"AKP ve Sermaye'nin Yolsuzluğunu Bağımsız Yargı Önleyebilir"

BÜ'den Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, "kapitalist bir toplumda iktidarın yolsuzluğu normal karşılamaya başladığını" söyledi. 2001 krizinden sonra yolsuzluğun kısmen kontrol altına alındığını belirten Çalışkan'a göre kısmi de olsa çözüm bağımsız yargıdan geçiyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
10 Eylül 2008, Çarşamba

"Kapitalist üretim ilişkisi içerisinde yolsuzluğun yapısal nedenlerini tarif etmek biraz zor. Yolsuzluk, aslen adaletsizlik üzerine kurulu olan bir sistemde iktidar tarafından normal karşılanır hale geliyor."

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Koray Çalışkan, son dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarıyla ilgili ardı ardına çıkan yolsuzluk iddialarını değerlendirdi.

Bir ay içinde AKP Başkan Yardımcısı Şaban Dişli bir imar yolsuzluğu iddiası nedeniyle görevinden istifa etti. AKP'li Gaziantep Belediyesi'yle ilgili iddialar ortaya çıktı. Son olarak da Almanya'da görülen Deniz Feneri e.v. davasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın adı da yolsuzluk iddiaları içinde yer aldı. Her iktidar döneminde benzer iddialar ortaya çıkıyor.

Bağımsız yargı

Çalışkan “Türkiye’de yolsuzluk 2001 krizinden sonra kısmen kontrol altına alındı. Bu, sıkı enflasyon politikaları ve bankacılık sektöründeki açıkların kapatılmasıyla mümkün olmuştu” dedi.

Çalışkan, en azından varolan kurallara uyulmasının yolsuzluk vakalarını azaltabileceğini düşünüyor:

“Kapitalizm adaletsiz bir sistem, içinde yapılan her şey mübahtır diye düşünmek yanlış olur. Almanya'da da durum bu ama orada hukukun gereğini yerine getiren bağımsız savcıların varlığı Türkiye’deki gündemi değiştiriyor.”

Güncel tartışma

Çalışkan'a göre Erdoğan ve Deniz Feneri davasında çıkan iddiaları haberleştirdiği için tepki gösterdiği Doğan Grubu başkanı Aydın Doğan arasındaki tartışmada taraf olmamak gerekli: “Biri siyasi elit, diğeri burjuva, kendini çok önemseyen iki anti-demokratik şahısın tartışmasında vatandaş olarak taraf olacak bir yan yok.”

Erdoğan'ın konuşmalarında “benim belediye başkanım”, “benim valim” gibi söylemler kullanmasını eleştiren Çalışkan, “Başbakan nasıl böyle bir üslup kullanıyor anlamak mümkün değil. Onlar Başbakan’a değil, bize yani yurttaşlara hizmet etme mecburiyetindeler” dedi.

Doğan’ın da bağımsız medyayı savunur gözüktüğünü, ama aslen bir işadamı olmasının medyanın iktidarla ilişkisi bakımından sorunlu olduğunu belirten Çalışkan, basının burjuvaziyle çıkar ilişkisi olduğu sürece bağımsız olamayacağını görmek lazım” dedi.(OA/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN