Ergenekon soruşturması, ordunun hiyerarşi dışı örgütlenmelerden kurtulmasını AKP'nin de demokrasi yanılsaması yaratmasını sağlıyor. Muvazzaf askerlere dokunulmuyor; ordu-hükümet mutabakatı sürüyor.
Haziran 2007'den bu yana aralarında emekli askerler, akademisyenler, gazetecilerin de bulunduğu 100'den fazla kişiyi kapsayan Ergenekon soruşturmasının geldiği noktayı değerlendiren siyasi yorumcu Kenan Kalyon, demokratikleşme adımı yorumlarının yanılsama olduğunu söyledi.
"Bu ülkede özel harp dairesi ve kontrgerilla hakkında yeterince yazılıp çizildi. Her zaman başında muvazzaf askerlerin olduğu bu örgütlenmelere dokunmayan bir temizliğin bizi darbe olasılıklarından kurtardığına inanmak için bir gerekçe yok."
Dün emekli generaller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur'un da aralarında olduğu 23 kişinin gözaltına alınmasıyla gündeme gelen soruşturmanın iddianamesinin hazır olduğu açıklandı.
Kalyon'a göre, bu son operasyon ordu ve hükümet arasındaki mutabakatın sürdüğünü gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la ağustosta muhtemelen Genelkurmay Başkanlığı'na gelecek İlker Başbuğ'un yaptığı görüşme olmadan operasyonun yapılamayacağını söyleyen Kalyon "Bunun geçen yıl Erdoğan'la Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesinde varılan mutabakatın uzatılması olduğunu düşünüyorum" dedi.
Kalyon şu noktaların altını çizdi:
Ergenekon soruşturmasının bazı ipuçları verdiğini de vurguladı Kalyon.
"Orduda, Kürt sorununda sürüp giden çatışma ortamı nedeniyle kontrolden çıkmış olan çıkıntılar tasfiye edilmiyor, yeniden şekillendiriliyor aslında. Bu yeniden şekillendirmede yarı-ordu olan polis teşkilatını da hesaba katmak gerekli."
Karanlıkta kalan, zamanaşımına uğrayan katliamlar, saldırılar aydınlatılmadan Ergenekon'un ortaya çıkardığı iddia edilen örgütlenmenin açığa çıkarılamayacağını vurgulayan Kalyon, şöyle ekledi:
"Her ne kadar bu örgütlenme emekli askerleri, sivilleri de işlevlendiren bir ağ olsa da, başında daima muvazzaf askerler oldu. Onlara uzamayan bir operasyon yanılsama yaratmaktan başka işe yaramaz."
AKP kapatma davası-Ergenekon soruşturması, yaygın bir şekilde "darbecilik-demokrasi" ve "laiklik-İslamcılık" ikileminde tartışılıyor.
Bu durumda sola düşen görev "gücü yettiğince siyasi gerçekleri açıklamaya devam etmek ve yanılsamaları dağıtmak."
Kalyon, "AKP'yle yan yana düşebiliriz korkusuyla ulusalcı tabir edilen bu güçlerin yasa dışı teşebbüslerini görmezden gelmek, hatta bu güçleri arkasına almak sola düşmez" dedi.
Solun darbecilikle 1970'lerde hesaplaştığını da ekleyen Kalyon "Sol, o döneme göre ilerici vaatlerde bulunan darbecilikle de yollarını çoktan ayırdı" diye ekledi.(EÜ/EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN