çok yüksek bir fiyat verdi. Hani ucuz enerjiydi? Pahalı bir yatırımı borçlu olan bir ülkede yabancı bir firmaya yaptırmaya çalışmak kabul edilemez." (EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN