"Van'da Her Yıl 50-60 Bebek Hastanede Terk Ediliyor"

Geçtiğimiz günlerde doğan ve hasta oldukları için ailelerinin terk ettiği üç bebeğe hastane çalışanları bakıyor. Tıp Fakültesi'nden Kırimi, kentte acilen 0-6 yaş çocuk yuvası açılmasını istedi. UNFPA, aile planlaması hizmetlerinin eksikliğini vurguluyor.

Van - BİA Haber Merkezi
11 Temmuz 2008, Cuma

Van Yüzüncü yıl Üniversitesi hastanesinde geçtiğimiz günlerde doğan üç bebek "hasta oldukları için" aileleri tarafından terk edildi.

Taraf'ın haberine göre, bebeklerin Hakkari, Muş ve Kars'ta yaşayan aileleri yetkililerin yaptığı görüşmelere rağmen çocuklarını almayı reddetti. Hastane çalışanları bebeklerin bakımını üstlendi.

Tıp Fakültesi, Yenidoğan Bilim Dalı öğretim üyesi Ercan Kırimi, her yıl 50-60 bebeğin hastanede terk edildiğini söyledi.

"Ailelerin bebeklerine bakabilmesi ve burada konaklayabilmesi için kendi bünyemizde ücretsiz 'anne oteli' kurduk. Buna rağmen terk edip gidiyorlar. Personel sayımız çok az, burada tedavi gören bebeklere yetmiyor."

Yuva talebi

Terk edilen bebeklerin ilaç masraflarını hastane tarafından, bakım ihtiyaçlarınınsa çalışanlarca karşıladığını söyleyen Kırimi, "Bu çözüm değil" diye ekledi.

"Van'da acilen 0-6 yaş grubu için çocuk yuvası açılmalı. Belediye ve devlet yetkililerine bu konuda başvurduk ama henüz bir gelişme yok."

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) ilde 7-12 yaş için çocuk yuvası ve bir de gençlik merkezi bulunuyor.

Kurumun 2007 faaliyet raporuna göre Türkiye genelinde 16 tane 0-6 yaş çocuk yuvası var. 958 çocuk kapasiteli bu kuruluşlara kayıtlı bin 66 çocuk var; fiilen bakılan çocuk sayısıysa 501.

İstenmeyen gebelikler

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), üreme sağlığı hizmetlerine erişim konusunda kentlerle kırsal bölgeler arasında ve ülkenin doğusuyla batısı arasında fark olduğunu söylüyor.

Kaliteli aile planlama hizmetlerine erişimin artırılması gerektiğini söyleyen örgüt, modern doğum kontrol yöntemlerinin yaygın olmadığını, geleneksel motodların da istenmeyen gebeliklere yol açtığını vurguluyor. Gençlere yönelik sağlık eğitiminin yetersizliğine de dikkat çekiliyor.

2005'te yapılan Ulusal Anne Ölümleri Çalışması, özellikle kırsal kesimde istenmeyen gebeliklerin, gebeliğe bağlı kadın ölümlerinde önemli bir faktör olduğu belirtiliyor.

"Gebeliğe bağlı nedenlerle ölen kadınların ailelerinden alınan bilgilere göre, kadını ölüme götüren bu gebeliklerin yüzde 48’i hiç istenmemiş veya daha sonra olması istenmiş gebeliklerdir. 2003 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'na göre, gebeliklerin yüzde 20.1’i hiç istenmemiş ve yüzde 13.9’u da daha sonra istenmiştir."

Araştırmacılar, modern aile planlamasının kullanılmasının sağlanması, gebelik sırasında kadının yaşının ve sahip olduğu çocuk sayısının da tartışılması gerektiğini söylüyor.(EÜ/EZÖ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN