York Düşesi iki rehabilitasyon merkezinde istismarı belgeledi. Sosyal hizmet uzmanı Karatay, bakımın küçük birimlerde yapılması gerektiğini; SHÇEK'in bu yönde çalıştığını fakat dönüşümün yavaş olduğunu söyledi. Devlet sosyal hizmetlere kaynak ayırmalı.
York Düşesi Sarah Ferguson'un Ankara ve İstanbul'daki iki rehabilitasyon merkezine kılık değiştirerek girmesiyle yeniden gündeme gelen istismar iddialarını değerlendiren sosyal hizmet uzmanı Abdullah Karatay, sorunun kaynak yetersizliğinden kaynaklandığını vurguladı.
Gazetelerde yer alan haberlere göre, Ferguson gizli kamera eşliğinde Ankara, Saray ve İstanbul Zeytinburnu'ndaki rehabilitasyon merkezlerine girdi. Burada, çocukların hijyenik olmayan koşullarda ve kötü muamele altında yaşadıkları görüntülendi.
Çekimler cuma günü İngiliz ITN televizyonunda yayınlanacak.
Dışişleri Bakanı Ali Babacan görüntülerin alınış şeklini tasvip etmediğini açıkladı; İngiliz muhataplarına bunu ilettiklerini belirtti.
Zeytinburnu'ndaki merkezin müdürü Mehmet Kırdemir de görüntülerin kendi kuruluşlarına ait olmadığını iddia etti; kötü muamele iddialarını yalanladı. İstanbul Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de soruşturma başlattığını açıkladı.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) ait kuruluşlarda istismar olayları geçmişte de gündeme gelmişti.
Karatay, bianet'e, sorunun sistemden kaynaklandığını söyledi ve kesin çözüm için devletin sosyal hizmetler politikasını topyekun değiştirmesi gerektiğini belirtti.
Buna göre istismarın ana kaynağı çok fazla ihtiyaç sahibine bir arada, kıt kaynaklarla hizmet veriliyor olması.
Söz konusu iki merkezde de engellilere hizmet verildiğini belirten Karatay, SHÇEK'e bağlı 53 kuruluşta 4 binden fazla engellinin bakım aldığını, ortalama her kuruluşa 100 kişinin düştüğünü vurguladı.
"Bu çok yüksek bir sayı. Özürlülerin bakımı zordur. En fazla 20-30 çocuk bir kuruluşta olmalı ve 4'lü 52li alt birimler bulunmalı. Kimi durumlarda özellikle zihinsel engelliler için birebir bakım gerekebilir."
Karatay, aslında bir süredir SHÇEK'in bu konuda çalıştığını, küçük bakım birimleri kurulduğunu, "zihniyetin bu yönde değiştiğini" de vurguladı.
"Sorun bu dönüşümü hızlandırmak. Ama SHÇEK devlet içinde çok küçük bir örgüt. Dolayısıyla bütçesinden, insan kaynağına kadar imkanlarının hızla artması gerekir."
Bir diğer ve kolaylıkla uygulanılabilecek öneri de kuruluşların denetime açılması.
Karatay, demokratik bit toplumda bunu tartışmanın bile gereksiz olduğunu söyledi: "Kuruluşlar medyaya, ilgili sivil toplum kuruluşlarına ve uzmanlara açılmalı; etkin ve şeffaf bir denetim sistemi kurulmalı. Bu da istismar vakalarını azaltacaktır."(EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN